top of page
  • HaberciGazete

Şemseddin Sami, Adnan Adıvar, Hasan Esat Işık, Kartal Tibet




Bugün 1 Temmuz. Şemseddin Sami, Adnan Adıvar, Hasan Esat Işık ve Kartal Tibet’in ölüm yıldönümleri.

BRT Yayın Grubu olarak bu değerlerimizi saygıyla, sevgiyle anıyoruz.

Kartal Tibet kimdir?



27 Mart 1938'de Ankara'da doğdu. Türk sinema oyuncusu, yönetmen, senarist.


Ankara Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü'nden mezun oldu. Uzun yıllar Ankara'da tiyatro oyunculuğu yaptı. Suat Yalaz'ın 1960 yılında yarattığı çizgi roman karakteri Karaoğlan'ın sinemaya uyarlanan Karaoğlan: Altay'dan Gelen Yiğit adlı filminde başrolü üstlendi. Dönemin jönlerinden Cüneyt Arkın'ın çizgi roman karakterleri Malkoçoğlu ve Kara Murat olarak seyircinin karşısına çıkması, bu tür macera filmlerinin popülerliğini arttırdı.



Karaoğlan'ın Orta Asya'da başlayan serüvenleri, Kartal Tibet'in başrolü üstlendiği 1966 yapımı Karaoğlan: Baybora'nın Oğlu ve Karaoğlan: Camoka'nın İntikamı, 1967 yapımı Karaoğlan: Bizanslı Zorba ve Karaoğlan: Yeşil Ejder ve 1972 yapımı Karaoğlan Geliyor adlı filmlerle devam etti. Tibet daha sonra Sezgin Burak'ın yarattığı Tarkan'ı, 1969'da sinemaya uyarlanan Tarkan adlı filmde canlandırdı. Bu filmi 1970'de Tarkan: Gümüş Eyer, 1971'de Tarkan: Viking Kanı, 1972'de Tarkan: Altın Madalyon ve 1973'de Tarkan: Güçlü Kahraman takip etti. Tosun Paşa filmiyle 1976 yılında oyunculuğu bırakıp yönetmenliğe başladı. Önemli filmleri arasında Ölmeyen Aşk, Dağlar Kızı Reyhan, Senede Bir Gün, Sultan, Zübük, Gol Kralı ve Şalvar Davası yer alıyor. 2007 yılında Kanal D'de yayınlanan Zoraki Koca adlı televiyon dizisini yönetti. 2008 yılında Show TV'de yayınlanan Hayat Güzeldir dizisinin yönetmenliğini üstlendi. Evli ve iki çocuk babasıdır. 1 Temmuz 2021'de aramızdan ayrıldı.


Aldığı ödüller

2006 Antalya Altın Portakal Film Festivali Yıldırım Önal Anı Ödülü

2002 Antalya Altın Portakal Film Festivali Yaşam Boyu Onur Ödülü


Rol aldığı tiyatro oyunları

Caligula : Albert Camus - Ankara Devlet Tiyatrosu - 1960

Ekmek Parası : Félicien Marceau - Ankara Devlet Tiyatrosu - 1959


Filmografi

Oyuncu

1960'lar

Karaoğlan: Altay'dan Gelen Yiğit (1965) - Karaoğlan

Hıçkırık (1965)

Serseri Aşık (1965) - Doktor / Kartal Tibet

Ölmeyen Aşk (1966) - Ali

Çalıkuşu (1966) - Kamuran

Baybora'nın Oğlu (1966) - Karaoğlan

Kanunsuz Yol (1966)

Yiğit Kanı (1966)

Beyoğlu'nda Vuruşanlar (1966)

Fatih'in Fedaisi (1966)

Ben Bir Sokak Kadınıyım (1966) - Ferdi

Ölüm Temizler (1966)


Bir Millet Uyanıyor (1966) - Yüzbaşı Davut

İnsan Bir Kere Ölür (1966)

Camoka'nın İntikamı (1966) - Karaoğlan

Arzunun Bedeli (1966)

Siyah Gül (1966)

Damgalı Kadın (1966)

Son Gece (1967) - Yüzbaşı Faruk

Parmaklıklar Arkasında (1967) - Ali Erhan

Osmanlı Kabadayısı (1967) - Deli Murat

Kader Bağı (1967) - Korkusuz Bill

Ölünceye Kadar (1967)


Şemseddin Sami kimdir?



Şemsettin Sami (d. 1 Haziran 1850, Frashër, Arnavutluk – ö. 1 Temmuz 1904, İstanbul)

  • Şemsettin Sami, dilci olarak tanınsa da edebiyatın birçok türüyle de ilgilenmiştir.

  • Türk edebiyatı tarihinde “ilk yerli roman” olma özelliğine sahip olan “Taaşşuk-ı Talat ve Fıtnat adlı eseri kaleme almıştır.

  • Edebiyat tarihimizdeki ilk telif Türkçe roman olan Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat adlı eser 1872-1873 yıllarında bölüm bölüm yayımlanmıştır.

  • Hadika adlı gazetede uzun süre gazetecilik mesleğini icra etmiştir.

  • Hadika deneyiminin ardından bazı dergi ve gazeteler çıkararak yayıncılıkla ilgilenmiştir.

  • Şemsettin Sami Tarafından Çıkarılan Önemli Gazeteler:Trablusgarp Vilayeti,Sabah

  • Şemsettin Sami Tarafından Çıkarılan Önemli Dergiler: Tercüman-ı Şark, Aile,Hafta.

  • Roman Çevirileri: Şemsettin Sami Türk romanı için iki önemli çeviriye imza atmıştır: Robenson Cruoze ve Sefiller.

  • Şemsettin Sami, Orhon Yazıtları ve Kutadgu Bilig adlı eserleri Türkiye Türkçesine aktarmıştır.

Eserleri Kısa Özet:

Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat (1872)

Kadının toplumsal konumu ve evlilik kurumu romanın ana konularını oluşturur.

Gençlerin birbirlerini görüp tanımadan evlenmek mecburiyetinde bırakılmalarının onları sevk edeceği fenalıklar ve evlenmede genç kızların görüşlerinin alınmamasının onları içine düşüreceği facialar işlenmiştir.

Romanda tesadüfler, ilk görüşte aşk, kılık değiştirme, aşk ıstırabıyla hasta olma v. b motifler vardır ki bunlar Tanzimat romanının kurgu anlamındaki eksikliklerinin sonucu olarak kullanılmış motiflerdir.

Şemsettin Sami’nin Tiyatro Türündeki Eserleri

  • Gave: Konusunu Şehname’den alan bir oyundur.

  • Besa yahut ahde Vefa: Yemini için oğlunu öldürmek zorunda kalan bir babanın trajedisi ele alınmıştır. Eserin adında geçen “besa” Arnavutlar için çok önemli olan ve gereklerinin yerine getirilmesi zaruri olan meşhur bir yemin türüdür.

  • Seydi Yahya: Konusunu Endülüs tarihinden alan bir oyundur.

Şemsettin Sami’nin Dil ve Sözlük Çalışmaları

Şemsettin Sami, Türk dilinin sadeleştirilmesi yolunda önemli değerlendirmelerde ve girişimlerde bulunmuş bir aydındır.

Şemsettin Sami, ‘Osmanlıca’ terimini reddetmiştir. Bu dilin “Türkçe” olarak adlandırılmasını öne sürmüştür.

Sözlük Türündeki Eserleri

Kamus-ı Türkî

  • 1900 yılında yayımlanmıştır.

  • Eseri inceleyen II. Abdülhamit, Şemsettin Sami’yi ödüllendirmiştir.

  • Adında “Türk” sözcüğünün geçtiği ilk sözlük çalışmasıdır.

  • Kamus-ı Türk’nin “İfade-i Meram” başlıklı ön sözü edebiyat ve dil tarihimiz açısından önemli belgelerden biridir.

  • İfade-i Meram adlı bu önsözde Şemsettin Sami Türkçe hakkındaki görüşlerini dile getirmiştir. Bu ön sözde kısaca Tük dilinin geçmişinden, temel özelliklerinden, dilin işlevlerinden ve kitabının içeriğinden ve sistematiğinden bahsedilmiştir.

  • Eserde Arapça ve Farsça kelimeler Türkçede kazandıkları anlamları ile verilmiştir. Sözcüklerin cümle içindeki kullanımlarına dair örnekler de mevcuttur.

  • Bu eser aynı zamanda sanatçının milli dil bilincine ve Türkçü bir anlayışa sahip olduğunun göstergesidir.

Kamusû’l Ârabî

  • Yarım kalmış bir sözlük çalışmasıdır.

  • Arapça-Türkçe bir sözlüktür.

  • Arapçanın ses ve biçim bilgisi üzerine geliştirdiği bakış açısı eseri dil tarihi açısından önemli kılmıştır.

Kamus-ı Fransevî

  • Fransızca- Türkçe bir sözlüktür.

  • Diğer sözlük çalışmalarına göre daha gölgede kalmıştır.

Ansiklopedi

Kamusû’l Â’lâm

  • 6 ciltlik bir hacme sahiptir.

  • Türkçe olarak hazırlanmış “ilk ansiklopedi” olması açısından kültür tarihimiz için önemlidir.

  • Dönemin şartlarına göre geniş bir dağarcığa sahiptir.

  • Eser özellikle Fransa’da büyük bir ilgi ile karşılanmıştır.

————————————————-

Şemseddin Sami’nin Eserleri

Roman

  • Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat (1873)

Oyun

  • Besa yahut Ahde Vefa (1874)

  • Seydi Yahya (1875)

  • Gâve (1876)

  • Mezalim-i Endülüs (basılmadı)

  • Vicdan (basılmadı

Çeviri

  • Florian, Galatée 1773

  • Dumanoir & d’Ennery, İhtiyar Onbaşı (1874)

  • Daniel Defoe, Robinson Crusoe

  • Victor Hugo, Sefiller (1880, son cildi eksik)

  • Ali bin Ebi Talib Efendimizin Eş’ar-ı Müntehabeleri (1900, Ali bin Ebu Talib’e atfedilen Divan’dan çeviriler)

Sözlük ve Ansiklopediler

  • Kamus-ı Fransevî (1882-1905, Fransızca-Türkçe sözlük)

  • Kamus-ı Fransevî (1885, Türkçe-Fransızca sözlük)

  • Küçük Kamus-ı Fransevî (1886, Fransızca-Türkçe sözlük)

  • Kamus-ül Âlam (6 cilt, 1889-1898, genel ansiklopedi)

  • Kamus-ı Arabî (1898, Arapça-Türkçe sözlük, tamamlanmadı)

  • Kamus-ı Türkî (2 cilt, 1899-1900, tıpkıbasımları 1978, 1998)

Dilbilgisi Kitapları

  • Usul-i Tenkit ve Tertib (1886)

  • Nev’usul Sarf-ı Türkî ((1891, modern Türkçe gramer)

  • Yeni Usul Elifba-yı Türkî (1898)

  • Usul-i Cedid-i Kavaid-i Arabîye (1910, yeni usul Arapça ders kitabı)

  • Tatbikat-ı Arabîye (1911)

Ayrıca “Cep Kütüphanesi” dizisinde astronomi, jeoloji, antropoloji, İslam medeniyeti tarihi, kadınlar, mitoloji, dilbilim üzerine kitapçıklar yazdı. Letaif adlı iki ciltlik fıkra derlemesi, Emsal adlı dört ciltlik özlü sözler derlemesi, okullar için alfabe ve okuma kitapları yayınladı. Ayrıca Arnavutça bazı eserleri ve Abetarja e Shkronjëtoreja adlı gramer kitabı vardır.

Adnan Adıvar kimdir?



Bilim tarihçisi, hekim, sağlık bakanı (D. 1881, Gelibolu – Ö. 1 Temmuz 1955, İstanbul). Tam adı Abdülhak Adnan Adıvar’dır. Kadı Ahmet Bahaî Efendi ile Sabiha Hanımın oğludur. Türk Cumhuriyet tarihinin ilk bilim tarihçisi ve I. Türkiye Millet Meclisi (TBMM) Hükümeti’nin ilk sağlık bakanıdır. Ayrıca, Türkiye’nin ilk muhalefet partisi olan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’nın kurucularından olup, ünlü romancı Halide Edip (Adıvar)’in ikinci eşidir. Mahalle Mektebinden sonra, Hamdi Bey’in Aksaray’daki Medrese-i Edebiye’sinde ve Şehzadebaşı’ndaki Nümune-i Terakki’de okudu. 1899’da Dersaadet İdadîsi (Vefa Lisesi)’ni bitirdi. Mekteb-i Tıbbiye’yi Mülkiyenin (sivil tıp okulu) üçüncü sınıfına geçtiği yıl arkadaşlarıyla birlikte kaçtığı Almanya’da Berlin Tıp Fakültesini bitirdi, aynı yerde asistan olarak çalıştı, Zürih’te uzmanlık eğitimi gördü.

İstanbul’a döndükten sonra hekimliğe başlayan Abdülhak Adnan, bir yandan da Hilâl-i Ahmer (Kızılay)’in örgütlenmesinde çalışıyordu. Meşrutiyetten (1908) sonra Tıbbiye Mektebine müderris (öğretim üyesi) oldu, daha sonra iki yıl kadar bu fakültenin müdürlüğünü yaptı. Trablusgarp Savaşı patlak verince, Kızılay müfettişi olarak Aziziye karargâhında çalıştı (1911). Buradan İstanbul’a dönünce, Haydarpaşa’daki Tıp Fakültesi’nde açılan Yaralı ve Kolera Hastahanesi’ni yönetti. Sahra sıhhiye müfettişi ve yedek subay tabip binbaşı olarak Birinci Dünya Savaşı’na Trablusgarp cephesinde Hilâl-i Ahmer Müfettişi olarak katıldı, daha sonra aynı kuruluşta genel sekreterlik yaptı.

1917 yılında, o sırada Lübnan’da eğitimci olarak görevli bulunan yazar Halide Edip ile evlendi. Halide Hanım’ın babasına verdiği vekâlet ile nikâhları Bursa’da kıyıldı. Adnan Bey’in ölümüne kadar süren bu evlilikten çiftin çocukları olmadı.

Abdülhak Adnan, Mondros Mütarekesi (30 Ekim 1918) imzalandıktan sonra düşman işgallerine karşı İstanbul’da kurulan ilk gizli direniş örgütü olan Karakol Cemiyeti’nin kurucularından birisi oldu. 1919’da, Mütareke’den sonra Osmanlı Mebusan Meclisine İstanbul milletvekili olarak girdi. M. Emin Yurdakul, Yusuf Akçura vd. ile birlikte Millî Türk Fırkasının kurucuları arasında yer aldı. 1919’da yapılan Osmanlı Mebusan seçimlerine Milli Türk Fırkası’nın adayı olarak katıldı ve İstanbul’dan mebusu seçildi. İngilizlerin, 16 Mart 1920’de İstanbul’u işgal etmelerinden sonra Meclisi Mebusan kapatılmıştı. Haklarında idam kararı çıkarılan ve padişah tarafından 24 Mayıs 1920’de idamlarını onayladığı ilk altı kişi arasında Mustafa Kemal ile birlikte Adnan Bey ve eşi Halide Hanım da vardı. Ancak Adnan Bey eşi ile birlikte Milli Mücadeleye katılmak üzere 19 Mart 1920 günü at sırtında İstanbul’dan yola çıkarak 2 Nisan 1920’de Ankara’ya ulaştılar; 23 Nisan 1920 günü açılan ilk TBMM’nin açılışında hazır bulundular.

Kapatby ReklamStore

Adnan Bey, Ankara’da oluşturulan ilk TBMM Hükümetinde Sıhhiye ve İçtimai Muavenet (Sağlık) Bakanı oldu. 2 Mart 1921’de Meclis İkinci Başkanlığına seçilince bakanlıktan ayrıldı. Dahiliye Vekili (İçişleri Bakanı) Refet Bey’in cepheye gittiği dönemlerde (28 Eylül 1920 Konya cephesi, 9 Kasım 1920 Güney cephesi) vekâleten İçişleri Bakanlığı görevini yürüttü. Savaş yıllarında Çocuk Esirgeme Kurumu’nun kurucuları arasında yer aldı. Kurtuluş Savaşı’nın zaferle sonuçlanmasından sonra Ankara hükümetinin temsilciliği göreviyle İstanbul’a gitti.

Abdülhak Adnan Bey, çeşitli görüş ayrılıkları nedeniyle 9 Kasım 1924’te Halk Fırkası (CHP)’ndan ayrıldı, ikinci grup (muhalif) milletvekillerinin arasına katıldı. 17 Kasım’da çok partili politik yaşama geçiş denemesi sırasında kurulan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’na geçti. Partinin 1925 Haziran’ında kapatılmasından sonra Mecliste bir süre bağımsız milletvekili olarak görev yaptı. 30 Ocak 1926’da milletvekilliğinden çekilerek İngiltere’ye gitti. On dört yıl İngiltere ile Fransa’da yaşadı. 17 Haziran 1926’da Atatürk’e karşı planlanan İzmir’deki suikast girişiminde bulunanlar arasında yer aldığı iddiasıyla gıyaben İstiklal Mahkemesi’nde yargılanarak aklandı.

Adnan Bey, Fransa’da yaşadığı sürede Paris Doğu Dilleri Okulu’nda sekiz yıl boyunca Türkçe öğretmeni olarak görev yaptı. Yurtdışında yaşadığı dönemde Bertrand Russell’ın The Problems of Philosophy (Londra 1911) adlı eserini Felsefe Meseleleri adıyla Türkçeye çevirerek 1935 yılında İstanbul’da yayımladı. Bu çalışma ile İngilizlerin kullandığı felsefe diline aşina olmayı amaçlamıştı. Yine yurtdışında bulunduğu sırada La Science chez les Turcs Ottomans (1939) adındaki ünlü eserini yayımladı. İngiltere’de, Encyclopedia Britanica’nın “Türkiye’nin Yeni Zaman Tarihi” bölümünü yazdı.

Adnan Adıvar yurda döndükten (1939) sonra Maarif Vekaleti (Milli Eğitim Bakanlığı) tarafından İslam Ansiklopedisi Yazı Kurulu Başkanlığına getirildi. Bu ansiklopedinin Yayın Kurulu Başkanı olarak Türk kültür hayatına büyük katkıda bulunmuş olan Adıvar’ın yazdığı ansiklopedi maddelerinden kimileri; Ali Kuşçu, Ebu’l-Kâsım Zehrâvî, Fârâbî, Hârizmî, İbn Bâcce, İbn Haldûn ve Kınalızâde gibi önemli maddelerdir. 1944 yılında bilim tarihimiz açısından önemli bir başka Tarih Boyunca İlim ve Din adlı eserini İstanbul’da yayımladı. Bu eserde din ve bilim ilişkilerini tarihi gelişimi içinde inceledi.

1946-50 yıllarında Demokrat Parti (DP) listesinden seçilerek, bağımsız İstanbul milletvekilliği yaptı. 1947’de kurucularından olduğu Doğu Araştırmaları Derneği’nin başkanlığına seçildi.

Adnan Adıvar, gerek bilim ve düşünce tarihiyle ilgili araştırmalarında, gerek kitap halinde derlediği deneme ve makalelerinde insanlık sevgisi, eşitlik, demokrasi, bilim, düşünce ve sanatın özgürlüğü, geleneklerin çağdaş yaşayışı zenginleştirecek yönleri gibi temaları işledi. 1950 yılında Meclisten ayrıldı ve bilim alanındaki çalışmalarına döndü. 1 Temmuz 1955 günü İstanbul’da vefat etti, eşi Halide Edip’in yanında Merkezefendi Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Adnan Adıvar, Cumhuriyet döneminde bilim tarihi alanında yapılan ilk çalışmalara katılmış; bu çalışmaları sırasında, Molla Lütfi’nin Sunak Taşının İki Katının Alınması Hakkında adlı kısa bir risalesinin elde bulunan üç nüshayı karşılaştırarak Fransızcaya çevirmiştir. Çeviriyi Adnan Adıvar ile Henry Corbin yapmış; çalışmanın eşgüdümünü Şerafettin Yaltkaya yürütmüştü.

Son yıllardaki araştırma yazılarını Cumhuriyet gazetesi ile Yeni Ufuklar dergisinde yayımladı. Bertrand Russell gibi batı düşünürlerinin kitaplarını Türkçeye çevirdi. Milletlerarası Şark Tetkikleri Cemiyetinin kuruluşuna da katılan Adnan Adıvar, bu kuruluşun ilk başkanı oldu.

Dr. Adnan Adıvar İçin Ne Dediler?

Adnan Beyi bu şöyle böyle taraflariyle değil, ona mahsus bir halin câzibesi içinde sevdim. Bütün vekarlı görünüşünü kalıplayan derin bir âhenk ve muvazene içinde, fikirlere, hâdiselere ve insanlara karşı içli ve anlayışlı bir duruşu vardı. Bu ‘kâmil’ hali, onun hüviyeti üzerinde, bütün onu tanıyanların saygısını buluşturuyordu. Gençliğinde de böyleydi herhalde. Çünkü bu hüviyet onda, geniş ve çeşitli bir kültürün cilâladığı tabiî bir hâldi, bir mîzaçtı. Onun kendi kendine daima uygun, rahat ve düzgün, ütülü görünüşü, hiç bir zaman, hiç bir yerinden pot vermemiştir.” (Peyami Safa)

ESERLERİ:

ARAŞTIRMA-İNCELEME: Faust’a Dair Bir Tahlil Tecrübesi (İstanbul 1939), Les Sicience Chez le Tures Ottomans (Paris 1939), Osmanlı Türklerinde İlim (ilk baskı Fransızca, 1939; 2. bas. 1943), Tarih Boyunca İlim ve Din (2 cilt, 1944), Bilgi Cumhuriyet Haberleri (1945), Dur Düşün (1950), Bizans’ta Yüksek Mektepler (1953), Hakikat Peşinde Emeklemeler (1954).

BİYOGRAFİ: Farabî (1947)

DENEME: Bilimin Sarp Yolunda Cüretkâr Adımlar (6. bas., 2003).

ÇEVİRİ: Felsefe Meseleleri (Bertrand Russel’dan, The Problems of Philosophy adlı eseri, 1935).

KAYNAKÇA: İbrahim Alâeddin Gövsa / Türk Meşhurları (1946Halide Edip Adıvar / Doktor Abdülhak Adnan Adıvar (1956), Peyami Safa / Objektif: 6-Yazarlar Sanatçılar Meşhurlar (1976), Yurt Ansiklopedisi (c. 3, 1981), Milliyet Büyük Larousse Sözlük ve Ansiklopedisi (c. 1, 1986), Orhan F. Köprülü / TDV İslâm Ansiklopedisi (c. 1, 1988), Kemal Öztürk / İlk Meclis – Belgesel (1999), TBE Ansiklopedisi (2001), Nuran Yıldırım / “Hekim Kimliği ile Abdülhak Adnan Adıvar ve Tıp Tarihi ve Deontoloji Müderrisliği” (Osmanlı Bilimi Araştırmaları, c. VII, s. 55-86, 2006), İhsan Işık / Yazarlar Sözlüğü (1990, 1998) – Türkiye Yazarlar Ansiklopedisi (2001, 2004) – Encyclopedia of Turkish Authors (2005) – Resimli ve Metin Örnekli Türkiye Edebiyatçılar ve Kültür Adamları Ansiklopedisi (2006, gen. 2. bas. 2007) – Ünlü Bilim Adamları (Türkiye Ünlüleri Ansiklopedisi, C. 2, 2013) – Encyclopedia of Turkey’s Famous People (2013).

Hasan Esat Işık kimdir?



Diplomat, si­yaset ve devlet adamı, dış işleri bakanlarından (D. 1916, İstanbul 1916 – Ö. 2 Temmuz 1989, Ankara). Göz hekimi Esat Paşa’nın oğlu­dur. Galatasaray Lisesi’ni ve Ankara Hu­kuk Fakültesi’ni bitirdikten sonra 1940 yılında Dışişleri Bakanlığı’na memur olarak girdi. 1945’te Paris başkonsolosluğunda görev aldı. Sonraki yıllarda Bükreş büyükelçiliği müsteşarlığı (1951), Cenevre’de Avrupa ofisi daimi delegeliği (1952) yaptıktan sonra Dışişleri Bakanlığı ticaret ve ticari anlaşmalar genel müdürü oldu (1954-1957). 1957’de Dışişleri Bakanlığının genel sekreter yardımcılığına getirildi. 1962’de Brüksel büyükelçiliğine atandı ve Türkiye ile Avrupa Ekonomik topluluğu iliş­kilerini yürüttü.

Hasan Esat Işık, 1964’te atandığı Moskova’da büyükelçi iken, birinci Suat Hayri Ürgüplü hükü­metinde dışarıdan dışişleri bakanlığına getirildi (Şubat 1965 – Ekim 1965). Bakan­lıktan ayrıldıktan sonra tekrar Moskova bü­yükelçiliğine döndü (1966). Atandığı Pa­ris büyükelçiliğinden, bir Ermeni anıtının dikilmesi nedeniyle Fransız hükümetini protesto ederek yurda döndü (1973). Ay­nı yıl siyasete atıldı ve Bursa’dan CHP mil­letvekili seçildi (1973-1980).

CHP-MSP ko­alisyon hükümetinde (Birinci Ecevit hükü­meti) milli savunma bakanı oldu (Ocak 1974 – Kasım 1974), CHP genel sekreter yardımcılığına getirildi. Güvenoyu alama­yan ikinci Ecevit hükümetinde (Haziran 1977 – Temmuz 1977) ve üçüncü Ecevit hükümetinde (Ocak 1978-Ocak 1979) Milli Savunma bakanlığı yaptı. 12 Eylül 1980’den sonra milletvekilliği son buldu ve beş yıl süreyle politika ile uğraşması ya­saklandı. Halkoylamasıyla yasağı kalktı (6 Eylül 1987). Siyasal çalışmalarını Sosyal Demokrat Halkçı Parti’de sürdürdü. 2 Temmuz 1989’da Ankara’da öldü. Hasan Esat Işık’ın özellikle dış politika konularında çeşitli gazete ve dergilerde yayımlanmış çok sayıda makalesi vardır.

KAYNAK: Milliyet Büyük Larousse Sözlük ve Ansiklopedisi (11. cilt 1986), Sessiz Ama Derin (Zeynep Atikkan’la Cemal. A. Kalyoncu röportajı, Aksiyon, Cemal A. Kalyoncu 22 Mayıs 1999). Hasan Esat Işık Kimdir? (www.nkfu.com, 22.4.2014).

22 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör
bottom of page