• HaberciGazete

Doğum günü: Ali Sami Yen, Sermet Muhtar Alus, Sabih Kanadoğlu, İnci Gürbüzatik, Tilbe Saran,Mirkelam


Bugün 20 Mayıs. Ali Sami Yen, Sermet Muhtar Alus, Sabih Kanadoğlu, İnci Gürbüzatik, Tilbe Saran, Mirkelam, Ahmet Ak, Erhan Aydoğan Oflu, Aysun Kayacı, İzzet Türkyılmaz, Emre Çolak, Mehmet Tas, Enes Kanter, Okan Deniz'in doğum günü.

BRT Yayın Grubu olarak aramızda olmayanları saygıyla anarken, yaşayanlara uzun, sağlıklı ve mutlu ömürler dileriz.


Doğum günü: Ali Sami Yen kimdir?



Sonradan Yen soyadını alan Ali Sami bey, 20 Mayıs 1886'da İstanbulun Kandilli semtinde doğdu. Babası, ünlü edebiyatçılarımızdan Şemsettin Sami'ydi. Galatasaray Lisesi'nde okudu ve futbol oynadı. Ali Sami Yen, sadece Galatasaray Kulübünün kurucusu olarak kalmadı aynı zamanda Türk futbolunun önde gelen örgütleyicilerinden biri oldu. Yen, 1923 yılında kurulan Türkiye idman cemiyetleri İttifakı'nın kurucuları arasında yer aldı ve başkanlığını yaptı. 1924 Paris olimpiyatlarına katılan Türk kafilesinin başkanlığını yaptı. 1926-1931 yılları arasında Türkiye Millî Olimpiyat Komitesi'nin başkanlığı görevini yürüttü. Galatasaray'da 1905-1918 arasında 13 yıl, 1925'te 1 yıl olmak üzere iki dönemde 14 yıl başkan olarak hizmet verdi. Millî Takımın Romanya ile yaptığı ilk maçta, ilk teknik adam olarak takımın başında o vardı. Ali Sami Yen memuriyet hayatını bitirdikten sonra komisyonculuğa başlamıştır. Galatasaray Spor Kulübü'nün kurucusu Ali Sami Yen'in adı, takımın maçlarını oynadığı stada verilmiştir. Ayrıca 2007 Aralık ayında inşasına başlanan ve içinde stad, spor salonu ve AVM olan komplekse de Ali Sami Yen Spor Kompleksi ismi verilmiştir. Ali Sami Yen 1951 yılında vefat etti. Galatasaray Beyoğlu Hasnun Galip Kulüp Merkezi'nden çıkan kortej, çelenkler eşliğinde taraftarlar ve ailesi ile birlikte Feriköy'e yürüdü ve Feriköy Mezarlığında toprağa verildi.

Doğum günü: Sermet Muhtar Alus kimdir?



(1887-1952) Eski İstanbul hayatına dair roman ve hâtıralarıyla tanınan gazeteci ve yazar. Müellif: ALİM KAHRAMAN 28 Mayıs 1887 tarihinde İstanbul Saraçhanebaşı’nda doğdu. Asıl adı Osman Sermet’tir. “Sermed” kelimesi ebced hesabına göre doğum tarihi olan 304 (1304) yılını vermektedir. Babası Askerî Müze Müdürü Ferik Ahmed Muhtar Paşa, annesi Osman Âbid Paşa’nın kızı, Hanımlara Mahsus Gazete’de F. K. imzasıyla yazıları yayımlanan Fatma Kevser Hanım’dır. Başlangıçta Osman Sermet Muhtar, daha sonra yazılarında Sermet Muhtar adını kullandı. Eğitimine Sultanahmet’teki Fîruz Ağa Camii imamı Mustafa Efendi’den aldığı özel derslerle başladı, Muhacir Ârif Efendi ile devam etti. Küçük yaşlarda Fransızca ve Almanca öğrendi. On yaşında iken dedesi Âbid Paşa’nın sürgünde bulunduğu Halep’e gitti. Dönüşünde son sınıfına kaydedildiği Galatasaray Mekteb-i Sultânîsi’nden 1906’da mezun oldu. Aynı yıl girdiği Mekteb-i Hukuk’u birincilikle bitirdi (1910). Avrupa’da hukuk doktorası yapma arzusu gerçekleşmeyince sınavla Askerî Müze’ye Umûr-ı Fenniyye ve Târîhiyye kâtibi olarak girdi. Bu sırada müze için hazırladığı rehberler üç cilt halinde yayımlandı. Babasının ölümünün (1926) ardından müzedeki görevinden ayrıldı. Hayatının son döneminde geçimini gazete ve dergilere yazdığı yazılarla sağlamaya çalıştı. 18 Mayıs 1952’de öldü. Bilgili, kibar, zeki, nüktedan, sohbeti aranan, cömert kişiliğiyle tanınan Sermet Muhtar zaaflarını, maddî sıkıntılarını dışa yansıtmayan bir terbiyeye sahipti. Sermet Muhtar’ın çocukluğu, köklü ve zengin kültür birikimine sahip bir aile ortamı içinde dedesi Âbid Paşa’nın Saraçhanebaşı’nda ve Göztepe’deki konaklarında geçmiş, konak hayatı kişiliğinin şekillenmesinde etkili olmuştur. Çocukluğundan itibaren Şehzadebaşı’nda ve Kadıköy yakasındaki tiyatrolarda çok sayıda oyun izleme imkânı bulmuştur. Jules Verne’in çeviri romanları yanında F. Alcan’ın “Bibliothèque de philosophie contemporaine” dizisindeki kitapları okumuş, Illustration dergisinin hemen tamamını edinmiştir. Servet-i Fünûn şair ve yazarlarının eserlerine duyduğu hayranlıktan dolayı, ilk evliliğinden olan kızına Cenab Şahabeddin’in “Elhân-ı Şitâ” şiirinden ilhamla Elhan adını vermiştir. Babasının ölümünün ardından annesinden hiç ayrılmamış, üçüncü evliliğinden sonra bir daha evlenmeyerek annesi ve tek çocuğu Elhan’la beraber yaşamış, kızının yetişmesi ve eğitimiyle bizzat ilgilenmiştir. Annesi Fatma Kevser Hanım tarafından devrin başbakanı İsmet İnönü’ye hitaben yazılan ve Göztepe’deki köşklerinin sanatoryum yapılmak üzere satın alınmasını talep eden dilekçeden, ailenin özellikle Ahmed Muhtar Paşa’nın hastalıklarla geçen son yıllarında geçim sıkıntısı içine düştüğü anlaşılmaktadır. Müziğe olan ilgisi yanında resme de merak sarmış, ilk gençlik yıllarında evlerine gelip giden (1904) Hoca Ali Rızâ Bey’le alıştırma çalışmaları yapmıştır. Eserlerinin önemli bir kısmını kendi resimlediği gibi yağlı boya tablo çalışmaları da bulunmaktadır. Fotoğrafçılıkla ilgisi, evlerinde bir karanlık oda düzeni kurmaya ve zamanla İstanbul içinde şehir fotoğrafları çekmeye kadar varmıştır. Galatasaray’da edebiyat, felsefe ve tiyatro üzerine konuşan bir arkadaş çevresine dahil olmuş, ilk yazıları Samiha Necdet takma adıyla Çocuklara Mahsus Gazete’de çıkmıştır (1907). II. Meşrutiyet’in ilânından sonra iki arkadaşıyla birlikte Elüfürük adlı kısa ömürlü bir mizah dergisi yayımlamış, Davul’da yazı ve çizgileriyle görünmüş, çeşitli dergilerde Necdet takma adıyla hikâyeler yazmıştır. Düzenli yazmaya 1931’de Akşam gazetesinde başlamıştır. Dönemin çeşitli yayın organlarında yazılarına rastlanmaktadır. Bir ara Cemal Nadir’in çıkardığı Amcabey’in imtiyaz sahibi olarak görünür (1943). Gazete yazılarında geleneksel İstanbul yaşayışını bütün zenginliğiyle ve iyimser bir bakış açısıyla anlatır. Bu yazılarda çocukluk ve gençlik anılarına, aile, dost ve arkadaş çevresine, okuduğu kitaplara da yer verir. Okuduklarına ve gördüklerine duyduklarını da katar. Balkan ve I. Dünya savaşlarının yıkıcı etkilerine yakından şahit olan yazar, roman ve piyeslerinde savaş şartlarını kendi çıkarlarına kullanarak bir anda servet sahibi olan, sonradan görme harp zenginlerini nükteli bir dille hicveder. Eserleri. İstanbul Yazıları. 1. İstanbul Yazıları (nşr. Faruk Ilıkan, İstanbul 1994). Eski İstanbul yaşayışı üzerine yazdığı yazılardan bir seçmedir. 2. İstanbul Kazan Ben Kepçe (İstanbul 1995). İstanbul’un çeşitli semtlerini anlattığı, Ekim 1938 - Mart 1939 tarihleri arasında Akşam gazetesindeki tefrikalarından oluşmaktadır. 3. Masal Olanlar (İstanbul 1997). Önce Akşam gazetesinde yayımlanmıştır (Mart-Nisan 1932). 4. Eski Günlerde (İstanbul 2001). Müellifin, Ekim 1939 - Mayıs 1940 arasında yine Akşam gazetesinde çıkan yazılarında başta ramazan günleri olmak üzere eski İstanbul yaşayışının çeşitli ayrıntıları ele alınmıştır. 5. 30 Sene Evvel İstanbul (İstanbul 2005). Akşam gazetesinde 12 Mart - 27 Eylül 1931 tarihleri arasında yayımlanan elli altı yazıdan meydana gelen kitapta 1900’lerin başındaki İstanbul hayatı anlatılmaktadır. Alus’un yine eski İstanbul hayatı üzerine gazete ve dergilerde tefrika edilip henüz kitap halinde basılmamış başka yazıları da vardır: “Eski Defterdekiler” (Akşam, Mart-Nisan 1932); “Bir Varmış Bir Yokmuş” (Yedigün, Haziran-Ekim 1934); “Eski Konaklar Bize Neler Anlatıyor” (Tan, Ekim-Aralık 1936); “Kırk Yıl Evvelkiler” (Akşam, Mart-Haziran 1939); “35 Yıl Evvelki Demlerinde” (Akbaba, Ekim 1939 - Şubat 1940); “Gördüklerim Duyduklarım” (Akşam, Ocak 1941 - Ağustos 1944, aralıklarla); “Eski Ramazan Geceleri” (Yeni Sabah, Eylül-Aralık 1942); “Pazar Sohbetleri” (Yeni Sabah, Aralık 1942 - Mart 1943); “Dünden Bugünden” (Amcabey, Akşam, 1943-1947, aralıklarla); “Bugünden Dünden” (Aydede, Akşam, 1949-1951). Roman: Kıvırcık Paşa (İstanbul 1933, filme alınmıştır, 1941), Pembe Maşlahlı Hanım (İstanbul 1933), Harp Zengininin Gelini (İstanbul 1934), Eski Çapkın Anlatıyor (İstanbul 1944), Onikiler (İstanbul 1949; haz. Eser Tutel – Faruk Ilıkan, İstanbul 1999). Gazetelerde tefrika halinde kalan romanları: “Rüküş Hanımlar” (Akşam, 1934), “Dünün Genci Anlatıyor” (Cumhuriyet, 1935), “Kırkından Sonra” (Kurun, 1936), “Anasını Gör Kızını Al” (Kurun, 1937), “Nanemolla” (Akşam, 1938), “Şahende Hala” (Amcabey, 1943), “Banker Arif” (Amcabey, 1943), “Bebek Emine” (Vatan, 1943), “Molla Beyin Baldızı” (Aydede, 1949) (romanlarının geniş bir tahlili için bk. bibl. Demiryürek). Oyun: “Derd”, “Zincirleme”, “Kof Ramiz”, “İnci Sultan”. Uyarlama: “At Martini” (La souriante Mme Beudet); “Ev İlâcı” (La gloire ambulancière, Şair dergisinde tefrika edilmiştir, nr. 12-15, 1919); Helâl Mal (Dozulé’den, Temaşa dergisinde tefrika edilmiş, kitap olarak da basılmıştır, 1336); “Sevk-i Tabiî” (H. Kistemaeckers’den Faruk Nafiz Çamlıbel ile birlikte, 1925’te sahnelenmiştir); “Kalem Efendileri” (Yusuf Ziya Ortaç ile birlikte). Diğer Eserleri. 1. Topkapı Saray-ı Hümâyûnu Meydanında Kâin Müze-i Askerî-i Osmânî Züvvârına Mahsus Rehber / Guide: Musée Militaire Ottoman Situé à Ste.Irène, Place de Top-Kapou-Sérail (İstanbul 1336/1920, 1922). Üç ciltten oluşan rehber Fransızca ve Türkçe olarak ayrı ayrı hazırlanmıştır. 2. Türkçe-Fransızca Yeni Lugat / Nouveau Dictionnaire Turc-Français (İstanbul 1930; genişletilmiş 2. bs. 1935). 3. Yeniçeriler ve Eski Türk Ordusu (İstanbul 1933). Sermet Muhtar, Reşat Ekrem Koçu tarafından çıkarılan İstanbul Ansiklopedisi’ne çeşitli maddeler yazmış, bazılarına notlarıyla katkı sağlamış, bunların toplamı 135’e ulaşmıştır. “Meşrutiyet Tarihi” de 1916’da Ebüzziya takviminde yayımlanmıştır. Müellifin ayrıca basılmamış bir “Küçük İstanbul Rehberi” bulunmaktadır.


Doğum günü: Sabih Kanadoğlu kimdir?



20 Mayıs 1938'de Menemen'de doğdu.


Ortaöğrenimini İzmir'de bitirdikten sonra, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesine girdi. 1959 yılında buradan mezun oldu.


Askerliğini Çubuk'ta yedek subay piyade asteğmen ve teğmen olarak yaptı.


Burhaniye Hakim Adayı olarak mesleğe başlayan Kanadoğlu, sırasıyla Orhaneli ve Erzurum Cumhuriyet Savcılığı, Bingöl Sulh Hakimliği, Tokat ve Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı, İzmir Ceza Hakimliği ve Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi ile Adli Yargı Adalet Komisyonu görevlerinde bulundu.


"Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Hukuku" adlı eserinin yanısıra çeşitli yerlerde yayınlanmış makaleleri bulunan ve 1984 yılında Yargıtay Üyeliğine seçilen Sabih Kadanoğlu Yargıtay Büyük Genel Kurulunca 1994 ve 1998 yıllarında iki kez Yargıtay Onbirinci Ceza Dairesi Başkanlığına seçildi.


Yargıtay Onbirinci Ceza Dairesi Başkanı iken, Yargıtay Büyük Genel Kurulunca gösterilen adaylar arasından 19 Aralık 2000 tarihinde Cumhurbaşkanınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına seçildi.



20 Mayıs 2003'de yaş haddinden emekliye ayrıldı.


22 Mayıs 2012 tarihinde Türk Hukuk Kurumu başkanlığına seçilmiştir.


Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcısıdır.


Evli ve 5 çocuk sahibidir.


Doğum günü: İnci Gürbüzatik kimdir?



(d. 20 Mayıs 1945 / ö. -)
Yazar, Yapımcı

Öykü ve oyun yazarı olan İnci Gürbüzatik Antakya'da dünyaya geldi. Sırasıyla Ankara Atatürk 1. İlkokulu, Ulus Kız Ortaokulu, Anafartalar Kız Lisesi okullarından mezun oldu. 1972 yılında Ankara Üniversitesi DTCF Tiyatro Bölümünü bitirdi. 1973-1987 yılları arasında TRT Ankara Radyosunda prodüktör olarak çalıştı. Çeşitli programların yapım ve yayınını gerçekleştiren yazar 1987 yılında Türk Dünyasından programını sürdürmekteyken Ankara Televizyonu Drama Müdürlüğüne prodüktör olarak atandı. 1987'den 2003' e kadar TRT Ankara Televizyonunda senarist olarak görev yaptı. Ağustos 2002’de aynı kurumdan emekli oldu. Çağdaş Drama Derneğinde drama eğitmeni olarak çalışmalarını sürdürdü. UNİMA, ASİTEJ, Çağdaş Drama Derneği (kurucu üyelik), Tiyatro Mezunları Derneği (kurucu üyelik), Basın Konseyi ve British Council Fellowship (kurucu üyelik), Edebiyatçılar Derneği ve Basın Konseyi üyesidir. Sürekli Sarı Basın Kartı sahibi olan Gürbüzatik yazmış olduğu hikâye ve şiirleriyle edebiyatçı kimiliği de kazandı. Yazar, çalışmalarına hâlâ devam etmektedir. Edebiyat dünyasına 1990'lı yıllarda adım atan İnci Gürbüzatik'in ilk İlk öyküsü Addios Mia Sarımsak, Varlık dergisinde yayımlanmıştır. Daha sonra öykü ve yazıları; Düşler Öyküler, Ulusoy Magazin, Varlık, Adam Öykü, Üçüncü Öyküler, Çiğdem, Kül Öykü, Ardıçkuşu, Aykırı Sanat, Edebiyat Eleştiri gibi çeşitli dergilerde; Analya, Metafor, Öykülü Geceler adlı dergilerde yayımlanmıştır. 1993 yılında Yaşayan Umutlar ve 1994 yılında Yukarı-Kara-Kısık adlı on üç bölümlük dizi senaryoları, TRT tarafından çekilerek yayınlanmasının ardından Yeni Gelin adlı dizi senaryosu, yine TRT tarafından Ekim 1998 tarihinde Kula’da çekildi, Nisan 1999’da yayınlanmıştır. Öykülerinde daha çok kadın-erkek sorunlarını ele alan yazar, eserlerinde giderek yozlaşmakta olan insani tutum ve davranışların önemini ortaya koymuştur. Egeli kadınların yaşamlarını öykülerinde işleyerek, yaşadıkları çevre, gelenek, görenek, dil ve töreleri gözardı etmeden belgelemiştir. İnsan ruhunun derinliklerini gerçekçi bir dille sergilemiş ve yalın bir Türkçe kullanmaya çalışmıştır. Senaryo yazarlığı öykülerini görsellik yönünden besleyen Gürbüzatik, öykülerinde, sinamatograk bir anlatım kullanmıştır. Hayatı boyunca hikâye, oyun ve şiir türlerinde eserler vermiş olan yazar yazın hayatına günümüzde de devam etmektedir.


Bugün 20 Mayıs, ayrıca Tilbe Saran, Mirkelam, Ahmet Ak, Erhan Aydoğan Oflu, Aysun Kayacı, İzzet Türkyılmaz, Emre Çolak, Mehmet Tas, Enes Kanter, Okan Deniz'in doğum günü. Kutlamayı unutmayınız.

16 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör