• Alâettin Bahçekapılı

Bütün dünya için Nâzımsız 58 yıl “hasretle” geçti…

Türk şiirinin evrensel ismi, dünya şairi Nâzım Hikmet Ran, yaşama veda edişinin 58. yıldönümünde, gözlerini yaşama yumduğu Moskova’da mezarı başında yapılan törenle anılırken, yurtta da salgın koşullarında gerçekleştirilen etkinliklerle büyük şaire olan “hasret” dile getirildi. Yurt dışında ve yurtta yapılan etkinliklerde “Nâzım’ın siyasal inançları doğrultusunda savaşımdan geri durmayan büyük bir şair olduğu, ilkelerini kararlılıkla savunduğu için dünyanın her yerinde özgürlüklerden, bağımsızlıktan ve sömürüye karşı olmaktan yana duruş sergileyen insanların sevgisini kazandığı” vurgulandı.



Moskova Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı, Lomonosov Moskova Devlet Üniversitesi Asya ve Afrika Ülkeleri Enstitüsü, Rusya Bilimler Akademisi Şarkiyat Enstitüsü Rusya ve Doğu Kulübü ile birlikte, şairin ölüm yıl dönümüne özel etkinlikler gerçekleştirdi.

Ölüm yıldönümünde bu sabah Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği, Yunus Emre Enstitüsü, Rus-Türk İş Adamları Derneği (RTİB) ve Moskova Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı’nın katılımıyla şairin mezarında anma ve çiçek koyma töreni gerçekleştirildi.


Şairin Moskova’daki mezarı başında saat 10:00’da başlayan anma programının ardından saat 17:30’da Yunus Emre Türk Kültür Merkezi’nde ‘Nazım Hikmet Dostluk Fotoğraf Sergisi ve Ödül Töreni’ gerçekleştirildi.


50. ölüm yıldönümünde Alâettin Bahçekapılı, Ahmet Özer ve Ruhi Türkyılmaz mezarı başında
50. ölüm yıldönümünde Alâettin Bahçekapılı, Ahmet Özer ve Ruhi Türkyılmaz mezarı başında

TÜRKİYE’DEKİ ANMALAR…

Dünyaca ünlü şairimiz Nâzım Hikmet Ran, aramızdan ayrılışının 58’inci yıl dönümünde Bodrum Belediyesi tarafından iki güne yayılan etkinlik programıyla anıldı. Edebiyat dünyamız için önemli isimler arasında yer alan Nâzım Hikmet Ran, ölümünün 58’inci yıl dönümünde yine unutulmadı. Bodrum Belediyesi, Ran’ın ölüm yıl dönümünde kendisini anmak için bir dizi önemli etkinlik plandı. Memleket hasreti ile Moskova’da yaşamını yitiren Nâzım Hikmet’in ölüm yıldönümü olan 3 Haziran öncesinde başlayan anma etkinliklerinde heykel açılışlarından, şiir dinletilerine, ünlü konukların katıldığı söyleşilerden, sergilere kadar bir dizi etkinlik gerçekleştirildi. Yıldönümü etkinliklerine bugün saat 10. 00’da Belediye Meydanındaki heykel açılışı ile başlandı. Heykeltraş Murat Daşkın elinden çıkan Nazım Hikmet heykeli açılışının ardından, “Şiirin Yüzleri” ve ” Nâzım Hikmet Takvimleri” sergilerinin açılışları gerçekleştirildi. Nefes aldığı zamanın yarısını ya sürgünde ya da parmaklıklar ardında geçiren usta şair Nâzım Hikmet, saat 15. 00’de başlayan “Yaşama Dair” şiir ve söyleşi programı ile anılmaya devam edildi. Hakan Aykan Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen şiir-söyleşi programının konukları ise Ahmet Telli, Şükrü Erbaş, Ali Cengizkan, Mahmut Temizyürek, Zerrin Taşpınar, Salih Bolat ve Başkan Ahmet Aras oldu. Tüm dünyada kucak açılan ancak kendi memleketine hep uzak kalan Mavi Gözlü Dev’i anma etkinliklerinin finali ise Genco Erkal’ın “İnsanlarım… ” adını taşıyan tek kişilik gösterisiyle yapıldı. Pandemi tedbirlerinden dolayı kısıtlı sayıda izleyiciyle gerçekleşen program Umurça Parkı’nda halka sunuldu.

MERSİN YENİŞEHİR BELEDİYESİ NÂZIM VE AHMET ARİF’İ BİRLİKTE ANDI…

ÇAĞDAŞ YAŞAMI DESTEKLEME DERNEĞİ DE NÂZIM’I ÇOK GÜZEL BİR BULUŞMAYLA ANDI…


Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nin Çağdaş Yaşam Dijital Buluşmalar’ın ÇYDD Samsun Şubesi’nin katkılarıyla düzenlenen “Nâzımsız 58 Yıl ” başlıklı yayını saat 20:00’da gerçekleştirildi. Yönlendiriciliğini yayıncı Kenan Kocatürk’ün yaptığı etkinlikte açış konuşmasını ÇYDD Genel Başkanı Prof. Dr. Ayşe Yüksel yapkı. Yüksel, Nâzım’ın her geçen gün daha bir “hasretle” anılan dünya şairi olduğunu belirterek etkinliğe katılanlara teşekkür etti.

“Nâzımsız 58 Yıl” başlıklı etkinliği yayıncı Kenan Kocatürk yönetti. Kocatürk’ün ilk konuşma hakkı verdiği şair, yayıncı Turgay Fişekçi, Nâzım’ın ülkemizde de zorunlu olarak gittiği Sovyetler Birliği’nde de inandığı düşünceleri ödünsüz savunduğunu, burada da orada da muhalif ve paylaşımcı olduğunu dile getirerek şöyle dedi:

“O kadar ki, burada Bursa Cezaevi’nde eline geçen geliri nasıl yakınlarına ve mahkûmlara dağıtıyorduysa, Sovyetlerde de sanatçılara, ihtiyacı olanlara eline geçen telif ücretlerini paylaştırmıştır. O nedenle bugün dünyanın her yeinde benimseniyor, okunuyor, seviliyor. Nâzım, Abidin Dino’ya ‘mutluluğun resmini yapabilir misin?’ diye sormuştur ama aslında bu resmi kendisi davranışlarıyla, inanışlarıyla çizmiş ve mutlu olmanın yolunu göstermiştir. Bu, barış içinde, bağımsız, sömürüsüz bir dünyada yaşama savaşımı ve iradesiydi.”

Gazeteci, yazar Nazım Alpman da “Nâzımsız 58 Yıl” etkinliğinde Nâzım’ın ilk ve en çok sevdiği kişi olan Piraye ile kapı komşusu olarak yaşadığını, 18 yıl boyunca Piraye’nin Nâzım sevgisini nasıl koruduğunu ve “terkedilmiş bir kadının reflekslerini asla göstermediğini, yaşadıklarını çevresiyle asla paylaşmadığını” belirterek şöyle dedi: “Nâzım’ın adını taşıdığım için çocukken bilinçsiz olarak duyduğum tepki yerine şimdi büyük mutluluk içindeyim. Fikret Otyam’ın bana “adıgüzel” demesinin sihrini anlıyorum. Piraye’nin ‘kaderi benzemesin’ deyişindeki iyi dileği de… ”

ÇYDD Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Garip Başakçı’nın Nâzım ile ilgili duygularını paylaşmasının ardından akademisyen Doç. Dr. Göksel Aymaz, Nâzım üstüne yaptığı çalışmaları anlattı. Karakterini “Tanrı vergisi özgürlük duygusu, ateşli yürek, dünya şairi olmasını sağlayan sosyalizm düşüncesi” olarak açıklayan Aymaz, “kendini gerçekleştirebilme ideali uğruna İstanbul-İnebolu-Ankara-Bolu arasında gerektiğinde ‘yalınayak’ sürdürdüğü yürüyüşün önemine vurgu yaptı. “Sosyalizm fikri onu bambaşka bir yere götürdü ve Dünya şairi yaptı” diyen Aymaz, “Nâzım’ın şiirinin slogancı olmadığını, Nâzım’ın hayatından herkesin alacağı ders niteliğinde özellikler bulunduğunu” vurguladı. Aymaz’ın Bir Ulu Irmak Nâzım Hikmet kitabının yakında yayımlanacağı da açıklandı. Yüksek mimar- yazar Melih Güneş ise “Nâzım için sosyalist denmesinin doğru olmayabileceğini, onun kendini Komünist diye tanımladığını” vurgulayarak Nâzım’ın ölümünden bir gün önce bile yoğun bir çalışma içinde bulunduğunu, ölümünden sonra mirası üzerinde tartışmalar olduğunu, geride pek çok hâlâ tamamıyla toplanamamış ürünler bıraktığını, şimdiye kadar 190 kitap belirlediğini açıkladı. Güneş, “Nâzım okyanus gibi ve her şeyi dağınık yaşadı. 16 yıldır Nâzım’ın arşivleriyle uğraşıyorum. Her gün yeni bir şey ortaya çıkıyor. Daha da çıkacak diye düşünüyorum. Bunun için Rusya’daki arşiv gibi bir Merkez Türkiye’de de kurulmalı; oğlunun ölümünden sonra yasal mirası farklı bir boyuta taşınacak, bütün bu hususların toparlanması gerekir.”


“Nâzımsız 58 Yıl” izlencesinin kolaylaştırıcısı Kenan Kocatürk’ün “Nâzım’ın yetiştirdiği Balaban, Abidin Dino, Orhan Kemal ve Orhan Kemal’ın el tuttuğu Yaşar Kemal gibi değerleri topluma kazandırmak gerektiğini” belirttikten sonra söz alan ÇYDD Samsun Şubesi Başkanı Yaşar Sezen “Nâzım’ın inandığı gibi yaşadığını, örgütlü olmaya inandığını ve dilinin en büyük şairi olarak bütün dünyaya yayıldığını” belirtti. “Son söz” olarak “Yaşam varoldukça Nâzım Hikmet şiirleri gümbür gümbür söylenecektir” dedi. Çok sayıda izleyicinin ilgisini çeken etkinlik müzisyen Yücel Karakuş’un seslendirdiği üç parçayla sona erdi.

Haber ve görseller: BRT Yayın Grubu Genel Yönetmeni Alâettin Bahçekapılı


37 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör