• HaberciGazete

Doğum günü: Hafız Burhan, Âdile Sultan, Hüsnü Mahalli, Hayati Yazıcı


Bugün 23 Mayıs. Hafız Burhan, Âdile Sultan, Hüsnü Mahalli, Hayati Yazıcı'nın doğum günü.

BRT Yayın Grubu olarak aramızda olmayanları saygıyla anarken, yaşayanlara uzun, sağlıklı ömürler dileriz.


Doğum günü: Hafız Burhan kimdir?



23 Mayıs 1897’de İstanbul Aksaray’da doğdu. Asıl adı Burhâneddin olup babası II. Abdülhamid’in silâhşorlarından Tüfekçi Ahmed Bey, annesi Feride Hanım’dır. İlk öğreniminin ardından girdiği Kocamustafapaşa Rüşdiyesi’nden mezun oldu. Küçük yaşlarda sesinin güzelliğiyle dikkati çekti ve daha hıfzını tamamlamadan mukabele, mevlid, mersiye okumaya, zâkirlik ve müezzinlik yapmaya başladı. 1918 yılında hânende olarak Muzıka-yi Hümâyun’a alındıysa da bir müddet sonra buradaki görevinden ayrıldı ve hayatını sesiyle kazandı. Zamanla dinî ve din dışı mûsiki mahfillerinin aranan üstadı olarak şöhret yaptı. Hâfız Burhan’ın doldurduğu plaklar halk arasında büyük ilgi gördü. İstanbul Radyosu’nun ilk kuruluşunda görev yapan Hâfız Burhan Dârütta‘lîm-i Mûsikī kadrosunda da yer aldı. Ticarete atılıp bir ara plak doldurduğu Columbia şirketi temsilcisi olarak Beşiktaş’ta bir plakçı dükkânı açtı. Çoğu Atina’da olmak üzere yurt dışında konserler verdi. İstanbul’da çeşitli fasıl topluluklarında hânendelik yapmasının ardından bu faaliyetini kendi adına kurduğu zamanın meşhur hânendelerinden müteşekkil bir grupla devam ettirdi. 1930’lu yıllarda 50 lira yevmiye karşılığında fasıllarda okuduğu göz önüne alınırsa Hâfız Burhan’ın dönemin sanatkârları arasındaki müstesna yeri daha kolay anlaşılır. 1918’deki Altımermer yangınından sonra taşındığı Beşiktaş’ta uzun yıllar oturduğu için “Beşiktaşlı Burhan”, Muzıka-yi Hümâyun’da bulunduğundan dolayı “Muzıkalı Burhan” diye de anılmıştır. Soyadı kanunundan sonra Sesyılmaz soyadını alan Hâfız Burhan, Mareşal Fevzi Çakmak’ın kızının mevlidini okumak üzere bulunduğu Ankara’da Hacı Bayram Camii’ndeki mevlid esnasında 18 Nisan 1943 günü vefat etti. Cenazesi İstanbul’a getirilerek Beşiktaş’taki Yahyâ Efendi Dergâhı hazîresine defnedildi.

Hâfız Burhan’ın dinî ve din dışı sahada okuduğu eserler Türk mûsikisi yakın tarihinin nâdir icraları arasında yer alır. İlk mûsiki derslerini ağabeyinden almışsa da onun köklü bir mûsiki eğitimine sahip olduğu söylenemez. Muzıka-yi Hümâyun’da bulunduğu sırada Muallim İsmâil Hakkı Bey’den, ayrıca Zâti Arca ve Lemi Atlı’dan faydalandı. Parlak, geniş ve tenor bir sese sahip olduğundan gerek minarede gerekse cami içerisinde okuduğu ezanlarla, Âyetü’l-kürsî ve büyük âminlerde müezzinliğin en güzel örneklerini vermiştir. Mevlid okumadaki başarısını ise özellikle belirtmek gerekir. Arkadaşı Ali Rıza Sağman, onun Hâfız Sâmi ve Hâfız Şaşı Osman’dan sonra devrin en iyi mevlidhanı olduğunu söyler (Meşhur Hafız Sâmi Merhum, s. 113).

Gazel formunun son ustalarından olan Hâfız Burhan ayrıca türkü, şarkı, ninni, kanto, tango, operet, marş türlerinde pek çok eseri plağa okumuştur. Gür sesinden dolayı İstanbul Radyosu’nun Galatasaray Postahanesi’nin üst katındaki ilk yayınlarında mikrofona arkasını dönerek okuduğu söylenir.

Abdülhak Hâmid’in Târık adlı piyesinde yer alan “Her yer karanlık pür nûr o mevki” mısraı ile başlayan ve halk arasında “Makber” adıyla anılan mersiyesi Hâfız Burhan’ın emsalsiz icrasıyla çok tutulmuş olup günümüz icracıları tarafından da aynı üslûpta okunmaya çalışılmaktadır. Bazı filmlerin müziğini hazırlayan Hâfız Burhan ayrıca birkaç şarkı bestelemiştir. Bunlar arasında uşşak makamındaki, “Hasta kalbimde açılmış ebedî bir yarasın” mısraı ile başlayan şarkısı ile nevâ makamında ve gazel tarzındaki “yeni ninni”si (mihnet-i dünyâ) özellikle belirtilmelidir.

Columbia plak şirketi 1970’te Hâfız Burhan’ın seçme eserlerinin yer aldığı bir plak çıkarmış, 1993 yılında da toplam yirmi eserinin bulunduğu bir CD’si yayımlanmıştır.


Doğum günü: Âdile Sultan kimdir?


(d. 23 Mayıs 1826 - ö. 12 Şubat 1899), Türk Divan edebiyatı şairi. Sultan II. Mahmut'un kızı, Sultan Abdülmecid'in kız kardeşi.

Âdile Sultan 1826 yılında, İstanbul'da, Sultan 2. Mahmut ile eşlerinden Zernigar Sultan'ın kızı olarak doğdu. Babası Sultan 2. Mahmut sanatçı kişiliği ile öne çıkmış, özellikle hat ve musiki ile yakından ilgilenmiş bir padişahtı. Âdile Sultan sarayda çok iyi bir eğitim görmüş, daha sonra da Kaptan-ı Derya Mehmet Ali Paşa ile evlenmiştir. Mehmet Ali Paşa daha sonra sadrazam olacak, ama çiftin mutlu evliliği ciddi kayıplarla yüzleşecektir. Öncelikle üç çocuklarını kaybederler, daha sonra Mehmet Ali Paşa ölür, son olarak da genç kızı Hayriye Hanım Sultan vefat eder. Ölümlerle sarsılan Adile Sultan yoğun bir kedere gömülür, Nakşibendi tarikatına girer. 12 Şubat 1899'da vefat eder. Mezarı Eyüpsultan'da, Bostan İskelesi yakınındaki Adile Sultan Türbesi'nde, kocası Mehmed Ali Paşa ile birliktedir.[1]

Dudullu'da çeşme yaptırmıştır. Günümüzde çeşme Alemdağ caddesi üzerindedir.

Çalışmaları

Döneminin kadın şairleri Leylâ ve Fıtnat hanımlardan yetenek ve teknik bakımdan daha az başarılı sayılsa da Âdile Sultan özellikle Osmanlı tarihine tuttuğu ışık nedeniyle önemlidir. Babası, annesi, kardeşleri ve çevresi hakkında yazdıkları dönemin saray erkanının ve yönetiminin anlaşılmasına yardımcı olur. Bunun dışında Adile Sultan'ın önemli bir vasfı da Osmanlı hanedanından Divan tertip etmiş tek kadın şair olmasıdır. Ayrıca I. Süleyman (Kanuni Sultan Süleyman) Divanı'nın basılmasını sağlamıştır.

Hayatında bir dönüm noktası teşkil eden kayıplarının etkisini şiirlerinde görmek mümkündür; Çocuklarının ve eşinin arkasından hissettiği hüznü çeşitli şiirlerinde yoğun bir biçimde işlemiştir. Aruzun yanı sıra hece vezniyle (ölçüsü) de şiirler yazmıştır. Şiirlerinde Yunus Emre, Fuzûlî ve Şeyh Gâlip gibi ünlü şairlerin etkisini görmek mümkündür. Şiirleri 1996'da "Adile Sultan Dîvânı" ismiyle yayımlanmıştır.

Döneminin saray erkanı ve devlet yönetimi konusunda ve babası Sultan II. Mahmut, annesi Zenigar Sultan, kardeşi Sultan Abdülmecid hakkında yazıları vardır.

"Gizlice şaha buyur, hâne-yi tenhâya buyur." (Hicaz Hümayun Makamı) adlı bir bestesi ve Bestecisi Hacı Faik bey olan "Merhaba ey fahr-i âlem merhaba." adlı bestelenmiş bir şiiri vardır.

Adile Sultan Vakfı

Adile Sultan kendi vakfını kurarak, özellikle eğitim ve sosyal yardım konularında etkin olmuştur. Adile Sultan'ın vakıfları ile ilgili bilgiler, İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesi'nde Türkçe Yazmalar Bölümü'nde 4993 numara ile kayıtlıdır. Vakfın gelirleri, Seyid Nizamettin Dergâhı'na gelen yoksulların, Gül Camii Sübyan Mektebi öğrenci ve öğretmenlerinin gereksinimleri için bırakılmıştır.

Adile Sultan'ın Koşuyolu'ndaki köşkü ve korusu, sağlık kurumu vazifesini görmek şartıyla öğretmenlerin kullanımına ayrılmıştır.

Fındıklı'daki Adile Sultan Sarayı, önce 1920 yılında Meclis-i Mebusan (Millet Meclisi), ve 1953-1970 yılları arasında Atatürk Kız Lisesi binası olarak kullanılmıştır. Daha sonra Güzel Sanatlar Akademisi'ne verilen bina şu anda Mimar Sinan Üniversitesi'ne tahsis edilmiş bulunmaktadır.

Kamu Yararına İnşaatları

Adile Sultan varolan okulları tamir ettirmiş, yeni okullar yaptırmış ve kentin su ihtiyacını karşılayacak çözümler getirmiştir. İstanbul'daki örnekler: Arap Camii Şadırvanı, Bedevi Dergahı Sarnıcı, Laleli Adile Sultan Çeşmesi, Adile Sultan Sübyan Mektebi (Gül Camii Mektebi), Galata Arap Camii Mektebi, Anadoluhisarı Mektebi. Dudullu'da da çeşme ve namazgâh yaptırmıştır.

Kızı Hayriye Sultan'ı tüberküloz nedeniyle kaybeden Adile Sultan, kızının anısına Validebağ Sanatoryumu`nu yaptırmıştır.

Adile Sultan Sarayı

Adile Sultan, Hassa mimarı Sarkis Balyan'ın (ya da aynı aileden Kirkor Balyan'ın) 1861 yılında yaptığı yazlık sarayını, 1868 yılında kız okulu olması isteği ile zamanın Milli Eğitim Bakanlığı olan Nezaret-i Celile-i Maarif-i Umumiye veya kısa adıyla Maarif Nazırlığı'na bağışlamıştır.

1916 yılında bu binada Selma Rıza Feraceli'in girişimi ile Türkiye'nin ilk yatılı kız lisesi olan Kandilli Adile Sultan İnas Mekteb-i Sultanîsi açılmıştır.

Okul binası, Kurtuluş Savaşı sırasında öksüz çocuklar için barınak ve eğitim kurumu, Cumhuriyet sonrasında ise hasta öğrenci ve öğretmenler için şifa yurtluğu yapan bir sağlık-eğitim merkezi ve daha sonra da Öğretmen Evi ve Kültür Merkezi olarak kullanıldıktan sonra, Kandilli Kız Lisesi Kültür ve Eğitim Vakfı (KANKEV) tarafından Sakıp Sabancı Kandilli Eğitim ve Kültür Merkezi adıyla bir konser mekânına dönüştürülmüştür.

Eserlerinden örnekler

Gazel

Aşkta kanun imiş âşıklara cevr eylemek Âşık oldur kim cefâ-yı yâre sabretmek gerek

Aşk nâz ü şîve evvel gösterir âşıklara Âşık ol demde ona cânı fedâ etmek gerek

Âşıkın ancak murâdı dostunun maksûdudur Çekse de bin derd ü mihnet hep sebât etmek gerek

Arzû-yı dü-cihândan geçmedir aşka nişân Terk-i cân edip reh-i cânâna azm etmek gerek

Âftâb-âsâ bilip her zerresin nûr-ı safâ Her belâ dosttan gelir kim merhabâ etmek gerek

Havf-ı a'dâ eylemez olan müsellah aşk ile Yanmadan Hakka erilmez pertev-i tevhîd gerek

Nefsle cehd et tecellî eylesin aşk-ı Hudâ Beyt-i kalbi Âdile ma'mûr ü pâk etmek gerek


Doğum günü: Hüsnü Mahalli kimdir?



23 Mayıs 1949'da Suriye'de doğmuştur. Suriye'nin Cerablus şehrindendir, Türkmen Barak aşiretindendir.

Üniversitede okumak için İstanbul’a gelen Hüsnü Mahalli, önce 2 yıl İstanbul Teknik Üniversitesinde okudu, ardından İstanbul Üniversitesi Gazetecilik Yüksek Okulu'nu bitirdikten sonra aynı üniversitede yüksek lisansını, Uluslararası İlişkiler'de de doktorasını tamamladı.

26 Kasım 1979'da İstanbul Üniversitesi Gazetecilik Yüksek Okulu’ndan mezun olan Hüsnü Mahalli, yüksek lisansını yine aynı üniversitede Radyo televizyonda bölümünde 1982 tarihinde tamamladı ve doktorasını da tez konusu “Türk Arap ilişkileri” olan Uluslararası İlişkiler bölümünde 31 Ekim 1990 tarihinde tamamladı.

Gazeteciliğe merhum İsmail Cem‘in sahibi olduğu Politika Gazetesi‘nde başlayan Mahalli, mesleğini orada Coşkun Aral‘dan öğrendi.

12 Eylül 1980 darbesinde Politika Gazetesi kapatılana kadar Dış Haberler Servisi’nde çalıştı. Gazete kapatılınca Libya elçiliğinde basın danışmanlığına başladı. 1988 yılına kadar hem danışmanlık, hem gazetecilik yapan Hüsnü Mahalli, o süre içinde Türkiye‘den Ali Kırca ve Abdurrahman Dilipak gibi birçok gazeteciyi Muammer Kaddafi ile görüştürdü.

Hüsnü Mahalli, 1989 yılında Suriye Arap Haber Ajansı (SANA) adına Türkiye’de çalışmaya başladı.

1993-1999 yılları arasında BBC Arapça servisinde çalıştı.

2000 yılında geçici olarak El Cezire Televizyonu'nda görev aldı.

2001-2003 yılları arasında yine BBC Arapça servisinde çalıştı.

2004 yılından itibaren tekrar Suriye Arap Haber Ajansı'nda (SANA) çalışmaya başladı.

BBC, NBC gibi uluslararası televizyonların yanı sıra pek çok Arap ülkesinde radyo, dergi, gazete, ajans gibi basın yayın organlarında görev alan Hüsnü Mahalli, 2011 yılında Türk vatandaşı oldu.

Akşam Gazetesi‘nde yazarlık yapan Hüsnü Mahalli, 1 Temmuz 2013 tarihinde Akşam Gazetesi’ne TMSF tarafından el konuluncaya kadar gazetedeki köşe yazarlığı görevini sürdürdü.

Hüsnü Mahalli, Yurt gazetesinde köşe yazarlığı yapmaktadır.

Hüsnü Mahalli, 1974 yılında Jale Mahalli ile nişanlandı. 1977 yılında evlenen çiftin iki kızları var.

13 Aralık 2016 tarihinde sosyal medya üzerinden Türkiye Cumhuriyeti’ni aşağılama ve Devlet büyüklerine hakaret ettiği iddiası ile açılan soruşturma kapsamında gözaltına alındı. 15 Aralık 2016 günü İstanbul 9. Sulh Ceza Hakimliğinde, “Kurul halinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret” ve “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlarından tutuklanmasına karar verildi.

20 Ocak 2017 tarihinde İddianameyi kabul eden İstanbul Asliye Ceza Mahkemesi, Hüsnü Mahalli‘nin tahliyesine karar verdi ve tahliye edildi.

Eserleri

-Ortadoğu'da Kanlı Bahar -Tezkereden Tezkereye Gerçekler -Diren Suriye -Al Sana Bahar -Maniki Dünya -Misyon


Doğum günü: Hayati Yazıcı kimdir?



Rize / Çayeli - 1952, Mustafa, Fatma.


Avukat; İlkokulu Buzlupınar köyünde okudu. Ortaöğrenimini Trabzon ve Erzurum İmam - Hatip Lisesinde tamamladı. 1975 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oldu. Kamu Hukuku alanında yüksek lisans yaptı.


1976 yılında hâkim adayı olarak İstanbul Adliyesinde kamu görevine başladı. Çayırlı, Mihallıççık ve Kargı hâkimliklerinde bulundu. 1984 yılı sonunda kamudaki görevinden ayrılarak İstanbul'da serbest avukat olarak çalışmaya başladı. Çeşitli dernek, vakıf ve siyasi partilerde üye ve yönetici olarak toplumsal çalışmalar içinde yer aldı. Bu süreçte Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanının Avukatı ve Hukuk Müşaviri olarak da görev yaptı. Adalet ve Kalkınma Partisinin kuruluş sürecinde yer aldı. Partinin kurucu üyesi oldu. Kasım 2002'den itibaren 5 yıl süre ile AK PARTİ'nin Teşkilattan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak görev yaptı. AK PARTİ'nin kuruluşundan bu yana Merkez Karar ve Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yaptı. AK PARTİ Siyasi ve Hukuk İşlerinden sorumlu Genel Başkan Yardımcısıdır.


22, 23 ve 26. Dönemde İstanbul, 24. Dönemde Rize Milletvekili seçildi. 60. Hükûmette Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı, 61. Hükûmette Gümrük ve Ticaret Bakanı olarak görev yaptı.


Yazıcı, evli ve 2 çocuk babasıdır.

14 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör