• HaberciGazete

Doğum günü: Orhan Asena, Fahrelnisa Zeid, Baha Gelenbevi, Fikret Adil, Rana Alagöz



Bugün 7 Ocak. Ünlü yazar ve Şair Orhan Asena, ünlü ressam Fahrelnisa Zeid, fotoğraf ve sinema sanatçısı Baha Gelenbevi, İstanbul tutkunu yazar Fikret Adil, pop müziği sanatçısı Rana Alagöz'un doğum günü bugün.

BRT Yayın Grubu olarak bu değerlerimizi saygıyla, sevgiyle anıyor, selamlıyor ve "iyi ki doğdunuz" diyoruz.



Orhan Asena kimdir?



(d. Diyarbakır, 07 Ocak 1922 - ö. 15 Şubat 2001) Yazar ve Şair.


Diyarbakır doğumlu olan yazar, ilk ve orta öğrenimini Diyarbakır'da, yüksek öğrenimini İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesin'nde yaptı(1945). Eğil, Niksar, Ulukışla'da hükümet doktorluğu yaptı. Çocuk hastalıkları uzmanı olunca, Çocuk Esirgeme Kurumu ve Sosyal Sigortalar Kurumu'nda çalıştı. Doktorluğa bir süre Almanya'da hekimlik yaptıktan sonra Ankara'ya yerleşti.

Edebiyata lise yıllarında başlayan yazar, uzun süre şiirler yayınladıktan sonra, kendini tamamen tiyatroya verdi. Çeşitli ödüller aldı.

1998 yılında Kültür Bakanlığı'nca verilen Devlet Sanatçısı unvanını almıştır.

Orhan ASENA'nın Eserleri

Oyunları :

  • Korku-1956

  • Kocaoğlan-1956 (Basın Yay.Gen. Müd. birincilik ödülü)

  • Tanrılar ve İnsanlar-1960 (Türk Dil Kurumu Tiyatro Ödülü)

  • Hürrem Sultan-1960

  • Yalan-1962

  • Kapılar-1963

  • Tohum ve Toprak /Alemdar Paşa-1964

  • Gecenin Sonu-1964

  • Hacivat Politikacı-1964 ( Kültür Bak.Karagöz Metinleri yarışması üçüncülük)

  • Fadik Kız-1968

  • Öç-1968

  • Korkunç Oyun-1968

  • Simavnalı Şeyh Bedrettin-1969

  • Atçalı Kel Mehmet-1970 (TRT Sanat Ödülleri Yarışması Başarı Ödülü -1970)

  • Geçkin Kız-1971

  • El Kapısı-1972

  • 16 Mart 1920-1974

  • Karagöz Emekli-1974

  • Şili'de Av-1975 (İsmet Küntay Tiyatro Ödülü)

  • Ölü Kentin Nabzı-1978 (1980- İsmet Küntay Tiyatro Ödülü)

  • Murtaza-1978

  • Ali-1979 (Çocuk Oyunu)

  • Seyis Başı Konağı-1981

  • Ölümü Yaşamak-1982 (1983 -Avni Dilligil Tiyatro Ödülü)

  • Ya Devlet Başa, Ya Kuzgun Leşe-1982 (1983-Türkiye İş Ban. Tiyatro Ödülü)

  • İlk Yıllar-Roksolan-1985

  • Toroslar'dan Öteye-1985

  • Karagöz Emekli Oldu-1986 (Kültür Bak. Karagöz Metni Yarış.üçüncülük-1986)

  • Yıldız Yargılanması-1990 ( 1991 Güngör Dilmen'in oyunu ile birlikte) Şiir :

  • Masal-1941

  • Kıt Kanaat-1957

Fahrelnisa Zeid kimdir?



Fahrelnissa Zeid, 7 Ocak 1901 yılında Osmanlı döneminde Sadrazam Cevat Paşa'nın yeğeni olarak Büyükada'da doğar. Geniş, sanatçı bir aileden gelen sanatçının kardeşleri yazar Cevat Şakir Kabaağaçlı ve ressam Aliye Berger'dir. Yazar İzzet Melih Devrim ile evliliğinden olan çocukları ressam Nejad Devrim ve yönetmen, tiyatro sanatçısı Şirin Devrim'dir. Zeid aynı zamanda seramik sanatçısı Füreya Koral'ın teyzesidir. Sanayi-i Nefise'nin ilk kadın mezunları arasında olan sanatçı, resim öğrenimine Paris'teki Académie Ranson'un Stalbach Atölyesi'nde, sonrasında İstanbul'daki Namık İsmail Atölyesi'nde devam eder. 1934 yılında Irak'ın Ankara temsilcisi Emir Zeid ile evlenir, prenses unvanını alır. 1942 yılında D Grubu'na ve sergilerine katılır. İlk kişisel sergisini 1944'te Maçka'daki evinde açan Zeid, 2. Dünya Savaşı sonrası belirli süreler yaşadıkları Paris, Londra, New York, Brüksel ve daha birçok şehirde yapıtlarını sergiler. 1976 yılında Amman'a yerleşen sanatçı, kendi adını taşıyan bir sanat enstitüsü kurar ve hayatının sonuna kadar enstitüye destek vererek üretimlerine devam eder. Sanatçı, 1991'de Amman'da hayata veda eder.

Coşkulu ve etkili kompozisyonları ile tanınan Zeid'in kendine özgü resim dili, tek üsluba indirgenemeyecek kadar canlı ve zengindir. Zeid'in sanat pratiği; minyatür kurgusuna uygun şekilde inşa edilmiş figürlü kompozisyonlarıyla erken dönem, vitray yüzeylerini anımsatan geometrik ve serbest soyutlamacı çalışmalarıyla olgunluk dönemi ve çoğunlukla portrelerden oluşan ve psikolojik anlatının ön plana çıktığı geç dönem şeklinde sınıflandırılabilir.

Baha Gelenbevi kimdir?


(d. 7 Ocak 1907, İstanbul - ö. 7 Ağustos 1984, İstanbul), Türk fotoğraf ve sinema sanatçısı. Türk sinemasının gelişmesine önemli katkılarda bulunmuştur. Yaşamı Ortaöğrenimini Galatasaray Lisesi'nde ve Fransa'nın Nice kentinde yaptı. 1928'de Paris Valebre Yüksek Tarım Enstitüsü'nü bitirerek tarım mühendisi oldu. Aynı yıl, sinemaya duyduğu ilgi nedeniyle Paris'teki Joinville film stüdyolarının kurgu atölyesine çırak olarak girdi. Fransa'da geçirdiği 11 yıl boyunca aksesuarcılık, film ve fotoğraf operatörlüğü yaptı. De Cys, André Hugon, Pierre Billon ve Abel Gance gibi yönetmenlerin yanında asistan olarak çalıştı. İkinci Dünya Savaşı'nın başlaması üzerine 1939'da Türkiye'ye döndü. 1943'te Dertli Pınar adlı filmde fotoğraf operatörü olarak çalıştı. 1944'te ilk filmi olan Deniz Kızı'nı yönetti. Bunu, çoğunun senaryosunu da yazdığı ve aralarında Yanık Kaval (1947), Kanlı Döşek (1949), Barbaros Hayrettin Paşa (1951), Boş Beşik (1952), Kaldırım Çiçeği (1953) gibi filmlerin de yer aldığı dokuz film izledi. Ayrıca 1948'de Suriye'nin Kurtuluşu adlı bir belgesel çekti. Avrupa'da öğrendiği çağdaş film tekniklerini çektiği filmlere uygulayarak Türk sinemacılığına katkıda bulundu. Gelenbevi 1962'de sinemayı bırakarak tümüyle fotoğraf çalışmalarına yöneldi. İlk fotoğraf sergisini 1939'da Eminönü Halkevi'nde açmıştı. Bu tarihten sonra 13 kişisel sergi daha açtı, birçok karma sergiye katıldı. Bazısı Fransız dergilerinde yayımlanan fotoğraflı röportajlar hazırladı. 1960'ta Uluslararası Fotoğraf Sanatı Federasyonu'nun (FIAP) onur üyeliğine seçildi, 1983'te bu kuruluşun en yüksek derecesi olan Honoraire Excellence sanıyla onurlandırıldı. 1967'de Kanada'da yapılan Dünya diyapozitif yarışmasında altın madalya kazandı. Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Fotoğraf Enstitüsü'nden onur plaketi aldı, İstanbul Fotoğraf ve Sinema Amatörleri Derneği'nin (İFSAK) onur üyeliğine seçildi. Çeşitli dergilerde sinema sanatı üzerine kuramsal yazılar da yazan Gelenbevi'nin asıl mesleği tarımcılıkla ilgili Kuru Meyveclik (1939) ve sinema ile ilgili Film Reji Asistanı Adayı Kılavuz Kitabı (1983) adlı iki kitabı vardır. Gelenbevi, Türk sinemasının tiyatrodan bağımsızlaşması için çaba harcayan öncü yönetmenlerden biridir. Filmlerinde özen gösterdiği görüntü titizliğinin temelinde, fotoğraf konusundaki çalışmaları yatar. Yönetmenliğinin yanı sıra sinemanın örgütlenmesi ve kurumlaşması için de çaba harcamış, kurucusu olduğu Türk Sinema Sanatçıları Derneği başkanlığına, 1960'ta Türk Sanatçı Şurası Sinema Alt Komisyonu üyeliğine, 1961'de Turizm Bakanlığı Sinema Danışma Kurulu başkanlığına seçilmiştir. Sinema çalışanlarını bünyesinde toplamayı amaçlayan Sine-İş sendikasının kuruluş çalışmalarına katılmıştır. Çok yönlü bir sanatçı olan Gelenbevi'nin sinema ve fotoğraf dışında, yağlıboya resim, heykel ve şarkı sözü yazarlığı gibi çalışmaları vardır. Filmografi Yönetmen

  • Deniz kızı (1944)

  • Yanık Kaval (1946)

  • Çıldıran Kadın (1947)

  • Kanlı Döşek (1949)

  • Barbaros Hayrettin Paşa (1951)

  • Boş Beşik (1952)

  • Kaldırım Çiçeği (1953)

  • Balıkçı Güzeli/Bin İkinci Gece (1954)

  • Günahkarlar Cenneti (1958)

Fikret Adil kimdir?



Tam adı Fikret Adil Kamertan'dır. İstanbul Çengelköy’de 7 Ocak 1901 tarihinde doğmuştur. Babası, askerî hekim, operatör Mahmut Adil Bey’dir (1871-1938). Mahmut Adil Bey, edebiyatla ilgili bir kimseydi ve Tevfik Fikret’in hayranlarındandı. Bir oğlu olunca ona Fikret adını vermiştir. Babası mesleğiyle ilgili bazı çeviriler yapmıştır. Asepsi ve antisepsiyle ilgili ilk eser onun çevirisidir. Baha Toven’le birlikte Allan Kardec’ten ispritizmayla ilgili bir kitap da çevirmiştir. Arap harflerinin bırakılıp Latin harflerinin kabulü sırasında Türk grameri üzerine araştırma ve denemesi vardır. Fikret Adil, 1934’te Soyadı Kanunu çıktığı zaman, kendi adıyla oldukça geniş bir ün yapmış olduğundan, yazılarında gene Fikret Adil adını korumuş, babasının soyadını kullanmamıştır. Ancak çeşitli takma adlarla yazılar yazmış, birçok yazısında da "fa" kısaltmasını kullanmıştır (Adil 2017: 8). Bunun yanı sıra "Bir İstanbullu", "Kuloğlu", "Kamertan", "Kemertan" imzalarını da kullanmıştır (İstanbul Ansiklopedisi 2000: 103).

Fikret Adil ilk ve ortaöğrenimini Galatasaray Mekteb-i Sultanisi’nde yaptı (1912-1918). Ancak Birinci Dünya Savaşı çıkınca, son sınıflar kapandığından okulu bitiremedi; basın hayatına atıldı. İlk yazıları bir amatör olarak Şebab dergisi ile Payitaht gazetesinde çıktı. Daha sonra, bir yandan Alay, Zümrüdü Anka gibi mizah dergilerinde yazılar yayımlarken, Şirketi Hayriye ve Düyunu Umumiye’de görev aldı. Fikret Adil 1908’de pek küçük yaşta annesini kaybetmişti. Babası da Dokuzuncu Kolordu başhekimliğiyle savaş yılları boyunca Yemen’de kalmıştı. Bütün yük onun omuzlarında idi. O zamanlar, bugünkü gibi basın hayatı bir ailenin geçimini tamamıyla sağlayamadığından ek görevlerde çalışmak zorunluluğu vardı. Müskirat Umum Müdürlüğü’nde, Muhtelit Mübadele Komisyonu’nda ek görevler almıştır. Askerlik görevi 1921-23 yıllarına rastlar. Bütün çocukluğu ve ilk gençliği Eyüp Sultan’da geçmiştir.

Fikret Adil 1922’de profesyonel olarak Vakit gazetesinde işe başladı. Daha sonra Tanin, Akşam, Milliyet gazetelerinde ve son ikisinin Fransızca baskılarında çalıştı. O sıralarda ayrıca Cumhuriyet gazetesiyle beraber üç gazetenin Fransızca baskıları yapılıyordu. Fikret Adil’in çalıştığı gündelik gazeteler, sırasıyla: Cumhuriyet, Son Posta, Politika, İkdam, Son Telgraf, Ulus, Zafer, Haber, Tan, Yeni İstanbul ve Son Havadis’tir. Kendi başına Artist adlı haftalık resimli bir sanat dergisi de çıkarmış olan Fikret Adil’in yazılarını yayımladığı dergiler de şunlardır: Hareket, Yeni Adam, Ağaç, S.E.S., Aydede, Yeditepe, Akis ve Meydan. Bu yayın organlarında haber, fıkra, hikâye, telif ve çeviri roman, röportaj, sanat kronikleri yazmıştır. Anadolu Ajansı’nda, İkinci Dünya Savaşı’nda Amerikan Haberler Bürosu’nda çalışmış, TASS ile Stefani ajanslarında çevirmen olarak görev almıştır. En son görevi Türkiye İş Bankası Yayın Danışmanlığı olmuştur. Emekli olduktan sonra bir süre Akbank’ta da bu görevi sürdürmüştür.

Gazeteci olarak 1927’den itibaren ve sırasıyla Macaristan, Yunanistan, Kıbrıs, İtalya, Tunus, Cezayir, Fas, Libya, Mısır, Lübnan, Suriye, İngiltere, Hindistan, Hollanda, Pakistan’a gitmiş, gezi izlenimlerini yayımlamıştır (Adil 2017: 8). Bir Charlie Chaplin incelemesi olan ilk telif eserini 1931’de yazmıştır. Türkiye’de sinema üzerine eleştiri yazıları yayımlayan ilk yazar olan Fikret Adil, Cumhuriyet’in onuncu yıldönümünde Türkiye’ye davet edilen Sergey Yutkeviç ve Lev Oskaroviç Arnstam ile Ankara, Türkiye’nin Kalbi (1934) adlı bir belgesel filme imza atmıştır (İstanbul Ansiklopedisi 2000: 103).

Sanat yazılarını Ağaç, Ses (1936-1942), Yücel ve özellikle Yeditepe dergilerinde (1950-1970) yayımladı (Kurdakul 1973: 12-13). Meydan dergisinde resim ve sinema kronikleri yaptı. Gazete yazıları çoğunlukla şiir, öykü, müzik, resim, tiyatro, heykel gibi edebiyat ve sanatın ön planda tutulduğu konulardan ve bunların eleştirilerinden oluşmaktadır. Bazı çeviri ve uyarlamaları Şehir Tiyatroları ve Devlet Tiyatroları’nda sahnelendi (Tanzimat’tan Bugüne Edebiyatçılar Ansiklopedisi 1985). Sanat Dostları Derneği ile P.E.N.'in Türkiye kolu kuruculuğunu yaptı. Daha çok gazetelerde çıkan sanat yazıları, röportajlar ve hikâyeleri ile tanındı. Evi uzun yıllar sanatçıların toplanığı tartıştığı bir mahfel hüviyetini gösterdi (Türk Dili ve Edebiyatı Ansiklopedisi 1977: 38).

Fikret Adil, 1933 yılı Eylül ayında, Cihangir’deki Yavuz Apartmanı’nın beşinci katında, ressam Zeki Faik İzer’in evinde, beş ressam ve bir heykeltıraşın oluşturduğu D Grubu’nun da şahididir. Yaşadıklarını kaleme alarak bu tarihî olayı kayda geçirdi: D Grubu ve Türkiye’de Resim (1947) (İstanbul Ansiklopedisi 2000: 103). Yakalandığı Parkinson hastalığının tedavisi için gittiği İsviçre’de öldü. İstanbul Eyüp Mezarlığı’nda gömülüdür (İstanbul Kültür ve Sanat Ansiklopedisi 1982: 273).

Yazarın Semih Lütfi’nin Suhûlet Kütüphanesi tarafından 1933 yılında basılan Asmalımescit 74 isimli kitabı çok ses getirdi. 2000’li yılların başında, Fikret Adil’in kitapları İletişim Yayınları tarafından “İstanbul” serisi içerisinde basıldı. 2015 yılında ise Sel Yayıncılık, yazarın kitaplarının yeniden baskılarını “Fikret Adil Kitaplığı” serisi altında okuyucuyla buluşturdu (http://postdergi.com/istanbulda-bir-bohem-fikret-adil/ Uysal, 2019).

Yapıtlarından Asmalımescit 74 (1933) kitaba adını veren sokağa yakın bir yerde 1930'larda bir grup sanatçının sürdürdüğü bohem yaşayışını canlandırır. Bu yıllarda, farklı sanat alanlarında çalışmaları bulunan sanatçılar, birbirine zıt dünya görüşlerine sahip olanlar da dâhil olmak üzere, Fikret Adil’in insanı büyüleyen sohbetinin etrafında toplanmaktadırlar. Fikret Adil’in dost meclisleri meşhurdur. Kişiler arasında ressam İbrahim Çallı, şair Necip Fazıl Kısakürek, yazar Peyami Safa, tamburi Mesut Cemil, gazeteci Nizamettin Nazif Tepedelenlioğlu gibi gerçek kişiler, yabancı gazeteci ve kadın sahne sanatçıları yer alır. Alyon Sokağı köşesindeki ayak meyhanesi, köprübaşındaki seyyar pilavcı, sanatçıların gidip geldiği Petrograd, Gardenbar, Tokatlıyan, Meserret, Beyoğlu'ndaki barlar, randevuevleri kitapta geçen dönemin yaşamına ilişkin mekânlar arasındadır. Asmalımescit, dönemin kültür-sanat çevrelerinin buluşma noktası olarak karşımıza çıkar (Dünden Bugüne İstanbul Ansiklopedisi 1993: 79). Pera ve Galata'yı iki ayrı kutup kabul edersek, Asmalımescit Sokak üstlendiği misyon nedeniyle üçüncü bir kutuptu desek yeridir. Fikret Adil'in Beyoğlu'ndaki bohem hayatını anlattığı Asmalımescit 74 adlı kitabının ismini aldığı 74 numaranın da çok özel bir yeri vardır. 1930’lu yıllardan itibaren uzun bir zaman boyunca sanat çevreleri tarafından sevilen bir sanat mekânı olan Asmalımescit’in günümüzde aynı işlevi sürdürdüğünü söylemek pek de mümkün görünmüyor.

Yazarın İntermezzo (1930) kitabı Yunan aktörü Giorgos (Yorgos) Pappas ile İstanbullu Yahudi kızı Tina'nın aşk serüvenini anlatır. Pappas'ın annesi Yunanlı kadın şair, İstanbul doğumlu Theoni Drakopoulou (1885, İstanbul-1968, Atina)'dur. İntermezzo (Bohem Hayatı) kitabının ön sözü, Fikret Adil’in sadık dostu, yayıncısı ve bohem hayatının şahitleri arasında olan Hüsamettin Bozok tarafından kaleme alınmıştır. Bu ön söz, okuyucu için çok kıymetlidir çünkü metni okuduktan sonra, kitabı okumaya devam ederken artık bizler de Fikret Adil’in masasına konuk oluyoruz. Aynı zamanda bu çalışmada da adı geçen ön sözden çok yararlanılmıştır. İntermezzo’da Yunanlı bir tiyatrocu ile zengin Yahudi bir ailenin genç kızları Tina arasındaki tutkulu ve kabullenilmeyen aşkın izdüşümleriyle karşılaşıyoruz. Pappas, her ortamda kadınların ilgisini çeken ve dikkatleri üzerine toplayan yakışıklı bir tiyatrocu, Tina ise ailesi tarafından 'iyi yetiştirilmiş' bir genç kadındır. Dolayısıyla ailenin gözünde Tina’nın böyle çapkın ve uçarı bir erkekle birlikte olması söz konusu değildir. Pappas ve Tina, İstanbul’da mutluluklarını inşa edemeyeceklerini anlayınca arkadaşlarının yardımıyla Atina’ya kaçarlar. Tina’nın babası da çok kıymet verdiği kızını geri dönmeye ikna etmek için peşlerinden Atina’ya gider. Pappas ve arkadaşları, Tina’yı kurtarmak için bir plan yapar ancak sonuç hiç de okuyucunun umduğu gibi olmaz. Kitap, Pappas’ın okuyucuya sürpriz olan kararıyla son buluyor. Anlatı boyunca Pappas ve genç sevgilisi Tina’nın hikâyesini okurken aslında asıl tanıklık ettiğimiz dönemin sanat çevresinin arasındaki ilişkiler, bu ilişkilerin kurulduğu mekânlar, sahneler, toplumun sanatçıya bakışıdır. Tüm bunlar derin analizler ve betimlemelerle okuyucuya sunulmaz ancak o dönemle ilgili bilgi edinmek isteyen meraklı okuyucular için bir izlek oluşturduğu söylenebilir.

Beyaz Yollar Mavi Deniz (1950) kitabı gezi notlarından oluşur. Ölümünden sonra kitaplaştırılan Avare Gençlik-Gardenbar Geceleri (1990) ile Deli Saraylı'da da (1963) İstanbul yaşamından kesitler yer alır (Dünden Bugüne İstanbul Ansiklopedisi 1993: 79). Fikret Adil’in gazete ve dergi sayfalarında kalmış elli kadar çeviri romanından bazıları Aşk Arayan Adam (Pitigrilli), İngiltere Mektupları (Karel Çapek), David Golder (İréne Nemirovski), Avrupa Anonim Şirketi (İlya Ehrenburg), Kıyamet Günü (Cami), Mahmud’un Dalgası (Bernard Shaw’un Blancot Posnet adlı eserinden), Denizin Sükûtu (Vercors) sayılabilir. Gazete sayfalarında kalmış röportaj ve gezi notları ise Edebi Mülâkatlar (1928), Ölümle Karşılaşanlar, Paris (1930), Yunanistan (1935), Kıbrıs (1952-1955), Akdeniz Çevresi İslâm Memleketleri (1953), İngiltere (1955), Hindistan (1959), Pakistan (1961) olarak sayılabilir (Adil 2017: 8). Kitap olarak yayımlanmamış 1961 tarihli "O Geceler" isimli metni mevcuttur.

Bir zamanlar İstanbul’un Pera semtinde yaşanan bohem hayatını anlatmış olan ender kişilerden biridir Fikret Adil (İstanbul Ansiklopedisi, 2000: 103). Eserlerinde genel olarak İstanbul ve İstanbul'un bohem hayatını, şahit olduğu kişilerin yaşantılarını kitap karakterleri olarak karşımıza çıkmaktadır. Kullandığı takma isimlerinden birisinin 'Bir İstanbullu' olması da tesadüf değildir. İstanbul'un bohem hayatı dışında, çokça gezi yazısına da rastlanmaktadır. Yazılarındaki dil ve söyleyiş tarzı olarak anlatıcının kendisi olduğu görülmektedir.

Fikret Adil esas olarak gazetecidir ve ağırlıklı olarak da gazete yazıları yazmıştır. Diğer bir ağırlık noktasını da çeviri uğraşı oluşturmaktadır. Fikret Adil'in çalışmalarına bakıldığında roman, anı, hikâye, gezi yazıları, sanat eleştirileri, sanat kronikleri dâhil çok geniş bir yelpazede eserler verdiği görülmektedir. Gazetecilik hayatından başka, ağırlıklı olarak tiyatro piyesleri çevirdiği ve uyarlamalar yaptığı da tespit edilmiştir. Türkiye’de sinema eleştirmenliği konusunda öncü yazar olması da dikkate değer önemli bir konudur. Bu kadar zengin yayın çeşitliliği olması kendisinin entelektüel kişiliğine gönderme yaparken, evinin uzun yıllar sanatçıların toplanıp tartışmaların yapıldığı bir mahfil hüviyetini göstermesi de onun yazdığı bohem hayatını birebir yaşayarak tanıklık ettiğinin en önemli kanıtıdır. P.E.N. Kulüb’ün Türkiye Kolu kuruculuğunu yapmış olması, vizyoner bir kişiliğe sahip olduğunu göstermektedir.

Edebiyattan resme geniş bir yelpazede sanat takipçisi olan Adil, aynı zamanda kaleme aldığı eleştiri yazılarıyla da dönemin sanatsal gelişiminde büyük rol oynamıştır. Dönemin sanatçılarının eserlerini eleştirirken kişisel ilişkilerinden bağımsız davrandığı, tüm bunların yanında, o yıllarda özellikle Beyoğlu ve Pera’daki yaşantı hakkında en berrak anıları bizimle paylaştığı görülür. Okur, yazarın kitaplarını okurken âdeta bir fotoğraf karesini inceliyormuş gibi hisseder. Fikret Adil’den söz edilirken kullanılan 'bohem' tanımlaması, yaşadığı dönemde onun sanatla ne kadar iç içe olduğunu kanıtlar niteliktedir. Kendisi aynı zamanda en önemli resim koleksiyonerlerinden biridir.

Fikret Adil hakkında yazılan yazılarda çok iyi ve vefalı, gerçek bir dost olduğu, mesleki uğraşlarından önce bahsedilmektedir. Yaşadığı dönemde Beyoğlu çevresindeki kültür, sanat ve edebiyat üçlemesinin gelişmesine, hatta birçok alanın oluşmasına öncülük ettiği, katkı sağladığı o dönemde yaşamış tanıkların yazılarının dışında çalışmalarının çeşitliliği, zenginliği de bu durumu belgelemektedir.


Rana Alagöz kimdir?



7 Ocak 1948 yılında İstanbul'da doğan Türk pop şarkıcısıdır.

Her şey Bitmiştir Artık", "Aşkın Gözü Kör mü", "Dibi Dibi Da" gibi şarkılarıyla Türk popüler müzik tarihinin ünlü seslerinden birisi olmuş Alagöz kardeşlerden biridir. Selçuk Alagöz orkestrası ve orkestranın diğer solisti olan erkek kardeşi Selçuk Alagöz ile birlikte müzik çalışmalarını sürdürdü.

İlk 45'liğini 1965 yılında yayınlayan ve son olarak "Bak Bir Varmış Bir Yokmuş 5¨ albümünde Zeyno, "Sevdim Seni Bir Kere" albümünde ise Aşkın Gözü Kör Mü Acaba şarkılarıyla tanınmıştır.

45'likler - EP'ler

  • Romen Kızı/ Köyümüz (Melodi-1965)

  • Konya Kabağı/ Bahçelerde Börülce (1967)

  • Balayı - Yarim Gitti Çeşmeye/ Ben Bir Avuç Darı Olsam - Tatlı Hatıra (Sayan-1967)

  • İzmirlim - Yenice Odanın Camları/ Yeni Bir Aşk Arıyorum - Süt İçtim Dilim Yandı (Sayan-1967)

  • Pata Pata/ Kaderde Ayrılık Varmış (Sayan-1968)

  • Ah Şu Erkekler/ Evet Mi Hayır Mı? (Sayan-1968)

  • Sevgili Hocamız (To Sir With Love)/ Benimle Dans Eder Misin (I Dig Rock And Roll Music) (Sayan-1968)

  • Aşk Güzel Şeydir/ Sakın Çıkma Kalbimden (Sayan-1968)

  • Bak Yanımdasın (Congratulations)/ Son Yaprak (Love Is Blue) (Sayan-1968)

  • Onu Affetmem (Dubula)/ Bil Mutsuzum Ben De (Boy) (Sayan-1969)

  • Yağ Satarım Bal Satarım - Bana Baksana/ Günaydın Hüzün - Gidenler Geri Gelmez (Sayan-1969)

  • Yağmur/ Kazanova (Arya-1971)

  • Düğün Alayı/ Bir Gölge Gibi (Arya-1971)

  • Sevgiliye/ Her şey Bitmiştir Artık (Coşkun-1971)

  • Keklik/ Hadi Durma Git (Coşkun-1972)

  • Yazıklar Olsun/ Senden Başkası Yok Mu (Coşkun-1972)

  • Sana Bıraktım Onu/ Bir Sen Kaldın (Coşkun-1972)

  • Düğün Alayı/ Terkedildim (Taç-1972)

  • Yağmur/ Kazanova (Türkofon-1972)

  • İçimde Bir Fırtınasın/ Vefasız Sevgili (Coşkun-1973)

  • Sensiz Hayat/ Yumurcağin Öyküsü (Hülya-1973)

  • Bir Bardak Aşk/ İnan Bana (Hülya-1974)

  • Hopla Kalbim Hopla/ Gel Bakalım (Polydor-1975)

  • Nazlanma/ Aşkın Gözü Kör Mü (Polydor-1975)

  • Her şey Bitmedi Bitemez/ Koş Bakalım Peşimden (Polydor-1976)

  • Vah Bacım Vah/ Dibi Dibi Da (Polydor-1976)

Albümler

  • Rana & Selçuk Alagöz (Coşkun-1974)

  • Rana & Selçuk Alagöz (Polydor-1976)

  • Hep Birden Alagözler (Doğan-1984)

  • Güneş Batınca (Şahinler-1988)

  • Alagözler (Kent-1992)


12 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör