top of page
  • Yazarın fotoğrafıHaberciGazete

CHP'den 'beşibiryerde' haber



CHP’Lİ TANAL’DAN ŞANLIURFA’DAKİ SEL FELAKETİ İÇİN SUÇ DUYURUSU



Aslen Şanlıurfalı olan CHP’nin hukukçu vekili Mahmut Tanal, Şanlıurfa’da 16 kişinin yaşamını yitirdiği sel felaketinde ihmali ve sorumluluğu bulunan yetkililer hakkında suç duyurusunda bulundu.

CHP İstanbul Milletvekili Av. Mahmut Tanal, Şanlıurfa’da 16 kişinin yaşamını yitirdiği sel felaketindeki ihmalleri yargıya taşıdı. Tanal, Şanlıurfa ilinde can ve mal kaybına sebep olan sel baskınının sorumlularının tespiti ve cezalandırılması amacıyla Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.

CHP’li vekil Mahmut Tanal, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın, Şanlıurfa Valiliği’nin, Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi’nin, Eyyübiye Belediyesi, Haliliye Belediyesi, Karaköprü Belediyesi ve diğer ilçe belediyelerinin, Devlet Su İşleri’nin, Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün savcılık tarafından tespit edilecek yetkililerinin, “Genel Güvenliğin Tehlikeye Sokulması”, “Sel Ve Taşkına Sebep Olma”, “Görevi İhmal ve Kötüye Kullanma”, “Taksirle Ölüme Sebebiyet Verme” suçlarından cezalandırılmalarını talep etti. ÇOK CİDDİ İHMALLER VAR

Tanal, suç duyurusu dilekçesinde, 14 Mart 2023 tarihi itibariyle başlayan yoğun yağışların Şanlıurfa ilinde özellikle Eyyübiye, Haliliye ve Karaköprü ilçelerinde sel baskınlarına sebep olduğunu, 16 kişinin yaşamını yitirdiğini, 1 kişinin arandığını, bölgede bulunan onlarca evin zarar gördüğünü, hayvanların telef olduğunu, ahırların yıkıldığını, tarım alanlarının kullanılamaz hale geldiğini, oluşan toplam zararın soruşturma aşamasında daha da netlik kazanacağını hatırlattı.

Dilekçesinde meydana gelen olayın sıradan bir doğal afet olduğunu, zararların da olağan olduğunu söylemenin olanaksız olduğunu vurgulayan Tanal, “Öyle ki can ve mal kayıplarının oluşumunda çok ciddi ihmaller dikkat çekmektedir. Olay öncesinde kuvvetli yağış ve sel ihtimali olduğu Meteoroloji tarafından tespit olunmuşsa da buna ilişkin duyurular etkin biçimde yapılmamış, zararın önüne geçebilecek bilgilendirmeler sağlanmamış, tedbirler alınmamıştır” değerlendirmesini yaptı.

BİLİMSEL VE TEKNİK ÖNERİLER DİKKATE ALINMADI

Tanal dilekçesinde, Abide Kavşağı, dere yataklarına ilişkin gerekli önlemlerin alınmamasının, daha önce Şanlıurfa Valiliği İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü’nün İl Afet Risk Azaltma Planı tarafından sunulan raporun ve 2006 yılında Coğrafi Bilimler Dergisi’nde yayımlanan, Prof. Dr. Mehmet Sait Şahinalp tarafından kaleme alınan “Şanlıurfa Şehri’nin Kuruluşuna Etki Eden Etmenler” başlıklı makalenin dikkate alınmamasının, dere yataklarının ve tehlike arz eden bölgelerin rant uğruna imara açılmasının, gerekli acil durum planlarının yapılmamasının, inşaat ve jeoloji uzmanlarından yararlanılmamasının zararın doğmasında ve büyümesinde büyük etki sahibi olduğunu kaydetti.

Şanlıurfa Valiliği İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü tarafından hazırlanmış “İl Afet Risk Azaltma Planı” ile bölgedeki yaşanmış ve yaşanabilecek afetlere dikkat çekildiğini, çok çarpıcı tespitler yapıldığını aktaran Tanal, “Plandaki bilimsel ve teknik önerilerin dikkate alınmaması dahi başlı başına bir ihmaldir” ifadesini kullandı.

FELAKETİN ÖNGÖRÜLMESİNE RAĞMEN TEDBİR ALINMAMASI…

Yine ilgili planda Şanlıurfa ilinde yaşanabilecek afetlere çeşitli haritalara ve teknik değerlendirmelere yer verilerek alınması gereken önlemler açıklandığını dilekçesinde işleyen Tanal, ayrıca planda Cavsak, Karakoyun ve Sırrın Derelerine dikkat çekildiğini, Şanlıurfa Valiliği tarafından rapor hazırlanmasına ve devletin ilgili kurumları tarafından yaşanılan felaketin öngörülmesine rağmen tedbir alınmamasının kabul edilemez nitelikte olduğunu vurguladı.

Aslen Şanlıurfalı olan CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, hazırladığı suç duyurusu dilekçesinde, makalelerde ve Şanlıurfa tarihinin kaleme alındığı hemen her yazıda Şanlıurfa ilinin milattan bu yana bol su kaynaklarına sahip olduğu ve sel felaketlerinin yaşandığının defaatle dile getirildiğini anımsattı.

KEŞİF VE BİLİRKİŞİ İNCELEMESİ TALEBİ

Sel felaketlerinin her daim dile getirilmesine rağmen yetkililer tarafından hiçbir önlem alınmadığına ve hatta rant uğruna dere yatakları ve tehlikeli bölgelerin imara açıldığına dilekçesinde yer veren Tanal, “Sayın Cumhuriyet Başsavcılığınca Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyelerinin imar planları celp edilerek keşif ve bilirkişi incelemeleri yaptırılması halinde iş bu dilekçe ile ileri sürülen iddialar ispatlanabilecektir. Yapılacak bu soruşturma işlemleri ile birlikte insan hayatını tehlikeye atan imar planları ve riskli bölgelerde inşaat yapılmasına izin veren il/ilçe belediyeleri ile ilgili diğer kurum yetkilileri ve hukuka aykırı inşaatlar yapanlar ile iş bu inşaatların onaylanmasında imzası bulunan devlet yetkilileri ile ilgisi bulunduğu tespit edilen üçüncü kişilerin cezalandırılması hukuka uygun olacaktır” şeklinde talebini dile getirdi. KARAKOYUN DERESİ UYARISIYLA ALAY ETTİLER

Sel felaketinde Şanlıurfalı vatandaşlara mezar olan şehir merkezindeki Karakoyun Deresi’nin temizlenmesi, ıslah edilmesi, Karakoyun Deresi’nin etrafının daraltılmaması için yıllardan beri Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi ile diğer yetkili kurumları uyardığını dilekçede vurgulayan Tanal, “Ancak uyarılarımız dikkate alınmadığı gibi sosyal medya üzerinden alaylı bir üslupla tarafımıza yanıt verilmiştir” diyerek, Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Zeynel Abidin Beyazgül ile diğer yetkililerin kendisine verdiği yanıtları dilekçe ekinde savcılığa sundu. DERE YATAKLARI VE TARIM ARAZİLERİ BETONLAŞTIRILDI

Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi, ilgili ilçe belediyeleri ve kamu kurumlarının, hizmet kusurundan kaynaklı can ve mal kaybından sorumlu olduğunun altını çizen Tanal, şöyle devam etti: “Su taşkınlarına karşı altyapı iyileştirilmemiştir. Yağmur sularının kanalizasyon şebekesine çekmek için kullanılan mazgallar temizlenmemiştir. Dere yatakları temizlenmemiştir. Dere yatakları daraltılmış, dere yataklarının yapılaşmaya açılmasına, betonlaştırılmasına izin verilmiştir. Selden en fazla etkilenen Şanlıurfa’nın merkez ilçeleri Karaköprü, Haliliye ve Eyyübiye’de tarım arazileri, bağ ve fıstık bahçeleri, imara açılarak tahribatın etkisinin artmasına yol açılmıştır.”

Nitekim birinci sınıf tarım arazisi üzerine inşa edilen 800 yataklı Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesi, selden ciddi şekilde etkilendiğini dilekçesinde aktaran Tanal, hastanenin acil servisinin, yoğum bakım ünitesinin yağmur sularıyla dolduğunu, hastaların üst katlara çıkarıldığını anımsattı. BEYAZGÜL’ÜN ‘DERE YATAĞI’ İTİRAFI

Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Zeynel Abidin Beyazgül’ün olası bir ikinci sel baskını kapsamında 18 Mart 2023 tarihinde paylaştığı Twitter mesajında, dere yataklarına ev inşa edildiği itirafında bulunduğunu belirten Tanal, Beyazgül’ün ilgili Twitter mesajında, “Meteorolojiden elde edilen verilere göre kuvvetli sağanak yağış beklenen şehrimizde dere yatağında ve bodrum katlarda olan hemşehrilerimizin sel ve baskınlara karşı dikkatli olması önem arz etmektedir” ifadelerini kullandığını hatırlattı. ABİDE KAVŞAĞI PROJESİ SİYASİ MÜDAHALEYLE DEĞİŞTİRİLDİ

CHP’li vekil Mahmut Tanal, suç duyurusu dilekçesinde, Şanlıurfa’nın en merkezi noktasında yer alan Abide Kavşağı’ndaki proje değişikliğinin, felakete yol açtığı yönünde ciddi iddiaların mevcut olduğunu, bu iddialara ilişkin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un yanıtlaması talebiyle TBMM Başkanlığı’na soru önergesi sunduğunu anlattı.

Tanal dilekçede şunları aktardı: “Şanlıurfa’daki Abide Kavşağı, üst yollar ve altgeçitten oluşmaktadır. Selden altgeçit daha çok etkilenmiştir. Abide Kavşağı’ndaki altgeçit, Aralık 2012 tarihinde dönemin Başbakanı, şu anki Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla açılmıştır. Altgeçidin suyla dolmasıyla vatandaşlarımız boğularak yaşamını yitirmiştir. Abide Kavşağı'nın üst yollarının açılışı ise yine Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın katılımıyla 3 Aralık 2022 tarihinde yapılmıştır. Abide Kavşağı’nın alt ve üst yollarını birbirinden bağımsız düşünemeyiz. Tartışmaların odağındaki Abide Kavşağı, 10 yıl önce, 2012 yılında ihale edilmiştir. Abide Kavşağı’nın hazırlanan ilk projesinin müdahalelerle değiştirildiği iddiası, görmezden gelinmemelidir. Şöyle ki: Abide Kavşağı’nın inşasına ilişkin hazırlık yapılırken dörtlü yonca yapraklı proje hayata geçirilecekti. Yani şehir merkezine, Mardin’e, Gaziantep’e, Diyarbakır’a yönelik dörtlü yonca yaprağı olarak yapılacaktı proje. Siyasi müdahalelerle Abide Kavşağı’nın ilk orijinal projesinden, yonca yapraklı projeden vazgeçilmiştir. Yonca yapraklı proje iptal edilerek, battı-çıktı denilen sisteme geçilmiştir. Müdahale sonucu hayata geçirilen yeni projeyle trafik sorunu çözülmemiştir. Aralık 2022 tarihinde de üst geçitler eklenmiş, açılış gerçekleştirilmiştir. Şayet Abide Kavşağı’nın ilk projesine müdahale edilmemiş olsaydı, vatandaşlarımız altgeçide biriken sel sularıyla boğulmayacaktı.” TRAFİK YAN YOLLARA YÖNLENDİRİLMEDİ

Tanal, devamında, “Yine Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi, Meteoroloji’nin uyarısını dikkate alarak, Abide Kavşağı’ndaki dal-geç tünelini, altgeçidi, yağış öncesi trafiğe kapatmak, trafiği açılacak yan yollara yönlendirmek yerine, hiçbir önlem almamış, can ve mal kaybına yol açmıştır” tespitini aktardı. RANT UĞRUNA CANLAR GİTTİ

CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, suç duyurusu dilekçesinin devamında şunları aktardı: “Abide Kavşağı olarak adlandırılan altgeçit tamamen sular içerisinde kalmış ve Cavsak Deresi 8 kişinin ölümüne sebep olmuştur. Söz konusu bölgeye altgeçit ve üstgeçitler yapılması tehlike arz ederken ilgili yetkililerce bu tehlike dikkate alınmamış ve can kaybına sebebiyet verilmiştir. Söz konusu altgeçit ve üstgeçitlerin rant uğruna yapıldığı iddiaları bölgedeki vatandaşlar tarafından dile getirilmektedir. Bilhassa iş bu hususta Sayın Cumhuriyet Başsavcılığınızca gerekli soruşturmaların yapılmasını talep etmekteyim.” HASTANE SULAR ALTINDA KALDI

“Şanlıurfa ili Eyyübiye ilçesinde yer alan Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ni ise su basmış ve suyun yüksekliği yaklaşık yarım metreye ulaşmıştır. Temizlik ve hijyenin en çok önem verilmesi gereken hastanenin özellikle çocuk yoğun bakım servisi de sular altında kalmıştır. Haber sitelerinde ve sosyal medyada paylaşılan görüntü ile videolar adeta yürekleri sızlatmıştır. Hastaneyi su basması sebebiyle birçok kamu malı da zarar görmüş ve kullanılamaz hale gelmiştir. Vatandaşların sağlığının riske atılması suretiyle Anayasamızın 56. Maddesi ile düzenlenen “Sağlık Hakkı” ihlal edilmiş ve ayrıca kamu zararına sebebiyet verilmiştir.”

“Şanlıurfa Müzesi yanında bulunan otoparkta 170 adet araç sel hasarına uğramıştır. Otoparkın yapımında gerekli önlemlerin alınmaması hukuka ve hakkaniyete aykırıdır.” İMAR PLANLARINDAKİ USULSÜZLÜKLER

“Sayın Cumhuriyet Başsavcılığınca yukarıda yer verilen ve sel felaketinden etkilenen olaylarda imar, yapım, yapım izni, altyapı, periyodik bakım ve onarımlar araştırılarak yetkililerin tespiti ve cezalandırılması amacıyla soruşturma işlemleri yürütülmesi hukuka uygun olacaktır.”

“Bölgede imar planları yapılırken, inşaat izinleri verilirken ve inşaatlar yapılırken 4373 sayılı Taşkın Sulara Ve Su Baskınlarına Karşı Korunma Kanunu ve 03.05.2019 Tarih ve 30763 Sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Taşkın ve Rüsubat Kontrolü Yönetmeliği hükümlerine aykırı hareket edilmiştir. Ayrıca bölgede kanunla belirlenen önlemler alınmamış, istinat duvarları örülmemiş, dere yatağının taşma ihtimali hesaplanmamıştır. Bu durumları gözetmeyen kamu görevlilerinin meydana gelen zarardan sorumlu olduğu izahtan varestedir.” KAYIPLARDAN SORUMLULAR

Dilekçede Türk Ceza Kanunu’nun “Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması” başlıklı 170. Maddesini hatırlatan Tanal,Sel felaketi meydana gelen Şanlıurfa ilinde olası bir afet durumu gözetilmeksizin imar planları yapılması, bölgede planlama yapılmaksızın inşaata başlanması, olası afet risklerine karşı önlem alınmaması, su kanallarının ve istinat duvarlarının açık tehdide rağmen örülmemiş olması idarenin ve yetkililerin kusurlarını gözler önüne sermektedir. Bu faaliyetleri gerçekleştirmekle ve denetlemeleri yapmakla görevli kamu personelinin yaşanan mal ve can kayıplarından sorumlu olduğu aşikardır” bilgisini aktardı. METEOROLOJİ UYARISI DETAYI

Türkiye’de hava tahminlerinde bulunmakla görevli bulunan kuruluş olan Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün 13 Mart 2023 gününden başlayarak yaptığı açıklamada bölgede kuvvetli sağanak ve sel ihtimali bulunduğunu yalnızca internet sitesi ve sosyal medya hesapları üzerinden duyurduğunu dilekçesinde anımsatan Tanal, fakat bu duyurunun yeterli olmadığını kaydetti.

4 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Meteoroloji Genel Müdürlüğü hakkındaki yirminci bölümünde yer alan “Görevler” başlıklı 262. Maddesinin, Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün lüzumlu bilgileri sadece duyurmasını değil, “halkın yararlanabileceği tarzda” yayınlamasını öngördüğünü dile getiren Tanal, şunları vurguladı: “Selin vurduğu bölgenin bazı köylerinde içme suyu hattının dahi getirilmemiş olduğu gözetildiği zaman bölgede her evde internet olmasını, bölge halkının internetten hava durumunu gün gün takip etmesini beklemek hayatın olağan akışına aykırıdır. Bölgede cami hoparlörü, muhtarlıklar aracılığı ile duyuru, belediye araçları ile yayın gibi birçok alternatif varken yalnızca internet yayını ile yetinilmesi mevzuatta geçen görev tanımına aykırıdır. Bu konuda gerekirse Valilik, Kaymakamlıklar, Emniyet Güçleri, İdari makamlar ve belediyeler eliyle duyuru yapılması gerekmekteydi.” CHP’Lİ VEKİL TANAL’IN SAVCILIKTAN TALEBİ

TCK’nın diğer ilgili maddelerini hatırlatan Tanal, “Mevzuata ve görevin gereklerine aykırı hareket eden kamu görevlilerinin zararın doğmasında ve büyümesinde oynadığı rol aşikardır” ifadelerini kullandı.

Can ve mal kaybına sebebiyet veren kamu personelleri ile üçüncü kişilerin tespit edilerek haklarında gerekli tahkikatın yapılmasını talep eden Tanal, ayrıca şu talebi dile getirdi: “Sel sonunda oluşan zararın, bu zararın doğmasına neden olan kamu görevlileri ile üçüncü kişilerin ihmallerinin ve nihayetinde idarenin kusurlarının tespit edilmesi için dosyanın A sınıfı inşaat mühendisleri, jeologlar, harita mühendislerinden oluşan uzmanlardan kurulacak bir bilirkişi heyetince incelenmesi gerekmektedir. Nitekim Zonguldak İdare Mahkemesinin 2016/1379 Esas ve 2019/298 Karar sayılı ilamı ile Devrek 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/94 Esas ve 2018/1527 Karar sayılı ilamı da bu hususta emsal teşkil etmektedir.”


CHP’Lİ YALIM: TRAFİK SİGORTASINA DOĞAL AFETLER KLOZU EKLENMELİ


Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Uşak Milletvekili Özkan Yalım, Kahramanmaraş merkezli meydana gelen iki büyük depremde binlerce aracın enkaz altında kaldığını sel nedeniyle de çok sayıda aracın zarar gördüğünü ifade etti. Bu durumun büyük mağduriyetlere yol açtığını belirten Yalım, hasar gören araçların sadece yüzde 14’ünün kaskolu olduğunu söyledi. Kaskosu olmayan araçlar için zorunlu trafik sigortalarında kaza başına 120 bin lira hasarın karşı tarafa ödenebildiğini hatırlatan Yalım, “Bir kanun çıkararak enkaz altında kalan hasar gören araçlara bu kadarlık ödeme bir sefere mahsus ödenmelidir. Bu nedenle zorunlu trafik sigortalarında ödeme kapsamına doğal afetler klozu eklenmelidir. Yaşanan son depremler ve sel felaketleri bu durumun gerekli olduğunu bir kez daha ortaya çıkarmıştır.” dedi. CHP Uşak Milletvekili Özkan Yalım, Kahramanmaraş merkezli yaşanan ve 11 ili etkileyen depremlerde yaklaşık 1 milyon 100 bin aracın değişik şekillerde hasar aldığının tahmin edildiğini söyledi. Hasar gören araçların yaklaşık yüzde 14'ünün kaskosu olduğunu ifade eden Yalım, “Deprem anında bölgede bulunan 3 milyon 500 bin araçtan sayı olarak yaklaşık 1 milyon 100 bin araçtan sadece 154 bin araç kaskoludur. 1 milyona 100 bin araç içinde tamamen hurdaya çıkan araçlar var, ağır hasarlı, orta hasarlı ve hafif hasarlı araçlar var. Peki bunlar ne olacaktır? dedi. ÇİFTÇİYE EKİPMAN DESTEĞİ VERİLMELİ Depremden etkilenen köy sayısı 6 bin civarında olduğunu ve enkaz altında kalıp hasar gören yaklaşık 75 bin traktörün bulunduğunu aktaran Yalım, “Traktörlerin neredeyse tamamının yani yüzde 99'inin kaskosu yoktur. Kaskosu olan traktörlerde bankalardan kredi aldığı için kasko yaptırmak zorunlu olduğu için kasko yapılan traktörlerdir. Bu nedenle çiftçimiz perişandır. Bir an önce kaybettikleri tarım aletleri ve traktörleri tamir edilecek durumda olanlar tamir edilmelidir. Yenilenmesi gereken tarım aletlerini ve traktörler tamir edilmesi gereken traktörler bulunmaktadır. Traktörlerin tamir ve yenilemeleri için uzun vadeli faizsiz krediler verilmelidir. Çiftçi tarlasındaki mahsulünün hasadını yapacak duruma bir an önce getirilmelidir. Belediyeler hasat zamanında bu illerdeki köylere çiftçilerin hasatlarını yapmaları için teknik ekipman desteği sunmalıdır.” diye konuştu. HASAR TESPİTLERİ HIZLICA YAPILMALI Kaskolu olan 165 bin aracın kasko hasar dosyalarının ekspertizlerinin çok hızlı yapılması gerektiğini belirten Yalım, “Tam hasarlı olanlar yani pert olanlar piyasa rayiç değeri üzerinden hesaplanıp ödemelerine başlanılmalıdır. Onarılma imkânı olan araçlarda aynın şekilde onarımları hızlıca yapılmadır. Kaskosu olmayan araçlar için zorunlu trafik sigortalarında kaza başına 120 bin lira hasarı karşı tarafa ödenebilmektedir. Bir kanun çıkararak enkaz altında kalan hasar gören araçlara bu kadarlık ödeme bir sefere mahsus ödenmelidir. “ şeklinde konuştu. SAHİPSİZ ARAÇLARIN ÇALINDIĞI İDDİALARI ARAŞTIRILMALI Deprem bölgesinden bazı sahipsiz araçların bir şekilde çalındığı bulunamadığı iddialarının olduğunu söyleyen Yalım, “Bu araçların izleri bir an önce sürülmelidir. Ülkemizin depremle yaşaması yaşanan olaylarla bir kez daha ortaya çıkmıştır. Bu nedenle zorunlu trafik sigortalarında ödeme kapsamına doğal afetler klozu eklenmelidir. Bundan böyle yaşanan doğal afetlerde yaşanan kayıplar bu şekilde daha kolay giderilmiş olacaktır.” ifadelerini kullandı. DEPREM SİGORTASI ZORUNLU HALE GETİRİLMELİ Yalım, “Ülkemizde bulunan evlerin tamamının DASK sigortası primleri aynen çöp vergisinde su parası üzerinden alındığı gibi; belediye emlak vergisi üzerinden zorunlu hale getirilip yapılmalıdır. Böylelikle vatandaşlarımız kendilerini daha güvende hissetmiş olacaktır. Hem de DASK sadece ev alırken, eve abonelik alırken zorunlu olduğu için lütfen yapılmaktadır. Emlak vergisi her ev ve işyeri otomatikman sigortaları yapılmış olacaktır.” dedi.

BARIŞ DEMİRCİ, CHP'DEN ARTVİN MİLLETVEKİLİ ADAY ADAYLIĞINI AÇIKLADI

Demirci “Enerjimi Artvin’e hizmet için kullanacağım” dedi.





ARTVİN-Cumhuriyet Halk Partisi Artvin Milletvekili aday adayı Barış Demirci, aday adaylığını açıkladıktan sonra il başkanlığında partililer ile bir araya gelerek basın açıklaması yaptı.

Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanlığı ve Merkez İlçe Başkanlığını ziyaret ettikten sonra partililere seslenen Demirci, diğer vekil aday adaylarına da başarılar dileyerek, “Artvin için kim iyi gelecekse onun aday olarak belirlenmesini istiyorum. Partimiz bu etiğe sahiptir. Artvin’e iyi geleceğimi düşünüyorum. Bu konuda iddialıyım.” dedi. Tüm vatandaşlara dokunmak için gönüllere girmek için çalışmalarını sürdüreceğini ifade eden Demirci, “Memleketimizin herhangi bir çocuğun veya yaşlının herhangi bir derdi olduğunda o dertle dertlenebilmesini bilmeliyiz. Şayet onun derdini kendi derdimiz olarak görürsek bu empatiyi kurabilirsek insanların gönlüne de girebiliriz. Önce gönüllere girmemiz lazım, insanlara dokunmamız lazım. Bu da insanlarla hoş sohbetle olur. Bunları yapabilmek için çalmadığımız kapı sıkmadığımız el bırakmayacağız” diye konuştu.

Genç ve enerjik yapısıyla Artvin’e hizmet edeceğini vurgulayacağını belirten Demirci, “Bu parti bana 28 yaşında ilçe başkanlığı görevini verdi. 35 yaşında belediye başkan adaylığını verdi. Genç yaştayım enerjim var bu enerjimi Artvin’e harcamak istiyorum. Bu yola çıkarken beni en fazla motive eden olay gençlere umut olabilmek. Gençler görmeli ki bu partiye emek veren, hizmet eden insanlar bu parti tarafından hedefledikleri noktaya getirilebiliyor. Bu partiye kim emek vermişse bu örgütte bir noktaya gelebilmesi için tüm samimiyetimle mücadele vereceğim” ifadelerini kullandı.

ARTVİN’LİLERİN YAŞADIKLARI İLLERDEKİ ADAY ADAYLIK MÜRACATLARI DEVAM EDİYOR

Artvin Hopa’lı Hakan Bekâr’da İstanbul 1. Bölge CHP Milletvekili aday adaylığı başvurusunda bulundu.



İSTANBUL- Artvin Hopalı Hakan Bekâr’da İstanbul 1. Bölge CHP Milletvekili aday adaylığı başvurusunda bulundu.

Hakan Bekar başvurusu ardından yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: “14 Mayıs 2023 Pazar günü yapılacak 28. Dönem Genel Seçimleri için İstanbul 1. Bölge CHP Milletvekili Aday Adaylığı başvurumu yaptım. Ülkemizin seçkin ekonomistlerinden biri olan Sayın Selin Sayek Böke hocamızla mülakatımı gerçekleştirmiş olmaktan ayrı bir övünç duydum.

Tüm aday adayı arkadaşlarıma başarılar diliyorum. Seçilmem halinde TBMM' de milletimi, kentimi, doğamızı en iyi şekilde temsil edeceğime söz veriyorum”.

ÖZGEÇMİŞ:

Hakan Bekar açıklaması ardından Özgeçmişi ile ilgili şu açıklamayı yaptı: “Lisanslı Harita ve Kadastro Mühendisiyim. 1968 yılında Artvin’in Hopa ilçesinde doğdum. Evliyim ve iki çocuk babasıyım. İlk, orta ve lise eğitimimi Artvin’de, üniversite eğitimimi Karadeniz Teknik Üniversitesi Harita Kadastro Mühendisliği Bölümü’nde tamamladım. Meslek hayatıma bir yıl özel sektörde, iki yıl Murat Karayalçın Başkanlığı’nda Ankara Büyükşehir Belediyesi’nde, 16 yıl Kadastro Genel Müdürlüğü’nün çeşitli birimlerinde Kontrol Mühendisi olarak sürdürdükten sonra kurumun açmış olduğu lisans sınavını kazanıp devlet memurluğundan ayrıldım. Almış olduğum lisans ile on üç yıldır İstanbul’da ‘’Lisanslı’’ Harita Kadastro Mühendislik Bürosu ve HBS Harita Şirketi olarak mesleki faaliyetlerime devam ediyorum.

Meslek hayatım boyunca; üyesi olduğum HKMO’nın çeşitli kurullarında, Emek Örgütü KESK, Yapı-Yol Sendikası İstanbul Şubesi Disiplin Kurulu Başkanlığı gibi görevlerde bulunarak emek ve meslek mücadelesi verdim. Memleketim Artvin’le ilgili birçok dernek yönetiminde ve danışma kurullarında bulundum. Artvinliler Hizmet Vakfı’nda uzun süre yöneticilik ve iki dönem başkanlık yaptım. Bu süre zarfında öğrenciler, engelliler, sporcular ve sanatçılarla yakın temas içinde bulundum.

Ülkemizin en büyük çevre davası olan Cerattepe davasının davacılarından, çevre ve doğa savunucularından oldum. Halen Artvin Dernekler Federasyonu Başkanı olarak halkımıza bu alanda hizmet etmekteyim.

30 yıllık meslek hayatım ve emek mücadelem ile 26 yıllık STK yöneticiliklerimden ve on üç yıldır da İstanbul’da yaklaşık kırk bin kişiye vermiş olduğum Harita Kadastro hizmetlerinden edindiğim tecrübem, deneyimimi ve tanınırlığımı partimin menfaatleri doğrultusunda en verimli şekilde kullanabilmek ve topluma daha iyi hizmetlerde bulunabilmek için 28. Dönem CHP İstanbul 1. Bölge Milletvekili Aday Adayı oldum”.


VEKİL ADAYI ŞENYURT: SEÇMENLER DİKKAT ETMELİ İKAMETGAHLARINA BAKMALI!



Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Konya Milletvekili Aday adayı Rıdvan Şenyurt, oy kullanacak seçmenlere uyarılarda bulundu. Tüm seçmenlerin seçmen kaydını kontrol etmesi gerektiğinin altını çizen Şenyurt:" Tüm vatandaşların oyları emanetimizdir." dedi.


2023 genel seçimlerine günler kala siyaset hızlanırken seçmenler de oy kullanmak için ikametgahlarını değiştirmeye ve kontrol etmeye başladı. CHP Konya Milletvekili adayı Şenyurt ise seçmenleri uyararak şu ifadeleri kullandı:" Seçmen kütükleri 20.03.2023 (bugün) tarihinde 8.00 itibarıyla muhtarlıklarda askıya çıkartılacaktır. Oy kullanabilmek için seçmen kaydınızı muhtarlıklardan ve https://secmen.ysk.gov.tr/ adresinden kontrol etmeyi unutmayın. Listeler 2.04.2023 pazar saat 17.00'ye kadar askıda kalacaktır. Seçmen kaydınız yoksa veya seçmen bilgilerinizde eksiklik / yanlışlık varsa İlçe Nüfus Müdürlüğü'ne giderek gerekli İşlemleri yaptıktan sonra aldığınız belge ile ilçe seçim kuruluna itiraz etmeniz gerekmektedir. Tek bir oy kaybına dahi müsamaha göstermeyeceğiz. Tüm vatandaşlarımızın oyları bizlerin emanetidir." dedi.

51 görüntüleme0 yorum
bottom of page