• HaberciGazete

Doğum günü: Orhan Veli, Ataol Behramoğlu, Aram Gülyüz, Şemsi İnkaya



Orhan Veli Kanık'ın doğum günü...

Orhan Veli Kanık, İstanbul‘un Beykoz semtine bağlı Yalıköyü'nde 13 Nisan 1914 tarihinde doğdu. Babası Cumhurbaşkanlığı Armoni Orkestrası şefi, klarnet ustası Mehmet Veli Kanık, annesi Fatma Nigar Hanım'dır. Orhan Veli ailenin ilk çocuğudur. Mizah yazarı Adnan Veli Kanık‘ın ağabeyidir ve Füruzan (Yolyapan) adında bir kız kardeşi vardır. Anafartalar İlkokulu'nun ana sınıfında temel eğitimine başladı. 1921 yılında ilköğrenimi için Galatasaray Lisesi‘ne gönderildi. Dördüncü sınıfa kadar bu okula devam etti. Babası 1925 senesinde Cumhurbaşkanlığı Bando Şefliği'ne tayin olunca Ankara‘ya taşındı. Burada Gazi İlkokulu'nu bitiren Kanık, orta öğrenimi için yatılı olarak Ankara Erkek Lisesi'ne gitti. Orhan Veli Kanık'ın edebiyata ilgisini ilk fark eden kişi, ilkokul öğretmeni Sedat Bey oldu ve bu konuda yetenekli gördüğü öğrencisini yazmaya teşvik etti. Kanık'ın çocukluk yıllarında kaleme aldığı ilk öyküsü, ''Çocuk Dünyası'' eski yazıyla basılan bir dergide yayımlandı. Ankara'da geçen lise yıllarında Kanık, Oktay Rıfat Horozcu'yla tanıştı ve Melih Cevdet Anday'la arkadaş oldu. Ortak duygu ve düşüncelerle bağlı oldukları edebiyat zevki, üç arkadaşı birbirine yakınlaştırdı. Bu üç arkadaş kendi görüşlerini ifade edebilmek ve kaleme aldıkları yazıları, şiirleri yayımlayabilmek için Ankara Lisesi okul kooperatifinin finansörlüğünde, “Sesimiz”adını verdikleri bir dergi çıkarmaya başladı. Kanık, okul arkadaşı Hıfzı Oğuz Bekata‘nın etkisinde kalarak, düz yazıdan manzumeye geçti ve ilk şiirleri bu dergide basıldı. Üç genç şair, çıktıkları bu edebiyat yolculuğunda, öğretmenleri arasında yer alan ünlü şair Ahmet Hamdi Tanpınar başta olmak üzere, Halil Vedat Fıratlı ve Yahya Saim Sinanoğlu‘nun büyük desteğini gördü. Orhan Veli yüksek öğrenimine İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nin felsefe bölümünde devam etti. Yazmaya olan düşkünlüğünden vazgeçmeyen Kanık, üniversite döneminde de oldukça aktifti. Kendi fakültesinin öğrenci grubu başkanı seçilmesinin yanı sıra, eski okulu olan Galatasaray Lisesi'nde, yardımcı öğretmen olarak görev yaptı. 1936 senesinde, lisans eğitimini bırakmaya karar veren Kanık, ertesi sene Ankara'ya geri döndü. Ankara'da bir süre, PTT Genel Müdürlüğü Telgraf İşleri Reisliği Nizamlar Bürosu'nda memur olarak çalıştı. Aynı sene, şairin yazınsal kimliğini tam olarak ifade eden, biçim ve üslup bakımından tarzını bulmuş olan ilk şiirleri Nahit Sırrı Örik‘in desteğiyle, “Varlık” dergisinde yayımlandı. Genellikle aşk, özlem, çocukluk anıları gibi temaları yoğun bir duygusallıkla işlediği bu şiirlerin büyük bir kısmında, “Mehmet Ali Sel” takma adını kullandı. Adını edebiyat çevrelerine duyurmayı başaran Kanık, 1936-1942 seneleri arasında, dönemin popüler kültür-sanat dergilerinden İnsan, Ses, Gençlik, Küllük, Inkilapçı Gençlik, Demet, İşte ve Aile'de manzume ve düz yazılarıyla yer aldı.


Daha sonra Melih Cevdet ve Oktay Rıfat ile birlikte çıkardıkları “Garip” adlı şiir kitabıyla, Türk edebiyat tarihinde, ''Garipçilik'' (Birinci Yeni) ismi verilen yeni bir şiir akımı başlattı. Halk dilinde, yalın bir ifade tarzıyla manzumeler kaleme alan Garipçiler, hicivsel unsurlar ve mizah öğeleri kullanmak suretiyle, gündelik olayların da söz konusu yapılabileceğini gözler önüne serdi. Orhan Veli Kanık, Garip'in kendisi tarafından kaleme alınan önsözünde, hece ölçüsü ve uyağın şiiri yozlaştırdığını söylüyor ve onlara göre şiirin, insanın beş duyusuna değil, beynine seslenen bir söz sanatı olduğunu söylüyordu. Şiire, egemen sınıfların beğenilerinin sonucu yerleşen kalıplaşmış öğeler kaldırılmalı, şairaneliğe son verilmeli ve şiir toplumun çoğunluğuna seslenmeliydi. Bu amaç da yalnızca yeni yollar ve yeni araçlarla gerçekleştirilebilirdi. II.Dünya Savaşı‘nın neden olduğu gerginlik nedeniyle uzatılan askerlik görevini, 1945 senesinde, yedek subay rütbesiyle tamamlayan Kanık sonrasında Ankara'ya dönerek, Milli Eğitim Bakanlığı Tercüme Bürosu'nda tercümanlık yapmaya başladı. Burada, Azra Erhat, Oktay Rıfat ve Erol Güney ile birlikte ortak çeviri çalışmaları yürütürken, 1947 senesinde, Reşat Şemsettin Sirer‘in Milli Eğitim Bakanı olmasıyla birlikte, yeni bakanlık yönetimini “antidemokratik ve tutucu” davranmakla suçlayarak, görevinden istifa etti. Ardından, Mehmet Ali Aybar tarafından yayımlanan, “Hür” ve “Zincirli Hürriyet” isimli gazetelerde, siyasal, sosyal, kültürel ve edebi konular üzerine eleştirel yazılar kaleme almaya başladı. 1948 senesinde ise, bir süre, Ulus gazetesinde, “Yolcu Notları” başlığı altında makaleler yazdı. 1 Ocak 1949'da, iki sayfalık “Yaprak” adlı kültür-sanat dergisini çıkarmaya başladı. 15 günde bir yayımlanan derginin ömrü, finansman sorunu yüzünden kısa sürdü ve 28 sayıyla sınırlı kaldı. Yaprak'ın yayım hayatı, 15 Haziran 1950 tarihinde sona erince, Kanık, İstanbul'a taşınmaya karar verdi. Aynı sene, Nazım Hikmet‘in yazılarından dolayı mahkum edilmesini protesto etti ve düşünce özgürlüğüne imkan verilmediğini öne sürerek, yakın dostları Melih Cevdet ve Oktay Rıfat ile birlikte, şairin serbest bırakılması için 3 gün boyunca açlık grevi yaptı. Bu eylemiyle, siyaset ve edebiyat çevrelerinde büyük yankı uyandırdı. Aynı yılın Kasım ayında, bir haftalığına Ankara'ya gelen Kanık, 10 Kasım 1950 gecesinde, onarım için kazılmış, üzeri kapatılmamış bir çukura düşerek ayağını incitti. Daha sonra İstanbul'a dönen Kanık, bir arkadaş ziyareti sırasında aniden fenalaşması üzerine Cerrahpaşa Hastanesi'ne kaldırıldı. Orhan Veli Kanık, 14 Kasım 1950 tarihinde, beyin kanaması sonucu girdiği komada yaşamını yitirdi. Cenazesi, Rumelihisarı‘nda bulunan Aşiyan Mezarlığı'nda toprağa verildi. Yakın arkadaşları tarafından 1 Şubat 1951 tarihinde anısına ''Son Yaprak'' adlı tek baskılık bir dergi yayımlandı. ESERLERİ Şiir Garip (1941 – Melih Cevdet Anday ve Oktay Rıfat Horozcu ile birlikte) Vazgeçemediğim (1945) Destan Gibi (1946) Yenisi (1947) Karşı (1949) Düzyazı La Fontaine Masalları (1948) Nasrettin Hoca Hikayeleri (1949 – manzum hikaye) Nesir Yazıları (1953) Edebiyat Dünyamız (1975) Fransız Şiiri Antolojisi (1947 – derleme) Çeviri Bir Kapı ya Açık Durmalı ya Kapalı (A.de Musset'den – O. Rifat ile, 1943) Barberine (1944) Scapin'in Dolapları (Molière'den – 1944) Sicilyalı yahut Resimli Muhabbet (1944) Tartuffe (1944) Versailles Tulûatı (1944) Üç Hikâye (Gogol'dan – Erol Güney ile, 1945) Turcaret (A. R. Lesage‘dan – 1946) Hamlet ve Venedikli Tüccar (Shakespeare‘den – Ş. Erdeniz ile, 1949) Batıdan Şiirler (O. Rifat ve M. Cevdet ile, 1953) Antigone (J. Anouilh‘den – 1955) Saygılı Yosma (J. P. Sartre'dan – 1961) Bütün Çeviri Şiirleri (1982) El Kapısında (Turgenyev‘den – 1994)

Ataol Behramoğlu'nun doğum günü...


Ataol Behramoğlu, 13 Nisan 1942’de, Azerbaycan kökenli bir ailenin çocuğu olarak babasının yedek subaylığı sırasında Çatalca’da doğdu. Çocukluk ve ilk gençlik yılları, ziraat müdürü olan babasının görevi nedeniyle Türkiye’nin çeşitli yörelerinde geçti. İlkokul üçüncü sınıfa kadar Kars’ta öğrenim gördü. İlk, orta ve lise öğrenimini Çankırı’da tamamladı. Bir süre Ankara Hukuk Fakültesi’ne devam etti, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Felsefe Bölümü’nün derslerini izledi, aynı fakültenin Rus Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü bitirdi (1966). İlk şiir kitabı “Bir Ermeni General” 1965’te, kitaplaşan ilk çevirisi “İvanov” (Anton Çehov) 1967’de basıldı. Mihail Yuryeviç Lermontov’dan ilk şiir çevirilerini de bu dönemde yaptı. 60’lı yıllar toplumcu kuşağının manifestosu niteliğindeki şiirlerden “Bir Gün Mutlaka”yı 1965’te yayımladı. 1969’da “Ant” dergisinde birkaç sayı yayımlanan “Toplumcu Genç Şairler Savaş Açıyor” başlıklı oturumda yeni toplumcu şiir üstüne görüşlerini açıkladı. 1970’de yayımlanan ikinci şiir kitabı “Bir Gün Mutlaka”, kuşağının öncü yapıtlarından biri olarak kabul edildi. 1970’de İsmet Özel ile yayımlamaya başladıkları “Halkın Dostları” dergisi geniş yankı uyandırdı. Aynı yıl, Maksim Gorki’den çevirdiği “Yaşanmış Hikâyeler” yayımlandı. Ataol Behramoğlu 1970 yılı sonbaharında dört yıl sürecek ilk yurtdışı yolculuğuna çıktı. 1972’ye kadar Londra ve Paris’te yaşadı. Paris’te Louis Aragon ve Pablo Neruda ile tanıştı. Aragon’un yönetimindeki “Les Lettres Françaises”de, Abidin Dino çevirisiyle, “Bir Gün Mutlaka” dan bir bölüm yayımlandı. Paris’te Théatre de Liberté’nin kuruluş çalışmalarına katıldı (1971). İlk oyun “Légendes à Avénir / Geleceğe Masallar” için bölümler yazdı. 1972 sonbaharında Sovyet Yazarlar Birliği’nin çağrılısı olarak gittiği Moskova’da yaklaşık iki yıl kalarak Moskova Devlet Üniversitesi’nde stajyer olarak Rus Edebiyatı üzerine çalıştı. Yurtdışında bulunduğu sırada, daha önceki dönemin ürünü çevirileri (Puşkin, Bütün Hikâye ve Romanları, 1972) ve yurtdışı dönemin ürünü şiirlerden oluşan üçüncü şiir kitabı “Yolculuk, Özlem, Cesaret ve Kavga Şiirleri (1974)” Türkiye’de yayımlandı. Ataol Behramoğlu 1974’te ülkeye dönüşünden bir süre sonra Muhsin Ertuğrul yönetimindeki İstanbul Belediyesi Şehir Tiyatroları’nda dramaturg olarak çalışmaya başladı. 1975’te kardeşi Nihat Behram ile çıkardıkları edebiyat-kültür dergisi “Militan” (kimi sayıları beş bine ulaşan tirajıyla) büyük ilgi gördü. Bu dönemde Ataol Behramoğlu’nun “Ne Yağmur…Ne Şiirler…(1976)”, “Kuşatmada (1978)”, “Mustafa Suphi Destanı (1979)”, “Dörtlükler (1980)” adlı kitapları yayımlandı. 1977’de bir Atina gezisinde Yannis Ritsos ile tanıştı. 1978’de Sofya’da Dünya Yazarları 1. Kurultayı’na Aziz Nesin, Yaşar Kemal ve Burhan Arpad ile Türkiye Temsilcisi olarak katıldı. 1979’da Türkiye Yazarlar Sendikası genel sekreteri oldu. Aynı yıl, kızı Barış doğdu. “Sanat Emeği” dergisinin kurucuları ve yazı kurulu üyeleri arasında yer aldı. 1980 darbesi sonrasında dramaturgluk görevinden ayrılmak zorunda kaldı. “Ne Yağmur…Ne Şiirler…”in yeni basımının mahkemece “toplatılması ve imhası”na karar verildi. Ataol Behramoğlu bir hafta Selimiye’de göz hapsinde tutuldu. Kitap daha sonra beraat etti. “İyi Bir Yurttaş Aranıyor” başlığı altında topladığı şiirler Türkiye’de “siyasal kabare” türünün ilk örneklerinden biri olarak birçok kez izleyiciye sunuldu (1981). Aynı yıl Yunanistan’da “Türkiye, Üzgün Yurdum, Güzel Yurdum” adıyla yayımlanan kitabı, şiirlerinden yabancı bir dilde ilk seçmelerdi. Kitap kısa sürede birkaç kez basıldı. Dünya şairlerinden Rusça, İngilizce, Fransızcadan yaptığı çevirileri “Kardeş Türküler” adlı bir kitapta topladı (1981). “Son Yüzyıl Büyük Türk Şiiri Antolojisi”nin ilk çalışmalarına başladı. 1982 mart ayında Barış Derneği kurucu ve yöneticisi olarak tutuklandı. Maltepe Askeri Cezaevi ve Sağmalcılar Cezaevi’nde on ay tutuklu kaldı. Cezaevinde bulunduğu sırada, Asya-Afrika Yazarlar Birliği 1981 Lotus Ödülü’nü kazandı. Şiirlerinden seçmeler tek ciltte yayımlanarak birçok kez yeni basım yaptı (1983). Lermontov’dan şiir çevirileri kitaplaştı (Hançer, 1983). 1983 kasım ayında, devam eden duruşmaların, katılmadığı son oturumunda 8 yıl hapis cezasına mahkûm edildi. Ataol Behramoğlu 1984 başlarında ülkeden gizlice ayrılmak zorunda kalarak Fransa’ya gitti. Bir süre sonra ailesini de – pasaport verilmediği için – yine gizlice ülke dışına çıkardı. 1989 haziran ayına kadar sürecek bu ikinci yurtdışı döneminde Paris Sorbonne Üniversitesi “Centre de Poétique Comparée” bölümü çalışmalarına katıldı. 1986’da Paris’te Fransızca Türk edebiyatı dergisi “Anka”yı kurdu ve yönetti. Bu yıllarda Ataol Behramoğlu Avustralya’dan Finlandiya’ya birçok ülkede katıldığı toplantılarda konuşmalar yaptı, şiirlerini okudu. Şiirlerinden Macarcaya yapılan bir seçmeler 1988’de Budapeşte’de “Europa” yayınevince yayımlandı. Almanya’da (daha sonra Türkiye’de) “Kızıma Mektuplar (1985)”, “Türkiye, Üzgün Yurdum, Güzel Yurdum (1985) adlı şiir kitapları ve “Mustafa Suphi Destanı”nın yeni bir basımı yayımlandı. Destan, sürgündeki “Halk Oyuncuları” topluluğunca Stockholm, Paris, Berlin, Amsterdam gibi birçok Avrupa kentinde sahnelendi (1987-1988). 1989 Avignon Tiyatro Festivali’nde ilk Türkçe oyun olarak sunuldu. Yurtdışında bulunduğu sırada Türkiye’de “Son Yüzyıl Büyük Türk Şiiri Antolojisi”; “Dünya Şiiri Antolojisi (Özdemir İnce ile birlikte)”; “Çağdaş Rus Şiiri Antolojisi”; “Çehov-Bütün Oyunları (1. Cilt)”, şiir üstüne yazıları “Yaşayan Bir Şiir (1986); şiir kitapları “Eski Nisan”, “Bebeklerin Ulusu Yok” yayımlanan Ataol Behramoğlu, hakkındaki davaların yargıtay aşamasında beraatle sonuçlanması üzerine Haziran 1989’da ülkeye döndü. Birkaç yıl Simavi Yayınları’nda editör, Pendik Belediyesi’nde kültür danışmanı olarak çalıştı. 90’lı yıllarda yazdığı şiirleri, “Sevgilimsin (1993)”; çeşitli dönemlerin ürünü yazıları, “İki Ateş Arasında (1989)”, “Nâzım’a Bir Güz Çelengi (1989)”, “Mekanik Gözyaşları (1990)”, “Şiirin Dili-Ana Dil (1997)” adlı kitaplarda yayımlandı. Aziz Nesin ile ilgili anılarını “Aziz Nesin’li Fotoğraflar (1995)”; yurt dışı gezi yazılarını “Başka Gökler Altında (1996)” adlı kitaplarda topladı. Vera Tulyakova’nın anılarından ve Nâzım Hikmet’in şiirlerinden oluşturduğu “Mutlu ol Nâzım”, Dilek Türker’in oyunculuğuyla Türkiye’nin birçok yöresinde ve Almanya’da birçok kez sahnelendi. Belgesel bir oyun çalışması olan “Lozan”, Devlet Tiyatrosu’nca Antalya (1992,1993) ve İstanbul’da (1993) oynandı. 1995’te Türkiye Yazarlar Sendikası Genel Başkanı seçildi. 1995’te İsmet Özel ile mektupları “Genç Bir Şairden Genç Bir Şaire Mektuplar” adıyla kitaplaştırıldı. Metin Demirtaş’la mektuplaşmaları 1997’de “Şiirin Kanadında Mektuplar” adıyla kitaplaştı. PEN Yazarlar Derneği 2002 yılı "Dünya Şiir Günü Büyük Ödülü"nü aldı. “Aşk İki Kişiliktir (2000)” ile “Yeni Aşka Gazel (2002)” adlı kitaplarında topladığı şiirlerini, “İki Ağı”(2008), “Okyanusla İlk Karşılaşma”, “Hayat Uzun Veda” adlı şiir kitapları izledi. 50 yıllık şiir serüveninden kendi yaptığı bir seçmeler “Beyaz, İpek Gibi Yağdı Kar” adıyla Cumhuriyet kitapları arasında yer aldı. 2008 yılında Texas Üniversitesi Yayınlarınca(Prof.Walter G.Andrews’un çevirileri ve Laurent Mignon’un önsözüyle) şiirlerinden geniş bir seçmeler Amerika Birleşik Devletlerinde yayınlandı. Şiirlerinden Japonca, İtalyanca, vb. dünyanın belli başlı dillerine yapılan çevirileri 2010’da Bulgarca’da yayınlanan kitabı izledi. Cumhuriyet gazetesindeki köşe yazarlığının ürünlerini “Kimliğim:İnsan”(1999), “Başka Bir Açı” (2000), “Gerçeklik Duygusunun Kaybolması”(2001), “Kendin Olmak Ya da Olmamak”(2003), “Yeni Ortaçağın Saldırısı”(2004), “Sivil Darbe”(2009) adlı kitaplarında topladı. Ülke içi gezi yazıları “Yurdu Teninde Duymak” (2008) adlı kitabında yayınlandı. İstanbul Kültür Başkenti projesi kapsamında yayınlanan İstanbul kitapları arasında “Benim Prens Adalarım” adlı çalışması yer aldı. Akademik alanda çalışmalarının ürünü olan “Rus Edebiyatı Yazıları”(2001) ve “Rus Edebiyatında Puşkin Gerçekliği”(2001) adlı yapıtlarını “Rus Edebiyatının Öğrettiği” adıyla kitaplaştırdığı yeni yazıları, ulusal ve uluslararası konferanslarda Rus edebiyatı üstüne bildiri metinlerinin yayını izledi. A.S.Puşkin’in “Tüm Öykü ve Romanları” ile büyük Rus şairinin şiirlerinden(Türkçe çevirileri ve Rusça asıllarıyla) bir seçmeler, A.P.Çehov’un “Büyük Oyunlar”ı A.Behramoğlu çevirisiyle Türkiye İş Bankası Klasikler dizisinde yayınlandı F.M.Dostoyevski’’den çevirdiği “Puşkin Üzerine Konuşma”(Rusça aslıyla) Kültür Bakanlığı yayınları arasında yer aldı.


2008 yılında kendisine Rusya Federasyonunca uluslararası Puşkin Nişanı verilen Ataol Behramoğlu İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Slav Dilleri ve Edebiyatları Anabilim Dalı Başkanlığı görevinden ve Beykent Üniversitesinden sonra İstanbul - Aydın Üniversitesinde profesör titriyle öğretim üyeliğini, Cumhuriyet gazetesinde köşe yazarlığını sürdürmektedir. Şiir • Bir Ermeni General (1965) • Bir Gün Mutlaka (1970) • Yolculuk Özlem Cesaret ve Kavga Şiirleri (1974) • Ne Yağmur... Ne Şiirler... (1976) • Kuşatmada (1978) • Mustafa Suphi Destanı (1979) • Dörtlükler (1983) • İyi Bir Yurttaş Aranıyor (1983) (Ankara Sanat Tiyatrosu tarafından oyunlaştırılmıştır.) • Türkiye Üzgün Yurdum, Güzel Yurdum (1985) • Kızıma Mektuplar (1985) • Şiirler 1959-1982 (1983) • Eski Nisan (1987) • Bebeklerin Ulusu Yok(1988) • Bir Gün Mutlaka-Toplu Şiirler I(1991) • Yaşadıklarımdan Öğrendiğim Bir Şey Var-Toplu Şiirler II (1991) • Kızıma Mektuplar- Toplu Şiirler III(1992) • Sevgilimsin (1993) • Aşk İki Kişiliktir(1999) • Yeni Aşka Gazel(2002) • İki Ağıt(2007) • Beyaz İpek Gibi Yağdı Kar (2008) • Okyanusla İlk Karşılaşma(2008) • Hayata Uzun Veda(2008) • Beyaz İpek Gibi Yağdı Kar (2008) Deneme-İnceleme • Yaşayan Bir Şiir (1986),eklerle yeni basım 2007 • Şiirin Dili-Anadil (1995),eklerle yeni basım 2007 • Utanıyorum (1996) • Mekanik Gözyaşları (1997) • Nazım’a Bir Güz Çelengi (1997),eklerle yeni basım: Nazım Hikmet-Tabu ve Efsane(2008) • İki Ateş Arasında (1998) • Kimliğim İnsan(1999) • Başka Bir Açı(2000) • Gerçeklik Duygusunun Kaybolması(2001) • Rus Edebiyatı Yazıları (2001) • Rus Edebiyatında Puşkin Gerçekçiliği(2001) • Kendin Olmak ya da Olmamak(2003) • Yeni Ortaçağın Saldırısı (2004) • Biriciktir Aşk(2005) • Rus Edebiyatının Öğrettiği(2008) • Sivil Darbe(2009) • Benim Prens Adalarım(2010) Anı • Aziz Nesinli Fotoğraflar (1995) / Yeni Basım "Aziz Nesin'li Anılar" (2008) Gezi • Başka Gökler Altında (1996),eklerle yeni basım 2010 • Yurdu Teninde Duymak(2008) Oyun • Lozan(1993) Mektup • Genç Bir Şairden Genç Bir Şaire Mektuplar(İ.Özel'le mektupları,1995) • Şiirin Kanadında Mektuplar(M.Demirtaş'la mektupları,1997) Çocuk • Yiğitler Yiğiti ve Uçan At Masalı(şiir-masal) • Dünya Halk Masalları(çeviri-uyarlama) • Düşler Kuruyorum (kitapta bölüm) • M.Zoşçenko-Lastik Papuçlar(çeviri) Antoloji • Büyük Türk Şiiri Antolojisi (2 cilt,1987, eklerle yeni basım • Dünya Şiiri Antolojisi ( 4 cilt,1997 Ataol Behramoğlu-Özdemir İnce) • Çağdaş Bulgar Şiiri Antolojisi(1983,Özdemir İnce-Ataol Behramoğlu, eklerle yeni basım 2008) • Çağdaş Rus Şiiri Antolojisi(eklerle yeni basım, 2008) • Uçur Diye, Ey Aşk(Tematik Aşk Şiirleri,2007) Çeviri • Anton Çehov-Büyük Oyunlar(İvanov-Orman Cini-Vanya Dayı-Martı-Üç Kızkardeş-Vişne Bahçesi) • Aleksandr Puşkin-Bütün Öyküler,Bütün Romanlar • Aleksandr Puşkin-Seviyordum Sizi(şiirler) • Maksim Gorki-Yaşanmış Hikâyeler • İvan Turgenev-Arefe • Mihail Lermontov-Hançer(şiirler) • Jose Marti-Göklerde Eriyip Gitmek İsterdim(şiirler) • E.Babayev-Nâzım Hikmet • V.Tulyakova-Nâzımla Son Söyleşimiz • A.Fevralski-Nâzım'dan Anılar • S.Viladimirov,D.Moldvaski-Mayakovski • A.M.Şamsuddinov-Türkiye Ulusal Kurtuluş Savaşı Tarihi • Fyodor Dostoyevski-Puşkin Üzerine Söylev • G.D.Obiçkin-Lenin, Hayatı ve Mücadelesi • Nazım Hikmet-Kadınların İsyanı (oyun), Yalancı Tanık (oyun), Aynı Mahalleden İki Kişi (senaryo)


Doğum günü: Aram Gülyüz kimdir?



(d. 13 Nisan 1931, İstanbul - ö. 1 Eylül 2018), Türk yönetmen, yapımcı ve senarist.1958 yılında Metro Film'i kurarak yapımcı olarak sinemaya adım atan sanatçı, 1960 yılında Metin Serezli ve Nurhan Nur’un baş­rolünü oynadığı ilk filmi Sensiz Yıllar'ı çekti.


Koleji bitirip İngiltere'ye gitti. Electric and Musical Industries Ltd.ın (EMI) Londra'daki temsilciliğinde dört yıl televizyon kursu gördü. Sinema yolunun açılması askerde Halit Refiğ ile geçirdiği 18 ay arkadaşlığı sayesinde kendi deyimiyle tesadüfen başladı.Refiğ şöyle anlatıyor: "Aram o tarihlerde daha çok oyunculuk merakındaydı. Tabii ki sinemaya da ilgisi vardı ama mesela benim sinema düşüncem senaryo yazıp yönetmek istikametinde iken şarkı söyleyip oyun oynamak Aram’ın ilgi alanıydı. Hatta çok iyi taklit yapardı. Bu, tugay içinde de biliniyordu. Tugaya yabancı misafirler, özellikle İngiliz, Amerikalı subaylar geldiği zaman, tugay komutanı hemen “Aram teğmen gelsin” diye haber gönderirdi. Aram'ın gitarı vardı. Gitarla onlara İngilizce şarkılar söylerdi. Ama Aram kendisinin bu oyunculuk, bilhassa komedi oyunculuğu konusundaki yeteneğini kullanmadı. Aram benim, Almanların bana yaptırmayı düşündüğü ilk film teşebbüsünde onun Türkiye idarecisi, prodüktörü olarak, ilk öyle adımını attı sinemaya."

Askerden sonra İngiliz Havayolları’nda (British Airways) memur olarak çalıştı, ardından Halit Refiğ‘in teşvikiyle 1958 yılında Metro Film’i kurup yapımcı olarak sinemaya başladı.“Metro Film” faaliyetlerini 1973’e kadar devam ettirdi ve 40’tan fazla film gerçekleştirdi. Ferhan Üçoklar ile ortaklaşa kurduğu “Üç-Ok Film” ise 1969-1973 yılları arasında iki film çekti.1965 yılında eşi olacak, Türkiye'nin ilk balerinlerinden biri olan Gönül Gülyüz ile bir filminin koreografisi için tanıştı. Bu evliliğinden Ferdi adında bir oğlu vardır.

1 Eylül 2018'de geçirdiği kalp krizi nedeniyle vefat eden Aram Gülyüz, Şişli'de bulunan Ermeni mezarlığında defnedildi.

Filmografi

Ana madde: Aram Gülyüz filmografisi

Aram Gülyüz'ün ilk yapımcılığını gerçekleştirdiği film, Türk-Alman ortak yapımı olan İstanbul Macerası’ydı. Filmde Sadri Alışık, Orhan Günşiray ve Öztürk Serengil gibi dönemin ünlü Türk oyuncuları ile birlikte Alman oyuncular Carl Möhner, Eva Palmer ve Bianca Breneca da yer almıştı. 1960 yapımı Sensiz Yıllar’da hem yönetmenlik hem de senaristlik yaptı. Metin Serezli, Nurhan Nur ve Serpil Gür bu filmde başrolleri paylaşmışlardı. 1961 yapımı Aşk ve Yumruk’ta ise bu kez sadece yönetmenlik yaptı. 1961 yapımı Aşk ve Yumruk; Orhan Günşiray ile Türkân Şoray’ın başrolünü paylaştığı filmiydi.

Yeşilçam seks furyası sırasında 123 film çekerek dönemin en çok çalışan yönetmenlerinden oldu.

Son çektiği film ise 2014 yapımı Zaman Makinesi 1973 oldu. Son filminde Gürgen Öz ve Seda Bakan başrol oynadılar.


Doğum günü: Şemsi İnkaya kimdir?



(13 Nisan 1939, İstanbul), Türk tiyatro ve sinema oyuncusu.

Ticaret Lisesi ve konservatuvarda okudu. Tiyatro sanatçısı Ayten Erman ile evlenip ayrılmıştır. Ozan isminde bir oğlu vardır. Sanat hayatına İ.Ü.T.B. Gençlik Tiyatrosu'nda amatör olarak başlamıştır. İlk oyunu "Pabuçcu Ahmet"tir. Avni Dilligil, Ulvi Uraz gibi pek çok tiyatroda yetişmiştir. İnkaya, Tiyatro Oyuncuları Derneği (To-Der) üyesi ve denetleme kurulu başkanıdır.

1970 ve 1980'li yıllarda Yeşilçam'da pek çok karakter rollerinde oynamıştır. 1981 yapımı Gırgıriye, 1982 yapımı Görgüsüzler gibi filmlerde çok sevilmiştir. 1998 yılında Üvey Baba dizisinde oynamıştır. 2002 yılında Şemsi İnkaya Üvey Baba dizisinden ayrıldıktan sonra Efsane dizisinde Pamir karakterini canlandırdı.

Filmleri ve dizileri

  • Muhteşem Yüzyıl Kösem 2016

  • Kertenkele - 2014-2016

  • Kurtlar Vadisi Pusu 2014 - Vahap Kuzuzade

  • Ben Onu Çok Sevdim 2013

  • Evlerden Biri 2012

  • Vali 2009

  • Sinekli Bakkal 2007

  • Kırık Kanatlar 2006

  • Zümrüt 2004

  • İçerideki Mehmet 2002

  • Efsane 2002

  • Zart-1 TV 2000

  • Üvey Baba 1998

  • Çökertme 1997

  • Cümbüşiye 1994

  • Cümbüş Sokak 1993

  • Mahallenin Muhtarları 1992

  • Herkesin Hayali 1992

  • Mesela Dedik 1990

  • Yarı Şakı Yarı Ciddi 1989

  • Bir Aşk Bin Günah 1989

  • Sevdim Cemil 1989

  • Zehir Hafiye 1989

  • Talih Kuşu 1989

  • Biz Doğarken Gülmüşüz 1987

  • Serbest Kürsü Hüsnü / Cici Kızlar 1987

  • Damga 1987

  • Gönülden Gönüle 1987

  • Hafız Yusuf Efendi 1987

  • Yarınsız Adam 1987

  • Kıskıvrak 1986

  • Aşk Hikayemiz 1986

  • Ah Bu Kadınlar 1986

  • Aptallar Çetesi 1986

  • Gün Doğmadan 1986

  • Hayat Kadını 1986

  • Büyük Günah 1985

  • Fakir Milyoner 1985

  • Deliye Her gün Bayram 1985

  • Alev Alev 1984

  • Yosma 1984

  • Taçsız Kraliçe 1984

  • Gırgıriyede Büyük Seçim 1984

  • Beyaz Ölüm 1983

  • Zifaf 1983

  • Gırgıriyede Cümbüş Var 1983

  • Adile Teyze 1982

  • Görgüsüzler 1982

  • Gözüm Gibi Sevdim 1982

  • Islak Mendil 1982

  • Şıngırdak Şadiye 1982

  • Gırgıriye 1981

  • Yüz Karası / Şöhretin Sonu 1981

  • Gırgıriyede Şenlik Var 1981

  • Zübük 1980

  • Vazgeç Gönlüm 1980

  • Tanrıya Feryat 1980

  • Doktor 1979

  • Vah Başımıza Gelenler 1979

  • Canikom 1979

  • Aşk Şarabı 1979

  • Bir Çiçek Üç Böcek 1979

  • Aşk Kadını 1979

  • Köşe Kapmaca 1979

  • Hedef 1978

  • Evlidir Ne Yapsa Yeridir 1978

  • Çaresiz 1978

  • Bizim Kız 1977

  • Bıktım Her Gün Ölmekten 1976

  • Ne Umduk Ne Bulduk 1976

  • Kuklalar 1976

  • Sıralardaki Heyecan 1976

  • Zühtü (I) 1976

  • Aman Karım Duymasın 1976

  • Arabacının Aşkı 1976

  • Bıktım Bu Hayattan 1976

  • Evlilik Şirketi 1976

  • Ah Bu Gençlik 1975

  • Hababam Git Hababam Gel 1975

  • Azgın Bakireler 1975

  • Şehvet Kurbanı 1972

  • Vur Patlasın Çal Oynasın 1970

17 görüntüleme0 yorum