top of page
  • Yazarın fotoğrafıHaberciGazete

Çağdaş Yaşam Gençlik Orkestrası 'Söz uçar müzik yayılır'




İSTANBUL/KADIKÖY- 1923 yılından başlayarak, herkesin ezbere bildiği bir gerçeği neredeyse unutturmak için ellerinden geleni yapıyor bazıları… 29 Ekim Cumhuriyetin kuruluşunun yıldönümü. Her yıl yeniden geliyor. Bu yıl ise daha bir önemli, ama yaprak kımıldamıyor desem yeri.

100’üncü yıl için bir önceki yıldan başlayan, bir sonraki yıla devam eden etkinlikler yapılmalı, tüm dünyaya bu oluşum anlatılmalıydı. Sahi, şöyle bir bakın; dünya üzerinde kaç cumhuriyet var, 100 yıl yaşayan? Sovyetler Birliği bile yıkıldı. Fransa bilmem kaçıncı cumhuriyetinde… Almanya iki kez yenilendi. Avrupa, savaş sonrası kaç kez yeniden devlet oluşumu geçirdi, sayısı unutuldu bile. Oysa Türkiye Cumhuriyeti (tüm engel ve baskılara rağmen) hâlâ ayakta.



Bir şey yapmalı…

Sanat, her işin başı, her güzelliğin temeli, her gelişimin ateşleyicisi olduğuna göre en çok da sanat/kültür etkinlikleri yapılmalı. Öyle cafcaflı takılar, kuşların ölümüne yol açan havai fişekler, tehlike saçan meşaleli yürüyüşler değil; gerçekten sanatsal, insanların (duygusal ve düşünsel olarak) 21’inci yüzyıla yönelmesini sağlayacak etkinlikler, söyleşiler, paneller, kitaplar, sergiler, filmler, oyunlar, danslar, dinletiler düzenlenmeli.

Devletin o tarakta pek bezi yok; onların derdi daha çok sansür, daha çok yasak, daha çok engelleme. Peki, o zaman kurumlar çıksın ortaya…

Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ve Vakfı, bu görevi üstlenmiş, 17 Ekim’de, Sarıyer Belediyesi’nin de desteğiyle şef Deniz Nizam Şensoy’un yönettiği Çağdaş Yaşam Gençlik Orkestrası konseriyle ilk adımı atmış. Benzer bir konser 18 Ekim günü de Kadıköy Süreyya Operasında, bu kez İbrahim Yazıcı yöneticiliğiyle ve Çağdaş Avukatlar Grubu desteğinde gerçekleştirildi.



Savaş engelleyemedi

Artık küresel savaşlar dönemi geçti. Yerel savaşlarla dünyaya yeni bir yol çizilmeye çalışılıyor; daha çok acı, daha çok ölüm ve daha çok yoksulluk yaşatacak. Ukrayna Rusya, Ermenistan Azerbaycan, Filistin İsrail savaşlarıyla bir ateş çemberinin ortasında kaldık. Aynı gün, hastaneyi vuran İsrail’in yol açtığı katliam için üç günlük ulusal yas ilan edilmişti. Neyse ki, dinleti iptal edilmedi. Bırakın çevremizdeki ateş çemberini savaş içinde olsak bile cumhuriyetin kutlamaları devam etmeli…


Yeni yorumlarla yeni tatlar…

Bildiğimiz, hepimizin mırıldandığı türkülerin yeniden yorumlanmasıyla oluşan dinletide, Deniz Nizam Şensoy’un “Fırtına: Cumhuriyet’e Saygı”, İbrahim Yazıcı’nın “Veysel’e Armağan”, “Yaşadıklarımdan Öğrendiğim Bir Şey Var”, Malahat İsmailova’nın “Onar Mısra” ve Turgay Erdener’in “Sen Sen Sen” bestelerini Selva Erdener’in yorumlarıyla dinledik.

Erdener’in su gibi akan, insanın gözünü de gönlünü de dolduran sesi içimize işledi. Hepimizin bildiği dedim, ama yepyeni bestelerle muhteşem bir özellik kazanan türküler yeni bir ufuk açtı dinleyicilerde ve ayakta alkışlandı.

Çağdaş Yaşam Orkestrası, pırıl pırıl öğrenci ve mezun gençlerden oluşan, alabildiğine güçlü bir orkestra. Belli ki bu dinletiye sıkı hazırlanmışlar. Konserin açılışında kendi bestesini çaldıran şef Şensoy, Cumhuriyetin o fırtınasını hepimize yaşattı. İleride, deneyim kazandıkça, sahnede daha bir rahat olacak ve daha güçlü besteler yapacak. İbrahim Yazıcı orkestrayı yönetirken hem müziği hem aktarılan duyguları içinde yaşadığını gösterdi hepimize. Kıpır kıpırdı alkışı hak etti.

Yazı ve görseller: Korkut AKIN


228 görüntüleme0 yorum

Comments


bottom of page