• HaberciGazete

'Bakanlığa 180 daire', 'Marmara toplantısı', 'Çay Kanununa tepki'


MECLİS’TE ‘180 DAİRE BAKANLIĞA KALACAK’ TARTIŞMASI! Meclis’te İYİ Parti’nin ‘kentsel dönüşüm’ önerisi görüşüldü. AKP ve MHP’nin oylarıyla reddedilen öneri üzerine partisi adına konuşan CHP’li Mahmut Tanal, AKP’li Beykoz Belediye Başkanı’nın “Tokatköy’de 180 daire Bakanlığa kalacak” açıklamasını hatırlatıp, rant eleştirisi yaptı. AKP’li Erol Kaya, “Böyle bir şey yok” deyince tartışma alevlendi…

İstanbul’da Pendik, Beykoz ve Beyoğlu başta olmak üzere AKP’li ilçe belediyelerinin, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’yla birlikte yürüttüğü, rant iddialarıyla gündeme gelen kentsel dönüşüm projeleri, TBMM’de tartışma konusu oldu.

İYİ Parti’nin, Pendik’te kentsel dönüşüm kapsamında “Rezerv Yapı Alanı” ilan edilen Ertuğrulgazi, Sülüntepe ve Yayalar Mahallelerinde yaşanan sorunların yerinde araştırılarak, çözüm yollarının belirlenmesi amacıyla TBMM Genel Kurulu gündemine getirdiği, AKP ve MHP oylarıyla reddedilen araştırma önergesi hakkında partisi adına söz alan CHP İstanbul Milletvekili Av. Mahmut Tanal, dikkat çekici açıklamalarda bulundu.

Tanal, kentsel dönüşüme karşı olmadıklarını, ranta dayalı projelere itiraz ettiklerini söyledi. NEDEN ‘REZERV YAPI ALANI’ UYGULAMASI TERCİH EDİLİYOR? İstanbul’da AKP’li ilçe belediyeleri ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın işbirliğinde yürütülen kentsel dönüşüm projelerinde bilinçli olarak “Riskli Alan” uygulaması yerine “Rezerv Yapı Alanı” uygulamasının tercih edildiğine işaret eden Tanal, “Niçin rezerv alanı ilan ediliyor, niçin riskli alan ilan ediliyor? İkisinin arasındaki fark ne? Rezerv yapı alanı, kamu kurumlarının Cumhurbaşkanlığı’na teklifiyle Cumhurbaşkanı tarafından resen yapılıyor; elektriği, suyu, doğal gazı, her şeyi kesiliyor. Yani vatandaşın orada alıkonulması, rezerv alanı ilan edilmesiyle çok daha rahat, riskli alan yapılırsa o biraz daha zor. Riskli alanla ilgili bir iptal kararı alındığı zaman hepsini kapsıyor, rezerv alanıyla ilgili bir iptal kararı alınırsa o kişiyi bağlıyor. Bununla ilgili örnek var mı? Var. Beykoz’da 14 tane yürütmeyi durdurma kararı alındı, ancak onları boşaltmadılar, onların elektriğini, suyunu kesmediler, diğer her tarafı kestiler” dedi.

Tanal, kentsel dönüşümdeki rezerv yapı alanı uygulamasıyla sanki boş bir alanmış gibi, projeyi yürüten Bakanlığa daire çıkarıldığını anlattı. “BU VİCDANSIZLIKTIR, GASPTIR!”

AKP Grup Başkanvekili Mahir Ünal ile geçmişte Pendik Belediye Başkanlığı görevini yürüten AKP İstanbul Milletvekili Erol Kaya’ya seslenen Tanal, AKP’li Beykoz Belediye Başkanı Murat Aydın’ın Tokatköy Mahallesi’nde yürütülen kentsel dönüşüm projesi kapsamında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na 180 daire kalacağı yönündeki açıklamasını hatırlatarak, “Sayın Mahir Ünal, planlamanın bir adaleti olur, planlamanın bir vicdanı olur! Sayın Erol Kaya, belediye başkanlığı yaptı. 1/1.000'likleri ilgili ilçe belediyesi yapar, 1/5.000'likleri büyükşehir yapar. Beykoz ilçesindeki 600 daireden -belediye başkanının kendi açıklaması- ‘180 daire bakanlığa kalıyor.’ deniliyor. Yahu arkadaş, 180 daire neden Bakanlığa kalsın? Arazi vatandaşın. Vatandaş, zamanında eşinin saatini satmış, bileziğini satmış, tokasını satmış, borçlanmış, kredi almış, orada daire almış; sen bunu rezerv alanı ilan edeceksin. 600 dairenin vatandaşa, 180 tane dairenin de Bakanlığa kaldığını bizzat belediye başkanı söylüyor. Bu, vicdansızlıktır; bu, adaletsizliktir; bu, gasptır, gasp!” diye konuştu. “180 DAİRE BAKANLIK KOMİSYONU!” CHP ve İYİ Parti sıralarından “Bravo” sesleri, alkışlar yükselirken Tanal devamında, “Bu, Ak Parti belediyeciliğinin ‘dolandırıcılık’ anlayışıdır resmen. 600 daireye 180 daire Bakanlığa kalamaz. Bakanlığın burada ne masrafı var Başkanım, ne masrafı var?” diye sordu. CHP Tekirdağ Milletvekili İlhami Özcan Aygun’un “Komisyon alıyor” şeklindeki sözleri, tutanağa yansıdı. “BUNUN ADI ZORBALIKTIR”

CHP adına kürsüde konuşan Mahmut Tanal, “Arsa vatandaşın, para vatandaşın. 600 daireye 180 daire... Ya, Allah rızası için birisi gelip bunu izah etsin. Burada bu 180 dairenin vatandaşa verilmesi lazım, vatandaşın parasının üzerinden, malının üzerinden kâr etmemek lazım. Bunlar yanlıştır, bu yoldan vazgeçin. Vatandaşın barınma hakkını yok ediyorsunuz. Rant peşinde koşmayın, vatandaşı mağdur etmeyin. Kentsel dönüşüme zorbalıkla el koymayın değerli arkadaşlar. Bunun adı bir zorbalıktır” diyerek tepkisini sürdürdü. SIKINTI SADECE AKP’Lİ BELEDİYELERDE

Vatandaşların mağdur edildiği, rant iddialarının odağına yerleşen kentsel dönüşüm sıkıntısının AKP’li belediyelerin oldu yerde yaşandığına dikkat çeken Tanal, Pendik, Üsküdar, Beyoğlu, Beykoz’u örnek vererek, “Yazık günah değil mi? Her tarafı bu şekilde” ifadelerini kullandı.

Sunduğu katkıdan dolayı CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi’ye teşekkür eden Tanal, AKP’li vekil Erol Kaya’nın eski Pendik Belediye Başkanı olduğunu tekrar hatırlatarak, şöyle devam etti: “Siz de ilçe belediye başkanlığı yaptınız, 1/1.000'likleri sizden aldılar, 1/5.000'likleri büyükşehirden aldılar, hepsini bakanlık kendi uhdesine yapıyor. Niçin bakanlık yapıyor? 180 tane daireyi almak için. Başka bir şey için değil Sayın Başkanım, olay bundan ibaret. Eğer, bu planlamalar 1/1.000'likler ilçe belediyesine, 1/5.000'likler de büyükşehire verilirse bu kargaşa olmaz. Neden CHP'li belediyelerde bu yok? Bunun tek sebebi Ak Parti’li belediyelerde bu mağduriyet yaşanıyor, biz bunu kabul edemiyoruz’ ‘Cumhuriyet Halk Partisi varsa herkes için var’ diyorum.” AKP’Lİ VEKİL 180 DAİREYİ İNKAR ETTİ, TANAL DELİL GÖSTERDİ

CHP İstanbul Milletvekili Av. Mahmut Tanal’ın ardından kürsüye çıkan AKP İstanbul Milletvekili Erol Kaya, Tokatköy kentsel dönüşüm projesi hakkında basının karşısına geçen AKP’li Beykoz Belediye Başkanı Murat Aydın’ın “600 küsur kişi var. 600 küsur daire onlara vereceğiz. 180 civarında bakanlığa kalacak” şeklindeki açıklamasına rağmen, “Böyle bir şey yok” diyerek Tanal’ı Meclis’i yanlış bilgilendirmekle suçladı.

Sataşma gerekçesiyle tekrar söz alan CHP’li Tanal, yeni bir imar planlaması yapılıyorsa bundan halkın kazanması gerektiği, belediye ya da bakanlığın kazanç sağlamaması gerektiğini kaydetti. AKP’li Erol Kaya’ya cevap veren Tanal, şöyle devam etti: “Sayın Erol Bey diyor ki: ‘Efendim, burada Bakanlığa veya belediyeye daire kalmıyor.’ Peki, Beykoz Belediyesi, ‘180 daire kalıyor.’ diyor. Bu benim görüşüm değil ki, bu sizin Belediye Başkanınız. Neden bu kentsel dönüşümle ilgili Ak Partili belediyeleri vatandaşı mağdur ediyor da CHP'de olmuyor bu? Yazık günah değil mi ya kardeşim? Ya, biraz kendinize çekidüzen verin. Hani, adaletle yola çıktınız, adaletsizlikle sonucunu getirdiniz kardeşim ya!”

Riskli alan rezerv yapı alanı farkına yeniden değinen Tanal, “Riskli alan ilan edildiği zaman, vatandaşa o alanda oturmak için mutlak suretle yer vermek zorunda. Rezerv alanıyla orada yer verip vermeyeceği belli değil. Yani vatandaş orada önünü göremiyor” bilgisini aktardı. “SAĞA SOLA DAĞITACAK”

Tartışmanın devamında oturumun yöneten TBMM Başkanvekili Celal Adan’ın tekrar söz hakkı tanıdığı Tanal, AKP’li Erol Kaya’nın "Muhalefet anlamakta zorluk çekiyor” dediğini anımsatarak, “Sayın Hatip, size Türk Şehir Planlama Hukuku kitabını okudum, Kentsel Dönüşüm El Kitabı'nı okudum. Burada diyor; bu yetkiler eğer İstanbul Büyükşehir Belediyes’inin yetkisi olsaydı ve 1/1000'likler de ilçe belediyelerinin olsaydı, bu mağduriyet yaşanmazdı. Burada Bakanlık kalkıyor şunu yapıyor: Bu yetkiyi kendine alıyor ki daireleri kendine sağlasın; bu dairelerle aldığı parayı da sağa sola dağıtacak herhâlde” şeklinde konuştu.


Devlet hastanelerindeki randevu krizi...
Hancıoğlu: "Sağlıkta 'dijital kaos' yaratan iktidar vatandaşı mağdur ediyor"


Günlerdir, hastanelerden tedavi hizmeti almaya gelen vatandaşların MHRS üzerinden randevu alamadığına dikkat çeken Hancıoğlu, “Sağlıkta 'dijital kaos' yaratan iktidar vatandaşımızı mağdur ediyor. Anayasal bir hak olan 'sağlık hizmetine erişim hakkı', artık vatandaşımız açısından tarihe karıştı” dedi.

CHP Parti Meclisi Üyesi ve Samsun Milletvekili Neslihan Hancıoğlu, günlerdir Türkiye’nin dört bir yanında olduğu gibi Samsun'da da devlet hastanelerinde yaşanan randevu krizi nedeniyle hem vatandaşın hem de sağlık çalışanlarının canından bezdiğini söyledi.

Personel yetersizliği nedeniyle kamu hastanelerinin, doktorların, sağlık emekçilerinin üzerindeki iş yükünün her geçen gün daha da arttığını, bu durumun sağlık hizmeti sunumunda ciddi aksamalara neden olduğunu, randevu sisteminin çökmesiyle birlikte bu krizin bir kaosa dönüştüğünü belirten Hancıoğlu, açıklamasında şu değerlendirmelere yer verdi:

"Bugün, Türkiye’nin dört bir yanında olduğu gibi Samsun'da da devlet hastanelerinde büyük bir kaos yaşanıyor. İktidarın, 'isteyen istediği hastanede muayene olabilecek, randevu kuyruklarında saatlerce beklenmeyecek' diye pazarladığı Sağlıkta Dönüşüm Projesi bugün artık her yönüyle iflas etmiştir. Hastanelerde tedavi sırasını bekleyen vatandaşlarımızın oluşturduğu fiziki kuyruklar, randevu alabilmek için telefon başında oluşan dijital kuyruklar bu iflasın kanıtıdır. Sağlıkta 'dijital kaos' yaratan bu iktidar vatandaşımızı mağdur etmiştir.

Hekimini yurt dışına kovan, emekçisine hak ettiği değeri vermeyen ve sağlığı ticarileştiren iktidarın bu sorumsuz tutumunun bedelini bugün, bir sağlık kenti olan Samsun ödüyor, bütün Türkiye ödüyor."




CHP'li Marmara İl Başkanları Bu Defa Bursa’da Bir araya Geldi

Daha önceleri Balıkesir, İstanbul, Tekirdağ’da bir araya gelen CHP'li il başkanları bu defa Bursa’da buluştu.

Bu kapsamda Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Sakarya İl Başkanı Ecevit Keleş, Marmara Bölgesi İl Başkanlarıyla birlikte CHP Bursa İl Başkanı İsmet Karaca'yı makamında ziyaret ederek gerçekleştirilen toplantıya katıldı.

Düzenlenen toplantıya Ecevit Keleş'in yanı sıra CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, CHP Bilecik İl Başkanı Mehmet Metin Yaşar, CHP Tekirdağ İl Başkanı Şener Zeynel Saygın, CHP Çanakkale İl Başkanı Metin Ümit Ural, CHP Yalova İl Başkanı Mehmet Gürel, CHP Kırklareli İl Başkanı Alaaddin Güncer ve CHP Balıkesir İl Başkanı Serkan Sarı da katılım sağladı.




Başkan Keleş ve diğer il başkanları burdaki toplantının ardından Mudanya İlçesine geçerek burda yapılan toplantıya katıldılar. Toplantının ardından Mudanya belediye başkanı Hayri Türkyılmaz ziyaret eden heyet, Mudanya ilçesinde yerel yönetimin yaptığı işler hakkında bilgi aldi.

"Uygulayacağımız Birçok Yeni Proje ile Ülkemizi Kalkındıracağız"


CHP olarak iktidara emin adımlarla yürüdüklerini belirten Başkan Keleş,"Geçtiğimiz gün Marmara İl Başkanları olarak Bursa İl Başkanı İsmet Karaca'yı ziyare ettik. Ülke gündemiyle ilgili konuları masaya yatırdık. CHP olarak gerçekleştirmek istediğimiz politikalardan bahsettik. Bol bol fikir alışverişinde bulunduk. Biliyoruz iktidarın uygulayamadığı politikalar sebebiyle ülkemiz büyük bir uçurumun eşiğinde. Sağlıktan,eğitime, iç politikadan, adalete, dış politikadan, sosyal hayata, ekonomiden, liyakata kadar birçok hususta sorunlarımız var. Halkımız perişan, artık yılmış durumda. Fakat biz yılmadık, yılmayacağız. Uygulayacağımız birçok yeni proje ile ülkemizi kalkındıracağız" dedi.


CHP İL BAŞKANLARINDAN AKP’NİN ÇAY KANUNU’NA SERT TEPKİ



Cumhuriyet Halk Partisi Rize İl Başkanlığı’nın çağrısıyla Fındıklı Tuncer Ergüven Sosyal Tesisleri'nde CHP Rize, Artvin, Trabzon ve Giresun il örgütlerine bağlı il ve ilçe başkanlarının katılımıyla ‘Çay Kanunu’ hakkında bir bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Düzenlenen toplantının ardından il başkanlıkları ortak bir açıklama yaptı.


Hayati Akbaş

RİZE-Cumhuriyet Halk Partisi Rize İl Başkanlığı’nın çağrısıyla Fındıklı Tuncer Ergüven Sosyal Tesisleri'nde CHP Rize, Artvin, Trabzon ve Giresun il örgütlerine bağlı il ve ilçe başkanlarının katılımıyla ‘Çay Kanunu’ hakkında bir bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Düzenlenen toplantının ardından il başkanlıkları ortak bir açıklama yaptı.



“AKP’NİN ÇAYI VE ÇAYKUR’U YOK EDECEK KANUN TASARISINA GEÇİT VERMEYECEĞİZ”

AKP tarafından meclise sunulan fakat gelen tepkiler üzerine komisyondaki görüşmeleri ileri tarihe bırakılan Çay Kanunu teklifinin Çay sektörü ve Çay üreticisi için çok tehlikeli maddeler içermekte olduğu ifade edilen açıklamada:

“Kanun teklifinin görüşmelerinin ertelenmesi tehlikenin yok olduğu anlamına gelmez. Aslında bu kanun teklifi Çay sektörüne ve Çay üreticilerine ikinci saldırıdır. İlk saldırı o zamanki UÇK Başkanı Ali Bayramoğlu tarafından hazırlanmış ve gelen tepkiler üzerine geri çekilmiştir. Her iki kanun teklifinin kaderi de aynı olmuştur. Kanun teklifini hazırlayanlar kanun teklifini sahipsiz bırakmışlardır. Kanun teklifi görüşmelerinin ertelenmek zorunda kalması bir başarıdır. Ama tehlike geçmiş değildir. Çünkü bu ikinci girişimdir. Demek ki niyetten vaz geçilmemiş. Niyet belli Çay tarımını ele geçirmek”

“DÜN TASLAĞI OLUŞTURANLAR BUGÜN TASLAĞA CAMİ AVLUSUNA BIRAKILAN BEBEK MUAMELESİ YAPIYOR”

Ardından AKP’nin getirmeye çalıştığı kanunun sözleşmeli tarımı esas aldığı, bakanlık tarafından ruhsat verilmeyen çay tarlalarından toplanan çayların hiçbir şekilde satışı olmayacağı, yaş çay üreticisinin kendi tarlasında köleleştirileceği söylenen açıklama şu şekilde devam etti:

“Bugün AKP’nin getirmeye çalıştığı kanun, taslağın oluşturulmasında rol oynayanlar tarafından adeta ‘Cami avlusuna bırakılan bebek’ muamelesi görmektedir. UÇK Başkanı Erdoğan bile kanun teklifine gelen tepkiler üzerine ben hain değilim diye açıklama yapmıştır. İlginçtir. Yorum yapmak istemeyiz ama sormadan edemeyiz Hain kim? Bu söz konunun önemini ortaya koymuştur ve bizlerin bundan sonraki süreçte de bu konuyu sonsuza kadar ortadan kaldıracak şekilde mücadele etmemizi gerektirmektedir. Çünkü doğrudur bu kanun teklifi Çay sektörüne çay tarımına, çay üreticilerine, ÇAYKUR’a ve ÇAYKUR çalışanlarına ihanettir. Üreticinin ve ÇAYKUR’un menfaatine tek bir madde içermeyen bu kanunda işletmelere A, B, C sınıflandırılması yapılarak ruhsat verileceği yazılmış. ÇAYKUR’u A lisanslı işletme haline getirerek özel çay fabrikalarından farklı olarak sahip olduğu ‘Çay Tarımı’ üzerindeki denetleme ve düzenleme görevi elinden alınmak isteniyor. Bu da neye sebebiyet veriyor? ÇAYKUR’u bölgede çalışan özel bir firma haline getirip varlık fonuna tamamen satılması demektir.”





“AKP’NİN ÇAY KANUNUNDA ÇAY PARASI ÖDEMELERİNİN 6 AY SONRA YAPILMASININ ÖNÜ AÇILIYOR”

CHP’nin vermiş olduğu üreticiyi ve ÇAYKUR’u koruyan ‘Çay Kanunu’ nu AKP ve MHP milletvekillerinin reddettiği ve ardından AKP’nin kendi ‘Çay Kanunu’ taslağında çuvalladığı söylenen açıklama şu şekilde devam etti:

“AKP’li milletvekillerinin altında imzasını atmış oldukları kanun taslağında özel sektörün üreticiye yaş çay parası ödemesini 6 ay içinde yapabileceği yazılmış. Bu üreticinin emeğinin karşılığını 6 ay sonra almasının önünü açmak demektir. AKP’nin reddettiği bizim kanun önerimizde ise bu bir ay içerisinde şu anda ÇAYKUR’un yaptığı gibi ödenecek diyoruz. Bugün iktidar sahiplerinin yaptığı gibi tarlaya girmeden kısa bir süre önce üreticiye kazanacağı parayı söylemek üreticinin emeğine yapılan en büyük saygısızlık olur.”

“AKP’NİN ÇAY KANUNU BÖLGEDEKİ ÇAY TARIMINI VE SANAYİSİNİ YOK OLMAKLA KARŞI KARŞIYA BIRAKACAKTIR”

Özel çay fabrikası sahiplerinin yönetiminde bulunduğu Ulusal Çay Konseyi’nin yaş çay alım fiyatını belirleyeceği belirtilen kanunda üreticiyi destekleme primleri hakkında bir ifade bulunmadığını açıklanan CHP’li başkanların ortak açıklaması şu şekilde devam etti:

“Cumhuriyet Halk Partisi’nin hazırlamış olduğu kanunda, o yıl açıklanan yaş çay alım fiyatının en az yüzde onu olmak şartıyla yaş çay üreticisine destekleme primi ödenecek diyoruz. Örneğin yaş çay taban fiyatı 10 tl olduğunda destekleme 1 tl olacak. Lakin AKP’nin kanununa baktığımızda özel işletmeler için üretilen çayın yüzde 10’u kadar ithal çay alımı yapmasına izin veriliyor. ÇAYKUR’ a A lisanslı işletme statüsü verileceği için bu madde ÇAYKUR’un dışarıdan kuru çay ithal etmesinin önünü açacak. Bunun sonucunda aldığımız ithal çaylar hem Türk çayının değerini düşürecek hem de bölgede ki çay tarımını ve sanayisini yok olmakla karşı karşıya bırakacak, dünyanın en çok çay tüketen ülkesi olan Türkiye’yi çayda dışa bağımlı bir hale getirecektir.”

“TÜM ARKADAŞLARIMIZ EV EV GEZİP AKP’NİN ÇAYI VE ÇAYKURU YOK ETME KANUNUNU ANLATACAKLAR”

Bugün Rize, Artvin, Trabzon ve Giresun İl ve ilçe örgütlerinin temsilcilerinin katılımıyla birlikte AKP’nin meclise sunmuş oldukları Çay Kanunu ve Cumhuriyet Halk Partisi tarafından Meclise sunulan, AKP ve MHP oylarıyla ret edilen Çay Kanunu hakkında bilgilendirme toplantısı yaptıklarını söyleyerek sonlandırılan açıklamada:

“Tüm arkadaşlarımız ev ev köy köy gezip çay üreticilerimize AKP’nin çayı ve ÇAYKUR’u yok etme kanununu ve bizim kanun teklifimizi anlatacaklar. Kararlıyız Çay tarımını yok edecek çay Üreticisini köleleştirecek ÇAYKUR’u yok edecek Çay tarımından devletin elini çektirerek özel sektöre devredecek bu kanun teklifine geçit vermeyeceğiz. Bu kanun teklifinin yasalaşmasına izin vermeyeceğiz. Ve söz veriyoruz CHP İktidarında Çay Üreticisini koruyacak Çayda taban fiyat uygulamasını gerçekleştirecek ÇAYKUR’u koruyacak ÇAYKUR’u Varlık Fonundan çıkartacak üreticiyi sözleşmeli köleliğe mahkûm etmeyecek devletin sorumluluğunu ortadan kaldıramayacak Çay Kanunu bizler çıkartacağız.” söylendi.

Ortak basın açıklamasına CHP Rize Saltuk Deniz, Artvin İl Başkanı Ahmet Biber, Trabzon İl Başkanı Ömer Hacısalihoğlu ve Giresun İl Başkanı Gültekin Uzunalioğlu katılarak, basın açıklamasına ortak imza attılar.



26 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör