• HaberciGazete

Cemal Gürsel, Sacit Seldüz, Şükrü Gülesin



Bugün 14 Eylül. Cemal Gürsel, Sacit Seldüz'ün ölüm yıldönümü. Bugün aynı zamanda Şükrü Gülesin'in de doğum günü.
BRT Yayın Grubu olarak bu değerlerimizi saygıyla anıyoruz.

Cemal Gürsel kimdir?


Asker, devlet adamı, Türkiye Cumhuriyeti’nin 4. Cumhurbaşkanı (D. 10 Haziran 1895, Erzurum – Ö. 14 Eylül 1966, Ankara). Asker kökenli bir ailenin çocuğudur. İlköğrenimini Ordu’da yaptı. Ortaokulu Erzincan’da bitirdikten sonra İstanbul Kuleli Askerî Lisesi'ne girdi. Burada son sı­nıf öğrencisiyken Birinci Dünya Savaşı’nın başlaması üzeri­ne 16 Ekim 1914’te öğrenimine ara vererek 4. Kolordu Komutanlığı’nda subay olarak göreve başladı. 1915-17 yılları arasında topçu subayı olarak Çanakkale Savaşlarına katıldı. Filistin ve Suriye cephelerinde bulundu. Kurtuluş Savaşı’nın Batı cephesindeki bütün savaşlara katıldı. 1 Eylül 1922’de yüzbaşılığa yükseldi ve bir yıl Harp Okulu’nda öğrenim gördü. 1 Ekim 1926’da Harp Akademisi’ne girerek 1 Eylül 1929’da kurmay subay olarak buradan mezun oldu. 1927 yılında Melahat Hanım ile evlendi ve bu evlilikten Muzaffer adında bir çocuğu dünyaya geldi. 1946 yılından itibaren general rütbesi ile çeşitli birlik ve garnizonlarda çeşitli görevlerde bulundu. 1958 yılında, orgeneral rütbesinde iken Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na atandı.

Cemal Gürsel, 27 Mayıs 1960 İhtilâli öncesinde yine Kara Kuvvetleri Komuta­nı iken, 2 Mayıs 1960’ta yaptığı ziyarette, Milli Savunma Bakanı Ethem Menderes’e ve dolayısıy­la hükümete kişisel görüşlerini bildirdi, Başbakan Adnan Menderes’in Cumhurbaşkanı olmasını destekleyen bir de mektup verdi. Gürsel, bunun üzerine erken emekliye sevk edildi ve 3 Mayıs 1960’ta zorunlu izinle İzmir’e gitti. Silahlı Kuvvetler’in tüm kademelerine iletilen ve ordu­nun mutlaka siyasetten uzak durması önerisinde bulunan bir veda mektubu gönderdikten sonra da İzmir’e yerleşmişti.

Cemal Gürsel, 27 Mayıs 1960’ta albay ve daha alt kademedeki subaylar­ca yapılan ihtilal sonrasında Milli Birlik Komitesi (MBK)’nin daveti üzerine bu komitenin başkanlık görevini üstlendi ve ihtilal lideri olarak kabul edildi. Ardından devlet ve hükümet başkanlığı, Türk Silahlı Kuvvetleri Başkomutanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı yetkilerini üstlenerek yeni hükümeti kurdu. Bu görevdeyken kendisine yapılan suikast girişimin­den yaralı olarak kurtuldu. Türkeş ve diğer 13 MBK üyesi ile birlikte yurtdışına görevli olarak gönderildi.

Cemal Gürsel, MBK Başkanı iken Erzurum Radyosu’nun kurulmasını sağladı. Emekliye ayrılan General Ragıp Gümüşpala’ya, Demokrat Partilileri bünyesinde toplayan Adalet Partisi’ni kurma görevini ver­di. Kurucu Meclis tarafından hazırlanarak halkoyuna sunulan ve kabul edilen 1961 Anayasası ge­reğince, 10 Ekim 1961’de yapılan genel seçimlerden sonra oluşan yeni Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından ko­nulan adaylığı çoğunluğun desteğini alarak 21 Ekim 1961’de Türkiye’nin dördüncü Cumhurbaşkanlığına seçildi.

Gürsel’in Cumhurbaşkanlığı döneminde ilk kez planlı ekonomiye geçilerek Devlet Planlama Teşkilatı ile Devlet İstatistik Enstitüsü kuruldu. Sendikaların kurulması, grev, lokavt ve toplu sözleşme yasalarının çıkarılması onun döneminde sağlandı. Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT)’nın, Milli Güvenlik Kurulu’nun, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın, Basın Yayın Yüksek Okulu’nun kuruluşları da yine Gürsel’in cumhurbaşkanlığı döneminde gerçekleşti. Güneydoğu Anadolu’nun kalkın­ma ve geliştirilmesi planları, Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu (TRT)’nun başlangıcı (1964), ül­kede ilk kez bilgisayar kullanımı, ilk Devlet Araştırma Kütüphanesi’nin kuruluşu, Türkiye Bilimsel Teknik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK)’nun kurulması ve daha birçok ilk onun Türkiye Cumhuriyeti’ne olan katkılarıdır. Seri üretimi hedefleyen ilk yerli otomobil “Devrim”in tasarısı ve başlatılması ile daha başka ilk girişimleri oldu.

Cemal Gürsel’in 1966 yı­lında başlayan rahatsızlığının sürmesi ve yurtdışında tedavi görmesine karşın ağırlaşarak komaya girmesi, dolayısıyla görevini yapamaz duruma gelmesi üzerine, Anayasa uyarınca Cumhurbaşkanlığı görevi 28 Mart 1966’da TBMM tarafından sona erdirildi. Öldüğünde, Anıtkabir alanı içindeki devrim şehitleri bölümünde toprağa verildi, mezarı sonradan devlet mezarlığına kaldırıldı. Büyük Taarruz’a fiilen katılmış olası nedeniyle “Harp Madalyası” ile “İstiklal Madalyası”na sahipti. “Devrim” otomobili nedeniyle hakkında çekilmiş belgesel bir film de vardır. Ayrıca birçok eğitim kurumu ile cadde ve sokağa adı verilmiştir.

HAKKINDA: Cemal Gürsel Kraliçe II. Elizabeth’in Ankara’ya İlk Ziyaretinde (1961), Anadolu Ajansı Albümü (1960-1965), Türkiye Cumhuriyeti (1960-62), Türkiye Cumhuriyeti (1963-66), Hakkı Devrim / Türkiye Ansiklopedisi (c. 1, 1974), Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi (c.5, İ1983), Milliyet Büyük Larousse Sözlük ve Ansiklopedisi (c. 10, 1986), Süleyman Yeşilyurt / Türkiye’nin Başbakanları (2006), Sema Dülger / Dünden Bugüne Devletin Zirvesindekiler (2007).

Sacit Seldüz kimdir?

(2 Ocak 1924 - 14 Eylül 2018), Türk eski basketbolcu ve antrenörü, ayrıca eski voleybolcudur. Fenerbahçe erkek basketbol takımı veTürkiye millî basketbol takımı formalarını giyen Seldüz, ayrıca Fenerbahçe erkek voleybol takımı ve Türkiye erkek millî voleybol takımında da görev yaptı. Ayrıca Fenerbahçe erkek basketbol takımında da koçluk yaptı.


Kariyerine daha sonra antrenörlük yaptığı Fenerbahçe erkek basketbol takımında başladı.[1] Türkiye erkek millî voleybol takımı ile Avrupa şampiyonalarında 1949 ve 1951 yıllarında olmak üzere toplamda iki kez ve 1952 yılında da bir kez Olimpiyatlar'da mücadele etti.


Seldüz, 1953 yılında Yugoslavya'nın 3-0 kazandığı voleybol karşılaşmasıyla birlikte, Türkiye formasıyla ilk uluslararası maçına çıktı.[2] Ayrıca Fenerbahçe erkek voleybol takımında da forma giydi.


Şükrü Mustafa Gülesin kimdir?


(14 Eylül 1922, İstanbul - 10 Temmuz 1977), Türk eski millî futbolcu, teknik direktör.



Futbola Kınalıadaspor'da kaleci olarak başladı. Kısa süre sonra forvet pozisyonuna geçti. İstanbul Erkek Lisesi'nde okuduğu dönemde Beyoğluspor'a geçti. Buradan 1940/1941 sezonunda Beşiktaş'a transfer oldu. 1943-44 sezonunda MKE Ankaragücü forması giydiği bir sezon dışında siyah-beyazlı formayı 1950'ye kadar giydi.

Geldiği sezon Millî Küme şampiyonluğu gördü. 1947'de bir Millî Küme şampiyonluğu daha yaşadı. İstanbul liginde 6 sezon şampiyonluk yaşadı. 1946'da İstanbul Kupası'na sahip oldu. Bunun dışında iki Başbakanlık Kupası şampiyonluğu yaşadı. 1944'te Beşiktaş'a geri dönen Gülesin, Türkiye'de düzenlenen ilk Başbakanlık Kupası finalinde forma giyen Gülesin, Beşiktaş'ın Fenerbahçe'yi 4-1 yendiği maçta takımının son golünü kaydetti. 1947'de ise Adanademirspor'u 4-0 yendikleri maçta 2 gol kaydetti.

Derbilerde Galatasaray'a 13 gol, Fenerbahçe'ye ise 9 gol atma başarısını gösterdi. Üstün futbol yeteneğinin yanı sıra kornerden attığı goller ile ün kazandı.


Beşiktaş'ta oynadığı yıllarda bir dönem İtalyan teknik adam Giuseppe Meazza tarafından çok beğenilen Gülesin, Meazza'nın İtalya'ya döndükten sonra Gülesin'i tavsiye etmesi ile İtalyan kulüplerinin dikkatini çekti. Böylece 1950'da İtalyan takımı Lazio'ya transfer oldu. Ancak burada teknik direktör Mario Sperone ile anlaşamadı. Sperone, Gülesin'i orta sahada oynatmak isterken Gülesin asıl mevkiisi olan forvette ısrar ediyordu. Bu nedenle 1950-51 sezonunda Palermo'ya kiralandı.

İtalya ligi Serie A'daki ilk maçına 8 Ekim 1950'da AC Milan'a 1-0 yenildikleri maçta çıktı. Sezonu Palermo lig 10.su olarak bitirdi. 38 maçın 28'inde forma giyen Gülesin 13 gol attı ve 15 golle takımın en golcü ismi olan Dante Di Maso'nun ardından geldi.

Palermo'da attığı goller sonrası Lazio, 1951-52 sezonunda Gülesin'i takımda tuttu. 29 maçta forma şansı bulan Gülesin, 3'ü penaltıdan 16 gol attı. Takımın en golcü ismi olan Gülesin, Lazio'nun lig dördüncüsü olmasında büyük pay sahibi oldu. Gol krallığında da 9. oldu.

1952-53 sezonunda tekrar Palermo'ya kiralandı. Palermo yine ligde bir başarı sergileyemedi ancak Gülesin, 30 maçın 22'sinde forma giyip 7 golle takımın en golcü üçüncü ismi oldu. Sezon sonunda Türkiye'ye geri dönmeye karar verdi. Şükrü Gülesin bu macerası ile yurt dışında oynayan ilk Türk futbolculardan biri olmakla beraber, İtalya'da oynayan ilk Türk futbolcu olmuştur.


Futbolculuğunun bir dönemi II. Dünya Savaşı'na denk geldiği için, fazla millî maçta forma giyemedi. İlk kez millî formayı Türkiye millî futbol takımının 11 yıllık aradan sonra millî maç yapmaya başlamasıyla giydi. 23 Nisan 1948'da Yunanistan'da oynanan Türkiye-Yunanistan hazırlık maçı ilk maçı oldu. Maçı Türkiye 3-1 kazanırken, Türkiye'nin üçüncü golünü kaydetti.

1948 Yaz Olimpiyatları'na katılan kadroda yer aldı. Türkiye ilk maçta Çin'i 4-0 mağlup ederken, 90 dakika forma giydi. Çeyrek finale yükselen Türkiye, Yugoslavya'ya 3-1 yenilerek elendi. Gülesin, maç 10 mağlup giderken durumu 1-1 yapan golü kaydetmişti. Maçın sonunda çıkan kavga nedeniyle Şükrü, 85. dakikada kırmızı kartla oyun dışında kaldı.

1949 Akdeniz Kupası kadrosunda da yer aldı. Türkiye, kupada ikinci olurken Gülesin 3 maçta da forma giydi ve Mısır'a ve final maçında İtalya B takımına birer gol attı. 20 Kasım 1949'da 1950 FIFA Dünya Kupası eleme maçı olan Suriye maçında da forma giydi. Türkiye maçı 7-0 kazanarak, kupaya gitme hakkı kazansa da Brezilya'da düzenlenecek kupaya maddi imkansızlıklar nedeniyle gidemedi.

Gülesin'in son millî maçı 21 Kasım 1951'de Federal Almanya ile oynanan hazırlık maçı oldu. İnönü Stadı'ndaki maçı Türkiye 2-0 kaybetti. Gülesin, bu maç için millî kadroya Lazio'dan gelip katılmıştı. Bunun dışında bütün millî maç kadrolarına Beşiktaş'ta oynarken çağrıldı.


Türkiye'ye dönünce Galatasaray'a transfer oldu. Ancak pek forma şansı bulamayan Gülesin, futbolu bıraktı. Jübile yapmadan futbolu bıraktığı için rahatsız olan Beşiktaş başkanı ve Gülesin'in eski takım arkadaşı Hakkı Yeten, Gülesin'in eski takımı Lazio ile 27 Ekim 1965'te bir jübile maçı ayarladı. Maçın başında önce ligin centilmen takımlarına ödülleri takdim edildi. Daha sonra Beşiktaş ve Fenerbahçe'nin eski futbolcuları bir gösteri maçı yaptı. Gülesin'in son maçı olan bu karşılaşma 0-0 berabere bitti. Daha sonra ise Can Bartu'nun da formasını giydiği Lazio, Beşiktaş'ı 1-0 yendi.

Gülesin, futbolu bıraktıktan sonra Beşiktaş'ta yöneticilik yaptı. Ayrıca spor yazarlığı yaptı. Aktif futbol yaşantısı bittikten sonra, millî takım Teknik Komitesi'ne seçildi. 17 Ocak 1969'da Riyad'da oynanan Suudi Arabistan-Türkiye hazırlık maçında millî takımı yönetmiştir. Maçı, Türkiye 2-1 kazanmıştır.

1998 yılında Fanatik Gazetesi tarafından düzenlenen ve 123 kişilik jüri tarafından belirlenen Cumhuriyet tarihinin en iyi 11'i oylamasında tarihin en iyi sol açığı olarak Altın 11'e girdi.

Şükrü Gülesin, 10 Temmuz 1977 günü kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti. Cenazesi Emirgan Mezarlığına defnedilmiştir.

8 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör