• HaberciGazete

CHP'li Yeşil: Kuraklık en büyük sorun




ANKARA - Cumhuriyet Halk Partisi Ankara Milletvekili Nihat Yeşil, küresel ısınma ve iklim değişikliğinin Türkiye'deki etkilerinin günden günde arttığını ifade ederek, son olarak iki gün önce Ankara Polatlı'da ortaya çıkan obruk nedeniyle nedeniyle su kıtlığı ve kuraklığa yönelik Tarım ve Orman Bakanlığı'na soru önergesi vererek, stratejik eylem planları olup olmadığını sordu.


ÖNLEM ALINMAZSA TÜRKİYE "SU FAKİRİ" ÜLKE OLACAK


Yeşil, soru önergesinde Türkiye'de 2020-2050 yılları arasındaki sıcaklığın, 1970-2000 yılları arasındaki sıcaklığa göre iki derece artış göstereceğini ifade ettikten sonra, 2019 yılı için kişi başı 1400 metreküpe tekabül eden su miktarının 2030 yılında 110 metreküpe düşeceğini ve Türkiye'nin su kısıtı yaşayan ülke konumundan su fakiri ülke sınıfına gireceğini belirtti.


SORUN SARMALI BÜYÜRKEN BAKANLIK ÖNLEM ALMIYOR


Kuraklık ve iklim değişikliği etkisiyle birlikte, vahşi sulama nedeniyle de su kaynaklarındaki kıtlığın, tarımsal üretimdeki rekolte kaybına açarak tarımsal ürünlerin fiyatlarının artması nedeniyle tüketicinin doğrudan etkilendiğinin altını çizen Yeşil, rekolte kaybı nedeniyle çiftçilerin maliyetlerini karşılamakta zorlandığı bir sarmal etkisinin yakın gelecekte daha büyük sorunları ortaya çıkartacağına ve acil önlem alınmazsa gelecekte kıtlık yaşanma tehlikesinin belirmesine rağmen Cumhurbaşkanı kararıyla hububat ve bakliyat ithalatında gümrük vergilerinin yıl sonuna kadar yüzde sıfıra indirilmesi nedeniyle Tarım ve Orman Bakanlığı'nın önlem almamasını eleştirdi.


POLATLI'DAKİ OBRUK YAKLAŞAN TEHLİKENİN HABERCİSİ


Yeşil; "6 Eylül 2021'de Ankara Polatlı'da tespit edilen obruk, yaklaşan kuraklık tehlikesinin en açık delillerinden birisidir. Daha önce de Konya ve Afyon'da obruklar oluşmuştu. Kış döneminde yağışlar nedeniyle dolan yer altı mağaralarında biriken su, tarımsal üretimde kullanılıyor ve her yıl aynı şekilde bu mağaralar yağışlarla dolduğu için doğal denge sürdürülüyordu. Bu obrukların oluşmasından anlıyoruz ki, yağışların düşük seyretmesi nedeniyle yeraltında çöküntüler meydana geliyor. Bu emareler kuraklığın ileriki dönemlerde tarımsal üretime vereceği zarara dair önemli işaretlerdir. Bu sorun görmezden gelinirse, tıpkı vahşi sulama nedeniyle kuruyan bir çok göl gibi, yeraltı sularının azalması ve hatta tükenmesi de ileride telafisi güç durumların oluşmasına sebebiyet verebilir.


YEM VE GÜBRE İTHALATINDAKİ VERGİLER ÇİFTÇİNİN HELVASINI KARIYOR


"Tarım ve Orman Bakanlığı, kuraklık tehlikesi ve su kıtlığına yönelik olarak tedbirler almak zorundadır. Bu sorun döviz kurunun yükselmesi ya da Merkez Bankası rezervlerinin erimesinden çok daha önemli bir sorundur. Ancak ne gariptir ki bakıyoruz, Cumhurbaşkanı kararıyla bu yıl rekolte kaybı yaşanan ürünlerin sıfır ithalatla temin edilmesinin önü açılıyor. Hadi bu sene sorunu çözdünüz, seneye yağışlar daha da düşerse ne yapacaksınız? Su kıtlığı nedeniyle meralarda ot bitmedi. Besicilikle uğraşanlar da aynı şekilde yem sorunu yaşıyor. Bakanlık eğer üretimden yana olsaydı, yem ve gübre fiyatlarındaki vergileri sıfırlar ve çiftçinin nefes almasını sağlardı. Bunun yerine çiftçinin helvasını karmayı tercih ediyorlar.


ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ TEYAKKUZDA


Ankara Büyükşehir Belediyesi ise, kuraklık tehlikesi nedeniyle kırsal kalkınma destekleri dışında, kırsal mahallelere tarımsal üretimde kullanılmak üzere sulama suyu sağlamak için yüzde yüz hibeyle tarımsal sulama borusu desteğinde bulunarak Ankara'nın 25 ilçesinde teyakkuza geçti. Arazilerine sulama hattı döşemek isteyen çiftçiler, bağlı bulundukları muhtarlar aracılığıyla başvuruda bulunabiliyorlar.

32 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör