• HaberciGazete

Dekan Prof. Dr. Sıddık Korkmaz ile Prof. Dr. Özcan Köknel’i yitirdik




o İzmir Katip Çelebi Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sıddık Korkmaz'dan acı haber geldi. Sıddık Korkmaz Ordu'da akademisyenleri taşıyan midibüsün devrilmesi sonucu yaşamını yitirdi. Öte yandan yazdığı halka yönelik psikiyatri kitaplarıyla da tanınan, ünlü psikiyatr Prof. Dr. Özcan Köknel’in de vefat ettiği bildirildi.



Ordu'da İlahiyat ve İslami İlimler Fakülteleri Dekanlar Toplantısı'na katılan öğretim görevlilerini taşıyan midibüs, virajda kontrolden çıkıp devrildi. Kazada İzmir Katip Çelebi Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sıddık Korkmaz hayatını kaybetti. Peki, Sıddık Korkmaz kimdir? Dekan Prof. Dr. Sıddık Korkmaz nereli, kaç yaşındaydı? İşte detaylar

VİRAJDAN ÇIKIP DEVRİLDİ

Kaza, saat 14.30 sıralarında, Gölköy ilçesi Gölköy-Ulugöl kara yolu Cihadiye Mahallesi mevkisinde meydana geldi. Ordu Üniversitesi tarafından dün düzenlenen '27'nci İlahiyat ve İslami İlimler Fakülteleri Dekanlar Toplantısı' kapsamında kültür ve turizm gezisine de katılan dekan, öğretim görevlileri ve ailelerini taşıyan 52 DA 835 plakalı midibüs, virajda kontrolden çıkarak devrildi.

19 YOLCU YARALI

Kaza ihbarıyla bölgeye çok sayıda sağlık ekibi sevk edildi. Kazada 25 yolcudan 19'u yaralandı, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sıddık Korkmaz ise yaşamını yitirdi. Yaralılar, sağlık ekiplerinin ilk müdahalelerinin ardından ambulanslarla hastaneye kaldırıldı. Tedaviye alınan yaralılardan 2'sinin sağlık durumunun ağır olduğu belirtildi. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.

SIDDIK KORKMAZ KİMDİR?

Prof. Dr. Sıddık Korkmaz, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi'nde İlahiyat Fakültesi'nin dekanıydı. Erciyes Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunudur.

Korkmaz'ın ölümünü sosyal medya hesabından duyuran Yalova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Bahçekapılı, duygularını şöyle ifade etti:


"Ordu'da düzenlenen ilahiyat ve İslami ilimler fakülteleri Dekanlar toplantısında çok güzel ve verimli çalışmalar gerçekleştirdik. Ancak program sonrası dönüşte bizleri derinden üzen elim bir kaza ile karşılaştık. Kıymetli hocamız Prof. Dr. Sıddık Korkmaz' ı kaybettik. Hocamıza Rabbimizden rahmet diliyorum. Makamı aali, mekanı cennet olsun. Başta ailesi olmak üzere tüm dostlarına Rabbim sabırlar ihsan etsin. Yaralı hocalarımıza da acil şifalar diliyorum."


Prof. Dr. Özcan Köknel de aramızdan ayrıldı

Türk psikiyatri alanının duayenlerinden sayılan Prof. Dr. Özcan Köknel'in de vefat ettiği sosyal medyadan duyuruldu. TRT emekli sunucusu Nejat Çetinok'un sosyal medya hesabında açıkladığına göre, 93 yaşında olan Köknel vefat etti.



Özcan Köknel kimdir?

Özcan Köknel (d. 1928, İstanbul) Türk psikiyatrist, yazar, öğretim üyesi.İstanbul Tıp Fakültesi'nden 1952'de mezun olduktan sonra aynı fakültede psikiyatri uzmanlığı eğitimini tamamladı (1958) ve öğretim üyesi oldu. Bir süre Roma'da çalıştı. 1995'te emekliye ayrıldı. Uzun süre İstanbul Tıp Fakültesi psikiyatri anabilim dalı başkanlığı yaptı. Halka yönelik yazdığı popüler psikiyatrik kitaplarla tanındı.

Özcan Köknel Kitapları - Eserleri

  • Kişilik

  • Bilgenin Aynası

  • İnsanı Anlamak

  • Dolu Dolu Yaşamak

  • Korkular

  • Yaşlanmayan Yaşlılar

  • Kaygıdan Korkuya

  • Zorlanan İnsan

  • Depresyon

  • Akıl ile Düşünce Gücü

  • Duygusal Akıl

  • Şiddet Dili

  • Çatışan Değerlerimiz

  • Stres

  • 99 Sayfada Panik Atak

  • Yaşamın Zaferi

  • Bireysel ve Toplumsal Şiddet

  • Ailede ve Toplumda Ruh Sağlığı

  • Nedenin Nedeni

  • Bağımlılık

  • Kişilikten Kaçış: Alkolden Eroine

Özcan Köknel Alıntıları - Sözleri

  • Spor yapan insan çalışmanın değerini bilir. Başarıya çalışarak ulaşacağını , başarıya ulaştıkça saygınlık kazanacağını kabul eder . (Dolu Dolu Yaşamak)

  • Kardeşim, aynayı almadan ayna tutmaya kalkışmak en hafif tabiriyle saygısızlıktır. (Bilgenin Aynası)

  • Sanat yapımı, başlangıç ile şimdi, şimdi ile sonsuz arasında köprüdür (Akıl ile Düşünce Gücü)

  • başarının sırrı, zihinsel olarak denemek, prova etmek, ezberlemek, tekrarlamaktır (Bilgenin Aynası)

  • Kendisini anlatmak isteyen insan, başkalarının kendisini, kendi istediği gibi anlamalarını amaçlar. Bu nedenle tüm iletilerini “başkaları beni benim istediğim gibi anlasın” amacına yönelik olarak düzenler. Bunu başarabildiğinde mutlu olur, haz duyar. Başaramadığı zaman da sıkılır, üzülür, elem duyar. (İnsanı Anlamak)

  • Özgür davranış aklın, mantığın ilkelerine, kurallarına, kudretine ve kuvvetine göre gerçekleşir. (Yani kafaya her eseni yapmak özgürlük değildir ;) (Dolu Dolu Yaşamak)

  • Doğayı yok eden insanlık kendisini de yok eder. (Zorlanan İnsan)

  • İnsanı bazen günlük yaşamdaki neşe ve sevinç, bazen gelecekteki umut mutlu eder. Çoğu kez de gelecekteki umut, günlük yaşamdaki neşe ve sevinçten daha güçlü ve sürekli bir mutluluk verir insana. (Stres)

  • Günlük hayatımızda huzursuzluk halinden panik duygusuna kadar kişiye özel deişen korku dereceleri yaşarız. Korkular her yaşta başlayabilir. Özellikle fobik korkular çocukluk çağında başlıyor. Travmatik bir olayın ardından korkular tetiklenebilir. Çocukluk döneminde yaşanan korkular doğru yaklaşılmadığı sürece yetişkinliğe taşınır. Ailelerin istedikleri bir şeyi çocuklarına yaptırmak için korkutmaları, yetişkinlik döneminde farklı korkuların oluşmasına yol açar. Prof Dr Özcan Köknel Bilgenin’ nin Aynası (Bilgenin Aynası)

  • Engeller karşısında başarısız, sorunlar karşısında çaresiz kalırsanız ezilmeyin, bıkmayın, yılmayın. Yeni çözümler yeni yollar arayın. Başarısızlıklarınızdan, hatalarınızdan ders alın. Bunları tarafsız bir gözle değerlendirin. Nedenlerini başkalarında aramadan önce kendinizde arayın. Bulduğunuz nedenler varsa bir daha onları yapmamaya çalışın. (Stres)

  • Kötü, zararlı saldırganlik ve şiddet eylemleri, insanın zihinsel işlevlerinin ürünu olup, kızgınlık, öfke, kin, nefret, düşmanlik duygularıyla beslenen bir tutkudur. Bu tutku, kuşaklar boyu sürüp gelen eksik, hatalı, çirkin, kötü örneklerin insanlığın ortak bilincinde yer almasından kaynaklanmıştır. Beslenme, korunma gibi temel fizyolojik gereksinimler yaninda güven, ilgi, sevgi, saygınlık, özerklik, özgürlük, yaratıcılık, üreticilik gibi ruhsal, toplumsal gereksinimlere doyum bulamayan insanlar, bu tutkuyu daha kolayca benimserler. (Bireysel ve Toplumsal Şiddet)

  • Sevginin yeri ve ölçüsü yoktur. (Kişilik)

  • Geçimsizlik nedeniyle boşanan veya boşanmaya karar veren eşlerin çoğunluğu geçimsizliği tanımlayamadıkları gibi, doğru dürüst, somut bir geçimsizlik örneği de gösteremezler. 1 yıldan 30 yıla kadar süren evlilikleri yıkan geçimsizlik ortak bir sözcükle anlatılır: "Anlaşamıyoruz". Anlaşma bir iletişim sorunudur. Evlilik, kaynakla alıcının sürekli olarak yer değiştirdiği bir iletişim grubudur. Sağlıklı iletişim için gerekli olan bütün temel ilkeler, kurallar öneriler evlilik için gereklidir. İnsanların mutluluğu, çocukların, gençlerin sağlıklı yetişmesi aile iletişiminin sağlıklı olmasına bağlıdır. (Stres)

  • Zaman sonsuzluğun maskesidir. Sartre (Zorlanan İnsan)

  • Açgözlülük toplumdaki sınıflar arasında sürekli bir savaşa yol açar. (Akıl ile Düşünce Gücü)

  • “ Yaşlılık da fırsatlar çağıdır. Gençlik gibi Yalnızca aldatır bizi, karanlığa döner günbatımı. Saatlerin loşluğu Gündüz görünmeyen yıldızlarla Dolar gökyüzü. “ - Henry Wadsworth Longfellow (Yaşlanmayan Yaşlılar)

  • Partisinin etkinliğini artırmak, birliğini, beraberliğini, bütünlüğünü korumak, seçim engelini başarıyla aşmak için başka görüşte ve partide olan insanları dinsizlikle suçlayan, ülkeyi islama inananlar ve inanmayanlar olarak ikiye ayıran, kendi partisinden olmayanları din ve ülke düşmanı olarak suçlayan, çocukları ve gençleri militan olarak yetiştiren liderler, toplumsal öğrenmeyle saldırgan davranışların, şiddet eylemlerinin artmasına yol açarlar. (Bireysel ve Toplumsal Şiddet)

  • İnsanları ve çevreyi içten ve yeterince sevmeyenler, kendilerinin yeterince sevilmediğine inanırlar. (Dolu Dolu Yaşamak)

  • Demokratik yönetimlerde çözüm anahtarı meclis olması gerekirken bizim gibi ülkelerde tek adamcılığa heves vardır. (Bilgenin Aynası)

  • 1930'da Plüton Gezegeni tanımlanmış 2006 yılında gezegenlikten çıkartılmış kendi görümcesi olmadığı için Ama daha sonra da Neden tekrar gezegenliğe alınmış (Çatışan Değerlerimiz)


61 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör