top of page
  • HaberciGazete

6'lı Masa yekvücut İmamoğlu'nun arkasında!



İSTANBUL - İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun kendisine karşı "ahmak" hakaretini aynı sözcükle iade edişini Yüksek Seçim Kurulu'na yönelik sayma iddiasıyla yargılandığı davada 2 yıl 7 ay 15 gün hapis ve siyasetten yasaklanma cezası alan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'na destek vermek amacıyla düzenlenen miting, bugün saat 16.00-19.00 arasında 6'lı Masa'yı oluşturan liderlerin katılımıyla Saraçhane'de yapıldı. Binlerce İstanbullunun zaman zaman yağmur altında izlediği mitingte kürsüye tek tek çıkan liderler verilen kararın bir siyasal karar olduğunu, seçmen iradesine hakaret oluşturduğunu ve halkın egemenlik haklarına tasalllut sayılacağını, seçmen vicdanında ve siyasal düzlemde asla kabul edilemeyeceğini ifade ettiler.



İmamoğlu'ndan tarihi buluşmada açıklama: 'Zulmün binasını biz yıkacağız'

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu Saraçhane'deki kürsüde, "Kişilere, gruplara, cemaatlere, partilere, kişisel yakınlığınızın olduğu bu tarz grup ve kurumlara yakın olmayacağız, herkese eşit olacağız dedik. İstanbullular beni bunun için seçtiler. İsraf düzenine bu şekilde son verdik. Bütçemizi 16 milyon İstanbullunun hizmetine sunduk. Bir avuç insan yalan oldu yalan. Avuçlarını yaladılar" dedi.


Kürsüye çıkan İmamoğlu'nun açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde: "Demokrasiye inanan hemşerilerim, hanımefendiler, beyefendiler, gençler, çocuklar... Demokrasiye inanan yüce Türk milleti! Evinize hoş geldiniz, sefalar getirdiniz. Burası Saraçhane, burası sizin eviniz. Burası milletin evi. Burada siz ne derseniz o olur.


"BU SORUNUN CEVABINI VERMENİZİ İSTİYORUM" Ama önce sizlere soru sormak istiyorum. Bana bu sorunun cevabını vermenizi istiyorum. Bu ülkeyi yönetenlerin milletimizle, sizinle ne alıp veremediği var? Sizden ne istiyorlar? 31 Mart'ta oyunuzu kullandınız, saymadılar. Zarfa attığını dört oy pusulasından üçü geçerli, büyükşehir belediyesi için kullandığınız oy ise geçersizdir dediler. Sizin tertemiz, helal oyunuzu iptal ettiler. Seçimi yenilediler. Sizin seçtiğiniz büyükşehir belediyesine eskiden bizden bizden bir gün önce, kamu bankalarından bol bol kredi verirlerdi. Sizin seçtiğiniz yönetime tam 3.5 yıldır, bu millete ait bankalardan 1 kuruş vermiyorlar. Sizin seçtiğiniz yönetim, çok daha uygun koşullarda dışarıdan fonlar bulup getiriyoruz. Bu defa da uydurma bahanelerle aylar geçiyor, yıllar geçiyor, bir imza atıp onay vermiyorlar. Sizinle alıp veremedikleri ne var bunların? 16 milyon insanımızdan ne istiyorlar?

Hepinizin çok yakından bildiği, mesela eskiden bu şehirde taksilerle ilgili kararları belediye verirdi. Artık taksi ile ilgil kararlar Ankara'dan alınacak diyorlar. Siz ne yaptınız? Bir kere değil, iki kere üst üste belediye başkanı seçtiniz. "YOK ÖYLE KOLAY KAÇMAK YOK" Sizin seçtiğiniz belediye başkanınız görevden alıp hapsetmek için mahkemeden karar çıkardılar. Üstelik baktılar mahkemenin hakimi istedikleri gibi karar vermeyecek, onu sürüp başka bir hakim getirerek karar çıkardılar. Allah aşkına bu ülkeyi yönetenlerin, ey vatandaşlarım sizinle ne dertleri var? Yok öyle kolay kaçmak yok. Onları gönderecek altı siyasi partinin lideri burada. Sizlere söyleyeyim, bunlar milletin iradelerine karşı alerjisi olan insanlar. Milli irade başka türlü şekillenirse bütün arızalar başlıyor. Milli iradeyi geçersiz kılmak için ellerinden geleni yapıyorlar ama yapsınlar. Nafile, nafile... Ne hukuk ne ahlâk gözetiyorlar. Ne din ne iman gözetiyorlar. Her şeyi yok sayıyorlar! Gözleri hiçbir şey görmüyor. Bugün burada büyük kalabalığı harekete geçiren sizlerin ortak vicdanıdır. Hepimiz birbirimizin için, haksızlığa karşı, adaletsizliğe karşı buradayız. Demokrasi ve özgürlük için hak, hukuk, adalet için ayağa kalkıyor. Dün de oldu, şimdi de oluyor. Milletin iradesine alerjin varsa, seçim sonuçlarını hazmedemiyorsan, tavsiyemiz ne biliyor musunuz? Siyaset miyaset yapmayacaksınız. 16 milyon İstanbullu senin gözünde bir ve eşit değilse, 85 milyon Türkiye Cumhuriyeti vatandaşımızı bir ve eşit görmüyorsanız, memleketi idare ediyorum diyemezsiniz. Sadece birtakım çıkar gruplarını, seçilmiş dernekleri, birtakım karanlık odakları yönetiyorsunuz. İstanbul'da bir israf düzeni kurdular ve sonsuza dek sürsün istiyorlar. Bir avuç insanın zenginliğine zenginlik katan, İstanbul'un canına okuyan bir düzendi bu. Ben seçimde hemşirelerimden yetki isterken yetkiyi verin, bu israf düzenini yok edelim dedim. Şeffaflıktan asla vazgeçmeyeceğimizi ilan ettim.

"AVUÇLARINI YALADILAR" Kişilere, gruplara, cemaatlere, partilere, kişisel yakınlığınızın olduğu bu tarz grup ve kurumlara yakın olmayacağız, herkese eşit olacağız dedik. İstanbullular beni bunun için seçtiler. İsraf düzenine bu şekilde son verdik. Bütçemizi 16 milyon İstanbullunun hizmetine sunduk. Bir avuç insan yalan oldu yalan. Avuçlarını yaladılar. Bu sadece israf düzenine son vermekle kalmadık. Bir şey daha yaptık. İstanbul'da insaf düzeni oluşturdu. İstanbul 3.5 yıldır vicdana ve mantığa uygun şekilde yönetiliyor. Artık İstanbullunun vicdansız, adaletsiz, kısacası insafsız bir düzene tahammülü yok. Kim olursa olsun, hangi partiden olursa olsun halkın oylarıyla seçilmiş bir yöneticiyi haksız, hukuksuz biçimde görevden almak haddini bilmemektir. 100. yılına girerken umutla yürüdüğümüz Türkiye Cumhuriyeti bu ülke vatandaşlarının kanıyla canıyla, bin bir emeğiyle kurulmuştur. Cumhuriyet bu topraklarda yaşayan herkes bir ve özgür olsun diye kuruldu. Cumhuriyet kimsesizlerin kimsesidir. Atatürk'ün dediği gibi toplumda en yüksek hürriyetin, en yüksek eşitlik ve adaletin sağlanması ve korunması için cumhuriyet kuruldu. Altılı masanın en çalışkan neferi olacağım. Altı genel başkana hepinizin huzurunda söz veriyorum. Ben ortak aklın iradesine inanıyorum. Toplumun barış içinde, ortak bir geleceği inşa edeceğine inanıyorum. Onların dikte ettirdiği yok hükmündeki kararlardan asla korkmuyorum. Bugünden itibaren Türkiye için yeni bir dönem açılıyor. Cumhuriyet'in ikinci yüzyılınca işimiz çok. Vatandaşlarımızın her türlü sıkıntısını hep birlikte ortadan kaldıracağız. Rahmetli Bülent Ecevit'in güzel bir cümlesi var. Bozuk düzen onarılır ama bu bozuk düzen bozuk da değildir, çürümüş düzendir. "ZULMÜN BİNASINI BİZ YIKARIZ" Şair Namık Kemal'in dediği gibi zulüm ne kadar pervasız olursa olsun zulmün binasını biz yıkarız. Dünyanın merkezine gömseler de yerküreyi patlatır çıkarız. Önümüzdeki seçimlerde ülkemizde vereceğimiz karar bellidir. Özgür ve demokratik ülkenin kanunlara saygılı vatandaşları olacağız. Benim umudum çok yüksek. Özgür bir Türkiye için çok umutluyum. Birlikte bu karanlık günleri aşacağız. Asla üzülmeyeceğiz. Asla öfkeye kapılmayacağız. Ama hep birlikte kararlı olacağız. Bu dava bana açılmış bir dava değil. Bu dava ülke davası. Bu dava adalet davası. Bu dava eşitlik davası! 2023 çok güzel olacak. Yalnız benim ya da senin için değil. Hepimiz için çok güzel olacak. Bütün vatandaşlarımız için çok güzel olacak. Herkes kazanacak. Çocuklarımız kazanacak. Gençlerimiz kazanacak. Hepinizi çok seviyorum. Hep birlikte mücadelemize devam edeceğiz. Her şey çok güzel olacak!"


Kemal Kılıçdaroğlu: Adalet ya gelecek ya gelecek

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında verilen hapis ve siyasi yasak kararı ardından bugün İBB binasının bulunduğu Saraçhane’de konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Adalet ya gelecek ya gelecek" dedi.


CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, hakkındaki mahkeme kararının ardından İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na destek için İstanbul Saraçhane’de düzenlenen “Millet, İradesine Sahip Çıkıyor” mitinginde; “Sevgili İstanbullular asla başınızı öne eğmeyin. Önümüzde altı ay kaldı, geliyoruz. Siz de haykırın iktidar, iktidar, iktidar. İktidar olmak için geliyoruz. İktidar olacağız” dedi. İmamoğlu’nun ardından kürsüye çıkan Kemal Kılıçdaroğlu, açıklamalarını 11 madde halinde sıraladı. “İktidar” sloganlarına “Endişe etmeyin. İktidar olacağız. Hiç endişe etmeyin” karşılığını veren Kılıçdaroğlu, “11 madde halinde düşüncelerimizi sizlerle paylaşacağım. Kısa bir sunuş olacak, dikkatle dinlerseniz son derece mutlu olurum” dedi. Konuşması sırasında sık sık “Hak, Hukuk, Adalet”, “Birleşe birleşe kazanacağız” sloganları atılan Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: “ADALET YA GELECEK YA GELECEK"

  • Bir… Mevlâna der ki: ‘Adalet, kutup yıldızı gibidir. Yerinde sabit durur ve kâinat onun etrafında döner.’ Bugün bizi buraya getiren, yaşadığımız adaletsizliktir. Hepinizin huzurunda söz veriyorum. Adalet ya gelecek ya gelecek.

"ADALETİ DAĞITACAK KİŞİ, HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ VE VİCDANİ KANAATİNE GÖRE KARAR VERMEK ZORUNDADIR"

  • İki… Adaleti dağıtacak kişi, hukukun üstünlüğü ve vicdani kanaatine göre karar vermek zorundadır. Yani yargıç; hukukun üstünlüğü ve vicdani kanaatine göre karar vermek zorundadır. Bu yapılmadığı taktirde adaletsizlik olur.

"ADALETİ DAĞITACAK KİŞİ SARAYIN SOFRASINA ASLA OTURMAYACAK"

  • Üç… Adaleti dağıtacak kişi; kralın sofrasına, sultanın sofrasına, sarayın sofrasına asla oturmayacak. Çünkü; sofraya oturan alimin verdiği fetva yanlıştır ve doğru olmaz.

"BİZ, MİLLİ İRADEYİ YENİDEN İNŞA EDECEĞİZ"

  • Dört… Milli irade; 1921 ve 1924 anayasalarının birinci maddesi şudur: ‘Hakimiyet bila kayd-ü şart milletindir.’ Bugünkü diliyle; yeni anayasada ve Meclis’in duvarında yazılı olan, ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.’ Milletin iradesine bugün, darbe vurulmuştur. 16 milyon İstanbullunun iradesine, bir yargıç aracılığıyla darbe vurulmuştur. Biz, milli iradeyi yeniden ama yeniden inşa edeceğiz.

"DAYISI OLANA KİMSE SES ÇIKARMIYOR. AMA BİR GENÇ TWEET ATTIĞI ZAMAN GÖZALTINA ALINIYOR. BU MANZARAYI BİTİRECEĞİZ"

  • Madde beş… Adalet; bugün yaşadığımız Türkiye’de, adalet artık temel bir Türkiye sorununa dönüşmüştür. Çünkü, sokakta herhangi bir vatandaşa sorun, ‘Bu ülkede adalet var mıdır’ diye. Emin olun büyük bir kısmı, ‘Bu ülkede adalet yoktur’ diyecek. Ama bizler, altılı masa olarak adalet konusunda kararlıyız ve adaleti bu ülkeye mutlaka ama mutlaka getireceğiz. Bugün Türkiye’de hiç kimse kendisini güvende hissetmiyor. Hukukun üstünlüğü değil, üstünlerin hukuku var. Dayısı olana kimse ses çıkarmıyor. Ama bir genç tweet attığı zaman sabahın köründe kapısı çalınıyor ve gözaltına alınıyor. Bu manzarayı bitireceğiz. Hiç endişe etmeyin. Asla ve asla, bir daha bu manzaraları yaşamayacaksınız.

"ADALET AĞACI İÇERİSİNDEKİ KURTLARI TEMİZLEYECEĞİZ. ADALETİN AĞACI GÖRKEMLİ VE SAĞLIKLI OLACAK"

  • Altı… Yargıyı itibarsızlaştıranlar var. Yani, yargıç koltuğunda oturup; yargıyı itibarsızlaştıranlar var. Ağacın kurdu kendi içindedir. Asla unutmayın. Uyuşturucu baronlarına ses çıkarmazlar. Parti teşkilatından gelenleri; hakimlik savcılık koltuğuna oturturlar, çetelerle yan yana gezerler. Dolayısıyla bu tabloyu da değiştireceğiz. O adalet ağacı içerisindeki kurtları tek tek temizleyeceğiz. Adaletin ağacı görkemli olacak ve sağlıklı olacak.

"ZULMÜN ARTSIN Kİ TEZ ZEVAL BULASIN"

  • Yedi… Güzel bir atasözümüz var: ‘Zulmün artsın ki tez zeval bulasın’ der. Zulmün artsın ki tez zeval bulasın. Evet, zulüm var. Bugün mü var? Hayır. Öteden beri bu ülkede bir zulüm var. Milletvekillerimiz tutuklandı. Gazeteciler tutuklandı. İstanbul İl Başkanımız da siyasi yasak kapsamına alındı. Milletvekillerimiz hapse atıldı. Dolayısıyla bu tablo, zulmün arttığı bir tablodur. Bu da yakında zeval bulacaklar demektir ve onları göndereceğiz.

"HİÇBİR GÜÇ EKREM İMAMOĞLU’NU İSTANBUL’A HİZMET ETMEKTEN ALIKOYAMAZ. GÖREVİNİ ONURUYLA VE ŞEREFİYLE YAPACAKTIR"

  • Sekiz… İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında verilen karar; asla ve asla kabul edilemez. Toplumun vicdanını yaralamıştır. Toplumun vicdanı kanamaktadır. Şunu herkes çok iyi bilsin. Ekrem Başkan hakkında verilen karar; bize bir milimlik dahi geri adım attırmayacaktır ve biz kararlılık başkanın arkasında duracağız. Çünkü, bizim kupon arazi merakımız yok. Çünkü bizim, yeşil alanları beton ormanına dönüştürmek gibi bir hevesimiz yok. Çünkü bizim, rantiyecilere hizmet etmek gibi bir görevimiz de yok. Her belediye başkanımız halka hizmet eder. Halka hizmet, Hakka hizmettir. Biz kuralı böyle biliriz. Açık ve net ifade edeyim: Hiç kimse, hiçbir güç Ekrem İmamoğlu’nu İstanbul’a hizmet etmekten alıkoyamaz. Görevini onuruyla ve şerefiyle yapacaktır.

"TÜYÜ BİTMEMİŞ YETİMİN HAKKINI YİYENLERİ GÖNDERECEĞİZ"

  • Dokuz… Göndereceğiz, göndereceğiz… Adaletsizliği kural haline getirenleri, göndereceğiz. Tüyü bitmemiş yetimin hakkını yiyenleri, göndereceğiz. Milli iradeye darbe yapanları, göndereceğiz. Yargıyı itibarsızlaştıranları, göndereceğiz. Hiç endişe etmeyin. Altılı masa kararlı. Bu ülkeye huzuru bereketi getireceğiz, adaleti getireceğiz.

"ALTI AY SONRA MARATON BİTECEK VE GÜZEL BİR TÜRKİYE’Yİ GÖRECEKSİNİZ. KUCAKLAŞAN BİR TÜRKİYE’Yİ GÖRECEKSİNİZ"

  • On… Hiç kimse unutmasın ve hiç kimse umutsuzluğa kapılmasın. Bu bir 100 metre koşusu değil. Bu bir maratondur. Ve maratonun sonuna geldik. Altı ay sonra maraton bitecek; yeni bir Türkiye’yi göreceksiniz, güzel bir Türkiye’yi göreceksiniz, kucaklaşan bir Türkiye’yi göreceksiniz, bereketli bir Türkiye’yi göreceksiniz.

"İKTİDAR OLACAĞIZ"

  • On bir… Sevgili İstanbullular asla başınızı öne eğmeyin. Önümüzde altı ay kaldı, geliyoruz. Siz de haykırın iktidar, iktidar, iktidar. İktidar olmak için geliyoruz. İktidar olacağız.

Kılıçdaroğlu, konuşmasını tamamlayıp kürsüden inerken de “İktidar, iktidar” sloganları atıldı.


Meral Akşener: Saray sizinse Saraçhane bizimdir

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında verilen hapis ve siyasi yasak kararı ardından bugün İBB binasının bulunduğu Saraçhane’de konuşan İYİ Parti lideri Meral Akşener, "Yüz yıl önce olduğu gibi bugün de egemenlik kayıtsız şartsız milletindir diyenler burada" dedi.


İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na dün hapis ve siyasi yasak cezası verilmesi üzerine Altılı Masa’yı oluşturan parti liderleri bu akşam İstanbul Saraçhane’de bulunan İBB önünde düzenlenen “Millet, İradesine Sahip Çıkıyor” mitingine katıldı. İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na destek için İstanbul Saraçhane’de düzenlenen “Millet, İradesine Sahip Çıkıyor” mitinginde; “Gençler diyor ki; ‘Yaşasın hürriyet, kahrolsun istibdat.’ İşte bu sese kulaklarını kapasalar da size, bize terörist deseler de haksız yere Ekrem kardeşimi yargılasalar da cezalandırsalar da bu irade, ses, yürek, cesaret, iyilik, bu demokrasi aşkı, bu sandıkta verilecek cezanın ortaya konduğu irade gösteriyor ki artık 16 milyon İstanbullunun ortaya koyduğu irade gösteriyor ki artık 16 milyon İstanbullunun dışında 85 milyon Türkiye’nin de senin yanında olduğunu burada Saraçhane’den görüyoruz” dedi. Mitingde konuşan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, konuşmasına başlamadan önce boynundaki atkıyı İmamoğlu’na hediye etti. Akşener, İmamoğlu’nun yanında durmasını isteyerek yaptığı konuşmasında şunları söyledi: “BU HAKSIZLIĞI LANETLEYEN GENCECİK KIZIMIZIN ATKISI, BİLİYORUM EKREM BAŞKAN ONU BİR EMANET GİBİ SAKLAYACAKTIR”

  • Öncelikle aziz milletim, İstanbullular, kalbimiz, beynimiz her şeyimiz gençler bugün burada bir büyük haksızlığı iadesi için toplandık. Öncelikle bu atkının hikayesini sizle paylaşmak istiyorum, dün buradan ayrılıp giderken genç bir kızımız, adı Kıymet Doğan’dı, arabamın camını çaldı boynundaki atkıyı çıkardı dedi ki; ‘Ekrem başkanıma vereceksin Meral abla, onun için dua edeceğim.’ Dolayısıyla bu atkı Kıymet’in atkısı, kalbinden dualar eden ve bu haksızlığı lanetleyen gencecik bir kızımızın atkısı, biliyorum Ekrem başkan onu bir emanet gibi saklayacaktır. Buradan ayrılma senin için buradayız.


“SARAY SİZİN İSE SARAÇHANE BİZİMDİR. ZULÜM, HAKSIZLIK SİZİN İSE SANDIK BİZİMDİR”

  • 100 yıl önce olduğu gibi bugün de egemenlik kayıtsız, şartsız milletindir diyenler burada, Saraçhane’de. Ama o 100 yıl önce verilen kararın, o ilkenin, iradenin temsilcileri kadınlar, erkekler, gençler, yaşlılar burada ve İstanbul’dan ‘egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ diye haykıranların, o sesi duymayanların, onların saraylara kapandığı anda milletin sesini duymadığı anda biz Saraçhane’deyiz. Bir tiyatroya, bir haksızlığa, kara cübbelerini saranlara buradan seslenen İstanbullular, diyorsunuz ki saray sizin ise Saraçhane bizimdir. Diyorsunuz ki; zulüm, haksızlık sizin ise sandık bizimdir. 16 milyon İstanbullunun iradesi burada. Ve millet burada, demokrasi, irade burada ve Ekrem kardeşimin yanında.

“16 MİLYON İSTANBULLUNUN DIŞINDA 85 MİLYON TÜRKİYE’NİN DE SENİN YANINDA OLDUĞUNU BURADA SARAÇHANE’DEN GÖRÜYORUZ”

  • Gençler diyor ki; ‘Yaşasın hürriyet, kahrolsun istibdat.’ İşte bu sese kulaklarını kapasalar da size, bize terörist deseler de haksız yere Ekrem kardeşimi yargılasalar da cezalandırsalar da bu irade, ses, yürek, cesaret, iyilik, bu demokrasi aşkı, bu sandıkta verilecek cezanın ortaya konduğu irade gösteriyor ki artık 16 milyon İstanbullunun ortaya konduğu irade gösteriyor ki artık 16 milyon İstanbullunun dışında 85 milyon Türkiye’nin de senin yanında olduğunu burada Saraçhane’den görüyoruz.

“GELDİKLERİ GİBİ SİZİN İRADENİZLE GİDECEKLER” Akşener, konuşmasının son bölümünde ise İmamoğlu’nun elini tuttu ve “Hiçbir haksızlık sonsuza kadar sürmez. Hele aziz milletimizde hiç sürmez. Geldikleri gibi giderler, geldikleri gibi gittiler. Geldikleri gibi sizin iradenizle gidecekler. Allah’a emanet olun. Tekrar söylüyorum; demokrasi bizimdir, sandık bizimdir ve bu irade elbette ki bizimdir” diyerek sözlerini tamamladı



Saraçhane'de konuşan Gelecek Partisi lideri Ahmet Davutoğlu, "Güç sahipleri, sakın ha sahip olduğunuz mutlak güç sizi aldatmasın, geçmişte nice mutlak güç sahipleri aldandılar" dedi.


Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, hakkındaki mahkeme kararının ardından İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na destek için İstanbul Saraçhane’de düzenlenen “Millet, İradesine Sahip Çıkıyor” mitinginde; “Bu yolla bizi korkutmak istiyorsanız işte buradan demokrasi aşığı 85 milyon adına söylüyorum korkmadık, korkmuyoruz, korkmayacağız. 24 saat geçmesine rağmen, daha bu konuda hiçbir söz söylememiş olan Erdoğan’a ve iktidarın sözcülerine sesleniyorum, sakın ha bize; ‘tarafsız ve bağımsız mahkeme karar verdi’ demeyin, inanmayız. Biz bu kararı tanımadık, tanımıyoruz, tanımayacağız. Meselemiz kimin hangi mevkiye geleceği meselesi değildir. Biz mevkilerin, makamların peşinde değiliz. Meselemiz Türkiye’nin geleceğini gençlerimizin hiçbir zaman terk etmeyi düşünmeyeceği yeni bir ülke olarak inşa etmektir” dedi. “85 MİLYON ADINA SÖYLÜYORUM KORKMADIK, KORKMUYORUZ, KORKMAYACAĞIZ” Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu şunları söyledi:

  • Meselemiz sadece İmamoğlu’nun hakkettiği makamı korumak değildir. Meselemiz, İstanbul seçmeninin iradesini Türkiye Cumhuriyeti’nin demokratik değerlerini korumaktır. Dün yargı bir kez daha siyasallaştı. Bizim meselemiz siyaset üstü bir meseledir. Farklı siyasi partilerdeyiz. Ama hepimiz aynı gür sesle insan onuru, temel hak ve özgürlükler, demokratik hukuk devleti diyoruz…

  • 21 Nisan 1998’de Büyükşehir Belediye binasında hangi değeri savunduysam, 15 Temmuz 2016 akşamı televizyon ekranlarında, ulusal ve uluslararası basında hangi değerleri savunduysam yine aynı değerleri savunmak için buradayım ve burada olacağım.

  • Buradan güç sahiplerine sesleniyorum, sakın sahip olduğunuz mutlak güç sizi aldatmasın. Geçmişte nice mutlak güç sahipleri aldandılar… Onlar gitti ama milletimizin demokrasi aşkı kaldı ve kalacak. O avcunuzda tuttuğunuz güç var ya o güç; onu kaybetmemek için sıktığınız her anda kordan bir ateş gibi sizi yakar, milletin vicdanına dönünüz.

  • 2023 seçimlerine de ipotek koyarız, diyorsanız; bu yolla bizi korkutmak istiyorsanız işte buradan, demokrasi aşığı 85 milyon adına söylüyorum korkmadık, korkmuyoruz, korkmayacağız. “BİZ BU KARARI TANIMADIK, TANIMIYORUZ, TANIMAYACAĞIZ”

  • Sakın ha, seçim sandığı üzerinden siyaseti dizayn etmeye çalışmayın. 24 saat geçmesine rağmen daha bu konuda hiçbir söz söylememiş olan Sayın Erdoğan’a ve iktidarın sözcülerine sesleniyorum, sakın ha bize ‘tarafsız ve bağımsız mahkeme karar verdi’ demeyin, inanmayız… Biz bu kararı tanımadık, tanımıyoruz, tanımayacağız. Değerli yargı mensupları omuzunuzda tarihi bir yük var alacağınız her karar bir belediye başkanını, bir siyasi parti genel başkanını ilgilendirmeyecek, Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceğini şekillendirecek. Zor bir döneme giriyoruz. Şerefli Türk yargısının mensupları size sesleniyorum, hiçbir siyasi talimata asla uymayın. Yargı mensuplarının tek aidiyeti vardır, o da adalettir.

  • Dün Türk yargısı için kara bir gündü. Ümit ederim ki siyasi baskılar sebebiyle Yüksek Seçim Kurulu başta olmak üzere seçime giderken hiçbir yargı mensubu baskı altına alınmaz. Ama baskı altına alınırlarsa bilsinler ki o yargı mensuplarının arkasında 6 siyasi parti olarak dimdik duracağız. Cesur olsunlar siyasi talimata asla teslim olmasınlar.

“ÖZELLİKLE AK PARTİ SEÇMENİNE SESLENİYORUM, MİLLİ İRADEYİ ESİR ALANLARA KARŞI SESİNİZİ YÜKSELTİN”

  • İktidar partilerine gönül veren seçmenlere de sesleniyorum: Basiretle davranın asla tahriklere kapılmayın. Özellikle AK Parti seçmenine sesleniyorum: Milli iradeyi esir alanlara karşı sesinizi yükseltin. Değerli AK Parti’yi destekleyen seçmeler, sizin kazanımlarınız yozlaşmış bir iktidarın teminatında olamaz. Sizin kazanımlarınızın teminatı demokratik hukuk devletidir.

  • Buradan Milliyetçi Hareket Partili seçmenlere de sesleniyorum: Milli birlik, istikbalimiz kendisi gibi düşünmeyen herkesi terörist ilan etmekle korunmaz. Milli hakimiyetin esası, milli iradedir. Kim ki milli iradeye el uzatırsa gerçek terörist odur. Milli irade olmadan vatan korunamaz millet birleştirilemez, devlet güçlü kılınamaz.

“KURTLAR SOFRASINA KARŞI HALİL İBRAHİM SOFRASINA BUYURUN”

  • Biliniz ki biz ayaktayız. Biz, yeni bir Türkiye için yola çıktık. Hedefimiz; çiftçilerimizin, esnafımızın, işçilerimizin, kadınlarımızın, gençlerimizin, emeklilerimizin başı dik dolaştığı bir ülke inşa etmektir. Hedefimiz kimsenin düşüncesini ve inancını herhangi bir şekilde gündeme getirirken teröristim gibi bir suçlama ile suçlanmadığı yeni bir Türkiye’yi hep beraber inşa edeceğiz. Altılı masa Türkiye’nin, milletin masasıdır. Bu altılı masayı dillerine dolayanlara sesleniyorum, Türkiye’de iki sofra var. Birisi çıkar için herkesin birbirini yediği, marinalara çökülen, arsalara çökülen bir kurtlar sofrası var. Biz o kurtlar sofrasına karşı bir Halil İbrahim Sofrası kurduk. Kurtlar sofrasına karşı Halil İbrahim Sofrasına buyurun. Bu sofrada haram lokma, yetim hakkı olmayacak. Bu sofranın aşı inandığımız değerlerdir, özgürlüktür, adalettir, refahtır, eşitliktir, siyasi ahlaktır. Siyasi ahlakı egemen kılmaya geliyoruz. İkinci Yüzyılının il yazını, gelecek yazını kimsenin kışa çevirmesine asla izin vermeyeceğiz. “MESELEMİZ TÜRKİYE’NİN GELECEĞİNİ GENÇLERİMİZİN HİÇBİR ZAMAN TERK ETMEYİ DÜŞÜNMEYECEĞİ YENİ BİR ÜLKE OLARAK İNŞA ETMEKTİR”

  • Bu seçim sadece bir iktidar değişimi değildir, cumhuriyetimizin mayasının demokrasi ile taçlanacağı bir seçimdir. Yolsuzluk düzenine karşı temiz siyaset, yoksulluğa karşı insanca onurlu yaşama düzeninin, yasaklara karşı özgürlüklerin seçimidir. Bu seçim sonucunda kimse kaybetmeyecek. Hep beraber yeni bir ufka azimle yürüyeceğiz. Biz Anadolu, Trakya toprağına sevgi tohumları ekmeye geliyoruz. Meselemiz kimin hangi mevkiye geleceği meselesi değildir, biz mevkilerin makamların peşinde değiliz. Meselemiz Türkiye’nin geleceğini gençlerimizin hiçbir zaman terk etmeyi düşünmeyeceği yeni bir ülke olarak inşa etmektir.

Ali Babacan: Bu hukuksuzluğu reddediyorum

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında verilen hapis ve siyasi yasak kararı ardından bugün İBB binasının bulunduğu Saraçhane’de konuşan DEVA Partisi lideri Babacan, "Biliyorum çok öfkelisiniz, hepimiz çok öfkeliyiz. Bu haksızlığı, bu hukuksuzluğu reddediyorum. Ekrem İmamoğlu kardeşime yapılan bu hukuksuzluğu reddediyorum. Birkaç ay evvel Canan Hanım'a yapılan hukuksuzluğu reddediyorum. Demirtaş'a yapılan hukuksuzluğu reddediyorum" dedi.


DEVA Partisi lideri Ali Babacan, "Biliyorum çok öfkelisiniz, hepimiz çok öfkeliyiz. Bu haksızlığı, bu hukuksuzluğu reddediyorum. Ekrem İmamoğlu kardeşime yapılan bu hukuksuzluğu reddediyorum. Birkaç ay evvel Canan Hanım'a yapılan hukuksuzluğu reddediyorum. Demirtaş'a yapılan hukuksuzluğu reddediyorum. İktidarın atadığı kayyumlarla rövanş almasını reddediyorum. Onun için buradayım. İsyanımızı, feryadımızı tüm Türkiye duysun diye buradayım" dedi. Babacan devamında, "Nedir bu çektiğimiz? Devlet gücünü ele geçiren başlıyor aşağıdakileri ezmeye, kendi rakibini ezmeye, başlıyor zulmetmeye. Üste çıkan alttakini eziyor. Üste çıkan başlıyor zorbalığa. Dünün ezileni Sayın Erdoğan üste çıkınca zulmetmeye başlıyor. Sandık günü hep beraber cevabımızı vereceğiz. Bu ülkede yaşanan nöbetleşe zorbalığa karşıyız" ifadelerini kullandı. Ali Babacan, "İmamoğlu'na, Kaftancıoğlu'na, Demirtaş'a yapılan hukuksuzluğu reddediyorum" ifadelerini kullandı. "BİZ HEP BİRLİKTE TÜRKİYE'YİZ O YÜZDEN BURADAYIZ" Kılıçdaroğlu'ndan sonra kürsüne DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan çıktı. Babacan, şunları söyledi:

  • Hepimiz çok öfkeliyiz. Olanları kabul etmiyorum. Bu hukuksuzluğu reddediyorum. İmamoğlu kardeşime yapılan bu hukuksuzluğu reddediyorum. Daha birkaç ay evvel Canan Hanıma yapılan hukuksuzluğu reddediyorum. Demirtaş'a yapılan hukuksuzluğu reddediyorum. Seçimi kaybettiği belediyelere atadığı kayyımlarla rövanş almasını reddediyorum. İsyanımızı tüm İstanbul duysun diye buradayım. Devlet gücünü eline geçiren başlıyor başlıyor aşağıdakileri, sevmediklerini ezmeye, zulmetmeye! Üste çıkan başlıyor zorbalığa! Daha dünün ezilen Sayın Erdoğan üste çıkınca başkalarını ezmeye başlıyor. Sandık günü hep birlikte cevabımızı vereceğiz. Biz, bu ülkede yaşanan nöbetleşe zorbalığa karşıyız. Adalet olsun istiyoruz. Bu millet 27 Mayıs'ta, 12 Eylül'de, 28 Şubat'ta, 15 Temmuz'da silahla, topla, tüfekle demokrasiye kastedenleri tarihin tozlu sayfalarına gömmüş bir millettir. Nazım Hikmetlere, Ahmet Kayalara, Necip Fazıllara, Halide Edipleri tarihin tozlu sayfalarına gömen bir millettir. Yargı oyunları ile kendi iradesini görmezden gelenlere en iyi cevabı ilk sandıkta verecek. Biz; herkes için adalet, özgürlük demek için buradayız. Türk, Kürt, Sünni Alevi hiç fark etmez. Yaşam farkı fark etmez. Biz hep birlikte Türkiye'yiz o yüzden buradayız.

"3 Y BU MİLLETİN BAŞINA ÇÖKTÜ"

  • Yıl 2002. Şu an iktidar 3 Y ile mücadele edeceğim sözünü verdiği için bu millet destek vermedi mi? Yolsuzlukla, yasaklarla ve yoksullukla mücadele... İş döndü dolaştı 3 Y bu milletin başına çöktü. Yıllar sonra kendi iddiasını unutan, aynı sıkıntıları başkalarına yaşatan bir zihniyetle karşı karşıyayız. Devlet gücünü kullanan süreyle ve hukukla sınırlı olmalıdır. 3 dönem kuralı vardı. Daha bırakmayacağım partiyi diyor uçakta.

  • Mutlak güç yozlaştırır. Hele tek imza ile ülkeyi yöneten, şu anda ülkeyi bataklıklara sürüklemekte. Bu ülkeyi bataklığın içine düşürmüş durumda. Farklı fikirlerden, kimliklerden, dünyadan korkmayan bir Türkiye istiyoruz biz. Özgürce konuşan, cesur, zengin bir Türkiye istiyoruz. Biz buradayız, halkın yanındayız, Hakkın yanındayız. Bu meydan yarına nasıl bir ülke bırakacağımıza karar verecek olan meydan. Korku mu umut mu? Bunun kararını bu meydan verecek. Depresyon mu mutluluk mu? Açlık mı zenginlik mi? Çatışma mı barış mı? Baskı mı özgürlük mü? Otokrasi mi demokrasi mi? Bu meydandan birileri cevabını alsın. Nasıl bir seçimde yaşayacağımıza bu meydan ilk seçimde karar verecek. 85 milyon birden büyüktür. Türkiye birden büyüktür!"




Gültekin Uysal: Kalk yiğidim, dağ başını duman almış

Demokrat Parti lideri Gültekin Uysal, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'na verilen hapis cezası ve siyasi yasak kararı sonrası Saraçhane'de açıklamalarda bulundu. Uysal "Bugün bu büyük ülkenin her şeyini çalanlar çaldıkları yetmedi, sandıkları çalmaya karar verdiler. Ama bilsinler ki dünümüzü çalanlara, yarınlarımızı asla çaldırtmayacağız" ifadelerine yer verdi.


Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, hakkındaki mahkeme kararının ardından İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na destek için İstanbul Saraçhane’de düzenlenen “Millet, İradesine Sahip Çıkıyor” mitinginde; “Bugün bu büyük ülkenin her şeyini çalanlar çaldıkları yetmedi, sandıkları çalmaya karar verdiler. Ama bilsinler ki dünümüzü çalanlara, yarınlarımızı asla çaldırtmayacağız” dedi. Milli İttifakı liderleri, hakkındaki mahkeme kararının ardından İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na destek için İstanbul Saraçhane’de düzenlenen Millet, İradesine Sahip Çıkıyor” mitinginde vatandaşlara hitap etti. Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, şunları söyledi: “ASLAN PAYINI ASLAN OLMAYANLAR ALMIŞ"

  • Kalk yiğidim, dağ başını duman almış; aslan payını aslan olmayanlar almış… Aziz İstanbul. Fatih’in emaneti kutsal şehir. Aziz İstanbullular. Kıymetli genel başkanlarım, demokrasi mücadelesinin yılmaz savunucuları… Bir tarihi günde buradayız. Aya ilk ayak basan astronotun dediği gibi, ‘Benim için küçük için bir adım ama insanlık tarihi için bir büyük adımdır’ dediği gibi, Türk milletinin tarihi yürüyüşünde bir önemli kilometre taşının bulunduğu noktadayız.

"BU BÜYÜK ÜLKE, BU BÜYÜK MİLLET BU KADAR KÖTÜLÜĞÜ HAK ETMİYOR"

  • Bir büyük üzüntü içerisindeyim. Bir büyük hüzün içerisindeyim. Milletim için üzüntü içerisindeyim. Bu büyük devlet için üzüntü içerisindeyim. Geleceği karartılan gençlerimiz adına bir büyük üzüntü içerisindeyim. Evlatlarının geleceğini göremeyen annelerin babaların adına bir büyük üzüntü içerisindeyim. Üzüntümün sebebi şudur aziz İstanbullular: Bu büyük ülke, bu büyük millet; bu kadar kötülüğü hak etmiyor.

"YEK VÜCUT OLUYORUZ"

  • Zalim, zulmünü celladına yaptırırmış. Zalime onun cellatlarına, uşaklarına karşı bir büyük mücadeleye burada başlatıyoruz. Yek vücut oluyoruz hep beraber; ‘yeter, söz milletin’ diye haykırıyoruz.

"MİLLİ İRADENİN ÖNÜNE SET ÇEKİLMEZ"

  • 2019 yılında aslında Türk demokrasisinin çok partili hayata geçtiğimizden itibaren darbelere, ara dönemlere, kesintilere rağmen; ana kolonu sandıkla ilgili bir büyük tartışma olmamış. Ama 6 Mayıs 2019, Türk demokrasisi için bir büyük kırılmanın yaşandığı tarihtir. Demokrasimizin ana kolonunun çökertildiği tarihtir. İstanbul’da milletin iradesiyle belediye başkanı seçilen Ekrem İmamoğlu’nun yetkisinin alındığı tarihtir. Ama milli iradenin önüne set çekilmez, milli iradenin önüne duvarlar örülmez. Milletin gücü, azmi kararlılığı her daim önüne örülmüş o duvarları yıkıp atmıştır. Türk demokrasisi işte bunun tarihidir.

"BU KARARIN MİLLETİN VİCDANINDA NOKTA KADAR BİR KARŞILIĞI YOKTUR"

  • Aziz İstanbullular… İşte bugün de bu bitmeyen kin ve garezin İstanbul’da millete yaslanarak iktidar olanların, zaman içerisinde devletin tahakküm eden gücüyle beraber milletin iradesinin üzerine, ‘hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir’ iradesinin üzerine kayıt da koymak için şart da koymak için işte dün Ekrem İmamoğlu’na bu cezayı verdiler. Ama bilsinler ki bu kararın nokta kadar milletin vicdanında bir karşılığı yoktur.

"ADALETLERİ BATALI ÇOK OLDU"

  • Bu kararları alanları ve aldıranları biliyoruz, bilmiyor muyuz? Herkesin bildiği bir sır, biliyoruz. Demokrasiyle, hukuk ile bu iktidar sahiplerinin ufuklarını gördük. Bakmayın isimlerine Adalet ve Kalkınma Partisi dediklerine, adaletleri batalı çok oldu. Onların adaleti Deniz Feneri davalarında zaten batmıştı.

  • İşte buradan haykırıyorum adaleti sistematik bir şekilde bu memlekette uygulayanlara haykırıyorum: Adınızda kalacağınıza alnınıza kalsaydı. Yarınlarda göreceğiz bu ülkenin kaldırım taşlarında İstanbul başta olmak üzere bu kararları alanlar alnı dik, başı dik bir şekilde dolaşamayacaklar. Nasıl Yassıada’da sizi buraya tıkan irade böyle istiyor diyorlarsa, işte bugün de ortadaki bütün çarpıklıkları ifşa edercesine; hâkim bir karar veriyor.

"HUKUKSUZLUK İCAT ETMEKTEN VAZGEÇİN"

  • Zaman zaman bu iktidarın hukuk reformundan bahsettiğini biliyoruz. Bütçe görüşmelerinde, Büyük Millet Meclisi’nde de ifade ettim. Siz reform yapmayın sizden bir şey beklemiyoruz, siz organize kötülük yapmaktan vazgeçin, FETÖ’cülerin size bıraktığı hukuksuzluk icat etmekten vazgeçin.

  • O nedenle Aziz İstanbullular… İşaret fişeğini bugün buradan yaktığımız hukuk mücadelemizin, demokrasi mücadelemizin; eninde sonunda milletin iradesiyle tarihin tecelli edeceği gün milletimiz iradesini ortaya koyacaktır. Onların tek bir iddiası, ideali ve davaları var. Onlar bir kişinin ailesinin ve şürekasının iktidarı ve mutluluğu için kavga veriyorlar. Oysa bugün ne kadar haklı olduğumuz, ne kadar doğru olduğumuz ortaya çıkıyor. Altılı Masa etrafında bir araya gelmiş olanlar bugün bir arada bulunanlar, yek vücut olanların demokrasi diye bir kavgası var, korkusuzca yaşama hürriyeti adına bir meselesi var, bu ülkede fırsat eşitliği diye bir kavgası var. Herkesin hukukundan emin olduğu bir Türkiye’yi kurma gibi bir ideali, mücadelesi, kavgası var.

"ATANMIŞ HAKİMLERİN VERDİĞİ KARARLARI HEP BERABER YERLE BİR EDECEĞİZ"

  • Aziz İstanbullular, işte bugün buradan attığınız adımla beraber, büyük Atatürk’ün 16 Mayıs 1919’da Bandırma Vapuru’yla İstanbul’dan Samsun’a giderken tarihe not düştüğü gibi bir not düşüyorsunuz. Kız kulesi açıklarında Bandırma vapuru aranmak istenir, silah ve mühimmat taşıyor iddiasıyla aranmak istendiğinde büyük Atatürk aranmasına müsaade eder. En nihayetinde bir şey bulamazlar, Bandırma vapuru usul usul Karadeniz’e açıldığında, işte bizim için bugün de mihenk olan bizim için de kılavuz olan işte şu tarihi sözü Büyük Atatürk tarihe nakşetmiştir ve demiştir ki, ‘Onlar zannediyor ki biz Anadolu’ya mühimmat ve silah götürüyoruz, oysa bilmiyorlar ki biz Anadolu’ya mühimmat ve silahtan daha önemli bir şey götürüyoruz. Biz Anadolu’ya cesaret ve irade götürüyoruz’ demiştir.

  • İşte bugün buradan sadece İstanbul’umuz değil; çatlamış toprakların hasretini dindirmek için her biriniz her birimiz Türkiye’nin üzerine örülen kademe kademe her gün rengi koyulaşan bu örtüyü atıp kaldırmak adına bu cesareti ve iradeyi taşımalıyız. Taşıyacak mıyız? Allah’ın izniyle taşıyacağız. İşte gün görünmez ordularla buluşma günüdür, gönül çizgisi içerisinde bu büyük Cumhuriyetin tarihi bir buçuk asırlık tarihi yürüyüşümüzle bize bahşettiği bu değerlere sahip çıkacak kendi varlığını her şeyin önünde görenlere karşı, ‘yeter, söz milletin’ diyerek bu atanmış hakimlerin verdikleri kararları Allah’ın izniyle hep beraber yerle bir edeceğiz.

"YARINLAR AYDINLIKTIR"

  • Bugün burada bu tarihi ana şahitlik etmekten dolayı çok mutluyum. Bugün bu büyük ülkenin her şeyini çalanlar, çaldıkları yetmedi sandıkları çalmaya karar verdiler. Ama bilsinler ki dünümüzü çalanlara yarınlarımızı asla çaldırtmayacağız. Belediye Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu’na milletin helal oylarını tekrar helal ettirdiniz. Allah’ın izniyle bu hukuksuz kararı da, tarih tecelli edecek bu büyük ülkede topyekûn bir deli gömleği giydirme teşebbüslerine karşı hep beraber yırtıp atacağız. Yarınlar Allah’ın izniyle hepimiz için aydınlıktır, o aydınlık yarınlarda buluşmak ümidiyle, hepinizi can-ı yürekten selamlıyor Allah’a emanet ediyorum.




84 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör
bottom of page