top of page
  • Yazarın fotoğrafıHaberciGazete

24 Temmuz'da gazeteciler bayramlarını "kutlayamıyor"

Güncelleme tarihi: 25 Tem 2023



Türkiye'de gazeteciler 24 Temmuz Basın Bayramı'nın 115. yıldönümünü sansür, yargı kıskacı, işsizlik ve hükümet baskısıyla karşılıyor.


24 Temmuz sansürün kaldırılışının yıl dönümü ve Bayramı. Türkiye'de gazeteciler ise bu günü basın özgürlüğü için mücadele günü olarak karşılıyor. Ve bugün Türkiye’de yüzlerce gazeteci hapis, yüzlercesi yargı kıskacında. 10 bini aşkın işsiz gazeteci var, iş bulabilenlerin çoğu ise güvencesiz. Medyanın yüzde 95’i ise iktidar kontrolünde.


Gazeteciliğe 1964 yılında amatör, 1967'de de TRT'de profesyonel olarak başlayan ve bu kutsal görevi/mesleği hâlâ sürdüren Alâettin Bahçekapılı, gazeteciliğinin 50. yılı nedeniyle kendisiyle bir nehir söyleşi gerçekleştiren TV Yönetmeni Korkut Akın'ın sorusu üzerine "gazeteciliğin durumu"nu şöyle değerlendirdi:


" Bugün ülkemizde 2019 itibariyle Türkiye’de 134 gazeteci hapis, yüzlercesi yargı kıskacında. 10 bini aşkın işsiz gazeteci var, iş bulabilenlerin çoğu ise sigortasız, güvencesiz. Basın mensupları sendikasız olmaya, toplu sözleşmesiz çalışmaya zorlanıyor. Medyanın yüzde 90’ı ekonomik olarak bağımlı, siyasi olarak yandaş ya da yandaş olmaya tutsak. O denli ki, aynı anda 5-6 gazetede aynı manşeti görmek, yine aynı anda 6-7 köşe yazısının aynı başlığı taşıdığına tanık olmak şaşırtmıyor bizleri. Bu, medyanın büyük bölümünün aynı merkezden yönetildiğini gösteren önemli bir bulgu. Bulgu değil aslında, çünkü her şey “ayan-beyan”; bir olgu. “Gazete manşetlerine yön veren, manşete girecek kelimeleri dahi belirleyen, basın yöneticilerine doğrudan mesaj atıp talimatlar veren devlet görevlileri var.”

Ülkemizde gazetecilik mesleği tarihin en güç dönemin geçiyor. Gazetecilerin işsizlik, sansür, oto sansür, davalar ve gözaltılarla baskı altında tutulması sürüyor. Görevlerini özgürce yapamayan gazetecilerin varlığı, halkın haber alma hakkını engelliyor. Çok seslilikten uzaklaşmak, çağdaş bir toplum olabilmenin yolunu da tıkıyor; çünkü basın özgürlüğü çağdaş demokrasilerin olmazsa olmazıdır. Türkiye’nin dünya basın özgürlüğü sıralamasında 157. sırada oluşu, yürek burkan bir olgudur. Teknolojinin gelişmesiyle yaygınlaşan internet gazeteciliği güvencesiz, yerel gazeteciler resmi ilan baskı altında; basın kuruluşları ayakta kalabilmek için iktidar yönlendirmeli şirketlere ya da kamu kurumu ilanlarına bağımlı.

24 Temmuz, bu topraklardan “sansürün kaldırılışının” yıldönümüdür. “Basın Bayramı” olarak kutlanır yıllardır. Üzerinden 101 yıl geçmiştir. Artık Bayram olarak kutlanmıyor; sorunları dile getirme “vesilesi” olarak kullanılıyor 24 Temmuz. Şu tür değerlendirmeler görüyoruz her 24 Temmuz’da:

“Gazeteciler soruşturmalar, fiziksel saldırılar, kapatılma ya da susturulma tehditleri ve ekonomik darboğazla boğuşuyor. Mahkemeler, olmazsa RTÜK üzerinden yayın yasakları, erişim engelleri konulmakta, cezalar kesilmektedir. 2009-2017 yılları arasında Türkiye’de hakkında dava açılan gazeteci sayısı yüzde 17 oranında arttı. Aynı yıllar itibariyle mahkûm olan gazeteci sayısında ise yüzde 160 artış yaşandı. 2009 yılından beri basın kanununa ilişkin verileri açıklayan Adalet Bakanlığı, 2018 yılında bu verileri açıklamaktan vazgeçerek, basın emekçilerinin yaşadıkları mağduriyetin görünmesine engel oldu. Gazetecilerin düşünceleri ve haberleri nedeniyle hedef gösterilmediği, işten atılmadığı, gözaltına alınmadığı, tutuklanmadığı bir Türkiye istiyoruz. Unutulmamalı ki hükümet-patron sansürü kaldırılınca, gazeteciler üzerindeki baskılar son bulunca, cezaevlerindeki meslektaşlarımız özgür kalınca, medya dördüncü kuvvet olarak işlevini yine yerine getirebilince kazanan tüm Türkiye olacaktır.”

Sevgili Korkut, gördüğün gibi durumumuz “bir dokun bin ah işit” deyimine tamı tamamına uygundur."*

Bu yazıdaki saptamaların üzerinden 2023 itibariyle 4 yıl geçti. Tarihe not düşmek adına, 2023'te basının durumu hakkında Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin yaptığı değerlendirmeye ilişkin haberi sunuyoruz:



TGC 24 Temmuz Basın Özgürlüğü İçin Mücadele Günü nedeniyle açıklama yaptı

24 Tem 2023 Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu, 24 Temmuz Basın Özgürlüğü İçin Mücadele Günü nedeniyle yaptığı açıklamada, iktidarın ve muhalefetin medyaya yönelik tutumuyla ilgili sorunlara dikkat çekti. Açıklamada şu görüşler yer aldı: “24 Temmuz Basın Özgürlüğü İçin Mücadele Günü’nü yine ağır sorunlarla karşılıyoruz. Medyanın yüzde 90’ını kontrol eden iktidar, haberin üretimini engelleyip, yurttaşı bilgisizleştirmekte, var olan olumsuzlukları normalleştirmeye, kamu yararına zarar veren eylemleri gözden uzak tutmaya çalışmaktadır. Son 23 yıldır bu çabaların sonucunda 12 bini aşkın gazeteci işsiz kalmış, yüzlerce yayın organı kapatılmış, bine yakın gazeteci de tutuklanmıştır. Cezaevinde hala 20 gazeteci bulunmaktadır. Yaşadığımız bu karanlık iklimde basın özgürlüğü ve demokrasi için mücadele edeceğini ifade eden muhalefet partilerinin de medyaya yönelik tutumu sorunludur. Son dönemde iktidardan sonra muhalefet cephesinde de siyaset-medya ilişkisinin ücretlendirildiği, bazı gazetecilerin para aldığı iddia edilmektedir. Bunları ileri süren tüm kişi ve kurumların iddialarını kanıtlarıyla ortaya koyması zorunludur. Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi’ne göre gazeteci, konumu ne olursa olsun haber kaynağı olarak kişi ve kurumlarla iletişimini ve ilişkisini meslek ilkelerini gözeterek yürütmelidir. Gazeteci; mesleğini, reklamcılıkla, halkla ilişkilerle veya propagandacılıkla karıştıramaz. İlan-reklam kaynaklarından herhangi bir telkin, tavsiye alamaz, maddi çıkar sağlayamaz. Gazeteci, mağdurun, güçsüzün, yoksulun, ötekileştirilenin ve sesini duyuramayanların sesi olmakla yükümlüdür. Tüm meslektaşlarımıza Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi’ne uygun habercilik yapılması için çağrı yapıyoruz. Basın Özgürlüğü İçin Mücadele Günü’müzü kutluyor ve meslektaşlarımızla dayanışma içinde olduğumuzu duyuruyoruz. 24 Temmuz 2023’de bir kez daha iktidarı ve muhalefeti medyaya yönelik siyasi ve ekonomik baskılardan vazgeçmeye, haberin serbest dolaşımını engellememeye, cezaevindeki gazetecilerin özgür bırakılması için çaba göstermeye davet ediyoruz.”


* Yitik Umutların Gece Bekçisi Alâettin Bahçekapılı, nehir söyleşi: Korkut Akın, İkinci Cilt, BRT Yayınları, s:363


58 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör
bottom of page