top of page
  • Yazarın fotoğrafıHaberciGazete

Doğum günü:Elif Naci,Nejat Uygur,Tevfik Kış,Aytekin Çakmakçı,Zühal Olcay,Mahir Günşiray,İlhanMansız


Bugün 10 Ağustos. Elif Naci, Nejat Uygur, Tevfik Kış, Aytekin Çakmakçı, Zühal Olcay, Mahir Günşiray, İlhanMansız'ın doğum günü.

BRT Yayın Grubu olarak aramızda olmayan değerlerimizi saygıyla anarken, yaşayanlara sağlıklı, mutlu, uzun ömürler dileriz.



Doğum günü: Elif Naci kimdir?


1898’de Gelibolu’nda doğdu. 1905 yılında Edirne Darül İrfanı’nda başladığı öğrenimini 1908 yılında ailesiyle İstanbul’a yerleşince Ayasofya Rüştiyesi’nde ve Vefa Lisesi’nde sürdüren Elif Naci, Birinci Dünya savaşının ilk yıllarında Sanayi-i Nefise Mektebi’ne (Güzel Sanatlar Akademisi) kaydını yaptırdı.


Bu arada Yeni Resim Cemiyeti’nin kuruluşuna katkıda bulundu. Savaş yıllarında yazarlığa ve gazeteciliğe başladı. Sanat öğrenimini Akademi’de İbrahim Çallı‘nın öğrencisi olarak sürdürdü.


İleri ve Milliyet gazetelerinde çalıştı. 1928’de Akademi’yi bitirdiği dönemde Müstakil Ressamlar ve Heykeltraşlar Birliği’ne katılıp, ilk kişisel sergisini 1 Eylül 1930’da Alay Köşkü’ndeki Güzel Sanatlar Birliği Merkezi’nde açtı. Kurucu üyeleri arasında yer aldığı D. Grubu’nun ilk sergisi Ekim 1933’te İstanbul’da düzenlendi.


Aynı yıl On Yılda Resim 1923-1933 adlı kitabını yayımladı. D Grubu’nun 1947 ‘de dağılışına kadar, bütün grup sergilerine resim verdi. Son Telgraf ve Cumhuriyet gazetelerinde çalıştı. Türk ve İslâm Eserleri Müzesi ile Evkaf Müzesi’nde yöneticilik görevlerinde bulundu.



1939’da ilk devlet sergisine Atatürk portresiyle katılan Elif Naci, Malatya Aslantepe arkeoloji kazılarında hükümet komiseri olarak görev yaptı. 1940’ta düzenlenen yurt gezisine katılarak Samsun’a gitti ve ikinci devlet sergisinde bu ilden yaptığı resimlerini sergiledi. İkinci Dünya savaşının yoğunlaştığı bir dönemde, askerlik göreviyle gittiği Balıkesir’de ikinci kişisel ser isini açtı. Bu sergiyi, 1944 ve 1949 yıllarında açtığı sergiler izledi. 1953’te Fatih Müzesi’ne atanıp, bir yıl sonra Topkapı Sarayı’nda müzecilik görevini sürdürürken, Galatasaray Lisesi’nde beşinci sergisini açtı.


Kültür anlaşması gereği gittiği Bağdat’ta resimlerini sergiledi ve Türk sanatı üstüne konferanslar verdi. 1963’te müzecilik görevinden emekliye ayrılarak, 1965’te bütün dönemlerini içeren ayrıntılı bir gösteriyle yeni bir sergi düzenledi. 1970’i izleyen yıllarda sergi çalışmalarını yoğunlaştırdı.


Sanat Anlayışı


Elif Naci’nin resmini belli bir kategori altında toplamak ve belli bir anlayışın uzantısı olarak görmek olanağı yoktur. Kendi içinde sürekli bir değişmenin ve farklı dönemlerde farklı yaklaşımların ürünü olan tabloları, temelde ortak bir kaygıdan türemiştir. Batılı etkilerin ışığı altında yöresel bir beğeniyi yansıtmak, bunun için de ulusal kültür kökenlerimizle bağımızı sürekli canlı tutmak. Toplum ve kültür yaşamımızdan çıkarılacak yeni sentezlerin ve arayışların, özgün bir birikim halinde yeni Türk resmini oluşturacağı görüşünü benimseyen Elif Naci’nin, müzecilik ve gazetecilik arasında etkinliğini her zaman sürdürebildiği ressam yönü ona geniş bakış açıları kazandırmıştır.

Elif Naci’nin D Grubu içinde geliştirmiş olduğu ilk dönemi, toplum yaşamımızdan yankılar ve yansımalar taşır. Arada müzecilik ilişkisinin de katkılarını taşıyan yerli soyut denemeleri de zaman zaman yer alır. Söz konusu yapıtlarında, çağdaşlık ve yöresellik ya da ulusallık sentezi sürekli bir arayışın doğal uzantısı olarak kendini gösterir. Yarı-akademik, yarı-empresyonist bir eğilimi akla getiren, peyzaj ve natürmort gibi klasik konuları içeren resimleri de aynı dönemin tamamlayıcı bir öğesidir. Geometrik-soyut denemeler kısa bir süre etkili olabilmiş, zaman zaman eski hat sanatının uzantısı sayılabilecek motifler, bu soyut resimlerle bir arada kullanılmıştır.


8 Mayıs 1987'de aramızdan ayrıldı.


Doğum günü: Nejat Uygur kimdir?




Kilis'te 1927'de dünyaya gelen ve subay babasıyla öğretmen annesinin işleri nedeniyle Anadolu'yu dolaşan Nejat Uygur, tiyatroya Siirt, Ezine ve İntepe'deki okullarda tamamladığı ilkokul yıllarında yer aldığı müsamerelerle başladı. Uygur, Sarıyer, Çanakkale ve Manisa'da ortaokulu tamamladıktan sonra girdiği İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi'nin Heykel Bölümü'nü bitiremedi. Sarıyer Halkevi'nde 1943'te başladığı boks sporunun yanında atletizm, su topu ve binicilikle de ilgilenen usta oyuncu, çocukluk hayali pilotluk olsa da ABD'ye gitmek arzusuyla liman cüzdanı çıkardı, gemici oldu, seyahatlere gitti.

PROFESYONEL TİYATROYA ADIM ATTI

Onun için bir tutkuya dönüşen "güldürme" isteği, Uygur'un tiyatroyla arasındaki sağlam bağların kaynağı oldu ve komedi ustası, bir dönem Sarıyer Halkevi ile Avni Dilligil Tiyatrosu'nda amatör oyunculuk yaptı.




Nejat Uygur Tiyatrosu'nu 1949'da kuran ve profesyonel oyunculuğa adım atan Uygur, 1950'de Necla Hanım ile hayatını birleştirdi ve on üç yıl süren Anadolu turneleri sürecinde Ahmet, Süheyl, Süha, Kemal ve Behzat isminde 5 çocukları oldu. Uygur, tiyatro formundaki televizyon programlarıyla sahneleri evlere taşıyarak, Türk tiyatrosuna önemli katkılarda bulundu.

KİTAP İÇİN UYKUSUZ GECELER

Altmış yılı aşkın bir süre boyunca tiyatroya ailesiyle birlikte hizmet eden ve kendisini insanları güldürmeye adayan Nejat Uygur, Türk temaşa sanatı geleneğinde kendine özgü bir tavır geliştirdi. Kitap okumaktan uzak duramayan ve bu uğurda uykusuz geceler geçiren sanatçı, her rolünde içindeki çocuktan bir parça sergiledi. Uygur, tiplemeleri, söze dayanan oyunculuğu ve güncel siyasal olayları sahneye taşıma tarzıyla dikkatleri çekerken, Anadolu'yu karış karış dolaşmasının yanı sıra ABD ve Avrupa'da da oyunlar sergiledi.

DEVLET SANATÇISI OLDU

Devlet Sanatçısı unvanını 1998'de alan ve sanat yaşamı boyunca pek çok kez ödüle layık görülen Nejat Uygur, Ankara'da 2007'de katıldığı bir festivalden İstanbul'a dönerken beyin damarlarında oluşan tıkanıklık nedeniyle kısmi felç geçirdi. Uzun süren tedavisi boyunca hayat enerjisinden hiçbir şey yitirmeyen Nejat Uygur, 18 Kasım 2013'te İstanbul'da solunum yetmezliği nedeniyle vefat etti ve Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedildi.



Doğum günü: Tevfik Kış kimdir?



Efsane güreşçi 10 Ağustos 1934 yılında Çorum’un Kargı İlçesine bağlı Pelitcik köyünde dünyaya geldi.

1956 yılında Güreşe başladı. 1959 yılı İstanbul’da Greko-Romen stil 87 Kg da Balkan 2.

1959 yılı Beyrut LÜBNAN da Greko-Romen stil 87 kg Akdeniz Oyunları 1.

1960 yılı Roma Olimpiyatlarında Greko-Romen stil 87 Kg da 1.

1961 yılı Yokohama JAPONYA da Greko-Romen stil 87 Kg da Dünya 4. 1962 yılı Toledo A.B.D. de Greko-Romen stil 87 Kg da Dünya 1.

1963yılı Helsinki FİNLANDİYA da Greko-Romen stil 87 Kg da Dünya 1 1965 yılı Tampera FİNLANDİYA da Greko-Romen stil 87 Kg da Dünya 4.

1966 yılı Toledo A.B.D. de Greko-Romen stil 87 Kg da Dünya 2. 1966 yılı Essen FEDERAL ALMANYA da Greko-Romen stil 87 Kg da Avrupa 1 1967 yılı Minks S.S.C.B de Greko-Romen stil 87 Kg da Avrupa 5. oldu.

Rahmetli Tevfik Kış’ın Kendine has en iyi uyguladığı güreş teknikleri. Bele girmeler, suplex, bel kündesiydi

Tevfik Kış 1968 yılında güreşi bıraktı.

Milli Takımda Antrenörlük, Güreş Federasyonunda çeşitli yıllar yöneticilik yaptı.

Türk Güreş Vakfı’nın kurucu üyeliğini ve yöneticiliğini yaptı.

Tevfik Kış Evli ve iki çocuk babasıydı.

4 Eylül 2019 tarihinde aramızdan ayrılan Tevfik Kış’ın cenazesi Karşıyaka mezarlığında bulunan Türkiye Güreş Vakfı Anıt mezarına defnedilmişti.


Doğum günü: Aytekin Çakmakçı kimdir?



(d. 10 Ağustos 1949, Trabzon - ö. 11 Mart 2021, Trabzon), Türk görüntü yönetmeni, öğretim görevlisi. Muhsin Bey, Arabesk ve Uzlaşma gibi filmleriyle bilinir. Branşında Antalya Altın Portakal, Adana Altın Koza ve Altın Kelebek gibi ödüllere sahip olmuştur. Kaptan olan babasının tayininin Trabzon'dan İstanbul'a çıkması üzerine İstanbul'a yerleşen Çakmakçı, burada prodüksiyon asistanı olan arkadaşı Abdullah Gürek'in[3] teklifi üzerine 16 yaşındayken, Kriton İlyadis'e kamera ikinci asistanlığı yapmaya başlayarak sinema sektörüne adım attı. Daha sonra kamera birinci asistanlığı, set fotoğrafçılığı, reklam kameramanlığı, reklam fotoğrafçılığı ve görüntü yönetmenliği yaptı. Türk sinemasının siyah-beyaz dönemlerinde ünlü görüntü yönetmenleri ile çalışma fırsatı buldu. Bu dönemde ışık teknikleri üzerine yeni denemeler yapmaya çalıştı. Yeni görsel anlayışını ilk kez Acı filmiyle uygulamaya soktu. Bu döneme ve bunun üzerine aldığı eleştirilere şöyle açıklık getirir; "Tuhaf ışıklar yaptığımı, mesleği sabote ettiğimi, ışığı pencereden verdiğimi diğer tarafların boş kaldığı yönünde çok eleştiri aldım. Ama tüm bunların bir geçiş dönemi sancısı olduğunu düşünüyordum. Zaman ilerledikçe doğru yolda olduğumun işaretleri belirdi. Çünkü film projelerinin performans hedeflerinin büyüdüğünü gördüm. Ciddi film yapmak ve çıtayı yükseltmek isteyen yönetmenlerden teklif almaya başladım." Uzun yıllar boyunca İrfan Tözüm, Şerif Gören ve Yavuz Turgul gibi yönetmenlerle çalışma fırsatı buldu. "İyi film doğru görüntüler toplamıdır." Aytekin Çakmakçı, Marmara Üniversitesi dersleri esnasında. Döneminin sevilen televizyon dizileri Baba Evi, Şehnaz Tango, Yeni Hayat, Deniz Gurbetçileri, Bizim Ev, Yaprak Dökümü gibi dizilerde görüntü yönetmenliği yaptı. Yılanların Öcü filmindeki görüntü yönetmenliği ile 23. Antalya Film Şenliği'nde "En İyi Görüntü Yönetmeni" ödülüne layık görülmüştür. 3-4 sene boyunca Marmara Üniversitesi sinema ve televizyon bölümünde görüntü ve stüdyo teknikleri gibi derslere öğretim üyesi olarak girmiştir. 2009 senesinde buradaki görevini bırakmıştır. Ve artık Trabzon'da ikamet etmektedir. Burada kamera, ses ve ışık teknikleri üzerine kurs vermiş olup ayrıca AB projesi olan Nitelikli Radyo Tv Teknikerleri ve kamera asistanları kurslarında Trabzon Belediyesi adına öğretici öğretmenlik yapmıştır. 2013 yılında İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından düzenlenen 31. İstanbul Film Festivali'nde "Sinema Onur Ödülü"'ne layık görüldü. 2019 yılında anılarını yazdığı kitabı "Güneşe Lamba Yakan Adam" yayımlandı.


11 Mart 2021'de aramızdan ayrıldı.


Ödülleri

  • 1986, 23. Antalya Altın Portakal Film Festivali, En İyi Görüntü Yönetmeni, "Yılanların Öcü" ve "Kan" filmleriyle

  • 1992, İfsak Sinema Ödülü

  • 1996, 10. Adana Altın Koza Film Festivali, En İyi Görüntü Yönetmeni, "Mum Kokulu Kadınlar" ve "Işıklar Sönmesin" filmleriyle

  • 1998, Altın Kelebek TV Ödülü, "Baba Evi"

  • 2013, 31. İstanbul Film Festivali, Onur Ödülü

  • 2014, Sinefest Emek Ödülü

  • 2014, 21. Adana Altın Koza Film Festivali, 100. Yıl Emek Ödülü

  • 2015, Türsak, Tüm Zamanların En İyi 10 Görüntü Yönetmeni Ödülü

  • 2015, Trabzon Gazeteciler Cemiyeti Sanat Ödülü

  • 2017, Ankara Üniversitesi İletişim Vakfı, 50. Yıl Onur Ödülü

  • 2017, Gönüllü İyilikseverler Derneği Ödülü

  • 2018 Gelişim Üniversitesi & TÜRVAK, Görüntü Yönetmenliğini Özendirme Ödülü

  • 2020 SETEM ''EMEK'' Ödülü

Doğum günü: Zühal Olcay kimdir?



10 Ağustos 1957 Üsküdar, İstanbul doğumlu Türk oyuncu ve şarkıcıdır.

Babası erkek berberi Cevat İşanç, annesi ev hanımı Süheyla İşanç'tır. Ailenin tek çocuklarıydı. Çocukluğunu Üsküdar'da geçirdi. İlkokulu Halil Rüştü İlkokulu'nda ardından Üsküdar Kız Lisesi'nde okudu. Yapılan bir röportajında, "Ailenin tek çocuğu olduğum için kardeşi olan yaşıtlarımı çok kıskanırdım. Tek olmak ailede tüm sevgileri kazanma adına avantajdır ama paylaşma olayı olmadığı için de dezavantajdır. Benim için sıkıntılı bir mutluluktu tek çocuk olmak. Bunun dışında orta hâlli ama sıcak bir aile içinde büyüdüm." der. Büyük teyzesi konservatuvarda piyano öğretmeniydi. Diğer iki teyzesinden biri de devlet tiyatrosu sanatçısıydı. Konservatuvarda piyano öğretmeni olan teyzesinin teşviki ile Ankara'ya giderek tiyatro eğitimine başladı

1976'da Ankara Devlet Konservatuvarı yüksek bölümünü bitirdi. Aynı yıl sınıf arkadaşı Selçuk Yöntem ile evlendi. Evlendiğinde daha 19 yaşındaydı. Bir sene Londra'da eğitim gördü. Üç yıl süren ilk evliliğinin ardından iş adamı Zafer Olcay ile evlenen Zuhal Olcay, İzmir'e yerleşti ve İzmir Devlet Tiyatrosu’nda oyunculuğa başladı. 1981 yılında kızı Ceren dünyaya geldi.

1983'ten itibaren çeşitli televizyon yapımlarında rol aldı; ilk televizyon filmi olan Sönmüş Ocak'tan sonra Parmak Damgası adlı yapım ile tanındı. Film festivallerinde aldığı ödüller ününü arttırdı. 1987 yılında ikinci eşi Zafer Olcay'dan boşandı.

Sinema oyunculuğu ile birlikte tiyatro oyunculuğunu da sürdüren Olcay; 1986'da Mart'daki Nina rolüyle Avni Dilligil Tiyatro Ödülü'nü, 1988’de Balkon'daki İrma rolüyle Ankara Sanat Ödülü'nü kazandı. 1989'da Evita adlı müzikalde Evita'yı oynadı. Bu müzikaldeki başarısı üzerine şarkıcılık kariyeri başladı. Dünden Sonra, Yarından Önce adlı filmde şarkıları seslendiren Olcay, daha sonra Onno Tunç'un bestesi olan parçayı bir albümde seslendirdi.

1989'da Sahte Cennete Veda adlı filmdeki rolüyle Almanya’da Altın Film Şeridi En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazanarak uluslararası bir başarı elde etti.

1987'de eşinden ayrılan Olcay, üçüncü evliliğini 1992’de Londra’da tiyatro oyuncusu Haluk Bilginer ile yaptı. 1990'da Haluk Bilginer ile birlikte Tiyatro Stüdyosu adlı özel tiyatronun kurucuları arasında yer aldı ve bu tiyatroda Aldatma, Kankardeşler, Histeri, Balkon gibi oyunlarda başrol üstlendi.

1990'da senaryosunu Orhan Pamuk'un (Kara Kitap adlı kendi romanından) yazdığı, Ömer Kavur'un yönettiği, Antalya Altın Portakal Festivali'nde En İyi Film Ödülü'nü ve Uluslararası İstanbul Film Festivali En iyi yerli film ödülü'nü alan Gizli Yüz'de oynadı.

Çeşitli siyasi eylemlere de katılan Olcay’a Bakırköy Belediye Başkanı Adaylığı teklif edildi.

Üsküdar’da kiralayıp restore ettikleri Tiyatro Stüdyosu’nun 1996’da yanması üzerine 1999’da Haluk Bilginer ile birlikte Oyun Atölyesi'ni kurdu. Olcay, Oyun Atölyesi’nin sahnelediği ilk oyun olan Steven Berkoff’un Dolu Düşün Boş Konuş adlı oyunundaki rolüyle Afife Tiyatro Ödülleri "En İyi Komedi Kadın Oyuncusu" Ödülü'nü aldı. Çift, İstanbul’un Moda semtinde bir apartmanı restore ederek oluşturduğu tiyatro mekanını 2002’de açtı. Zuhal Olcay'ın Bilginer ile olan evliliği 2004 yılında sona erdi.

2001 yılında Tayfun Pirselimoğlu'nun yönettiği Montreal Dünya Film Festivali'nde Jüri Özel Ödülü olan Hiçbiryerde'de oynadı.

2002-2004 yılları arasında “Siyah- Beyaz Dinleti” adlı müzikal bir gösteri yaptı.2004 yılında üçüncü eşi Haluk Bilginer'den boşandı.

Müzik çalışmalarını önce Vedat Sakman, daha sonra Bülent Ortaçgil ile devam eden ve Küçük Bir Öykü, 'İyisin gibi parçalarla müzik listelerine giren Olcay’ın Küçük Bir Öykü (1989), İki Çift Laf (1990), Oyuncu (1993), İhanet (1998), Başucu Şarkıları (2001), Başucu Şarkıları-2 (2005), Aşk'ın Halleri (2009) ve Cengiz Onural'la ortak çalışması olan Hiçbiryerde isimli albümleri vardır. 2008 senesinde TV8'de her perşembe "Mevzuhal" adıyla canlı performans programını sundu. Son olarak 2015 senesinde "Başucu Şarkıları 3" albümünü yayınlamıştır.

Filmografi

Filmler

Aşk Tesadüfleri Sever 2 - 2020

Güz Sancısı : Tomris Giritlioğlu - 2009

İyi Seneler-Londra : Berkun Oya - 2007

Simbiyotik : 2004

Hiçbiryerde : Tayfun Pirselimoğlu - 2001

Gece Martıları : 2000

Issızlığın Ortasında Sinema : 1999

Salkım Hanım'ın Taneleri : Tomris Giritlioğlu - 1999

  1. Adım : Tomris Giritlioğlu - 1996

İstanbul Kanatlarımın Altında : Mustafa Altıoklar - 1996

Aşk Üzerine Söylenmemiş Her şey : 1995

Bir Sonbahar Hikayesi : Yavuz Özkan - 1994

Ay Vakti : 1993

İki Kadın : Yavuz Özkan - 1992

Kara Sevdalı Bulut : 1991

Gizli Yüz : Ömer Kavur - 1990

Medcezir Manzaraları : Mahinur Ergun - 1989

Sahte Cennete Veda : 1988

Bir Günah Gibi : 1987

Dünden Sonra Yarından Önce : 1987

Bir Avuç Gökyüzü : 1987

Gece Yolculuğu : Ömer Kavur - 1987

Ateşten Gömlek : Ziya Öztan - 1986

İstek : 1986

Genç ve Dul : 1986

Oteldeki Cinayet : 1986

Amansız Yol : 1985

Kurşun Ata Ata Biter : 1985

Halkalı Köle : 1985

İhtiras Fırtınası : 1988

TV dizileri

Alev Alev : 2020

Yüksek Sosyete : 2016

Urfalıyam Ezelden : 2014

Bir Aşk Hikayesi : 2013

İffet : Faruk Teber - 2011

Umut Yolcuları : 2010

Arka Sokaklar : 2010

Beni Unutma : 2008

Geniş Zamanlar : Serdar Akar - 2007

Seni Çok Özledim : 2005

Ti Show : 2002

Yeditepe İstanbul : Türkan Derya - 2001

Çatısız Kadınlar : Mahinur Ergun - 1999

Medeni Haller : 1997

Artist Palas : 1994

The Young Indiana Jones Chronicles "Istanbul, September 1918" 1993

Baharın Bittiği Yer : 1989

Ateşten Günler : 1987

Gecenin Öteki Yüzü : 1987

Varsayalım İsmail : 1986

Parmak Damgası : 1985

Sönmüş Ocak : 1980

Sunuculuk

TRT 23 Nisan Çocuk Şenliği Programı : 1979

Mevzuhal : 2008

Rol aldığı oyunlar

Aşk Halleri : Maria Goss - Elf Yapım - 2017

Şölen (oyun) : Moira Buffini - Aysa Prodüksiyon Tiyatrosu - 2009

Nathalie : Philippe Blasband - Aysa Prodüksiyon Tiyatrosu - 2005

Ayrılış : Tom Kempinsky - Oyun Atölyesi - 2000

Dolu Düşün Boş Konuş : Steven Berkoff - Oyun Atölyesi - 1999

Balkon : Jean Genet - Tiyatro Stüdyosu - 1998

Histeri : Terry Johnson - Tiyatro Stüdyosu - 1997

Kan Kardeşleri : Willy Russell - Tiyatro Stüdyosu - 1991

Aldatma : Harold Pinter - Tiyatro Stüdyosu - 1990

Söz Veriyorum : Aleksei Arbuzov - İstanbul Devlet Tiyatrosu - 1986

İlk Yıllar "Roksolan" : Orhan Asena - İstanbul Devlet Tiyatrosu - 1985

Martı : Anton Çehov - İstanbul Devlet Tiyatrosu - 1985

Fazilet Eczanesi : Haldun Taner - İzmir Devlet Tiyatrosu - 1982

Deli Dumrul : Güngör Dilmen - İstanbul Devlet Tiyatrosu - 1979

Othello : William Shakespeare - Ankara Devlet Tiyatrosu - 1978

İzin Günü : Otto Fischer - Ankara Devlet Tiyatrosu - 1977

Üçüncü Selim : Celal Esat Arseven\Salah Cimcoz - Ankara Devlet Tiyatrosu – 1977


Solo albümleri

Küçük Bir Öykü Bu (1989)

İki Çift Laf (1990)

Oyuncu (1993)

İhanet (1998)

Başucu Şarkıları (2001)

Başucu Şarkıları 2 (2005)

Aşk'ın Halleri (2009)

Başucu Şarkıları 3 (2015)

Tekli Çalışmaları

Dünden Sonra Yarından Önce Film Müziği (1987)

Sensiz (Emre Atabek ile) (2018)

Eyvallah (Hüsnü Arkan ile) (2020)

Diğer albümleri

Asansör Film Müzikleri / Kolektif (1999)

Bülent Ortaçgil İçin Söylenmiş Bülent Ortaçgil Şarkıları / Kolektif (2000)

Hiçbiryerde Film Müzikleri (2002)

Metin Altıok Ağıtı / Fazıl Say (2003)

Söz Vermiş Şarkılar / Kolektif (2004)

''41 Kere Maşallah / Kolektif (2006)

Nazım / Fazıl Say (2006)

Pop 2006 / Kolektif (2006)

Bulutsuzluk Özlemi 20 Yaşında / Kolektif (2007)

Güldünya Şarkıları / Kolektif (2008)

Mucize Nağmeler / Kolektif (2009)

Buğra Uğur'la 30 Yıl / Kolektif (2009)

2020 Model (2020 Model: Murathan Mungan) / Kolektif (2020)

İstiridyede Saklanmış Şarkılar / Kolektif (2021)

Ödülleri

1984: 21. Antalya Film Şenliği, En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu(İhtiras Fırtınası)

1985: 22. Antalya Film Şenliği, En İyi Kadın Oyuncu (Amansız Yol)

1986: Martı'daki Nina rolüyle Avni Dilligil Tiyatro Ödülü

1988: Balkon'daki İrma rolüyle Ankara Sanat Ödülü

1989: Almanya Altın Film Şeridi En İyi Kadın Oyuncu Ödülü, (Sahte Cennete Veda)

1989: 2. Ankara Film Şenliği, En İyi Kadın Oyuncu (Dünden Sonra Yarından Önce)

1990: 3. Ankara Film Şenliği, (Medcezir Manzaraları)

1994: 6. Ankara Film Festivali, En İyi Kadın Oyuncu (Bir Sonbahar Hikayesi)

1999: Afife Tiyatro Ödülleri "En İyi Komedi Kadın Oyuncusu" Ödülü, (Dolu Düşün Boş Konuş)

2002: 21. İstanbul Film Festivali, En İyi Kadın Oyuncu(Hiçbiryerde)

2002: 24. Siyad Türk Sineması Ödülleri, En İyi Kadın Oyuncu (Hiçbiryerde)

2003: 6. Gökçeada Film Festivali, En İyi Kadın Oyuncu (Hiçbiryerde)

Afife Tiyatro Ödülleri : Yılın En Başarılı Kadın Oyuncusu-Nathalie 2006

2019: 26.Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali - ''Altın Koza Yaşam Boyu Onur Ödülü''


Doğum günü: Mahir Günşiray kimdir?



Oyuncu / Yönetmen. Türk Sinemasının efsane oyuncularından Orhan Günşiray’ın oğludur. 10 Ağustos 1960, İstanbul doğumlu. Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Devlet Konservatuarı Tiyatro Bölümünü bitirdikten sonra İngiltere de University of Leeds de (MA) master yaptı. Ardından Mimar Sinan Üniversitesinde (DFA) sanatta yeterlilik doktorası yaptı.

1986 yılında Bursa Devlet Tiyatrosu’nda ilk tiyatro oyununu oynadı. Daha sonra Tiyatro Oyunevini kurmuş; Kafka, Lorca Hasan Ali Toptaş’ın yazdığı oyunlarda oynamış ve de yönetmiştir.

Samuel Beckett'in film adlı video filmini de yöneten Mahir Günşiray, 1985’ten bu yana çeşitli üniversitelerde özel eğitim kurumlarında eğitmenlik yapmıştır.

1997 yılında Devlet tiyatrolarından istifa eden Mahir Günşiray; 1988 yılında tiyatrocu Ayşe Lebriz Berkem ile evlendi. Can adında bir oğlu olan Günşıray; daha sonra eşinden boşandı. İkinci evliliğini 1988 yılında dekor kostüm tasarımcısı olan Fransız Claudia Leon ile yaptı, ondan da 1996 doğumlu bir vardır.

Mahir Günşiray, 2017’de Failet Hanım ve Kızları dizisinde işadamı Hazım Egemen rolünü, 2021’de Kalp Yarası dizisinde Adnan Sancakzade karakterini canlandırdı. Yeni projelerde yer almayı sürdürmektedir.

Yönettiği Tiyatro Oyunları:

Tiyatro Öldü, Son Bir Kez, Faust, Kül Bellek, Leonce İle Lena, Beklerken, 5 Yıl Geçince, Tol, Döne Döne, Ahmet Arif, Unutmak, Guevara Ormanların Hemen Önündeki Gece, Kanlı Düğün, Evlenme, Ceza Kolonisinde Hizmetçiler, Hikaye-İ Don Kişot, Antigone, Adam Adamdır, Hapishaneden Mektuplar, Sezuan'ın İyi İnsanı, Sayım Suyum Yok, Ve Soğan.

Rol Aldığı Tiyatro Oyunları:

Tiyatro Öldü, Yalnızlıklar, Leonce İle Lena, Unutmak, Döne Döne, Evlenme, Guevara Efrasiyab'ın Hikayeleri, Hikaye-i Don Kişot, Ceza Kolonisinde, Hizmetçiler, Adam Adamdır, Küçük Burjuvalar, Bernarda Alba'nın Evi, Afife Jale Nezihe Araz, Kan Kardeşler, Kral Üşümesin, Cimri ve Kısmet.

Rol Aldığı Film ve Diziler:

Kalp Yarası (Adnan Sancakzade, TV Dizisi 2021)

Bağlılık Hasan (Muzaffer, Sinema Filmi, 2021)

Muhteşem İkili (Profesör Yusuf, TV Dizisi 2021)

Fazilet Hanım ve Kızları (Hazım Egemen, TV Dizisi, 2 Sezon, 2017-2018).

Kış Güneşi (Mazhar, TV Dizisi, 2016)

Çilek Kokusu (Nihat Mazharoğlu, TV Dizisi, 2015)

Tuhaf Zamanlar (Haldun, Kısa Film, 2015)

Çanakkale Yolun Sonu (A. Salim, Sinema Filmi, 2013)

Sürgün (Stavro, Sinema Filmi, 2013)

Uzun Hikaye (Savcı, Sinema Filmi, 2012)

Dila Hanım (TV Dizisi, Sezon 2012)

Bahar İsyancıdır (Ahmet Kutlar, Sinema Filmi, 2012)

İffet (TV Dizisi, 2 Sezon, Ali İhsan Ersoy, 2011-2012)

Takiye: Allah'ın Yolunda (Ali Asker, Sinema Filmi, 2010)

Hanımın Çiftliği (TV Dizisi, 2. Sezon, Ekrem, 2010)

Güldünya (TV Dizisi, 2009)

Aynadaki Düşman (TV Dizisi, 2009)

Gitmek: Benim Marlon And Brandom (Kendisi, Sinema Filmi, 2008)

Mahşer (Doktor, TV Dizisi, 2007)

Bıçak Sırtı (Harun Yılmaz, TV Dizisi, 20079)

Sağır Oda (Girayhan Kırımlı, TV Dizisi, 2006)

Kaybolan Yıllar (Şeref, TV Dizisi, 2006)

Binbir Gece (TV Dizisi, Harun Yılmaz, 2006)

Seni Çok Özledim (Günther, TV Dizisi, 2005)

Ayışığı Neredesin (TV Dizisi, 2004)

Çaylak (Taner, TV Dizisi, 2003)

Borsa (TV Dizisi, 2000)

Parçalanma (Halil, Sinema Filmi, 1998)

Şovalye, Pamuk Prenses ve Hain (Sinan, Şövalye, Sinema Filmi, 1996)

Yer Çekimli Aşklar (Sinema Filmi, 1995)

Avrenos'un Müşterileri (Sinema Filmi, 1995)

Seni Seviyorum Rosa (Kemancı, Sinema Filmi, 1992)

Sarı Tebessüm (Sinema Filmi, 1992)

Metamorfoz (Atatürk, TV Dizisi, 1992)

Kaldırım Serçesi (TV Dizisi, 1989)

Baharın Bittiği Yer (TV Dizisi, 1989)

Ayaşlı ve Kiracıları (TV Dizisi, 1989)

Dudaktan Kalbe (TV Dizisi, 1988)

Bebek (Metin, Sinema Filmi, 1979)

Oğlum Oğlum (Mahir, Sinema Filmi, 1965)


Doğum günü: İlhan Mansız kimdir?



(d. 10 Ağustos 1975, Kempten), Türk aktör ve santrfor mevkiinde görev almış eski millî futbolcudur. Aslen Kırım Tatarıdır. Millî buz patencisidir. 2002 FIFA Dünya Kupası'nda Senegal'e attığı altın gol, FIFA Dünya Kupası tarihinin son altın golüdür. 2017 yılında Survivor yarışmasına katılmıştır.

İçindekiler

Futbol Kariyeri

Altyapı

Almanya'da doğan ve annesi terzi, babası fabrika işçisi olan İlhan Mansız, 9 yaşındayken annesi, kardeşi ve ablası ile birlikte ailesinin memleketi olan Eskişehir'e döndü. 4 yılını Eskişehir'de geçirdi ve ailesinin Almanya'da kalması sebebiyle geri döndü. Almanya'ya dönüşünden sonra burada futbola başladı. Ayrıca kardeşi Erman Mansız da Köln takımının genç takımında oynamaktadır.

SV Lenzfried, FC Kempten ve FC Augsburg altyapılarında oynadığı futbol ve attığı gollerle dikkat çekti. Augsburg takımıyla 1993'te Almanya Gençler Şampiyonluğu, bir sene sonra da Almanya Gençler Kupası'nın sahibi oldu. O sene finalde yendikleri, ülkenin köklü takımlarından 1. FC Köln'e transfer oldu. 19 yaşında yaptığı bu transferle futboldan ilk defa para kazandı. Kazandığı ilk parayla kendisine bir müzik seti almıştır. Köln ekibi ile iki yıllık sözleşme imzalayan futbolcu, birinci sene 1. FC Köln II takımında oynayıp, sonraki sene birinci takıma çıkacaktı ancak babasının isteği ile Türkiye'ye gelmeye karar verdi.

İlk yılları

Almanya'da geçen altyapı yıllarının sonunda ailesinin baskısıyla, Türkiye'deki futbol macerası başladı. İki senelik sözleşme ile Gençlerbirliği'ne transfer oldu. 17 Eylül 1995'te Altay karşısında kariyerinin ilk maçına çıktı. 24. dakikada Nihat Baştürk'ün yerine oyuna dâhil olmuştu. İlk sezonunda sadece 2 maça çıkan futbolcu, Eylül 1996'da sözleşmesini karşılıklı olarak feshetti ve Almanya'ya döndü. Münih Türkgücü'nde amatör olarak futbola devam ederken parasal sorunlar nedeniyle tekrar Türkiye'ye dönmeye karar verdi. İkinci Türkiye seferine İkinci Lig takımlarından Kuşadasıspor'da başladı. Kuşadası için çıktığı ilk maçta Düzcespor'a 2 gol attı.

Samsunspor

Daha önceki Türkiye deneyiminde yaşadığı uyum sorunu Kuşadası'nda yine baş gösterdi. Kuşadası'ndan 1. Lig'de mücadele eden Samsunspor'a transferinden sonra futbolu bırakarak yarım bıraktığı FOS Kempten Ekonomi Bölümüne devam etmeyi düşündü. Fakat son anda verdiği kararla Samsun'da kaldı.

Samsunspor için ilk maçına UEFA Intertoto Kupası'nda Lyngby karşısında çıktı. Samsunspor rakibini 3-0 yenerken, devre arasında oyuna giren İlhan, üç dakika sonra Samsunspor için ilk golünü attı. Sezon öncesindeki bu turnuvada Samsunspor, yarı finale kadar çıkmayı başardı. 8 Ağustos 1998'de Kocaelispor karşısında çıktığı maç ile de ikinci kez 1. Lig'e merhaba dedi. 29 Ağustos'ta Fenerbahçe'ye attığı gol 1. Lig'deki ilk golü oldu. İlk sezonunu 27 maçta 4 gol ile kapadı.

1999-2000 sezonunda Samsunspor'da daha çok forma şansı bulmaya başladı. Bir yandan da gol sayısını arttırıp 10 gole ulaştı. Bir sonraki sezonda ise 31 maçta 12 gol attı. Sezon için Antalyaspor'a ve Adanaspor'a hat-trick yaptı.

Beşiktaş JK

Samsun'da 3 sezon boyunca son derece başarılı bir performans gösteren İlhan Mansız, Samsunspor ile sözleşmesinin bitmesi üzerine 2001-02 sezonu için Galatasaray ile sözleşme imzaladı. Fakat daha sonra Beşiktaş'ın daha cazip bir teklif yapması üzerine Galatasaray ile sözleşmesi bulunmasına rağmen, Beşiktaş'a da imza attı. Dönemin Beşiktaş yönetiminin Galatasaray'a ricası üzerine, Galatasaray İlhan'ı şikâyet etmekten vazgeçti ve olaylı bir şekilde Samsunspor'dan takım arkadaşı Tümer Metin ile beraber Beşiktaş'a transfer oldu.

Beşiktaş'ta ilk sezonu olan 2001-2002 sezonunda başarılı performansını sürdürdü. İlk maçında Trabzonspor karşısında sahaya ilk 11'de çıkan futbolcu, 23. dakikada sakatlanıp sahayı terk etmek zorunda kaldı. Bir hafta sonra ise Bursaspor karşısında sahaya yine ilk 11'de çıkan futbolcu, 2-2 biten maçta Beşiktaş'ın 2 golünü de kaydedip beraberliği getiren isim oldu. Sezon içinde Malatyaspor'a hat-trick yaptı. Sezon boyunca attığı 21 golle, Galatasaray'dan Arif Erdem'le birlikte gol krallığına ulaştı. Bu sayede millî takıma kadar yükseldi.

FIFA Dünya Kupası sonrası uzun süren sakatlıklar serisi başladı ve 2002-2003 sezonunda uzun süre Beşiktaş'ta kadroya giremedi. Ancak sezon ilerledikçe düzeldi ve gollerle buluşmaya başladı. Özellike Türkiye Kupası çeyrek finalinde Gençlerbirliği ile oynanan ve Beşiktaş'ın uzatmalarda 4-3 kaybettiği maçta attığı 3 golle ve gösterdiği performans ile Beşiktaş tarihine adını yazdırdı. Sezonu, çeyrek finale kadar çıktıkları UEFA Kupası'nda iki, Türkiye Kupası'nda dört, ligde ise yedi golle kattı. Sezon sonunda kariyerindeki ilk lig şampiyonluğuna ulaştı.

2003-04 sezonuna çok iyi başlayan futbolcu, ligdeki 13 maçta 8 gol kaydetti. O sezon attığı goller dışında gördüğü kırmızı kartlarla da dikkat çekti. 1 Ekim 2003'te Beşiktaş'ın deplasmanda Chelsea ile oynadığı UEFA Şampiyonlar Ligi grup maçında düdükten sonra topa vurması nedeniyle gördüğü iki sarı kart nedeniyle 51. dakikada kırmızı kartla takımını 10 kişi bırakmıştı. 25 Ocak 2004'te Beşiktaş'ın 5 kırmızı kart gördüğü meşhur Samsunspor maçında son kırmızı kartı görerek Beşiktaş'ın hükmen mağlup olmasına neden oldu. Şubat ayında Beşiktaş'a veda eden futbolcu, Beşiktaş formasıyla ligde 58 maçta 36 gol atma başarısını göstermiştir.

İlhan Mansız, 2003-04 sezonunun devre arasında kendisini FIFA Dünya Kupası'ndaki performansından beri takip eden Japon takımı Vissel Kobe'ye 4,5 milyon dolar karşılığında transfer oldu.13 Mart 2004'te Kobe'nin Jef United karşısında oynadığı maçta ilk kez forma giydi. Mansız, bu maç boyunca taraftarlardan ve basından büyük ilgi gördü ve kendisi için tribünlere Türk bayrağı asıldı.[6] Ancak ikinci maçından sonra sakatlık geçirip Haziran ayına kadar sahalardan uzak kaldı. Sezon sonunda bir maç daha oynayan futbolcu, ayın sonunda ülkeye uyum sağlayamadığını açıklayarak takımdan ayrıldığını açıkladı.

Hertha Berlin

2004-05 sezonuna sakatlığı nedeniyle takımsız başlayan Mansız, 30 Kasım 2004'te Bundesliga ekibi Hertha Berlin ile anlaşıp Almanya'ya geri döndü. Sözleşme imzalamadan önce takım ile bir süre antrenmanlara çıktı. Bu dönemde de ufak sakatlıklar yaşayan futbolcu, Mayıs ayında Hertha Berlin'in Almanya üçüncü liginde mücadele eden ikinci takımı ile bir maça çıktı. Bu maçta sahaya ilk 11'de çıkan forvet, 58. dakikaya kadar forma şansı bulabildi. Haziran ayı sonunda İlhan Mansız'ın Berlin ekibi ile sözleşmesi feshedildi.

Ankaragücü

2005-2006 sezonunda sakatlığı geçti ve sezon başında MKE Ankaragücü'ne transfer oldu. Ankaragücü'nde oynadığı 9 maçta 4 gol atarak başarılı bir performans sergiledi. Futbol kariyerindeki son resmî golünü MKE Ankaragücü formasıyla 30 Ekim 2005 tarihinde oynanan Süper Lig maçında Beşiktaş'a attı. Bu golün ardından sevinmeyerek eski takımına saygısını gösterdi.[7] 17 Aralık 2005'te Sivasspor karşısında çıktığı maç, profesyonel kariyerinin son karşılaşması oldu. Devre arasında takım ile yollarını ayırdı.

Futbola dönme çabaları

Şubat 2006'da Almanya'da geçirdiği trafik kazası nedeniyle futbolu bıraktığını açıkladı. Ancak daha sonra önce ABD'de sonra da Ankara'da futbola geri dönmek için antrenmanlara başladı. 7 Haziran 2008 tarihinde Japonya'da oynanan bir gösteri maçında Jose Mourinho'nun teknik direktörlüğünü yaptığı Dünya karmasında forma giyen Mansız, 2-0 geriye düşen takımına 2-2'lik beraberliği getiren golleri atarak formunu koruduğunu gösterdi.11 Ağustos 2008 yaptığı açıklamada futbola yavaş yavaş yaklaştığını söyleyerek, 2009-2010 sezonunda futbol oynayabileceğini söyledi. Mansız, "Sakatlığımla ilgili şu anda Almanya'da tedavim devam ediyor. Hem antrenman hem de tedavi programlarını aksatmadan İzmir'de dizi çekimlerine gidiyorum. Bu çalışma temposunda yaklaşık olarak iki devre arasında bir takımla antrenman çalışmalarına gelmiş olacağım. Futbola yavaş yavaş yaklaşıyorum. Yaklaşık 2 senedir futboldan uzak kaldım. Hiç kimse 2-3 ay içinde futbola dönmemi bekleyemez. Gerçekçi olursak en erken bundan sonraki sezonda futbola dönebileceğimi düşünüyorum" açıklamasını yaptı.

2009 yılının Temmuz ayında futbola yeniden dönme çabası içinde 1860 Münih ile deneme antrenmanlarına çıktı ve oynadığı ilk hazırlık maçında gol attı. İkinci hazırlık maçında iki gol birden atarak eski günlere dönüşünün sinyallerini verdi ancak 1860 Münih kulübü İlhan Mansız'la anlaşma imzalamadı. İlhan Mansız da bunun üzerine 2009 Ekim'inin sonunda futbola veda ettiğini açıkladı.

Millî takım kariyeri

21 kez Türkiye A millî futbol takımı'nın formasını giyen İlhan Mansız, bu maçlarda toplam 7 gole imza atmıştır.

6 Ekim 2001'de Moldova ile oynanan 2002 FIFA Dünya Kupası eleme maçında 75. dakikada teknik direktör Şenol Güneş tarafından oyuna sürülen futbolcu, ilk golünü de bu maçın 82. dakikasında kaydetti. Türkiye, play-off'ları geçerek tarihinde ikinci kez Dünya Kupaları'na katılma hakkını elde etti. Mansız, kupa öncesi Güneş'in hazırlık maçlarında denediği isimlerden oldu ve Türkiye millî futbol takımının dünya üçüncüsü olarak tarihe geçtiği 2002 FIFA Dünya Kupası kadrosuna dâhil edildi. Kadroda Hakan Şükür'ün ardından ikinci santrfor üçüncülük maçı dışındaki bütün maçlarda oyuna sonradan dâhil oldu. 22 Haziran 2002'de Senegal ile oynanan çeyrek final maçında 67. dakikada Şükür'ün yerine giren golcü, uzatmalara giden maçın 94. dakikasında attığı altın gol ile Türkiye'yi yarı finale çıkardı. Bu sayede tüm dünyada tanınır hâle geldi. Buna rağmen yarı final maçında Brezilya karşısında maça yine yedek başladı ve son yarım saat forma şansı bulabildi. Güney Kore ile oynanan üçüncülük maçında ise Şükür ile beraber çift santrfor olarak sahaya sürülen Mansız, dokuzuncu saniyede atılan Dünya Kupaları'nın en hızlı golünün asistini yaptı. 13. ve 32. dakikalarda attığı iki golle de Türkiye'nin üçüncülüğüne büyük katkıda bulundu.

Mansız, 2004 Avrupa Futbol Şampiyonası elemelerinde de tercih edilen futbolculardan oldu. Yükselme play-off'una kalan Türkiye'nin iki play-off maçında da 90 dakika sahada kalıp bir gol kaydetse de Türkiye kendi sahasında Letonya ile 2-2 berabere kalarak turnuvaya katılma hakkını kaybetti. Bu maç da Mansız'ın Türkiye formasını giydiği son maç oldu.

40 görüntüleme0 yorum

Comments


bottom of page