• HaberciGazete

CHP'den: 'Ücretli öğretmenler', 'iktidarda Samsun düşmanlığı"



CHP, ÜCRETLİ ÖĞRETMENLERİN SORUNLARINI MECLİS’E TAŞIDI

CHP, ÜCRTETLİ ÖĞRETMENLER İÇİN ARAŞTIRMA KOMİSYONU KURULMASINI İSTEDİ

CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal ile 23 milletvekili arkadaşı, ücretli öğretmenlerin düşük maaş ve özlük hakları gibi sorunlarının çözülmesi maksadıyla TBMM Başkanlığı’na Meclis Araştırması önergesi sundu. Önerge gerekçesinde, yaz tatili döneminde tamamen işsiz kalan ücretli öğretmenlerin çektiği sıkıntılara dikkat çekildi.

ANKARA - CHP İstanbul Milletvekili Av. Mahmut Tanal öncülüğünde 23 CHP milletvekili, okullarda ek ders ücreti karşılığında görev yapan ücretli öğretmenlerin sorunlarının çözüme kavuşturulması amacıyla TBMM Başkanlığı’na Meclis Araştırması önergesi sundu.

Tanal ile CHP’li milletvekili arkadaşlarının ücretli öğretmenlere yönelik TBMM bünyesinde bir Araştırma Komisyonu kurulması talebini içeren önergenin gerekçesinde, öğretmenlerin öğrencilerine kaliteli bir eğitim sunabilmesi için sorunlarının ortadan kaldırılması gerektiğinin altı çizildi.

MAAŞLARI ASGARİ ÜCRETİN YARISI BİLE ETMİYOR

2022 yılı Ocak ayı itibariyle ülkemizde görev yapan ücretli öğretmen sayısının 85.513 olduğunun aktarıldığı gerekçede, ücretli öğretmenlerin maaş ve özlük haklarında yıllardır çözülememiş sorunlar bulunduğu belirtildi. Ücretli öğretmenlerin derse girdiği saat başı karşılığında ücrete hak kazandığının hatırlatıldığı gerekçede, haftalık en fazla 30 saat derse girme hakkı bulunan ücretli öğretmenlerin birçoğunun bu saatin altında görev almak zorunda kaldığı dile getirildi.

En iyi durumla haftada 30 saat derse giren bir ücretli öğretmenin, bir ayda en fazla 3.401 TL gelir elde ettiğinin ifade edildiği gerekçede, her ay 120 saati tamamlaması mümkün olmayan ücretli öğretmenlerin aylık gelirlerinin genelde 2000 TL ile 3000 TL arasında, asgari ücretin çok çok altında kaldığına dikkat çekildi. ÜCRETLİ ÖĞRETMENLER İÇİN EMEKLİLİK HAYAL!

Yine ücretli öğretmenlerin aylık sigortalarının aylık en fazla 16 gün üzerinden hesaplandığının vurgulandığı gerekçede, “Ara tatillerde bu süre 8 güne düşmektedir. Konu ile ilgili olarak ise farklı illerde ücretli öğretmenlerin sigorta primlerinin farklı hesaplandığına ilişkin iddialar da bulunmaktadır. Aylık sigorta primleri 30 gün üzerinden yatırılacak bir ücretli öğretmen, emeklilik yaşından bağımsız olarak 20 yıllık bir sürede emekliliğe hak kazanmaktadır. Ancak mevcut koşullarda çalışan bir ücretli öğretmenin emekli olabilmesi için 65 yıl bilfiil çalışması gerekmektedir. İşbu durum hukuka, hakkaniyete aykırıdır. Ücretli öğretmenler her gün ders vereceği okula gitmekte, öğrencilere ders vermektedir. Aylık sigorta primini tamamlayacak başka bir işte çalışmamaktadır. Ücretli öğretmenlerin aylık primlerinin eksik yatırılması verilen emeğin, çalışmanın görmezden gelinmesi demektir, eşitsizliktir, haksızlıktır” ifadelerine yer verildi. YAZ TATİLİNDE TAMAMEN İŞSİZLER

CHP’li Mahmut Tanal ile diğer CHP’li milletvekili arkadaşlarının imzasını taşıyan Meclis Araştırması önergesinin gerekçesinde, yaz tatili döneminde tamamen işsiz kalan, Milli Eğitim Bakanlığı’nın sahip çıkmadığı ücretli öğretmenlerin, geçimlerini sağlamak için üç kuruşa başka işlere yöneldiğine vurgu yapıldı.

Gerekçede şöyle devam edildi: “Ara tatillerde, resmî tatillerde hiçbir ücrete hak kazanmayan ücretli öğretmenlerin Millî Eğitim Bakanlığı ile imzalamış oldukları sözleşme, yalnızca bir yılı kapsamaktadır. Yaz döneminde öğrencilerin karne almasıyla birlikte ücretli öğretmenlerin sözleşmeleri de feshedilmektedir. Yaz tatili döneminde ücretli öğretmenlere hiçbir ücret ödenmemekte ve sigorta primleri yatırılmamaktadır. Yeni eğitim öğretim yılında sözleşmelerinin yenilenip yenilenmeyeceğinin bir garantisi bulunmamaktadır. Bundan dolayıdır ki sözleşmesi sona erdirilen ücretli öğretmenler, hiçbir ücret ve sosyal güvenceleri kalmadığından gündelik işlerde çalışmak zorunda kalmaktadır. Yaz tatili dönemlerinde birçok ücretli öğretmen hiçbir güvencesi olmadan kafelerde, restoranlarda, kahvehanelerde garsonluk yapmakta, inşaat işçisi, mevsimlik tarım işçisi olarak günlük çok düşük ücrete çalışmaktadır.” KADROLULARLA AYNI İŞİ YAPIYORLAR AMA…

Çalışma hakkı ve ödevinin düzenlendiği Anayasanın 49. Maddesine göre devletin çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışmayı desteklemek ve çalışma barışını sağlamakla yükümlü olduğunun kaydedildiği gerekçede, “Millî Eğitim Bakanlığı bünyesinde kadrolu öğretmenlerle aynı işi yapan, aynı emek ve mesaiyi harcayan ücretli öğretmenler ne yazık ki kadrolu öğretmenlerin hak kazandıkları maaş ve özlük haklarından mahrum bırakılmaktadır” denildi.

İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 23. maddesine göre herkesin çalışma, işini özgürce seçme, adil ve elverişli koşullarda çalışma ve işsizliğe karşı korunma hakkı bulunduğunun, yine aynı madde kapsamında herkesin, herhangi bir ayrım gözetilmeksizin, eşit iş için eşit ücrete hakkı olduğunun belirtildiği gerekçenin devamında, “Çalışan herkesin, kendisi ve ailesi için insan onuruna yaraşır bir yaşam sağlayacak düzeyde, adil ve elverişli ücretlendirilmeye hakkı vardır. Dolayısıyla kadrolu öğretmenlerle ücretli öğretmenler arasında yaşanan maaş ve özlük hakları ile ilgili farklılıklar İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ne ve Anayasamızın 10. maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesine aykırılık teşkil etmektedir” değerlendirilmesi yapıldı. İNSAN ONURUNA YARAŞIR BİR YAŞAM HEDEFİ

Millî Eğitim Bakanlığı bünyesinde ücretli öğretmen olarak istihdam edilenlerin maaş ve özlük haklarına ilişkin sorunların tam ve detaylı bir şekilde tespit edilmesi gerektiğinin vurgulandığı gerekçede, söz konusu Meclis Araştırma önergesiyle ücretli öğretmenlerin sorunlarının araştırılarak çözüm önerilerinin saptanmasının amaçlandığı, sorunları belirlenen ve söz konusu sorunlara çözüm üretilmesiyle birlikte ücretli öğretmenlere haksızlıktan uzak, insan onuruna yaraşır bir yaşam sunulmasının hedeflendiği belirtildi.




CHP’li Hancıoğlu’ndan Orman Bölge Müdürlüğü isyanı:

"Bu iktidar Samsun’u layık görmedi, o müdürlük bizim iktidarımızda kurulacak!"

ANKARA - İlgili mevzuatta tanımlı olan kriterlerin tamamını karşıladığı halde, Samsun'a Orman Bölge Müdürlüğü kurulmamasına tepki gösteren CHP’li Neslihan Hancıoğlu “Puansa puan, ormansa orman... Yeter artık! Nedir bu Samsun düşmanlığı? Bu iktidarın Samsun’u layık görmediği o müdürlük, bizim iktidarımızda kurulacak” dedi.

CHP Parti Meclisi Üyesi ve Samsun Milletvekili Neslihan Hancıoğlu, Samsun’a hangi sebeple Orman Bölge Müdürlüğü kurulmadığının Samsun kamuoyuna açıklanmasını istedi. Konuyu, Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişçi’nin cevaplaması talebiyle hazırladığı önergeyle Meclis gündemine taşıyan CHP’li Hancıoğlu, özetle şu değerlendirmeleri yaptı:

“Samsun, 17 ilçesi ve bir buçuk milyona yaklaşan nüfusu, tarım, sanayi, ticaret ve lojistik bakımından barındırdığı büyük potansiyel nedeniyle bölgesinin en stratejik kenti durumundadır. Samsun, aynı zamanda yaklaşık 326 bin hektarlık orman alanı, orman ekosistemi içinde yer alan ve 'orman köyü' olarak da tanımlanan 883 yerleşim birimi ve 'hak sahibi' statüsü taşıyan 362 bin 358 kişinin yaşadığı bir kenttir. Hal böyle iken kentimizdeki orman idaresinin, başka bir şehirde bulunanbölge müdürlüğünün uhdesinde işletme müdürlüğü düzeyinde faaliyet yürütmesi kabul edilemez bir durumdur.



SAMSUN, İSTENİLEN BÜTÜN ŞARTLARI KARŞILIYOR!

Öte yandan Samsun, "Orman Genel Müdürlüğü Taşra Teşkilatı Kuruluş ve Görev Yönetmeliği"nde belirlenmiş olan ve bölge müdürlüğü kurulması için şart koşulan bütün kriterleri fazlasıyla karşılamaktadır. Bahse konu yönetmelikte de hükmolunduğu üzere yeni bölge müdürlüğü kuruluşunda, 2.500 puandan yüksek olan orman bölge müdürlükleri bölünebilmekte ve bölünme ile meydana gelecek bölge müdürlüklerinden her biri 1.600 puandan aşağı olamamaktadır. Samsun ilindeki orman idaresinin bağlı bulunduğu Amasya Orman Bölge Müdürlüğü'nün hali hazırdakipuanı 5.500'ün üzerindedir. Samsun'a bölge müdürlüğü kurulması durumunda Amasya Orman Bölge Müdürlüğü'nün puanı 3.000 seviyelerinde olacaktır. Samsun Orman Bölge Müdürlüğü sorumluluk alanında kalması öngörülen Samsun, Bafra, Kavak, Vezirköprü ve Alaçam Orman İşletme Müdürlükleri'nin puan toplamı ise 2.500düzeyinde olacaktır.

SAMSUN’A BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ KURULMASI ŞARTTIR

Samsun'daki nüfus yoğunluğu ve bu yoğunluktan kaynaklı olarak ormana olan baskının fazla oluşu, ormanların işletilmesinde, korunmasında, yangınla mücadelede, orman ürünlerinden ve ormanın kolektif faydalarından üst seviyede istifade edilmesinde aksaklıklara yol açmaktadır. Samsun ilinde ormancılık hizmetlerinin daha verimli yürütülmesi ve orman-halk ilişkilerinin daha sağlıklı yürütülebilmesi için, Samsun'a da Orman Bölge Müdürlüğü'nünkurulması şarttır.”

CHP’li Hancıoğlu, bu değerlendirmelerinin ardından Tarım Ve Orman Bakanı Vahit Kirişçi’ye şu soruları yöneltti:

- Orman Genel Müdürlüğü Taşra Teşkilatı Kuruluş ve Görev Yönetmeliği'nde tanımlıolan kriterlerin tamamını karşıladığı halde, Samsun'a Orman Bölge Müdürlüğü neden kurulmamaktadır?

- Bakanlığınız, Samsun'daki ormanların işletilmesi, korunması, orman yangınları ile mücadele, ormanın kolektif faydalarından üst seviyede istifade etme ve orman-halk ilişkilerinin daha sağlıklı yürütmek adına hangi çalışmaları yürütmektedir?

SAMSUN DÜŞMANLARI GİDECEK, O MÜDÜRLÜĞÜ BİZ KURACAĞIZ!

İktidarın gözünde, sadece yağma ve rant söz konusu olunca Samsun'un kıymete bindiğini kaydeden CHP'li Neslihan Hancıoğlu, konuya ilişkin şunları söyledi:

"Orman bölge müdürlüğü konusu, sadece örnektir. Bu iktidarın Samsun'a karşı nasıl hasmane bir tutum içinde olduğunun en somut kanıtıdır. Neyse ki siyaseten, Samsun düşmanları için yolu sonu göründü. Samsun’u bu müdürlüğe layık görmeyenler, yapılacak ilk seçimde gidecek ve o müdürlüğü biz kuracağız. Samsun'a hak ettiği değeri ve hizmeti sunacak iktidarı, milletimizle birlikte inşa edeceğiz."



12 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör