• HaberciGazete

Doğum günü:Kemal Tahir, M. Cevdet Anday, Mualla Eyüboğlu, Erkan Yücel,Seyhan Erözçelik, Şevket Altuğ



Bugün 13 Mart. Kemal Tahir, Melih Cevdet Anday, Mualla Eyüboğlu, Erkan Yücel, Seyhan Erözçelik, Şevket Altuğ, İsmet Bozdağ'ın doğum günü...

Kemal Tahir kimdir?



Türk filozof ve yazar.

Yıldız Sarayı özel marangozluğunu yapmış olan Şebinkarahisarlı Yüzbaşı Tahir Beyile Nuriye hanım‘ın oğlu olan Kemal Tahir‘in asıl adı İsmail Kemalettin Demir‘dir. 13 Mart 1910 yılında İstanbul’da dünyaya gelen Kemal Tahir, romanlarındaki yorum ve düşünceleri ile dikkatleri üstüne çekti. Roman anlayışı ile de sık sık gündemde kalan Tahir, tartışmalara da neden oldu.

Babasının asker olması sebebi ile ilköğrenimini çeşitli şehirlerde sürdürdü. Kasımpaşa’da bulunan Cezayirli Hasan Paşa Rüştiyesi‘ni tamamladı. 1923’de rüştiyeden mezun olduktan hemen sonra Galatasaray Lisesi‘nde eğitimine devam eden Tahir, annesinin vefatının ardından okulu onuncu sınıfta bırakmak zorunda kaldı. Avukat kâtipliği ve de Zonguldak kömür işletmelerinde ambar memurluğu yaptı. Gazeteciliğe başladığında 22 yaşındaydı.

Yazılarında, Nurettin Demir, Cemalettin Mahir, İsmail Kemalettin, Körduman, Samim Aşkın, F. M. İkinci gibi takma isimlerde kullandı. Genç yaşta Yakup Sabri, Ertuğrul Şevket, İsmail Safa ve Arif Nihat Asya ile birlikte “Geçit” adlı sanat dergisini yayınladı.

Vakit, Haber, Son Posta gazetelerinde düzeltmen, röportaj yazarı, çevirmen benzeri birçok farklı görevde yer aldı. Karagöz gazetesinde başyazarlık, Tan gazetesinde yazı işleri müdürlüğü yaptı. Öğretmen Fatma İrfan’la 12 Ağustos 1937’de evlendi.

1938’de deniz astsubayı olarak, Nuri Tahir ve Nâzım Hikmet’in de aralarında bulunduğu bazı sivil ve askerlerle birlikte donanmayı ayaklandırmaktan dolayı tutuklandı. Siyasal suç sebebi ile 15 yıl ağır hapis cezasına çarptırıldı. Gelişmeler üzerine, 1940’da Fatma İrfan, kocasından ayrılma isteği ile mahkemeye başvurması ile evlilikleri, Haziran 1940’da son buldu.

Çankırı, Çorum, Nevşehir, Malatya cezaevlerinde yattı. Çorum cezaevinde iken Sedat Simavi’nin isteği üzerine Zoraki Nişanlı, Bir Nedim Divanının Esrarı, Camı Kıran Çocuk, Halk Plajı, Gönül Denilen Hayvan, Aşk Pınarı gibi bir takım romanları yazdı. 12 yıl hapiste kaldıktan sonra 1950’de Demokratik Parti’nin çıkarttığı aftan yararlanarak hapisten çıktı.

İstanbul’a döndükten sonra yazarlık yapmaya başladı ve de ölümüne kadar geçimini yazarlık yaparak sağladı. Edebiyat yaşamına toplumsal konuları işleyen şiirler yazarak başladı. İlk öykülerini 1941’de yazdı. Öykülerinin ardından romana geçti. Romanlarını genel olarak iki başlık altında topladı. Birinci kısımda kendisinin köy yaşamını ele aldığı romanları, ikinci kısımda ise tarihsel denemeleri olarak sınıflandırabileceğimiz diğer romanları yer aldı.

Genelde Çorum lehçesini kullanan Tahir, Çorum ve Çankırı gibi İç Anadolu şehirlerinin toplumsal sorunlarına değindi.

Ankara’ya çalışmaya giden bir gencin köyüne döndükten sonraki yaşamını Sağırdere(1955) ve Körduman (1957) adlı romanlarında ele aldı. Bu sırada Sıdıka (Semiha) Uzunhasan’la evlendi. Yedi Çınar Yaylası (1958), Köyün Kamburu (1959) ve Büyük Mal (1970) üçlemesinde Tanzimat döneminden başlayarak Cumhuriyet yıllarına kadar toplumsal bir değişim geçiren kırsal kesimde yaşayan köylülerin yaşamını konu edindi.



Eşkıya’yı bir kahraman olarak ele alan görüşe karşı çıktı. Bu görüşünü Rahmet Yolları Kesti (1957) adlı romanına yansıttı. “Rahmet Yolları Kesti”de eşkıya sorununu inceledi. Toprak ağalığının ortaya çıkış nedenlerini inceledi. Bu araştırmasının ardından köy enstitülerine bir eleştiri niteliğinde olan Bozkırdaki Çekirdek adlı romanını 1967 yılında yazdı. Bu romanın ardından birçok olumlu ve olumsuz eleştiriler aldı. Kellece Mehmet’te (1962) ise yanında çalıştığı ağayı kaza kurşunu ile öldüren bir gencin hayatını anlattı. Bu eserinde cezaevi yaşamını gerçekçi bir şekilde anlattı.

İleriki yıllarda akciğer kanserine yakalandı. Sol akciğeri bir ameliyat ile alındı. Ameliyatın ardından iyileşmeye başladığı günlerde geride henüz taslak halinde olan birçok romanını tamamlayamadan 21 Nisan 1973‘de kalp krizi geçirerek vefat etti. Erenköy Sahrayı Cedit mezarlığına gömülüdü.

Seyhan Erözçelik kimdir?



(d. 13 Mart 1962, Bartın – ö. 24 Ağustos 2011, İstanbul), şair.

13 Mart 1962’de Bartın’da doğdu. Bartın Cumhuriyat İlkokulu ve Kadıköy Maarif Koleji’nden sonra girdiği Boğaziçi Üniversitesi İdari Bilimler Fakültesi Psikoloji Bölümü ve İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Doğu Dilleri ve Edebiyatları Bölümü’ndeki öğrenimini yarıda bıraktı.

1986 yılında arkadaşlarıyla birlikte Şiir Atı Yayıncılık’ı kurdu ve Şiir Atı dergisinin yönetimine katıldı. Türkiye Yazarlar Sendikası, Uluslararası PEN Derneği, Reklam Yaratıcıları Derneği ve Kadıköy Maarif Koleji ve Anadolu Lisesi Mezunlar Derneği üyesi.

Yayımlanan ilk şiiri Düştanbul, 1982’de Yazko Edebiyat’ta çıktı. Asaf Hâlet Çelebi‘nin şiirleri üzerine bir ‘şerh’ denemesi hazırladı. Dünyasına yakın hissettiği şairler, Konstantinos Kavafis ve Osip Mandelstam’dan çeviriler yaptı.

1992’de kayıp şair Halit Asım’ın şiirlerini ortaya çıkardı ve yayına hazırladı. Şiirlerinde zaman zaman Bartın Türkçesiyle birlikte diğer Türk dillerini de kullandı. Kara Yazılı Meşkler’de aruz ölçüsüne modern bir yorum getiren Seyhan Erözçelik, yurtiçinde ve yurtdışında şiirle ilgili çeşitli toplantılara, seminerlere katıldı. Princeton, Yale, Duke, Stevens Institute ve Buffalo State Üniversitelerinde Türk şiiri üzerine yapılan sempozyumlara davet edildi.

New York’ta Murat Nemet-Nejat’ın yayına hazırladığı Eda: An Anthology of Turkish Poetry, Wayne Miller ve Kevin Prufer’ın yayına hazırladığı New European Poets adlı antolojilerde yer aldı. 2004 ve 2005’te iki Şiiratı derlemesini yayına hazırladı. Gül ve Telve kitabı, 2010 yılında, Murat Nemet-Nejat’ın çevirisiyle Rosestrikes and Coffee Grinds adıyla, Talisman Yayınevi tarafından ABD’de yayımlandı.

24 Ağustos 2011 tarihinde beyin kanaması nedeniyle (49 yaşında) ölen şairin cenazesi Zincirlikuyu Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Seyhan Erözçelik’in Eserleri

Şiir:

  • Yeis ile Tabanca (1986)

  • Hayal Kumpanyası (1990)

  • Kır Ağı (1991)

  • Gül ve Telve (1997)

  • Şehir’de Sansar Var! (1999)

  • Yeis (2002)

  • Kitaplar (2003, daha evvel yayımlanmamış şiir kitapları Kitap, Bitti. ve Kara Yazılı Meşkler ile birlikte)

  • Yağmur Taşı (2004)

  • Vâridik Yoğidik (2006)

  • Rosestrikes and Coffee Grinds (2010, Murat Nemet-Nejat tarafından yapılan Gül ve Telve adlı kitabının İngilizce çevirisi)

  • Pentimento (2011)

Ödülleri:

Hayal Kumpanyasıyla 1991 Yunus Nadi Ödüllerinin şiir dalında ödül aldı, özel gerekçelerle reddetti. Kitaplarla 2004 Behçet Necatigil Ödülü’ne seçici kurulun oybirliğiyle layık görüldü. Yetiştiği okul Kadıköy Maarif Koleji tarafından da ödüllendirildi. 2005 yılında Dionysos Şiir Ödülü’ne layık görüldü.


İsmet Bozdağ kimdir?



13 Mart 1916 tarihinde Bursa'da doğdu. Orta tahsilini Bursa’da yaptı. İ.Ü.İktisat Fakültesi Gazetecilik Enstitüsü’nü bitirdi. Memurluk ve gazetecilik yaptı. Önce şiir yazdı, sonra araştırmaya yöneldi. Radyo oyunları yazdı. 1940-1952 yılları arasında Ankara Radyosu’nda 23 oyunu yayınlandı. İlk şiirlerini şair Celal Sılay ile birlikte, 1934 yılında yayınlanan Üç Mum Yandı adlı kitapta topladı. Bundan sonraki şiirlerini, 1943 yılında yayınlanan Gönderilmemiş Mektuplar adlı kitabında topladı. Kitapları daha çok tarih felsefesi, sosyal antropoloji ve yakın tarih alanındadır. Bazı eserleri İngilizce, Arapça, Urduca ve Çinceye çevrilmiştir. 8 Mart 2013'te aramızdan ayrıldı. ESERLERİ: Şiir: Üç Mum Yandı, Gönderilmemiş Mektuplar

Diğer Eserleri: Başvekilim Menderes, Atatürk ve Eşi Latife Hanım, Atatürk İnönü Bayar Çekişmeleri, Atatürk'ün Sofrası, Abdülhamid'in Hatıra Defteri, Demokrat Parti ve Ötekiler, Kemal Tahir'in Sohbetleri, Atatürk'ün Anıları, The Ard İdea, Üçüncü Çözüm, İşte Japon Modeli, Sovyet Marksizmi Çin Marksizmi ve Türkiye Gerçekleri, Osmanlı Devlet ve Toplum Yapısı, Bir Darbenin Anatomisi/ 27 Mayıs İhtilali, Demirkırat Aldatmacası, Değişim Şafağı, Mustafa Suphi'yi Kim Öldürdü?, Osmanlıların Son Kahramanları, Beyaz Anılar.


Melih Cevdet Anday kimdir?



(d. 13 Mart 1915, İstanbul - ö. 28 Kasım 2002, İstanbul)Şair, tiyatro, roman, deneme, makale yazarı.


1915'te İstanbul'da doğdu. Ankara Gazi Lisesi'nden 1936'da mezun oldu. Oktay Rifat ve Orhan Veli okul arkadaşlarıydı. 1938'de sosyoloji öğrenimi için Belçika'ya gitti. İki yıl sonra II. Dünya Savaşı çıkınca zorunlu olarak yurda döndü. 1942'den başlayarak Ankara'da Milli Eğitim Bakanlığı Yayın Müdürlüğü'nde danışmanlık, Ankara Kitaplığı'nda memurluk, gazetecilik yaptı. Daha sonra İstanbul'a yerleşti. "Akşam", "Büyük Gazete", "Tanin" ve "Cumhuriyet" gazetelerinde fıkra yazarlığı, sanat sayfası yöneticiliği yaptı, denemeler yazdı. 1954'te başladığı İstanbul Belediye Konservatuvarı Tiyatro Bölümü fonetik-diksiyon öğretmenliğinden 1977'de emekli oldu. 1964-1969 arasında TRT Yönetim Kurulu üyeliğinde bulundu. 1979'da UNESCO Genel Merkezi Kültür Müşaviri olarak Paris'e gitti.


"Ukde" adlı ilk şiiri 1936'da Varlık dergisinde çıktı. İlk şiirlerinde hececilerin biçim ve tema özelliklerini benimsedi. Gizemci denebilecek bir duyarlılıkla nesneleri sıralayan, çevresine çocuksu bir şaşkınlıkla bakan bu şiirlerin ayırıcı yanı, uyaklı yazılmalarına rağmen uyağa bağlı olmamaları.


Orhan Veli ve Oktay Rifat'la ortak eserleri "Garip"teki (1941) şiirlerinde çocuksu şaşkınlığın bilince dönüştüğü, uyakların aşıldığı ve ölçünün kırıldığı görülür. Bu ilk dönem şiirlerinde yer yer Dadaizm'den etkiler hissedilir ama belirleyici değildir.


Başlangıçta çocukluktan beri arkadaş olduğu Orhan Veli ve Oktay Rifat'la aynı şiir çizgisinde yürüdü. Ama Veli ve Rifat'tan "duygu" bakımından ayrıldı.


Şiirlerinde duygu, düşünceyle gelişir, hatta düşünceyi hazırlar. Düşünce ögesi duygularını hep ayrıntıdan kotarır.


"Telgrafhane" ve "Yan Yana" kitaplarındaki şiirlerle bu kez, toplum ve insan değerlerini savunan, kavgacı bir şiire yöneldiği dikkat çekti.


Duyguya toplumu da eklediği bu dönem kitaplarından "Yan Yana" sakıncalı bulunup toplatıldı ama beraat etti.


Lirizme karşı çıkmasına rağmen, toplumsal güçlüklerin içe akışı olarak gördüğü bu unsuru şiirlerinde kullanmaktan geri durmadı.


1960 sonrası şiirinde bu kez mitolojik unsurlar görülmeye başlandı. "Kolları Bağlı Odysseus" (1963) ile başlayan bu süreçte, Anadolu'daki eski Yunan kültürü ile yaşadığımız tarihsel ve güncel koşullar arasında bir metafor kurmayı istedi.


1975 sonrası eserlerinde yeni sorularla yeni arayışlara yönelmek isteyen bir şairin aynı zamanda bir filozofun ve halk ermişinin sesi duyulur. Mitologya serüvenine Doğu kültürleri unsurlarını da katmaya başlar. Şiirindeki bu gelişme denemeleri ve romanlarında da hissedilir.


Takma Adları


Anday, eserlerinde kendi adı haricinde şu takma adları da kullanmıştır: Yaşar Tellidede, Niyaz Niyazoğlu, A. Mecdi Velet, M. C. A., H. Mecdi Velet, Yaşar Tellidere, Gani Girgin, Zater, Yaşar Tellioğlu


Melih Cevdet Anday'ın Eserleri


Şiir Kitapları:


  • Garip (1941, Orhan Veli ve Oktay Rifat'la birlikte)

  • Rahatı Kaçan Ağaç (1946)

  • Telgrafhane (1952)

  • Yanyana (1956)

  • Kolları Bağlı Odysseus (1962)

  • Göçebe Denizin Üstünde (1970)

  • Teknenin Ölümü (1975)

  • Sözcükler (1978, toplu şiirler)

  • Ölümsüzlük Ardında Gılgamış (1981)

  • Tanıdık Dünya (1984)

  • Güneşte (1989)

  • Yağmurun Altında (1995)

  • Yalan

  • Rahatı Kaçan Ağaç

  • Şinanay

Şiir Çevirileri:


  • Annabel Lee - Edgar Allan Poe

  • Atlının Türküsü - Federico Garcia Lorca

  • Ben de - Langston Hughes

  • Bir Zenci Kızın Türküsü - Langston Hughes

  • Çayhane - Ezra Pound

  • Gece. Şehir Uyumuş. - Aleksandr Blok

  • Hürriyet - Paul Éluard

  • Kanun - Wystan Hugh Auden

  • Pan Öldü - Ezra Pound

  • Şiir Sanatı - Paul Verlaine

Roman Çevirisi:


  • Buz Sarayı (1973 - Tarjei Vesaas)

  • Babalar ve Oğullar (1983 - Turgenyev)

Romanları:


  • Zifaftan Önce (1957 - Murat Tek adıyla)

  • Yağmurlu Sokak (1959 - Murat Tek adıyla)

  • Dullar Çıkmazı (1962 - Murat Tek adıyla)

  • Bir Gecede Üç Erkek (Murat Tek adıyla)

  • Aylaklar (1965)

  • Gizli Emir (1970)

  • İsa'nın Güncesi (1974)

  • Raziye (1975)

Şiir Üzerine Yazıları:


  • Anlamın Anlamı

  • Çağlar Geçiyor

  • Şiir Üzerine

  • Şiirin Vazgeçilmez Üç Dönemi

  • Şiirin Anlamı

  • Uzun Şiir - Kısa Şiir

  • Yarın Düşüncesi

Tiyatro Oyunları:


  • İçerdekiler (1965)

  • Mikadonun Çöpleri (1967)

  • Yarın Başka Koruda

  • Dikkat Köpek Var

  • Ölüler Konuşmak İster

  • Müfettişler (1972)

  • Ölümsüzler (1984)

Ödülleri:


  • 1970 TRT Roman Armağanı (Gizli Emir ile)

  • 1973 TDK Çeviri Ödülü (Buz Sarayı ile)

  • 1976 Yeditepe Şiir Armağanı (Teknenin Ölümü ile)

  • 1978 Sedat Simavi Vakfı Edebiyat Ödülü (Sözcükler ile)

  • 1981 İş Bankası Büyük Ödülü (Ölümsüzlük Ardında Gılgamış ile)

  • 1984 Enka Sanat Ödülleri (Mansiyon - Ölümsüzler ile)

  • 1991 TÜYAP Onur Ödülü

  • 2000 Aydın Doğan Vakfı Şiir Ödülü

Mualla Eyüboğlu kimdir?


Geleneklere ve dine bağlı bir aileden gelen Mualla Eyüboğlu, 1919 Yılında Erzurum Aziziye'de doğdu. 1942'de Güzel Sanatlar Akademisi Mimari Bölümü'nden mezun oldu. Ressam ve şair Bedri Rahmi Eyüboğlu ile yazar Sabahattin Eyüboğlu'nun kız kardeşi de olan Eyüboğlu, Türkiye’nin ilk kadın mimarlarındandı. Alman Türkolog, tarih araştırmacısı Dr. Robert Anhegger ile evliydi.


1940 yılında 3803 sayılı yasa ile ilkokul öğretmeni yetiştirmek üzere açılmış olan Köy Enstitüleri projesinde ağabeyi Sabahattin Eyüboğlu ve İsmail Hakkı Tonguç başta olmak üzere öncü isimlerle birlikte, mimar, inşaat sorumlusu, öğretmen olarak çalıştı. 1947 yılında, Ortaklar Köy Enstitüsü'nde çalışırken zehirli sıtmaya yakalanıp İstanbul'a dönünceye kadar 5 yıl, hem Hasanoğlan Yüksek Köy Enstitüsü'nde çalışıp hem de Anadolu'nun dört bir bucağındaki 21 köy enstitüsünün kuruluşuna katıldı.


1947 yılından itibaren mesleki hayatı boyunca arkeolojik kazılarda, koruma kurullarında, tarihi anıtların onarımlarını yürüten Eyüboğlu, başta Rumelihisarı ve Topkapı Sarayı Harem Dairesi olmak üzere çok sayıda tarihi eserin restorasyonunu yaptı. 2008 Yılında Mimarlığa Katkı Dalı ‘Seçici Kurul Özel Ödülü” verildi.


2001 yılında eşi Robert Anhegeer vefat etti. Mualla Eyüboğlu Anhegeer, kalp yetmezliği nedeniyle 16 Ağustos 2009 Pazar günü İstanbul’da vefat etti.


Kalp yetmezliği nedeniyle 90 yaşında hayatını kaybeden Eyüboğlu için 18 Ağustos günü Teşvikiye Camisi'nde tören düzenlendi.


Ressam ve şair Bedri Rahmi Eyüboğlu ile yazar Sabahattin Eyüboğlu'nun kız kardeşi de olan Eyüboğlu'nun cenaze törenine, Eyüpoğlu'nun diğer kardeşi Mustafa Eyüboğlu, yakınları, Topkapı Sarayı Müze Başkanı Prof. Dr. İlber Ortaylı ile çok sayıda akademisyen katıldı.


Eyüboğlu'nun cenazesi, burada öğle vakti kılınan cenaze namazının ardından Topkapı Merkezefendi Mezarlığı'na defnedildi.


Erkan Yücel kimdir?



Doğum Tarihi - Yeri: 13 Mart 1944 - Ankara Vefat Tarihi - Yeri: 09 Eylül 1985 - İzmir, Selçuk Erkan Yücel, 13 Mart 1944 tarihinde Ankara’da doğdu. Liseyi yarıda bırakarak tiyatro sahnesinde çalışmaya başladı. 1963’de Meydan Sahnesi’nde profesyonel oldu. Erkan Yücel, Ankara Sanat Tiyatrosu’na girdi. Ayak Bacak Fabrikası (1964) ve Klimanjaroya Tek Başına Tırmanmak adlı oyunları ile dünya çapında tanındı. Sultan Gelin (1964), Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç (1965), Birinci Kurtuluştan (1970) gibi çeşitli tiyatro oyunlarında oynadı. 12 Mart'ta sergiledikleri Hitler Rejimi'nin Korku ve Sefaleti oyunu nedeniyle sıkıyönetim tarafından tutuklanarak yargılandı ve on beş yıl ağır hapis cezasına mahkûm edildi. İki yıl hapis yattıktan sonra çıktı. Endişe (1974) ve Bereketli Topraklar Üzerinde (1979) gibi filmlerde rol aldı. Endişe’deki performansıyla 12. Antalya Altın Portakal Film Festivali ve San Remo Film Festivali’nde En İyi Erkek Oyuncu ödüllerini kazandı. 9 Eylül 1985 tarihinde, film çekimi için İzmir’e giderken trafik kazasında vefat etti.

Yazan: Feyza Yıldırım


Şevket Altuğ kimdir?



(d. 13 Mart 1943, Bandırma, Balıkesir), Türk tiyatro ve sinema sanatçısı.


1960 yılında Galatasaray Lisesi'ni bitiren Altuğ, aynı yıl girdiği İstanbul Üniversitesi Sinema ve Konservatuvar Bölümü'nde dört sene eğitim görmüştür. Tiyatro hayatı 1962 yılında başladı. 5 yıl süreyle AEG reklamlarında oynadı.


İlk olarak Seyahatname isimli bir televizyon dizisinde rol aldı. 1975 yapımı İşte Hayat Altuğ'un ilk sinema filmi olmuştur. Perihan Abla dizisindeki Şakir ve Süper Baba dizisindeki Fikret rolleri ile birçok filmde rol almıştır.


11 kez Altın Portakal Sinema Ödülü alarak Sinema Tarihine adını kazımıştır. Şevket Altuğ, son olarak 2002-2003 yayın döneminde yayınlanan "Unutma Beni" adlı dizide bir Hırsız'ı canlandırdı.


1971 yılında kendisi gibi tiyatrocu olan Jale Altuğ ile evlendi. Kezban ve Kerem adında iki çocuğu vardır. 2002 yılından beri yazlarını Datça'da geçirmektedir.


Rol aldığı bazı tiyatro oyunları

Hababam Sınıfı Müzikali

Carmen

Hava Duruşması

Rosenbengler Ölmemeli

Mezarsız Ölüler

Yumurta

Polisler

Gizli Ordu

Godot'u Beklerken


Rol aldığı bazı film ve diziler

Kapıcılar Kralı (1976)

Meraklı Köfteci (1976)

Aile Şerefi (1976),

Hasip ile Nasip (1976)

Mağlup Edilemeyenler (1976)

Şabanoğlu Şaban (1977)

Gülen Gözler (1977),


Hababam Sınıfı Dokuz Doğuruyor (1978)

Düşman (1979)

Dolap Beygiri (1982)

Yedi Bela Hüsnü (1982)

Şekerpare (1983)

Tokatçı (1983)

Perihan Abla (tv)(1988)


Aşk Filmlerinin Unutulmaz Yönetmeni (1990)

İmdat ile Zarife (1991)

Gölge Oyunu (1992) (mahmut)

Süper Baba (tv) (1993) (Fiko)

Unutma Beni (tv) (2002) (Semai)

11 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör