• HaberciGazete

Avni Arbaş, Füsun Sayek, Güneri Tecer, Markar Esayan



Bugün 16 Ekim. Güneri Tecer, Avni Arbaş, Füsun Sayek, Markar Esayan'ın ölüm yıldönümleri.

BRT Yayın Grubu olarak bu değerlerimizi saygıyla, sevgiyle anıyoruz.

Güneri Tecer kimdir?



Güneri Tecer 1933 yılında Ankara'da doğdu.

Türk sanat müziği sanatçısı Güneri Tecer, 1957 yılında Ankara Radyosuna girdi ve uzun yıllar radyo sanatçılığını devam ettirdi. Bir aralar Zeki Müren'e rakip gösterilmiş olan Tecer, Hulki Saner'in "Pembe Panter"inde de oynamıştır. 16 Ekim 1988'de henüz 55 yaşındayken kalp krizi geçirerek vefat etti.

Güneri Tecer'in Diskografisi

  • Tövbeler Tövbesi (2012)

  • Ne Senin Aşkına Muhtaç (45lik)

  • İstanbul'u Hiç Sevmiyorum


Avni Arbaş kimdir?


1919’da İstanbul’da doğdu. İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi’nde Leopold Levy’nin öğrencisi (1940-1947) olan Avni Arbaş, 1947’de bir burs kazanarak Paris’e gitti. 1950 yıllarında Fransa’nın çeşitli kentlerinde ilk kişisel sergilerini açtı. Torino, New York ve Belçika’ da bazı karma sergilere katıldı. 1950’ye doğru Avrupa’ ya giden ve orada yerleşerek çevre yapmaya çalışan Türk ressamları kuşağının önde gelenleri arasında yer alır. Günümüzde İstanbul Resim ve Heykel Müzesi’nde bulunan Paris dönemine ilişkin bir tablosu ile 1977’de Türkiye’ye döndükten sonra ilk kez Ankara’da sergilediği daha yeni resimleri arasında, eğilim ve duyarlık açısından önemli bir fark yoktur. Güncel akımların dışında kalmak, kişisel beğeniyi elden bırakmamak ve gözlenen gerçekliklerden hareket etmek, Avni Arbaş’ın 1940’lardan bu yana kesintisiz sürdürdüğü resim sanatının temel özellikleridir. Yabancı ülkelerde kendi kişiliğini kurma ve geliştirme yolundaki deney ve araştırmaları, söz konusu özelliklerin iyice belirginleşmesini sağlamıştır. Yaptığı her yeni resimle bir öncekini aşarak, günümüzdeki noktaya ulaşmıştır. Avni Arbaş, doğadan esinlenerek yaptığı resimlerinde, özellikle de Türkiye izlenimlerini yansıttığı 1970 yıllarındaki yapıtlarında, leke değerlerine bağlı kalmış ve tablolarını görüntünün anımsatıcı özellikleri dışındaki ayrıntılardan arındırmayı ilke edinmiştir. Bunda, kuşkusuz anlatımcılığın da büyük etkisi olmuştur ama, Avni Arbaş’ın anlatımcılığı kuralcı olmaktan çok, yumuşak, yeterince duygulu bir anlatımcılıktır. Dolayısı ile nesneleri bir sanatçı içtenliğiyle kucaklamasını sağlar. Konunun ilk etkisini dağıtmayan, figürü doğal yapısından uzaklaştırmayan Avni Arbaş’ın resimlerinde görüntü, hem doğanın belirleyici niteliklerini korur, hem de özgür bir soyutlamaya olanak verir. Deniz yaşamı, tekneler, balıkçılar bu resimlerde insan ve doğa kaynaşmasının özgün motifleri olarak belirir. Avni Arbaş eserlerinden örnekler


Kıyıda Çocuklar


Kız Çocuğu


Mustafa Kemal Atatürk

Dr. Füsun Sayek kimdir?



1947’de Bor’da doğdu. Babası Merhum Dr. Ali Tekeşin o dönemde Bor’da Sağlık Müdürü idi. Babasının memuriyeti nedeniyle İlkokul eğitimini Bor’da Ortaokul eğitimini ise Diyarbakır’da tamamladı. Daha sonra babasının Sağlık Bakanlığına tayini nedeniyle lise eğitimini Anakarada tamamlayarak 1964’te Ankara Kız Lisesinden mezun oldu. Tıp fakültesi eğitimine aynı yıl Hacettepe Tıp Fakültesi’ne başladı ve 1970 yılında mezun oldu. Mezuniyetinden sonra 1970-1971 döneminde Göz Hastalıklarında bir yıl asistanlık yaptıktan sonra Haziran 1971’de sınıf arkadaşı Dr. İskender Sayek’le evlenip Amerika Birleşik Devletleri'ne gitti.

Buffalo, New York Üniversitesi Nörofizyoloji laboratuvarında bir süre çalıştıktan sonra Millarda Fillmore Hastanesinde İntern’liğini tamamlayıp NewYork Üniversitesi EJ Meyer Memorial Hastanesinde Anestezi ihtisasına başladı. 1975 yılında yaptığı bir çalışma ‘American Society of Anesthesiology’ kongresinde en iyi asistan araştırma ödülü kazandı ve 1976 yılında ihtisasını tamamlayıp yurda döndü. Anestezi uzmanlık sınavına girdikten sonra Ankara Numune Hastanesi’nde bir süre anestezist olarak çalıştı. 1977’de Hacettepe Tıp Fakültesinde Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalında tekrar ihtisas eğitimine başladı ve 1981’de uzmanlık eğitimini tamamladı. 1982’de serbest hekimlik yapmak üzere üniversiteden ayrıldı.

1986’da British Council Bursu ile Londra’da Körlüğün önlenmesi konusunda Moorfields Hastanesinde 6 aylık bir eğitim alarak Toplum Göz Sağlığı sertifikası aldı ve Türkiye’ye döndüğünde Sağlık Bakanlığında önce danışman olarak göreve başladı. Kısa sürede tedavi Hizmetleri Genel Müdür Yardımcılığına yükseldi. Sağlık Bakanlığı’nda tamamladığı çalışmalar arasında en önemlisi, Güneydoğu’da trahom konusunda yürüttüğü projedir. Talasemi, diabet gibi kronik hastalıkları ile ilgili ülke düzeyinde programlar yapılması konusunda çalışmalar yapan Füsün Sayek, Kan Bankacılığının yeniden düzenlenmesi alanında katkılar sundu. Dünya Bankası 1. Sağlık Projesinde eğitim sorumlusu olarak görev yaptı. Sağlık Bakanlığı’nda 1996’ya kadar çalıştı ve emekliye ayrıldı.

1984 yılında Ankara Tabip Odası Prof. Dr. Ahmet Yaycıoğlu’nun başkanlığındaki yönetime girdi. 1990 yılında Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi seçimlerine girerek Dr. Selim Ölçer başkanlığındaki konseyde iki dönem II. Başkanlık yaptı. Daha sonra 1996 yılında Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi başkanlığına seçildi. Hayatının her döneminde olduğu gibi, bu görevinde de insan hakları, hasta hakları, hekim hakları ve kadın haklarının savunucusu oldu. Türk Tabipleri Birliğinde tıp eğitiminin önemini ön plana çıkaran çalışmaların başlamasını ve gelişmesini sağladı. Mezuniyet Öncesi Tıp Eğitim Raporunun hazırlanması konusunda verdiği destek bugün kurumsallaşan bir sürece dönüştü. Tıp eğitimi konusunda Türk Tabipleri Birliği’nde birçok raporun hazırlanmasında önemli katkılar sundu. Uzmanlık eğitimi ile ilgili Avrupa Tıp Uzmanları Birliği ile ilişkilerin güçlendirilmesi konusunda çalışmaları sürdürdü. Sürekli tıp eğitimi kredilendirme sisteminin Türkiye’de, Avrupa’da birçok ülkeden önce başlamasını ve sürdürülmesini sağladı.

Savaşa hep karşı oldu, bireysel silahlanmaya, mayınlara karşı duruşunu her ortamda sergiledi. Sigara ve Sağlık Ulusal Komitesinde önemli katkılarda bulunarak tütünün sağlığa etkilerini ortadan kaldırmaya yönelik çalışmalar yaptı. Pratisyen hekimliğin bir “uzmanlık” alanı olması için çaba sarfetti. Türk Tabipleri Birliğinin birinci basamak hekimler için yayınladığı Sürekli Tıp Eğitimi Dergisinin yayına girmesinde önemli bir rol üstlendi ve uzun yıllar editörlüğünü yaptı. 1999’da Cambridge İngiltere’de Liderlik kursunu tamamladı. Avrupa Konseyi Sağlık Komitesi ve Uluslararası Körlükleri Önleme Birliği’nde ülke temsilciliği yaptı. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Mezunlar Derneği kurulmasında fikir analığı yaptı ve kurucu üye olarak görev aldı.

14 Mart 2006’da İstanbul Tabip Odası tarafından Türkiye tıp ortamına yaptığı katkılardan dolayı Tıp Hizmet Ödülü ile ödüllendirildi.

Evli ve iki kız annesi olan Füsün Sayek, 16 Ekim 2006’da vefat etti.


Markar Esayan kimdir?



Markar Esayan (d. 4 Şubat 1969, İstanbul, 16 Ekim 2020 İstanbul), Ermeni asıllı Türk yazar, gazeteci ve siyasetçi.


İlkokulu Bomonti Mıhitaryan, liseyi ise Özel Getronagan Ermeni Erkek Lisesi'nde okudu. 1995 yılında Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi lisans eğitimini tamamladı. Yüksek lisansını Bilgi Üniversitesi Kültürel İncelemeler bölümünde yaptı. Master tezi "19. Yüzyıl Ermeni Gerçekçi Edebiyatı'nda Sınıf Çatışmaları, Burjuvazinin Doğuşu ve Modernite" başlığını taşıyan ve alanında bir ilk olan konuyu kapsıyordu. 1997 yılından beri aralıklarla yazdığı Agos Gazetesi'nde 2001 yılından itibaren Hrant Dink'in davetiyle “Dar Kapı" başlığı altında köşe yazıları kaleme almaya başladı. Esayan birçok sivil toplum örgütünde çeşitli projelerde çalıştı ve danışmanlık hizmeti verdi.

Hrant Dink'in 19 Ocak 2007 tarihinde elim bir suikasta gitmesiyle Dink sonrası Agos'un yayın hayatına devam edebilmesi adına Etyen Mahçupyan ile birlikte çalıştı. Dink'in birinci ölüm yıldönümünden sonra Agos'tan ayrıldı. Bir süre sonra yazılarına da son verdi.2008 yılı baharından itibaren ise, Taraf gazetesinde çalışmaya başladı."Arada" başlığı altında köşe yazıları yazmayı sürdürdü. 15 Aralık 2012 tarihinde gazete yayın yönetmen ve yardımcısının ani ayrılığından itibaren gazetenin geçici yayın yönetmenliğini üstlendi. Daha sonra Oral Çalışlar ile birlikte, 25 Nisan 2013 tarihine kadar görevini sürdürdü. Gazete bu dönemde başlayan Çözüm Süreci'nde süreci destekleyen en etkili gazete olarak öne çıktı. Öyle ki Akil İnsanlar heyetine en çok üye veren gazete ünvanına sahip oldu.


2013 yazından itibaren Yeni Şafak ve Daily Sabah gazetelerinde, Serbestiyet ve Turkey Agenda internet sitelerinde köşe yazmaya devam etti.


Aynı zamanda edebiyatçı olan yazarın ilk romanı, “Şimdinin Dar Odası" 2004 İnkılâp Kitabevi Büyük Ödülü'nü kazandı ve 2005 yılında okuyucuya ulaştı. İkinci ve ilk romanın devamı olan romanı "Karşılaşma" ise Ekim 2007'de okuruyla buluştu. Üçüncü romanı Jerusalem ise 2011 yılında Timaş yayınevinden çıktı.

Markar Esayan İngilizce ve Ermenice dillerini konuşup yazabilmektedir.

TBMM XXV, XXVI ve XXVII. Dönem İstanbul AK Parti milletvekili olup 2018 yılında TBMM Avrupa Birliği Uyum Komisyonu Başkanvekili olarak görev yapmıştır. 16 Ekim 2020'de vefat etti.

25 görüntüleme0 yorum