top of page
  • Yazarın fotoğrafıHaberciGazete

Gözüm Üstünüzde-5: Ataşehir'de çevre ve imar savaşımı: İmar planları iptal ediliyor...

(Önceki yazının -27 Nisan 2023 - kaldığı yerden sürdürüyoruz)


KORKUT AKIN -Hem dernek adına, hem kendi adına Mimarlar Odası’yla birlikte açtığın davalara dönersek…

ALÂETTİN BAHÇEKAPILI -Danıştay 6. Daire’de görülen davamız bilirkişi raporunun da alınmasıyla karar aşamasına gelmekteydi… Tüzüğünü değiştirdiğimiz, adını Ataşehir Çevre ve Kültür Derneği yaptı-



Bilirkişiler yerinde inceleme yaparken, Avukatımız İlyas Bulçay ile birlikte…


ğımız Ataşehir Sakinleri Dayanışma Derneği’nin genel kurulunu topladık o ara.

Genel kurul öncesi Zeki Kar ile “derneğin yayın organı olarak kapsamlı bir dergi çıkarma” konusunda ayrı görüşleri savunduk. Şimdi düşünüyorum da, Kar, haklı olarak kendine rakip bir derginin çıkmasını istemedi. Reklam pastası küçülecekti. Zaten Ataşehir Mektubu adıyla yayımladığımız bültene bile 4-5 küçük boyutlu reklam alabiliyorduk. Ben “yerel medyada derneğin görüşlerini tam ve eksiksiz olarak yansıtma olanağı bulunamadığı durumda dergi çıkarma” konusunu genel kurula sundum ve kabul ettirdim.

Derneğin yeni yönetim kuruluna aday olmayı görüşmeye açtık, birçok üye “siz aynen devam edin” derken Kar, “yeni üyeler alalım” diyerek adaylar gösterdi. Ben, TRT İstanbul Radyosu’nda müdürlüğümüzü yapmış, şimdi rahmetli olmuş Mustafa Kamil Gerçeker’i aday gösterdim. Kar da, TRT’de kameraman olarak çalışan Savaş Güvezne’yi. İkisi de Ataşehirliydi. Bir başka üye de “ben de yönetimde olmak istiyorum” dedi: Dr. Nihat Çimen. Bu üç arkadaşı da yönetime aldık. Tam genel kurul bitecek, derneğe hem yönetim kurulu üyesi olarak fiziki, hem de maddi katkıları olan Semiramis Ersipahi -Tanrı rahmetini esirgemesin ondan- söz aldı:

“Alâettin Bey, bu derneği diriltmek için çok çaba gösterdi, gösteriyor. Şimdi de çok zorlu bir mücadelenin içine girdik. Bunun için zaman ve kaynak lazım. Alâettin Bey’in bu işi profesyonel olarak yapmasını öneriyorum, masraflar için ona belli bir maddi kaynak sağlamalıyız.”

Karşı çıkanlar oldu. Ben böyle bir öneriyi oya bile sunmadım. Ama, konu orada kalmadı. Yeni yönetim içinde Kar-Güvezne-Çimen üçlüsü konuyu hep sıcak tuttu; görev bölümü yapamadık. Dernek kilitlenmişti. Gerçeker ile karar verdik; ben birkaç yönetim toplantısına katılmayacağım, ortamın durulmasını bekleyeceğim. Öyle yaptım. Kendi elciğazımla yazdığım yeni tüzüğümüzde “toplantılara mazeretsiz olarak 3-4 kez katılmayanların yönetim üyeliği düşer” diye bir maddenin bulunduğunu unuttum. Arkamdan o maddeyi uyguladılar. Yönetim kurulu üyeliğim düştü.

-Haydaaaa. Tuzağa düşmüşsün. Tam “Sen de mi Brütüs”lük bir durum.

-Evet, öyle. Ama, nasılsa açtığımız imar davalarında kişisel olarak da davacıydım…

-Müthiş bir uzağı görüşlülük. Öğrenciliğinden beri sivil toplum kuruluşlarının içinde bulunmaktan gelen bir deneyim herhalde?






ATAŞEHİR DERGİSİNE KAVUŞUYOR…


-Öyle. O sırada Danıştay 6. Dairesi’nden karar geldi: Bayındırlık Bakanlığı’nın res’en hazırlayıp onayladığı 29.04.2004 tarihli 1/5000 ölçekli Ataşehir İmar Planları’nın “yürütmesini durdurdu.” Çok sevindim doğal olarak. Derneğin ne yapacağını beklemeye başladım. Öğrendim ki dernek, SOYAK’ın 20 bin TL bağışta bulunması ve davalı alanda yapacağı 3 bin 500 konuta ek olarak yalnızca yönetimini derneğe bırakacağı bir kültür merkezi oluşturması karşılığında davadan vazgeçme pazarlığı yapmış. Bu kararı destekleyecek nitelikte, müteahhit firmanın hazırlattığı belli olan “aman da ne güzel bir proje” üslubunda bir raporu Ataşehir Mektubu bülteni olarak yayımlayan dernekten bütün umudumu kestim. Belli ki, bölge sakinleri adına yüklenilen özgörevi yerine getirmekten uzaklaşmış, vazgeçmişti kapanış dilekçesini dernekler masasından geri alıp dirilttiğim dernek. Derneğin bu geridönüşüne uygun ve zaman ayarlı olarak “Ataşehir’in haber dergisi” savıyla yayımlanan dergi de, o ana kadar rastlanılmayan biçimde bir sayıda Emlakkonut’un 6 sayfalık reklamına yer verince pekişti umutsuzluğum.

1997’den beri bütün olumsuzluklarını yaşadığımız ve birlikte aştığımız Ataşehir’deki komşularımın nabzı elimdeydi; “vazgeçen kaybeder, sakın bizi bırakma” diyordu bu nabız. “Biz burdayız, asla teslim olmayız, mücadeleye devam, sözcümüz olmaya devam” diyorlardı.

Büyük bir safiyetle “dernek adına bir dergi çıkarma” projemi, emekçisi de, çalışanı da, patronu da ben ve arkadaşlarım olan; kentlilik kültürünü, toplumdan yana mimarlık bilincini, yaşadığımız çevreye sahip çıkma kararlılığını önceleyen bir dergi çıkarmaya karar verdim.



-Bildiğim kadarıyla, zaten bu anlayış doğrultusunda yıllardır yayımladığın www.evkultur.com adlı bir internet siten ve prototipini hazırladığın Ev&Kültür dergisi vardı.


-Evet, bu hazırlığı Ataşehir özelinde yaşama geçirmenin zamanıydı.

Önümde güzel de bir tarih vardı: 1 Mayıs.

“Bu tarihte ilk sayısını yayımlayacağım Ataşehir Ev&Kültür dergisinin” kararına vardım; yakın dostlarım sen, Necati Güngör ve Mustafa Balel ateşime körük yetiştirdi; geniş bir “danışma kurulu” oluşturdum ve “yola çıktık.”

-Hadi uğurlar ola. Bu içinde emekçi olarak yer aldığım uzun bir yolculuktur… Zaman içinde döneriz bu konuya. Şimdi merak ettiğim Ataşehir imar planı davaları ne oldu?



-Çok kısa anlatayım: Danıştay 6. Dairesi önce 2004, onun yerine yapılan 2005, onun da yerine bir ya da birkaç virgülü, oranı değiştirilerek yürürlüğe konan 2006 ve benzer süreçten geçen 2007 ve 2008 planlarını “iptal etti.

Aynı doğrultuda Mimarlar Odası Büyükkent Şubesi’nin ısrarlı savaşımı sonucu 2009 planlarını da…

Süreç içinde Ataşehir’de yaşamı kâbusa çevirecek ihaleyi alan şirket, projeden vazgeçmek zorunda kaldı.



İstanbul Life eki Ataşehir Rehberi, Eylül 2008, s:11


Her zaman yapıldığı gibi, 2010 yılında planda “bir virgül ya da küçük bir oran değiştirilerek” yeniden yürürlüğe sokuldu plan.

Emlak Konut’un Genel Müdürü Feyzullah Yetgin, görevinden ayrılarak Çalık Holding’te çalışmaya başlamıştı. Holdingin CEO’su Berat Albayrak’tı. Emlak Konut’un Genel Müdürlüğü’ne Murat Kurum atandı.

Yeniden ihaleye çıkıldı.

Çalık Holding’in yurt dışında konut yatırımları olan GAP şirketiyle Ataşehir’deki müteahhitlik hizmetleriyle tanınan VARYAP ortaklığı ihaleyi aldı. Bu kez, kamunun kâr payı –galiba- % 46’ya çıkarılmıştı; ama inşaat yargıya itiraz yolları daha çetin olan MİA (Merkezi İmar Alanı) kapsamına alındı. Mimarlar Odası bu imar değişikliğini de yargıya taşıdı.

Ancak, şimdi burada şöyle bir beton yığını var:



Nasılını, nedenini ve sonraki gelişmeleri irdelemenin artık bir yarar getirmeyeceğini düşünüyorum; ancak şuncağızını da söyleyeyim; 2007’de aynı bölgenin 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı’na karşı açtığımız davada, 2019’a ulaştığımızda ancak “bilirkişi raporu” isteme aşamasındaydı. Bilirkişi raporu da lehimize verildi. Kararı bekliyoruz. Yani demem o ki, belli bir yıldan sonra yargıdan karar çıkması süreci uzadıkça uzadı. Bunun “kamunun haklarını ve yararlarını nasıl etkilediği” de tartışılmalı, konuşulmalı ve üzerinde düşünülmelidir.

Özetle, kamu adına, yurttaş olma adına açılan davalar uzuyor zaman içinde, planları yargıya taşınan yapılar da uzuyor gökyüzüne doğru…


(Araya başka savaşımlar girdikten sonra, bu konuya dönülerek, toplumsal tarihe doğru veriler sunmak adına sorgulamamız ve sergilememiz Sürecek) (Bilgimiz dışında kalan yargı süreçlerinde bulunanlar varsa, bilgilerini ulaştırmalarını, verilerini paylaşmalarını bekliyoruz. Sorularımıza hazır olunmasını da...)


Alâettin BAHÇEKAPILI

Gazeteci&Yazar





NOT: Korkut Akın'ın nehir söyleşisinden oluşan, Bahçekapılı'nın 50 yılı aşan gazeteciliğini ve yazarlığını (Firdes Eren'e) anlattığı YİTİK UMUTLARIN GECE BEKÇİSİ ALÂETTİN BAHÇEKAPILI kitaplarından (4 cilt, kısmen renkli, 1900 sayfa, kutulu) edinmek isteyenler için Bahçekapılı'nın telefonu:


0532 314 43 17


(Takım olarak kısıtlı sayıda vardır)

439 görüntüleme1 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör
bottom of page