top of page
  • Yazarın fotoğrafıHaberciGazete

Deprem nedeniyle siyasilerden değerlendirmeler


6 Şubat tarihinde 9 saat arayla Kahramanmaraş'ın Pazarcık ve Elbistan ilçelerinde 7,8 ve 7,6 büyüklüğünde gerçekleşen depremlerde şu ana kadar, 18 bini aşkın can kaybı, 75 bini aşkın yaralı bulunuyor. Devlet, halk, sivil toplum kuruluşları 10 ili kapsayan bölgede can kayıplarını azaltmak ve depremzedelere yardım için seferber oluyor.

BRT Yayın Grubu'na siyasilerin ve haber kaynaklarının ulaştırdığı değerlendirmeleri sunuyoruz:


CHP’Lİ BÜLBÜL, DEPREM BÖLGESİNDE: ZOR GÜNLERİ HEP BİRLİKTE AŞACAĞIZ


Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, dört gündür CHP Milletvekilleri, CHP Örgütleri, CHP Belediyeleri ile birlikte deprem bölgesinde olduklarını belirterek, “Zor günler. Vatandaşımızın yanındayız. Hep birlikte aşacağız.” dedi. CHP Genel Merkezinde koordinasyon merkezi kurduğunu ifade etti. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Aydın Milletvekili ve TBMM Adalet Komisyonu üyesi Süleyman Bülbül, 10 şehirde yıkıma neden olan Kahramanmaraş merkezli 7.7 ve 7.6'lık depremlerin etkilediği kentlerde yaşanan zorluklara dikkat çekti. Dört gündür deprem bölgesinde vatandaşların yaralarının sarılması için çaba sarf ettiklerini dile getiren CHP’li Bülbül, “4 günden beri deprem mahallindeyiz. Deprem bölgesinde depremden kurtulan vatandaşlarımız zor günler geçiriyor. Adana, Hatay, Osmaniye, Nurdağı/Antep, Maraş, Türkoğlu, Pazarcık, Gölbaşı ve son olarak Adıyaman’dayız. Zor günler yaşanıyor. Vatandaşımızın yanındayız. Hep birlikte aşacağız.” ifadelerini kullandı.

VEKİL ERKAN BALTA DEPREM BÖLGESİNDE



AK Parti Artvin Milletvekili Erkan Balta, depremden etkilenen bölgede çalışmalar yapıyor.


ANKARA-AK Parti Artvin Milletvekili Erkan Balta, depremden etkilenen bölgede çalışmalar yapıyor.

AK Parti Artvin Milletvekili Erkan Balta, Kahramanmaraş ve Osmaniye illerinde yürütülen yardım çalışmalarını koordine ediyor.

Genel merkezde ‘Başkent Artvin’ ismiyle organize olunarak toplanan yardımları deprem bölgesine getirdiklerini kaydeden Balta, depremin geniş alanda etki göstermesinin ilk etapta her yere yetişme konusunda sıkıntı yaşattığını kaydetti.



Balta, deprem bölgesinden yaptığı açıklamada, “Depremden en çok etkilenen illerimizden biri Osmaniye. Burada eksiklikleri gidermeye çalışıyorum. Milletçe çok büyük bir felaket yaşadık. Bu kadar geniş bir sahada felaketin yaşanması haliyle devletin her noktada anında yetişmesi imkansız bir şeydi. Gezdiğim noktalarda gördüm ki çok hızlı ve güçlü bir şekilde devletimiz bütün imkânlarıyla seferber olmuş durumda. Bununla birlikte Türkiye’nin her yerinden milletimiz yardım seferberliği içerisinde. Başkent Artvin ismiyle Ankara’da organize olmuş derneğimiz iki gün içerisinde topladığı malzemelerimiz alanımıza ulaştı. Gerek burada gerek diğer bölgelerde bu felaketin açtığı yaraları sarmak için tüm imkânlarını ortaya koyan herkese bütün milletimize çok teşekkür ediyorum İnşallah bu yaraları biran önce saracağız. Deprem sebebiyle ölenlere Allah’tan rahmet yaralılara acil şifalar diliyorum” dedi.

Artvin’deki yardımların da Artvin halkının ne kadar yardımsever olduğunu gösterdiğini dile getiren Balta, vatandaşlara teşekkür ederek, “Artvin’deki yardım organizasyonlarını da takip ediyorum. Tüm ilçelerimizden çok yoğun yardım desteği var. İnsanımızın yardıma koşma konusunda ne kadar duyarlı olduğunu görüyorum. Onlara da ayrı ayrı teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.


DEPREMZEDELERE TWİTTER DARBESİ MECLİS GÜNDEMİNDE CHP, DEPREMDE TWİTTER’A KISITLAMAYI MECLİS’E TAŞIDI

CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal ile 21 milletvekili arkadaşı, 10 ilde büyük yıkıma yol açan Kahramanmaraş merkezli deprem sonrası, arama-kurtarma çalışmalarının en kritik saatlerinde Twitter’a getirilen erişim kısıtlamasını, Meclis gündemine taşıdı.



CHP, 10 ilde büyük yıkıma yol açan Kahramanmaraş merkezli deprem sonrası, arama-kurtarma çalışmalarının en kritik saatlerinde Twitter’a getirilen erişim kısıtlamasını, Meclis gündemine taşıdı.


CHP İstanbul Milletvekili Av. Mahmut Tanal ile 22 CHP’li milletvekili arkadaşı, arama-kurtarma çalışmalarına katkı sağlayan, deprem bölgesinde haberleşmenin sağlanması noktasında büyük önem arz eden sosyal medya platformu Twitter ve TikTok’a yönelik erişim kısıtlamasında sorumluluğu bulunan şahısların tespit edilmesi, vatandaşların deprem sonrası ortaya çıkan iletişime ilişkin sorunlarının ve mağduriyetlerinin belirlenmesi, söz konusu sorunların ve mağduriyetlerin çözümlerinin tespit edilmesine ilişkin hususların araştırılması amacıyla TBMM Başkanlığı’na Meclis Araştırması önergesi sundu. TWİTTER MESAJIYLA ENKAZDAN CANLI ÇIKARILDILAR

Tanal ve arkadaşlarının imzasını taşıyan önergenin gerekçesinde, 06.02.2023 tarihinde Kahramanmaraş Pazarcık merkezli 7.7 büyüklüğündeki ve Elbistan merkezli 7.6 büyüklüğündeki depremlerin 10 ilde yıkıma yol açtığı hatırlatıldı. 10 binlerce vatandaşın enkaz altında kaldığının aktarıldığı gerekçede, “Can pazarının yaşandığı dakikalarda, enkaz altındaki vatandaşlarımız ve yakınları, sosyal medya platformları aracılılığıyla ‘imdat’ çağrısında bulunmuş, yardım taleplerinin özellikle Twitter üzerinden duyurulması, konumların paylaşılmasıyla çok sayıda depremzede enkaz altından canlı olarak çıkarılmıştır” bilgisi verildi.


Depremin akabinde arama-kurtarma çalışmaları esnasında iletişim altyapısı konusunda birçok problemin yaşandığının, operatör servislerinin yetersiz kaldığının, arama-kurtarma ekiplerinin faaliyetlerini eksik ve yetersiz haberleşme ile yürütmek zorunda kaldıklarının anımsatıldığı gerekçede, yaşanılan bu problemin de sosyal medya platformlarından iletişim kurularak, çeşitli çağrılar yapılarak giderilmeye çalışıldığı kaydedildi. “KURTARIN” ÇIĞLIĞINA KISITLAMA DARBESİ!


Afet bölgesindeki vatandaşların Twitter başta olmak üzere çeşitli sosyal medya platformlarından çağrılar yaparak arama ve kurtarma ekiplerini bilgilendirdiği, birçok vatandaşın enkaz altından kurtulmasına yardımcı olduğunun dile getirildiği gerekçede, “Fakat arama kurtarma faaliyetlerinin devam ettiği kritik bir zamanda, 08.02.2023 tarihinde Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından Twitter ve TikTok sosyal medya platformlarına kısıtlama getirilmiştir. Sosyal medya platformlarına yönelik getirilen kısıtlamanın gerekçesi anlaşılamamış, bu konuda yetkililer tarafından açıklama yapılmamıştır” denildi.


Twitter’a yönelik kısıtlamanın uygulanmasıyla deprem bölgelerindeki arama-kurtarma, yardım çalışmaları zarar gördüğünün vurgulandığı gerekçede, getirilen bu kısıtlamanın hukuka, vicdana ve akla aykırılık teşkil ettiği belirtildi.


Ülkemizin büyük bir afetin etkisinde olduğu bu dönemde iletişimin bu şekilde kısıtlamaya tabi tutulmasının hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığının altının çizildiği gerekçede, “Dayanışmanın ve yardımlaşmanın en örgütlü biçimi, sosyal medya platformları üzerinden yapılmaktadır. Afet bölgesinde yardıma ihtiyaç duyan milyonlarca insan, sosyal medya hesapları üzerinden haberleşerek, hayatta kalmaya çalışmakta ve umutla kurtarma çalışmalarına destek vermektedir” değerlendirilmesinde bulunuldu.

CHP’li vekil Mahmut Tanal ve milletvekilleri arkadaşları, afet zararlarının asgariye indirilmesi ve afet sonrası dirençli bir toplum yaratmada ve arama kurtarma faaliyetlerinin yürütülmesinde etkin bir iletişim stratejisinin rolünün son derece önemli olduğu, bunun afet yönetim başarısı üzerine doğrudan etkili olduğu kaydedildi. YAŞAMA HAKKI TEHLİKEYE ATILDI


Sosyal medya kısıtlamasıyla yaşama hakkının tehlikeye atıldığına dikkat çekilen gerekçede, şöyle devam edildi: “Bir afetin gerçekleşmesiyle haberleşme altyapısının büyük zarar göreceği, en ihtiyaç duyulan anda haberleşememenin yaratacağı panik ve kaos ortamı, afetin etkilerinin daha çok hissedilmesine yol açmakta, bilgi akışını bozmakta, afet müdahale hizmetlerinin kalitesini etkilemekte, can kaybı ve zararların artmasına neden olabilmektedir. Dolayısıyla getirilen bu kısıtlama, can kayıplarının artmasına sebep olarak, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 2. maddesi ve Anayasamızın 17. maddesiyle korunan yaşam hakkının ihlaline sebep olmaktadır.” HABERLEŞME VE İLETİŞİM ÖZGÜRLÜĞÜ…


İletişim, haberleşmenin gerekli ve önemli bir toplumsal ihtiyaç olmasının yanı sıra temel bir insan hakkı olduğunun belirtildiği gerekçede, şunlar kaydedildi: “Haber alma ve iletişim özgürlüğü, bugün için hukuk devletlerinin tamamında anayasalarla güvence altına alınmış temel hak statüsündedir. Anayasamızın ‘Haberleşme hürriyeti’ başlıklı 22. maddesinin ‘Herkes, haberleşme hürriyetine sahiptir. Haberleşmenin gizliliği esastır’ hükmü, iletişim ve haberleşme hakkının anayasal düzlemde korunmasını sağlamaktadır.


İletişim hakkı aynı zamanda ifade özgürlüğünün sağlanmasının bir aracıdır. Twitter ve TikTok platformlarına getirilen kısıtlama, ifade özgürlüğüne yönelik ağır bir müdahaledir. Anayasa Mahkemesi’nin de sosyal medya platformlarına getirilen kısıtlama ve yasaklara ilişkin tüm kullanıcıların ifade özgürlüğüne ağır bir müdahale olarak nitelendirdiği birçok kararı bulunmaktadır. İfade özgürlüğü, özgür toplum ve özgür bir birey olmanın en önemli bileşenlerinden biridir ve demokratik toplumların yapıtaşlarından biridir. İfade özgürlüğünün ve iletişim hakkının inşa edilmesinin temel şartı hükümetlerin yurttaşların farklı kaynaklardan bilgi alabilecekleri çeşitli ve bağımsız bir medya ortamını geliştirmeleridir.” KISITLAMANIN YOL AÇTIĞI TAHRİBAT ARAŞTIRILMALI


Gerekçede, söz konusu Meclis Araştırması Önergesiyle sosyal medya sınırlamasının gerekçesinin tespiti, arama kurtarma çalışmalarına yönelik katkı sağlayan, deprem bölgesinde haberleşmenin sağlanması noktasında büyük önem arz eden sosyal medya platformu Twitter’a yönelik yapılan sınırlamaya karşı harekete geçilmesi ve kısıtlamayı gerçekleştirenlerin tespiti, bu konuda sorumluluğu bulunan yetkililerin tespit edilmesi, depremzedelerin deprem sonrası ortaya çıkan iletişim ihtiyaçlarının ve haberleşmeye yönelik ortaya çıkan mağduriyetlerin belirlenmesi, söz konusu sorunların çözümlerinin tespit edilmesine ilişkin hususların araştırılmasının amaçlandığı ifade edildi.

Tanal ve arkadaşlarının hazırladığı önergenin gerekçesinde, “önergenin dikkate alınıp gerekli çalışmaların tamamlanması sonucunda; afet bölgesi için en kritik zamanda sosyal medya kısıtlaması getirilmesi sonucu yaşanan sorunların araştırılarak, çözümlerinin neler olduğu tespit edilerek, kısıtlamanın gerekçesinin öğrenilmesi ve yaşanan mağduriyetlerin önüne geçilmesinin sağlanabileceğine” dikkat çekildi. Büyük deprem afetinde arama-kurtarma çalışmalarının sağlıklı şekilde yürütülmesi noktasında Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne, vatandaşlara ve kamuya görev düştüğünün altı çizildi.


AK PARTİLİ TÜZÜN: BİLGİ KİRLİLİĞİNE DİKKAT EDELİM: DEVLET MİLLETİNİN YANINDA!



AK Parti Mersin Büyükşehir Belediyesi ve Akdeniz Belediyesi Meclis Üyesi Hasan Tüzün, deprem felaketinin ardından çıkan asıl iddialara ilişkin açıklamada bulundu. Tüzün:" Devletimiz her zaman milletinin yanındadır." dedi.


6 Şubat'ta Kahramanmaraş'ta meydana gelen ve 10 ilde hissedilen yıkıcı depremlerin ardından birçok vatandaş enformasyon kirliliğine neden olacak söylemlerde bulunmuştu. Konuyla ilgili açıklamada bulunan AK Partili Tüzün sadece resmi kurumların paylaşımlarını dikkate almamız gerektiğinin altını çizerek:" Büyük bir depremle karşı karşıyayız. Hâlâ yaralarımız taze, yardımlarımız sürüyor. Fakat dikkat etmemiz gereken bir konu var. O da bilgi kirliliği. Özellikle sosyal medya dediğimiz meceada bu had safhada. Devlet halkla ilgilenmiyor, Kızılay yok, Afad yok, asker yok gibi durumlar söz konusu değil. 10 il ve bu illerin ilçelerinde büyük yıkım var. Bunu göz ardı edemeyiz. Vatandaşlarımız bu konuda lütfen hassas olsun. Her bilgiye inanmasın. Bizler sadece gördüğümüz kadarını bilebiliyoruz ama şunu belirtmeliyiz ki devletimiz koordineli bir şekilde çalışmalarını hızlı bir şekilde yürütüyor. Hepimize geçmiş olsun. Allah yâr ve yardımcımız olsun. Başımız sağ olsun." dedi.


VEKİL YALIM'DAN DEPREME İLİŞKİN ÖNEMLİ AÇIKLAMALAR!



Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Uşak Milletvekili Özkan Yalım, yaşanan deprem afetinin ardından çok önemli bilgilendirmelerde bulundu. Vekil Yalım: "Bu yaşadığımız kader değil düpedüz sorumsuzluk, liyakatsizlik." dedi.


Kahramanmaraş ve çevre illerde meydana gelen yıkıcı depremin ardından arama kurtarma çalışmaları devam ederken gözler yıkımın geride bıraktığı bilançoya çevrildi. Konuya ilişkin açıklamada bulunan Vekil Yalım, birçok suçlu olduğunun, sürecin titizlikle incelenmesi gerektiğini ifade ederek:" İbretle izliyoruz; 1 yıllık bir apartman, radyan temelle yapılmış ama depremde yıkılmış. 1-Yapıyı denetleyen inşaat mühendisi, 2- Binaya ruhsat veren belediye, 3-Malzeme çalan müteahhit herhalde bu durumda öncelikli suçlu olsa gerek. Peki yarın zaman geçtikten ve normalleşmeden sonra, bu üçlüye gereken ceza verilecek mi? Sanki hiçbir şey olmamış gibi bu tür yanlış uygulamalara devam edilecek mi?


"24 YILDA HİÇBİR ŞEY YAPILMAMIŞ"


1999 depreminden bu yana geçen 24 yıl bize hala bir şey öğretmediği gibi, bundan sonrası olası 24 yıl sonraki depremlerde de gene bir şey öğrenmeden aynı cümleleri kurmak zorunda kalacak mıyız? Yörüğün dediği gibi "Göç yolda dizilir." mantığı gibi plansız programsız yaşamaya devem edecek miyiz? Ne zamana aşiret, göçebe değil de devlet olmayı başaracağız? İktidarımızda tüm yapı stoku denetlenecek ve TOKİ zenginlere yapı yapan bir kurum olmaktan çıkacaktır. Depreme uygun yapı yapan bir kurum olacak öncelikle depremlerde hasar gören yerleşim alanları yapıları güvenli alanlara yapılacaktır. Deprem bölgelerinde yüksek katlı bina yapımına izin verilmeyecektir! Artık Deprem Bakanlığı kurulması elzem olmuştur. 10 ilimizde birçok köyümüze hala ulaşılamamıştır.


"KÖYLER KADERİNE TERK EDİLDİ"


Köylerde yaşanan durum tamamen farklıdır. Şehir merkezlerinde ısınma şekli genelde doğalgaz olduğu için deprem esnasında yangın çıkmamıştır. Fakat köylerdeki evler hem ahşap, hem de kerpiçten yapıldığı birde ısınma şekli soba olduğu için köylerde enkaz altında kalanlar enkaz altında yanarak dumandan boğularak hayatlarını kaybetmişlerdir. Deprem yaşanan 10 ilde ulaşılamayan köyler kendi kaderlerine terk edilmiştir. Bu durum ileride hem tarımsal hem de hayvansal faaliyetleri etkileyecektir. Ülke olarak zaten tarımsal ve hayvansal üretimde son yıllarda sıkıntılar yaşanmakta iken bu deprem nedeni ile oldukça tarım ve hayvancılık etkilenmiştir. İktidarımızda köylerimize köylülere özel tasarladığımız tünel kalıp yöntemi ile yapılan depreme dayanıklı şekilde inşa edilen, içinde ahırı, avlusu, samanlığı bulunan evler inşa edeceğiz.


"İNSANLAR TAM İHTİYACI OLDUĞU ANDA DEVLETE ULAŞAMADI"


Köylerde veteriner, ziraat teknisyeni ve ziraat mühendisi mutlaka bulunacaktır. Köylerde mutlaka okulda yapılacaktır. Bu hükumet deprem felaketinde ancak belediyelerimiz ve halkımızın gönderdiği yardımları taşıyan tırların üzerine sanki yardımları devlet yapıyormuş gibi göstermek için devletin bütün imkânlarını seferber edip bu yazıları değiştirmekle uğraşmaktadırlar. Bu düştükleri acizlerin tek belirtisidir. Keşke bu yazıları değiştirmek yerine bu görevliler bu yardımların bir an önce yaşam savaşı veren aç susuz depremzedelere ulaştırmak için çaba gösterselerdi. Vergilerini ödeyen millet maalesef yalnız bırakılmıştır. Vatandaş belki yıllarca vergisini zengini ile fakiri ile bir oranda ödemiştir. Fakat devlete ihtiyaç duyduğu anda devletine maalesef ulaşamamıştır.


"DEPREM VERGİSİ ALAN TEK ÜLKEYİZ AMA DEĞİŞEN BİR ŞEY YOK"


Enkaz altında kalan AKP'nin 21 yıllık iktidarı ve icraatları olmuştur. Ben ve milletvekili arkadaşlarımız depremin ilk saatlerinde Sayın Genel Başkanımızın talimatları ile 10 ile dağıldık. Gördüğümüz durum içler acısı insanlar çaresiz ve kimsesiz kaderlerine terk edilmiş durumda iken Erdoğan deprem bölgesinde depremin kader olduğu telkinini halkımıza vermektedir. Evet deprem kaderdir ama yapıların yıkılması kader değildir. Bunun tek sebebi 21 yıldır deprem vergisi alan ve aldığı deprem vergisi amacında kullanılmış olsa belki de bu yaşanan olaylar hiç yaşanmamış olacaktı! Belki daha hafif yaralar ile bu deprem atlatılacaktı. Dünyada tek deprem vergisi alan ülke biziz ama depreme yatırım yapmayan tek ülke biziz. Deprem vergilerinin hangi hesaba yatırıldığının bir araştırmasını yaptım. Gördüm ki deprem vergilerinin hazinede toplandığı hesap ile motorlu taşıtlar vergisinin MTV 'nin toplandığı kalem aynı kalemdir. Buradan şu sonuç çıkmaktadır hem MTV hem de deprem vergisi bunların yol yapan 5'li çetelerinin ceplerine gitmiştir. Ha birde bu güne kadar çalıyorlar ama yol yaptılar diyenlere sesleniyorum. Evet, yol yapmışlar. Fakat yaptıkları yoldan da çalmışlar. Yapılan yolların çoğu depremde çökmüştür. Yardımlar bu nedenle deprem yaşanan yerleşim alanlarına anında ulaşamamıştır. “dedi.


İYİ Partili Subaşı’ndan "kardeş şehir" çağrısı



BİRLİK OLMA ZAMANI!


İYİ Parti Antalya Milletvekili Hasan Subaşı, 10 büyükşehirin deprem felaketinde yıkıma uğrayan 10 şehirle “kardeş şehir” olup yaralarını sarma önerisinde bulunarak, “Şimdi milletçe birlik olup yaralarımızı sarma zamanı” dedi.


İYİ Parti Antalya Milletvekili Hasan Subaşı, yazılı açıklamasında Türkiye’nin tarihinin en büyük felaketlerinden birini yaşadığına dikkat çekti.

Kahramanmaraş merkezli 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremlerden etkilenen 10 ilde vatandaşların canlarını ve mallarını kaybettiğini belirterek, “Depremin merkez üssü olan Kahramanmaraş'ın yanı sıra Gaziantep, Malatya, Batman, Bingöl, Elazığ, Kilis, Diyarbakır, Mardin, Siirt, Şırnak, Van, Muş, Bitlis, Hakkari, Adana, Osmaniye ve Hatay'da son resmi verilere göre, 6 bin 234 vatandaşımız yaşamını yitirdi, 37 bin 11 vatandaşımız yaralandı. Enkaz altında kurtarılmayı bekleyen vatandaşlarımız var” ifadelerini kullandı.


10 BÜYÜKŞEHİR 10 İLİMİZLE “KARDEŞ ŞEHİR” OLSUN

Deprem sonrası kurtarma çalışmalarında yetkililerin yetersiz kaldığına işaret eden Subaşı, yaraların ancak dayanışma ile sarılabileceğine vurgu yaparak şunları söyledi: “10 büyükşehir, depremde zarar gören 10 ilimizi, ‘kardeş şehir’ kararı alıp elden geldiğince sahiplenmeli. Kendi illerinin hizmeti yanı sıra afetten zarar gören kardeş illerden ellerini çekmeden, barınma, sağlık, gıda, inşai faaliyet gibi çeşitli destekleri elden geldiğince sürdürülebilir olmalıdır.

Bu konuda en hazırlıklı ve halka uzanan en yakın kamu eli, yerel yönetimlerdir. Gönüllü olarak desteğe hazır olduklarını bildiğimiz büyükşehir belediyelerimizin kardeş belediyecilik ilişkisi yararlı olacaktır. İllerindeki bağış ve yardımların iletilmesi içinde sağlıklı kurumsal ilişki kurulmuş olacaktır. Ayrıca dayanışmanın hazzı, milletçe birlikteliğimize katkı sağlayacaktır.

Dönemimde, Antalya ve Nürnberg belediyeleri arasında kurduğumuz "kardeş belediye" ilişkisi geçtiğimiz günlerde 30. Yılını tamamlamış ve sağlıklı ve yararlı bir şekilde sürdürülmektedir. Kendi şehirlerimiz arasında ve yaşadığımız büyük felaket nedeniyle kuşkusuz daha anlamlı ve yararlı olacaktır.

Türk Milleti her felakette dayanışmanın en güzel örneğini göstermiştir. Deprem felaketinin ardından yaralar da dayanışmayla sarılacaktır. Depremde yaşamını yitirenlere Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır, yaralı vatandaşlarımıza da acil şifalar diliyorum.”


TDP'Lİ AKGÜN: İNSANLARI AFETLER DEĞİL İNSANLAR ÖLDÜRÜYOR!



Türkiye Değişim Partisi (TDP) Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Akgün, deprem felaketine ilişkin önemli değerlendirmede bulundu. TDP'li Akgün: "İnsanları deprem değil, işini ehliyle yapmayan müteahhitler ve onlara musamaha gösterenler öldürüyor." dedi.


Kahramanmaraş'da meydana gelen ve 10 ili kapsayan yıkıcı depremde dördüncü güne girerken, yaralar da sarılmaya devam ediyor. Bu kapsamda depremzedelere canla başla yardım gönderen ve sürekli iletişimde olan Akgün ise ülke gündemiyle ilgili genel bir değerlendirme yaparak şunları söyledi: "Bizler deprem olduğu ilk günden beri TDP olarak sahalardayız. Çok çalışıyoruz. Yardım topluyor, deprem bölgesini yakından takip ediyoruz. Fakat şunu söylemek gerekiyor ki insanları deprem değil, doğal afetler değil. İnsanları insanlar öldürüyor. İşin ehli olmayan müteahhitler ve o evleri inşa etmesine sebep olanlar öldürüyor. Biz deprem ülkesiyiz. Bu gerçekle yüzleşmek zorundayız. Buna göre tedbir almalıyız. Denetlemeliyiz, sorgulamalıyız, izin vermemeliyiz. Hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, kalanlara baş sağlığı, yaralılara acil şifalar diliyorum. Tekrardan hepimizin başı sağ olsun." dedi.


AP GENEL BAŞKANI ÖZ: ÇAĞRIMIZ EKSİK OLSA DA KARŞILIK BULDU


Adalet Partisi (AP) Genel Başkanı Vecdet Öz, milletvekilleriyle birlikte Cumhurbaşkanı, bakanların ve tüm yöneticilerin de maaşlarını depremzedelere bağışlaması gerektiğini söyledi. AP Genel Başkanı Vecdet Öz, Kahramanmaraş’ın Pazarcık ve Elbistan merkezli yaşanan ve 10 ili etkileyen deprem sonrası çağrıda bulunarak başta Cumhurbaşkanı olmak üzere tüm bakanların ve milletvekillerin maaşlarını bağışlaması gerektiğini ifade etmişti. Genel Başkan Öz’ün bu çağrısının ardından Türkiye Büyük Millet Meclis Başkanı Mustafa Şentop’da milletvekillerine çağrıda bulunarak birer maaşlarını AFAD’a bağışlamalarını istedi. Bağış çağrılarının eksik olsa da karşılık bulduğunu söyleyen Öz, “TBMM Başkanı Mustafa Şentop ‘Milletvekilleri bir aylık maaşını depremzedelere bağışlasın.’ dedi. Bu yardıma Cumhurbaşkanı ve yardımcısı, bakanlar ve yardımcıları ile kamu şirketi yönetim kurulu başkan ve üyeleri de dahil edilsin.” diye konuştu.

CHP’li Atalay’dan başsağlığı mesajı



Cumhuriyet Halk Partisi Bolu Milletvekilli aday adayı Av. Ferit Atalay, ailesinden 10'dan fazla kişiyi depremde kaybeden Hatay Milletvekili Mehmet Güzelmansur’a başsağlığı diledi.


Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Bolu Milletvekilli aday adayı Av. Ferit Atalay, 6 Şubat günü Türkiye’nin 10 kentinde büyük yıkıma yol açan deprem felaketinde binlerce vatandaşın yaşamını bitirdiğini, on binlerce kişinin de yaralandığına işaret etti.

Kahramanmaraş depremleri sonrası büyük hasar gören Hatay'da CHP Hatay Milletvekili Mehmet Güzelmansur’un da yakınlarını kaybettiğini anımsatan Atalay, “Ülkemizde 10 kentte yıkıma neden olan depremde büyük can kayıplarımız oldu. İlk günlerde yaşanan koordinasyonsuzluk can kayıplarının artmasına neden oldu. Hepimizin yüreği acıdı. Deprem yakınlarını kaybeden Hatay Milletvekilimiz Mehmet Güzelmansur’a ve tüm vatandaşlarımıza başsağlığı ve sabır diliyorum. Acılarını yürekten paylaşıyorum.” dedi.




60 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comentarios


bottom of page