• HaberciGazete

Enver Ziya Karal, Makbule Atadan, Yesari Asım, Arif Müfit, Reha Oğuz, Davut Sulari



Bugün 18 Ocak. Tarihçi Enver Ziya Karal, Atatürk'ün kızkardeşi Makbule Atadan, Klasik Türk Müziği Bestecisi Yesari Asım Arsoy, Arkeolog Arif Müfit Mansel, hukukçu, tarihçi Reha Oğuz Türkkan ve halk aşığı Davut Sulari'nin ölüm yıldönümleri.

BRT Yayın Grubu olarak bu değerlerimizi saygıyla, sevgiyle anıyoruz.

Enver Ziya Karal kimdir?


Ord. Prof. Enver Ziya Karal 1906 yılında Kosova’nın Osmaniye kasabasında doğmuştur. Annesinin adı Zeynep, babasının adı Ağalı Mehmet’dir. Balkan savaşında babası, amcası Hüseyin, dayısı Hüseyin şehit edilmiş, annesi de koleradan ölmüştür. Enver Ziya Karal, ağabeyisi tarafından 1916 yılı başlarında İzmir’in Alaçatı kasabasında yetimler için açılmış olan ve ilkokul düzeyinde öğretim yapan Darüleytam’a kaydettirilmiştir. Mütarekenin imzalanması üzerine Bursa’daki aynı adı taşıyan okula oradan da Istanbul’a götürülerek oradaki benzer okullara yerleştirilmişilerdir. Enver Ziya Karal, Ortaköy Darüleytam’ına verilmiş ve bu okulu 1922 yılında bitirmiştir. Bundan sonra 1923 yılında Edirne Sultanisine (Lise) leylî meccani öğrenci olarak kabul edilmiş ve bu okulu 1928 yılında bitirmiştir. Aynı yıl devlet hesabına açılan Avrupa imtihanlarınai tarih ve coğrafya öğrenimi girmek üzere girmiştir. Bu imtihanları kazandıktan sonra Ekim 1928 yılında Fransa’ya gönderilmiştir. Yüksek öğrenimini ve Doktora çalışmasını devlet bursuyla Fransa’da (Lyon Üniversitesi’nde) yaptıktan sonra 1933 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde Tarih Doçenti olarak göreve başlamıştır. 1942 yılında Profesör olarak geldiği Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih, Coğrafya Fakültesi’nde Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü’nü kurmuştur. 1960 yılında Ordinaryüs Profesörlüğe yükseltilen Karal, İstanbul Harp Akademisi, Ankara Harp Akademisi, Siyasal Bilgiler Fakültesi ve Gülhane Askeri Tıp Akademisi’nde Türk İnkılap Tarihi; Amerika Birleşik Devletleri’nin çeşitli üniversitelerinde ve İngiltere’de Manchester Üniversitesi’nde konuk profesör olarak Yakınçağ Osmanlı Tarihi dersleri vermiştir. 1953 yılında eşi tarih öğretmeni Fatma Karal ile birlikte devlet tarafından Atatürk’ün Selanik’te doğduğu evi müze haline getirmekle görevlendirilmiştir. Çeşitli devlet görevleri ile yurtiçi ve yurtdışı devlet temsilciliklerinin yanı sıra 1960-1961 yıllarında Kurucu Meclis üyeliği, 1961 Anayasasını hazırlayan komisyonun başkanlığı ve Türk Eğitim Derneği Başkanlığı yapmıştır. UNESCO Milli Komisyonu, Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu üyeliklerinde bulunan Karal, 1972 yılından 1982 yılındaki vefatına kadar Türk Tarih Kurumu Başkanlığı’nı yürütmüştür. Beş ciltlik Yakınçağ Osmanlı Tarihi başta olmak üzere Atatürk, Türk Devrim Tarihi, Osmanlı Tarihi üzerine pek çok sayıda yapıtı bulunan Karal, evli ve iki çocuk babasıydı. —Çocukluk Yılları: Enver Ziya Karal 1906 yılında Kosova’nın Osmaniye kasabasında doğmuştur. Annesinin adı Zeynep, babasının adı Ağalı Mehmet’dir. Balkan savaşında babası, amcası Hüseyin, dayısı Hüseyin şehit edilmiş, annesi de koleradan ölmüştür. Savaştan önce Anadolu’ ya göçmüş olan ikinci amcası Hoca İbrahim Efendi Birinci Dünya Savaşma gönüllü olarak katılmış, o da Çanakkale’de şehit düşmüştür. Enver Ziya Karal, Balkan Savaş’ın-dan sonra ağabeyleri Kâzım ve Mustafa (B. Karal) ile İzmir’e göç etmişler ise de, Kâzım yolda kaybolmuş ve onsekiz yıl sonra ancak üç kardeş tekrar buluşabilmişlerdir. Enver Ziya Karal büyük ağabeysi Mustafa ile bir süre İzmir’de yaşamıştır. — Enver Ziya Karal, ağabeysi tarafından 1916 yılı başlarında İzmir’in Alaçatı kasabasında yetimler için açılmış olan ve ilkokul düzeyinde öğretim yapan Darüleytam’a kaydettirilmiştir. Mütarekenin imzalanması üzerine Alaçatı Darüleytamı kapatılmış, öğrencileri Bursa’da aynı adı taşıyan okula nakledilmiştir. Yunan ordularının İzmir’i işgal etmelerinden sonra Bursa’ya yürümeleri üzerine Darüleytam öğrencileri İstanbul’a götürülerek oradaki benzeri okullara yerleştirilmişlerdir. Enver Ziya Karal, Ortaköy Darüleytam’ına verilmiş ve bu okulu 1922 yılında bitirmiştir. Bundan sonra 1923 yılında Edirne Sultanisine (Lise) leylî meccani öğrenci olarak kabul edilmiş ve bu okulu 1928 yılında bitirmiştir. Aynı yıl devlet hesabına açılan Avrupa imtihanlarına, tarih ve coğrafya öğrenimi görmek üzere girmiştir. Bu imtihanları kazandıktan sonra Ekim 1928 yılında Fransa’ya gönderilmiştir. Fransızca öğrenimi için bir yıl (1928-1929) LlON’un Prac lisesinde bulunduktan sonra aynı kentte üniversitenin tarih ve coğrafya bölümlerine kaydolmuş, 1929-1933 yıllarında lisans diplomasını almaya muvaffak olmuştur. • Bizzat kendisi tarafından hazırlanmış, ölümünden bir gün önce tamamlanmıştır ve tekrar okuyamamıştır. Karal, 1933 yılında Prac lisesinde stajını da bitirdikten sonra Paris’e gitmiş ve ünlü tarih profesörü Seignobos yanında Türk inkılâbı üzerine doktora hazırlamak için Paris Üniversitesine doktora adayı olarak kaydolmuştur. Bu sıralarda Millî Eğitim Bakanlığınca, kendisine vazife verilmek üzere çağrılmıştır. Karal’ın Öğretim Üyelikleri: (Yurt içinde) 1 — Yakınçağ tarihi doçentliği (İst. Üniversitesi Edebiyat Fakültesinde) 1933-1940. 2 — Aynı Üniversitede, Türk İnkılap Tarihi Doçentliği. 1935-1940. 3 — Siyasî Tarih Öğretmenliği (İst. Harp Akademisi, Yüksek Komuta kursu -Ek görev- 1938-1940. 4 — Yakınçağ Tarihi Doçenti (Ankara D.T. ve Coğrafya Fakültesi)-naklen ve terfian-1940. 5 — Yakınçağ Tarihi Profesörü (Ankara D.T. ve Coğrafya Fakültesi) Terfian-1941. 6 — Türk İnkılap Tarihi Profesörü (Ankara, D.T. ve Coğrafya Fakültesi) -Ek görev- 1941. 7 — Siyasî Tarih Profesörü, İstanbul Üniversitesi, Devletler Hukuk Tarihi Enstitüsü) -Ek görev 1942-1943. 8 — Siyasî Tarih Öğretmeni (Ankara Mülkiye Yüksek Okulu) -Ek görev-1942-1944. 9 — Türk İnkılap Tarihi Öğretmeni (Ankara, Harp Akademisi) 1945-1946. 10 — Ortadoğu Tarihi Profesörü, Amme İdaresi Enstitüsü (Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi) -Ek görev- 1954-1955. 11 —Türk İnkılap Tarihi Profesörü (Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi) -Ek görev- 1955-1956. 12 — Baş Tarih Yazarlığı (Genelkurmay Başkanlığı Harp Tarihi Dairesi) -Ek görev- 1956-1959. 13 — Ordinaryüs Profesörlüğe terfi 1960. 14 — Türk İnkılap Tarihi ve Atatürk İlkeleri Öğretim Üyesi (Ankara, Gülhane Tıp Fakültesi) 1980-82. Yabancı Üniversitelerde Çalışmalar: 1—Ziyaretçi Profesör, (Amerikan Üniversitesi, Beyrut-Lübnan) 1955. 2 — Araştırmacı Profesör, Stanford Üniversitesi, California, U.S.A. 1957-1959 (Karal Üniversitenin davetlisi olarak Hoover Enstitüsünde iki yıl süre ile Paris Barış Konferansı üzerine ilmî incelemelerde bulunmuş, ayrıca Prof. Vucinich’in dershanesinde “Halifelik” konusunda bir konferans vermiştir). 3 — Ziyaretçi Profesör, Manchester Üniversitesi (İngiltere) 1962. 4 — Ders vermek üzere davetli Profesör (Columbia Üniversitesi, New York, U.S.A., Karal, bu üniversitenin Middle East Enstitüsünde Yakınçağ Osmanlı Tarihi ile Türk İnkılâp Tarihi üzerine haftada beş saat olmak üzere ders vermiştir. Ayrıca Osmanlı İmparatorluğunda daimî Elçilik Müessesesi, Batılılaşma hareketinin başlangıcı konularında konferanslar vermiştir). 1962-1963. 5 — Aynı Üniversitenin yaz sömestrinde Hukuk Fakültesinde İslâm Tarihi üzerine ders vermiştir. 6 — Ders vermek üzere görevli Profesör, Tucson Üniversitesi, Arizona U.S.A., Ücreti Nato Genel Merkezince verilmek üzere, Dışişleri Bakanlığımızın tensibi ile Türkiye Cumhuriyeti Tarihi üzerine ders vermekle görevlendirilmiştir. (4 saat ders, 2 saat seminer) 1964-1965. 7— Ders vermek üzere davetli profesör (Columbia Üniversitesi, New York U.S.A., İkinci defa vaki olan bu davette önceki davette okutulan dersler okutulmuştur). 1969-1970 İlmî Yönetim Çalışmaları (Ek görevler) 1—Tarih Semineri Dergisi Müdürlüğü, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi (1937-1938) 2 — Millî Talim ve Terbiye Dairesi Üyeliği, Ankara, Maarif Vekâleti (1940-1944). 3 — Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü Kuruculuğu, D.T. ve Coğrafya Fakültesine bağlı (1942-1943). 4 — Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü Müdürlüğü, D.T. ve Coğrafya Fakültesi (1942-45), (1949-56) (1959-60). 5 — Fakülte Dekanlığı. D.T. ve Coğrafya Fakültesi (1944-1946), (1946-1948) 6 — Üniversite Rektörlüğü, Ankara Üniversitesi Rektörlüğü (1948-1950). 7 — Komisyon Başkanlığı, İstanbul’un fethinin 500 üncü yıldönümü, Maarif Vekâleti (1953-1954). 8 — Komisyon Başkanlığı, Türk Kültür Eserleri, Maarif Vekâleti (1953- 1954)- 9 — Danışma Komisyonu Üyeliği, Müzeler Kurma, Maarif Vekâleti (1950-1951) 10 — Atatürk Evini Müze yapma (Selanik’teki Evi) (Maarif Vekâleti adına) (1952-1953). Atatürk’ün Selanik’teki evinin müze haline getirilmesi için gerekli her türlü hazırlıkların yapılması ve lüzumlu eşyanın sağlanması ve evin döşenmesi. Temsil Vazifeleri (Yurt içinde): 1 — Büyük Zaferi Kutlama Töreni, İstanbul Üniversitesi adına Türk İnkılâp Tarihi Doçenti olarak (Afyon 1937). 2 — Birinci Maarif Şûrası Maarif Vekâleti üyesi, Tarih öğretimi ve Tarih Kitapları Komisyonu Raportörü (Ankara, Temmuz 1937). 3 — Türk Tarih Kurumu Üyesi (Ankara, 1941). 4 — Türk Tarih Kurumu Yönetim Kurulu üyesi (Ankara, Ekim 1943). 5 — Birinci Coğrafya Kongresi Maarif Vekâleti üyesi, Müfredat Komisyonu Başkanı (Ankara, Haziran 1943). 6 — İkinci Maarif Şûrası Maarif Vekâleti üyesi, tarih kitapları raportörlüğü (Ankara, Haziran 1943). 7— Dördüncü Dil Kurultayı, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesini temsil etmiştir. 8 — Fakülte haftası, Erzurum ve Kars kentlerine gidilmiştir. Yalnız DTC Fakültesinden üyeler katılmıştır. (1943). 9 — Ankara Üniversite Haftası, Gaziantep ve Urfa’da yapılmıştır. Üniversite Heyetine başkanlık etmiştir. (Ekim 1945). 10 — Beşinci Dil Kurultayı, D.T.C. Fakültesini temsil etmiştir. (Ankara,1945) 11—Üçüncü Maarif Şûrası, D.T.C. Fakültesini temsil etmiştir. 12 — Dördüncü Maarif Şûrası, D.T.C. Fakültesini temsil etmiştir. 23-31 Aralık 1949. Muhtelif konular üzerine konuşmuştur. 13 — UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Üyeliği, D.T.C. Fakültesini temsil etmiştir. (1949-1950). 14 — Genel Sekreterlik, Türk Tarih Kurumu (Ankara, Mart 1949). 15 — Altıncı Dil Kurultayı (Türk Dil Kurumu Üyesi) (Aralık 1949 Kurul-tay’a Başkanlık etmiştir.). 16 — Üniversitelerarası Kurul Temsilciliği (Ankara Üniversitesi Senatosu tarafından seçilmiştir.) (1951-1953)- 17 — Yedinci Dil Kurultayı (Türk Dil Kurumu üyesi) 1951, Kurultay’a başkanlık etmiştir. 18 — Amme idaresi Enstitüsü Profesörü, Türkiye Ortadoğu Siyasal Bilgiler Fakültesi. (Mart 1954). 19—Merkez Danışma Kurulu Anıt Onarım projeleri, Millî Eğitim Bakanlığı (Ankara, Mart 1950). 20 — Fahrî Başkan, Türk Turizm Kurumu (Ankara, Temmuz 1951). 21—Hami Başkan, Türkiye Turizm Kurumu (Ankara, 10, Aralık). 22 — Türk Tarih Kurumu Kongresi, Tebliğ konusu. Ebubekir Ratip Ef. (Ankara, Nisan 1956). 23 — Pedagoji Kongresi Üyesi, Tebliğ konusu: Tarih öğretimi. (İstanbul, 1956). 24 — 8 nci Türk Dil Kurultayı (Temmuz 1957). 25 — Din Eğitimi Komisyonu üyeliği, Ankara Millî Eğitim Bakanlığı (Kasım 1963)- 26 — UNESCO Memleket Haftası, Türkiye Millî Komisyonunca tertip edilmiştir. (Kars, Erzurum, Trabzon) (Haziran 1964). 27 — Yarışma Komisyonu Üyeliği, Tarih Boyunca Türk-Rus ilişkileri (İstanbul, Eylül 1966). 28 — 7 nci Maarif Şûrası Üyeliği, Millî Eğitim Bakanlığı (Ankara, 1967). 29 — Kütahya Memleket Haftası, UNESCO Millî Komisyonunca tertip edilmiştir. (16-19 Şubat 1967). 30 — Tevfık Fikret Haftası, UNESCO Millî Komisyonunca tertip edilmiştir. (Ankara, 1967). 31 — Balkan Memleketleri Konferansı, UNESCO Millî Komisyonunca tertip edilmiştir. (İstanbul, Ekim 1966). 32—Adana ve Mersin haftası, UNESCO Millî Komisyonunca tertip edilmiştir. (Aralık 1967). 33 — Türk Tarih Kurumu Başkanı, 1972-1982. 34— Kurucu Meclis Üyesi, Temsilciler Meclisi Anayasa Komisyonu Başkanı, 1960-1961 Temsil Görevleri (Yurt Dışında): 1—Atina’daki Fransız Arkeoloji Mektebinin yüzüncü yıldönümünde D.T.C. Fakültesini temsil etmek için gidildi. (1947). 2 — Paris’te toplanan XXI inci Şarkiyatçılar Kongresine iştirak edildi. (Fakülte hesabına). Türkoloji Seksİyonu’na başkanlık edildi. (23-31 Temmuz 1948). 3 — Utrecht’de toplanan Hazırlayıcı Üniversiteler konferansına iştirak edildi. (2-13 Ağustos 1948). 4 — Tahran’da toplanan Birleşmiş Milletler Seminerine iştirak edildi. (10 Şubat-6 Mart 1950). 5 — Nice’de toplanan Üniversiteler konferansına iştirak edildi. (Ankara Üniversitesi hesabına, 3-9 Ocak 1951). 6 — Roma’da toplanan Milletlerarası Tarih İlimleri Kongresine iştirak edildi. (Fakülte hesabına) 4-n Eylül 1955. Bu kongrede: a) Ebubekir Ratıp Efendi’nin Viyana Sefaretnamesi adlı tebliğimiz. İştirak kararı geç bildirildiği için okunamadı. b) V inci Seksiyon’da (Les Problemes Sociaux XIX me siecle). c) V inci Seksiyon’da (La Storia moderna dei popoli Arab) adlı raporun münakaşasına iştirak edildi ve başkan Toynbee’nİn müsaadesiyle konu üzerine geniş bir izah yapıldı. 7 — İstanbul’da toplanan ikinci Üniversiteler konferansına iştirak edildi. (Üniversite adına, kendi hesabına). 19-23 Eylül 1955. Bu konferansda Tüzük Komisyonu çalışmalarına iştirak edildi ve yaptığı teklifler kabul edildi. 8 — Rockfeller Fondasiyonu tarafından tertip edilen Yalova konferansına iştirak edildi. 6-8 Temmuz 1953. 9 — Ankara’da Amerikan Üniversiteleri profesörlerinin huzurunda (Eğitim ve Demokrasi) konusunda bir tebliğ yapıldı. (1949). 10 — İngiliz Üniversitelerini ziyaret, Manchester Üniversiteleri ve Londra, İngiliz Kültür Heyeti adına. (Mayıs 1962). 11 — Çekoslovakya Haftası, UNESCO Millî Komisyonu davetlisi. Türkiye Millî Komisyonu adına. (Kasım 1963). 12 — Ortadoğu Memleketleri Haftası, Dışişleri Bakanlığı adına Beyrut, Kahire, Tunus, Cezayir, Fas (Kasım 1966). 13 — Uluslararası Tarih Kongresi, Moskova (Ekim 1966) Türk Tarih Kurumu adına. 14 — Ortadoğu Tarihi Konferansı. Colombia Üniversitesi yardımı. Seatle (U.S.A) (Haziran 1970). 15 — Uluslararası Tarih Kongresi. San Fransisco (1970). 16 — Avrupa Konseyi Müfettişliği, Hükümet adına. (Kasım 1971) Strazburg. 17 — Dünya Akademiler Birliği, T.T. Kurumu adına Bruxelles. (Haziran 1972). 18 — Balkan Devletleri Ulusal Konferansı, UNESCO yardımiyle (Nisan 1972). 19 — Orta Asya Memleketleri Medeniyetleri, T.T. Kurumu adına Aşkabat (Türkmenistan 3 Eylül, 3 Ekim 1972). 20 — Tiflis Üniversitesinin daveti (Ekim 1972). 21—UNESCO Genel Konferansı, Fakülte Temsilcisi (Kasım 1972). 22 — İkinci Cihan Savaşı Tarihî Kongresi. San Fransisco, Türk Tarih Kurumu adına 1975 (21 Ağustos). 23 — İran’ı ziyaret, UNESCO adına İran UNESCO Komisyonu davetlisi (1973 Haziran). 24—Sovyetler Akademisinin 250. yıldönümü, davet üzerine. Moskova, Leningrad (Ekim 1975). 25 — Güneydoğu Avrupa Etüdleri Derneği toplantısı, UNESCO Türkiye Millî Komisyonu (Hamburg-Almanya) (Mart 1976). 26 — Romanya’yı Ziyaret, Romanya Hükümetinin davetlisi (Haziran 1976). 27 — Güneydoğu Avrupa Etüdleri, Bükreş-Romanya (Kasım 1976). 28 — Güneydoğu Avrupa Etüdleri Komitesi, Atina-Yunanistan (21-27 Mayıs). 29 — İsrail Hükümetinin Daveti (Ağustos 1977). 30 — Kıbrıs Hükümetinin Daveti (Ağustos 1977). 31—Siyasal Tarih Etüdleri Kongresi. Moskova-Sibirya (Eylül-Ekim 1977). 32 — Millet Konferance. Princeton University. (Haziran 1978). 33 — Orta Asya Medeniyetleri Tarihi, UNESCO Genel Sekreterliği. Paris Unesco Merkezi (Ekim 1978). 34—UNESCO Genel Konferansı. Paris 1978 (Ekim-Kasım). 35 — Güneydoğu Avrupa Etüdleri K. Toplantısı, Budapeşte (Macaristan) (Şubat 1979). 36 — Orta Asya Medeniyetleri Tarihî, Özel Komisyon, Unesco Merkezi, Paris (Nisan 1979). 37 — Atatürk Heykeli Yapımını Teftiş (Senato adına) Budapeşte (Macaristan) (Ağustos 1980). 38 — UNESCO Genel Konferansı, Belgrad-Yugoslavya (Eylül-Ekim 1980). 39 — Histoire de L’Humaniste Komite toplantısı, Unesco Merkezince seçilen, Atina (Yunanistan) (Haziran 1981). 40 — Sayın Devlet Başkanı Evren’den Bulgar Devlet Başkanı Jivkov’a Mesaj, Sofya, (19 Ekim 1981). 41—Polonya’da Atatürk törenlerine katılma, Varşova (Ekim 1981). 42 — Macaristan’da Atatürk Törenlerine katılma. Budapeşte (Ekim 1981). 43 — Atatürk Uluslararası Kollokyumuna katılma. Kitapları: 1—Fransa-Mısır ve Osmanlı İmparatorluğu (1767-1802) İstanbul, 1938. İstanbul Üniversitesi Yayınları No. 63. 2 — Halet Efendi’nin Paris Büyükelçiliği (1800-1802) İstanbul, 1940 (İstanbul Üniversitesi Yayınları No. 102). 3 — Tarih Notları. (Makaleler, Konferanslar ve İncelemeler) İstanbul, 1940. 4 — Selim III. ün Hatt-ı Hümayunları (Harpler ve İsyanlar) Ankara, 1942. (Türk Tarih Kurumu Yayınları: No. 10). 5 — Selim IH’ün Hatt-ı Hümayunları (Nizam-ı Cedid) Ankara, 1946. (Türk Tarih Kurumu Yayınları, No. 14). 6 — Osmanlı İmparatorluğunda İlk Nüfus Sayımı (1831) Ankara, 1943. (Başvekâlet İstatistik U.M. Neşriyatı: No. 195). 7— İlk, Orta, Yeni ve Yakınçağ Tarihleri (Arif. M. Mansel ve Cavit Baysun ile birlikte). 1943 8 — Osmanlı Tarihi V nci cilt (Nizam-ı Cedid ve Tanzimat Devirleri) Ankara, 1947 (Türk Tarih Kurumu yayınlarından). 9 — Osmanlı Tarihi VI. cilt (Islâhat Fermam Devri) Ankara, 1954 (Türk Tarih Kurumu yayınlarından). 10 — Osmanlı Tarihi VII nci cilt (Abdülaziz Devri). (Türk Tarih Kurumu yayınlarından 1956). 11 —Osmanlı Tarihi, VIII nci cilt (Birinci Meşrutiyet ve İstibdat Devirleri) (Ankara, 1962). 12 — Atatürk’ten Düşünceler. (İş Bankası tarafından 1956 ve 1969 tarihlerinde basılmıştır). Son kez genişletilerek Milli Eğitim Bakanlığınca basılmıştır, 1981. 13 — Atatürk ve Devrim (konferanslar ve makaleler) 1980-81. 14 — Türkiye Cumhuriyeti Tarihi. Ders kitabı: 1942 den 1981 yılına kadar M.E. Bakanlığı okullarında okutulmuştur. 1981 okutulmakdan kaldırılmıştır. 15 — Osmanlı Tarih, IX uncu cilt (İkinci Meşrutiyet devrini kapsamaktadır, hemen hemen tamamlanmış durumda olup henüz basılmamıştır). 16 — Atatürk (1981) için hazırlanmış daha basılmamıştır. (Son iki eser kızı Doç. Dr. Seçil Akgün tarafından tamamlanmaktadır). * Kaynak: Türk Tarih Kurumu: Kuruluş Amacı ve Çalışmaları / Fahri Çoker.- Ankara: Türk Tarih Kurumu, 1983.- (Türk Tarih Kurumu Yayınları XVI.Dizi-Sa. 48)

Makbule Atadan kimdir?


Atatürk'ün beş kardeşinden biridir. Bu kardeşler, Fatma (1872-1875), Ahmet (1874-1883), Ömer (1875-1883), Makbule (1885-1956), Naciye (1889-1901)'dir. Makbule Atadan Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra annesi Zübeyde hanım ile birlikte Selanik'ten ayrılarak İstanbul'a ağabeyinin kendileri için Akaretler'de tuttuğu eve yerleşti. Orta boylu, tombulca, açık sözlü kendisine karışılmasından pek hoşlanmayan bir kızdı. Mustafa Kemal Milli Mücadeleyi başlatmak üzere İstanbul'dan ayrıldığı zaman ana-kız Akaretler'deki evde kaldılar. Cumhuriyetin ilanından sonra Mustafa Kemal, kızkardeşini ve ailesini Ankara'ya aldı. Bir süre ağabeyinin yanında kalan Makbule Atadan, daha sonra Çankaya arazisi içinde ve köşkün batısında kendisi için yaptırılan Camlı Köşk'e yerleşti. 1930'da Fethi Okyar'ın kurduğu Serbest Cumhuriyet Fırkasına Mustafa Kemal'in isteğiyle girdi. Partinin bir kaç ay sonra kapatılmasıyla Atadan'ın siyasi hayatı da sona erdi. Ağabeyinin siyasi ve sosyal hayatı ile hemen hiç ilişkisi olmadan Camlı Köşk'te yaşamaya devam etti. Bu arada 1935 yılında milletvekili olan Mecdi Boysan ile evlendi. Evlilik Boysan'ın ölümüyle sona erdi.

Makbule Atadan hayatının son yıllarında Mustafa Kemal ile ilgili anılarını gazetecilere anlatmıştır. Atadan, 18 Ocak 1956 yılında 71 yaşında hayata gözlerini kapamıştır. Eserleri:1- Makbule Atadan'ın ağabeyi Atatürk ile ilgili anıları "Büyük Kardeşim Atatürk (1952)" 2- "Ağabeyim Mustafa Kemal (1952)" adlarıyla yayınlandı. Kaynak: Makbule Atadan Anlatıyor, Ağabeyim Mustafa Kemal, Şemsi Belli, Selis Kitaplar, Mayıs 2005. ISBN: 975-8724-54-1, Sayfa:9-10





Yesari Asım Arsoy kimdir?



Ad Soyad: Yesari Asım Arsoy Nereli: Drama, Osmanlı Devleti Burcu: Meslekler: besteci, söz yazarı Ölüm Tarihi: 18 Ocak 1992

Yesari Mustafa Asım Arsoy, 6 Ağustos 1896 tarihinde (eski tarihle 1314)Osmanlı Devleti ait olan batı Trakya topraklarında Drama şehrine Konya’dan göç edip gelen bir ailenin çocuğu olarak orada doğdu. Babası Bergofçalı Ömer Lütfi, annesi ise Zübeyde Hanım’dır. Yesari Mustafa Asım Arsoy, sekiz çocuğun altıncısıdır. Naci ve Raci kardeşler daha evvel çocuk yaşlarında ölmüşlerdir. Diğerleri büyüklük sırasına göre Mehmet Tevfik, Emine Hamdiye,Mahmut Remzi, Mustafa Asım, Fatma Bahriye ve Muharrem İhsandır.

Büyük dedesi Şeyh Ömer Efendi solak olduğundan “Yesari” lâkabı ile anılıyordu, Asım ve ablası da sol ellerini kullandıkları için Yesari (solak) asoy adında olan abisinin oğlu, Sinema sanatçısı Göksel Arsoy yeğenidir. Yesari Asım Arsoy, 1905’te Nazifi Mektebinden, daha sonra 1908 de Beykonağı Rüştiyesi’nden (orta okul) ve 1910 yılında Yeni İdadiye (Lise) başlayarak oradan mezun oldu. Balkan Harbi sırasında, 12 Ekim 1912 de ailesiyle birlikte düşman işgaline uğrayan topraklarından göç ederek Adapazarı’na yerleşmiştir. Sekiz yıl kaldıkları Adapazarı’nda ailece otel işletmişlerdir. Yesari Asım Arsoy’un ilk ciddi müzik çalışmaları da burada başladı. Önceleri bağlama ve ud çalmayı öğrendi. Adapazarı’nda bulunduğu, bu günlerde Geyve dolaylarında Çete savaşı yapan Çerkez Ethem’in yanında çok kısa bir süre bulundu. Daha sonra Antalya’ya gelen Yesari Asım Arsoy, “Loid Triestino” adlı bir İtalyan gemi acentesinde 1917 yılında kâtiplik yaptığı dönemde Milli Emniyet Teşkilatı adına gizli olarak, bilgiler topladı. Bu arada ailesi 1920 y�emtine göçtü, fakat Yesari Asım bir süre daha Adapazarı’nda kaldı ve 1921’de İstanbul’a ailesinin yanına geldi. 1923 yılında İzmit’e giderek Maliye dairesinde çalıştı. Sonra “Tabacos Tütün Gümrüğü”ne girdi. Burada bir buçuk yıl çalıştı, ardından Galata gümrüğündeki komisyoncularının birinin yanına kâtip oldu. Bunlardan başka muhasebecilik, avukat kâtipliği gibi işler yaptı. Hiç birinde sürekli olarak çalışmadı. Tekrar döndüğü İstanbul’da, bir müzik topluluğunda musıki çalışmalarını sürdürdü. 1929 yılında ilk üç eserini yaklaşık aynı zaman dilimi içinde besteledi. Kürdî’li Hicazkâr şarkı “Kedersiz hiç çoşar ağlar taşar mı kalb-i nâşâdım”, Sabâ şarkı “Zavallı kalbimi dinle sana figan eylesin bak” ve Nevâ şarkı “Geçer her gün bir şirin kız buradan.” Daha sonra ilham eseri olan ve bir dönemde Türkiye’yi sarsacak eserlerini peş peşe bestelemeye başladı. 1930 yılında Colombia plâk şirketi ile yapmış olduğu anlaşma sonucunda şarkıları plâğa okunmaya başladı. Önceleri anne tarafından gelen Büyük Türkoğulları lâkabı nedeniyle plâklarda adı “Mustafa Asım Türkoğlu” olarak geçti. Daha sonra soyadı kanunu çıkınca “ARSOY” soyadını aldı, lakabı olan Yesari de nüfusa geçti. 1938 yılında Romanya, Bükreş’e gitti, özellikle çıgan müziği ve batı müziği hakkında bilgilerini geliştirmek için 3 ay kadar kaldı. 1949 yılında “Fatih Millet Kütüphanesi”nde tanıştığı Zehra Altuğ ile evlendi. Özellikle san’at hayatındaki kısırlaşma ve bazı nedenlerden dolayı 1954 yılında boşandı. Daha önce evlenme izni vermediği ağabeyinin vefatından önce vasiyetinde izin vermesiyle gençlik döneminden beri tanımış olduğu yahudi olan Suzan Arsoy ile ancak 1977 yılında evlendi. Göksel Arsoy’un babası olan ağabeyinin, dini farklılıktan dolaymen aşkından vazgeçmeyen Yesari Asım Arsoy, yıllar boyunca Suzan hanım’ı adada ziyarete gelmiş ve bestelerinin büyük çoğunluğunu da Suzan hanım için yapmıştır. “Ada sahillerinde bekliyorum” şarkısının bestesini de onun için yapmıştır. 1954-1955 yılları arasında İstanbul Radyosunda stajyer sanatçıları yetiştirmek üzere görev aldı. 1975 yılında İzmir’de görev aldı ve oradaki stajyerlere musıki dersleri verdi. 1991 de “Devlet Sanatçısı” ünvanını aldı. Musıki tarihimiz içinde yaşamış ve sayıları oldukça az olan “üslub” sahibi bestekârlarımızdan biri de Yesari Asım Arsoydur. Bugün bilinen eserlerinin sayısı iki yüz elli civarında olduğu sanılıyor. Yesari Asım Arsoy, çok düzgün bir sesi olmasına rağmen, kendisini hiçbir zaman ses sanatçısı olarak kabul etmemiş, sanatındaki onurlu çizgiyi muhafaza adına prensiplerinden taviz vermeyerek, yüksek ücretlerle sahnelerde okuma tekliflerini hep geri çevirmiştir. Yesari Asım Arsoy, 18 ocak 1992 tarihinde 96 yaşında vefat etti. Evlilikleri : 1.evliliği: 1949 yılında Zehra Altuğ ile evlendi. 1954 yılında boşandı. 2.evliliği: 1977 yılında Suzan (Arsoy)hanım ile evlendi. Eserlerinden örnekler: Hüzzam makamı: Yar yolunu kolladım Ömrüm seni sevmekle nihayet bulacaktır Dün gece bir şuhun bezmine gittim Zamanla belki geçer Ümitlerim hep kırıldı Yine kalbim coşar ağlar bu gece Sen olmasaydın eğer Kalbimi yıllarca sevdaya bağladım Bu yaz sevdâyı tattım Uşşak makamı: Bir çapkın elinde oyuncak oldum Bir ince fidansın Bu yaz geçen günlerimiz hatırımdan çıkmasın Menekşe gözler hülyalı Türkü: Yar saçların lüle lüle Adalardan bir yar gelir bizlere Akasyalar açarken Ada sahillerinde bekliyorum Hicaz makamı: Sazlar çalınır Çamlıca’nın bahçelerinde Bursa’lının gözlerine hayran oldum ben Suz’Nak makamı: Ayrı düştüm sevgilimden br> Nihavend makamı: Sahilde o hoş buseleri Daldan dala konarım Rast makamı: Perişah saçların Sultaniyegah makamı: Biz Heybeli’de her gece Şedaraban makamı: Bu yaz Hünkâr sularında yâr dizine yaslandım Canım diyerek kokladığım tatlı kadınsın

Arif Müfit Mansel kimdir?



Türk Arkeolojisinin önderlerinden Arif Müfid Mansel 1905 yılında İstanbul’da doğdu. Dönemin soylu ve kültürlü ailelerinde olduğu gibi Arif Müfid ailesi tarafından dil ve müzik eğitimi verilerek, özel olarak yetiştirilmeye çalışılmış, orta eğitimini İstanbul Alman Mekteb i’nde başlayıp, Fransız St. Benoit lisesinde 1925 yılında tamamlamıştır. Arif Müfid’in bundan sonraki hayatı için aile dostları İstanbul Arkeoloji Müzesi Müdürü Halil Edhem Eldem’in büyük etkisi olmuştur.

Ünlü Alman arkeoloğu Theodor Wiegand, dostu Halil Edhem’e şükran ifadelesi olarak iki Türk gencinin Almanya’da burslu olarak tahsil etmeleri için resmi bir yazı gönderir ve bu iki genci Halil Edhem Bey tarafından seçilmesini arzu eder. Bu teklif üzerine Halil Edhem Bey, Arif Müfid ve Ahmet Rufai’yi seçerek 1925 yılında Almanya’ya gitmelerini sağlar. 1929 yılında Arif Müfid Almanya’ya gidişinin henüz 4. yılında ve henüz 24 yaşındayken “Stockwerkbau der Griechen und Römer” adlı tezle Doktor unvanını alır.

Arif Müfid, doktorasının ardından hemen yurda döner ve hemen İstanbul Arkeoloji Müzeleri kadrosunda 1931 yılına kadar Müzeler Umum Müdürü Halil Edhem’in ve 1946 yılına kadar da onun ardından müdür olan Aziz Ogan’ın yardımcısı olarak görev yapar.

Askerlik görevini yapıp, 1935 yılında tekrar müzedeki görevine başladığında Atatürk’ün ilgi duyduğu Yalova ve buradaki tarihi kaplıca çevresinde kazı yapma fırsatını bulur ve ayrıca aynı yıl kış sömestresinden itibaren İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde ders vermeye başlar.

Edebiyat Fakültesi 1936 yılında kendisini Müze Müdür Muavinliği uhdesinde kalmak üzere İlk Çağ Tarihi Doçentliğine tayin eder ve kısa bir süre sonra bu görev yeni kurulan Klasik Arkeoloji Kürsü’sünde Arkeoloji dersleri vermekle genişletilir. Bilindiği gibi Cumhuriyet Döneminin ilk Türk kazılarını Remzi Oğuz Arık ve Hamid Zübeyir Koşay yönetmiştir. Ancak, Klasik Arkeloji alanında Türkiye’de ilk, Arif Müfid Mansel olup, bilimsel hayatında kazılar büyük bir yer tutar. Türk Tarih Kurumu tarafından 1936 yılında Trakya Kazıları Başkanlığı’na atanır.

Arif Müfid Mansel 1936’dan 1939’a kadar Alpullu, Hasköy, Lüleburgaz, Vize ve Kırklareli’nde kazı ve araştırmalar yapmıştır. Bu çalışmalar başlayana dek Trakya, Anadolu ile Balkanlar arasında arkeolojik problemleri açıklanmamış bir bölgeydi. Mansel, 1937 yılında Trakya çalışmalarına Lüleburgaz yöresindeki tümülüslerle devam eder.

28.02.1944’te Mansel’e Profesörlük unvanını verilir ve 27.08.1946 tarihinden itibaren İstanbul Arkeoloji Müzelerindeki görevinden ayrılarak, bütün faliyetini İstanbul Üniversitede kurduğu Klasik Arkeoloji Kürsüsüne hasreder.

İstanbul Üniversitesi’nde öğretim üyesi olarak Prof. Dr. Arif Müfid Mansel 1943 yılından itibaren Eski Çağ’ın her döneminde güney Anadolu kıyılarında, denizlere açık durumuyla son derece önemli bir rol oynayan Pamphylia bölgesinin sistemli bir şekilde incelenmesi görevini üstlenmiştir. Bu doğrultuda 1946 yılından itibaren önce Perge ve daha sonra Side’de kazılara başlamış ve en son 1974 yılına kadar çalışmalarını kesintisiz sürdürmüştür. Bu kazılarda kentin tümü ele alınarak, hem tarihi hem de gelişimi araştırılmış, Hellenistik ve Roma İmparatorluk Çağı’nda eriştikleri parlak döneme ait yapıların incelenmesinin yanı sıra Orta Çağın içlerine kadar uzayan daha sonraki devirlere de aynı derecede önem verilmiştir.

Anıtsal yapıların yanında, bilimsel çalışmanın gereği, sonuçlara ulaşabilmek için sikkeler, yazıtlar, heykeltıraşlık eserleri kendisi ve yetiştirdiği uzmanlarca incelenmiştir. Hem Side’de hem de Perge’de ele geçen olağanüstü güzellikteki heykeltıraşlık eserleri bölgenin Roma Dönemi heykeltıraşlık sanatı hakkında olduğu kadar, kopyalar sayesinde, daha eski eserler hakkında da zengin sonuçlar elde edilmesine yol açmıştır. Sistemli kazıların ve onların nitelikli yayınlarının bilim aleminde büyük yankıları sonucunda 1954 yılında İstanbul Üniversitesi Antalya’da Arkeoloji Araştırmaları İstasyonu’nu kurmuş ve Mansel buranın ilk müdürü olmuştur. Böylece Side ve Perge’deki kazıları destekleyecek, bölgenin arkeolojik araştırmalarını düzenleyecek ve bunların sonuçlarının ortaya çıkmasına yardım edecektir.

Ord. Prof. Dr. Arif Müfid MANSEL, 1943 yılında yaklaşık şimdiki Antalya İlinin ovalık kısmını kapsayan antik Pamphylia bölgesine yaptığı arkeolojik araştırmaları kapsamlı bir raporla Türk Tarih Kurumu’na sunmuştur. Bu rapor sonucu bölgenin arkeolojik zenginliğini ortaya çıkarmak amacıyla, Türk Tarih Kurumu’nun öncülüğünde 1946 yılında ilk kazı Perge antik kentinde Ord. Prof. Dr. Arif Müfid MANSEL başkanlığında başlatılmıştır. 1947 yılında Side antik kentinde de başlatılan arkeolojik çalışmalar kısa sürede çok başarılı sonuçlar vererek süreklilik kazanmıştır. 1954 yılında Antalya’da düzenlenen Üniversite Haftası’nda yapılan çalışmaların önemini takdir eden dönemin İstanbul Üniversitesi Rektörü Sayın Prof. Dr. Fahir YEŞİLÇAY’ın teşvik ve yardımlarıyla, 1955 yılında, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’ne bağlı tüzel kişiliğe ve bağımsız bütçeye sahip Antalya Bölgesi Arkeoloji Araştırmaları İstasyonu (şimdiki Antalya Bölgesi Arkeoloji Araştırmaları Merkezi) kurulmuştur. Böylece, daha geniş olanaklarla İstanbul Üniversitesi’nin Antalya Bölgesi’nde konumlanan çeşitli antik kentlerdeki araştırmaları, daha geniş olanaklarla İstanbul Üniversitesi’ne mensup akademisyen ve öğrenciler ile bugüne kadar başarıyla sürmüştür. Merkez Müdürlüğü, 1954-1974’de Ord. Prof. Dr. Arif Müfid MANSEL; 1974-1983’de Prof. Dr. Jale İNAN; 1983-2010’de Prof. Dr. Haluk ABBASOĞLU tarafından yürütülmüştür; 2010 yılından itibaren de Prof. Dr. İnci DELEMEN tarafından yürütülmektedir.

Ord. Prof. Dr. Arif Müfid MANSEL 18 Ocak 1975 tarihinde vefat etmiştir.

Reha Oğuz Türkkan kimdir?

Reha Oğuz Türkkan, 03 Mayıs 1920 yılında İstanbul'da dünyaya geldi. Babası Halid Ziya Bey, annesi Saibe Hanım’dır. Kastamonu / Taşköprü’de Hacıkadızâdeler olarak bilinen bir aileye mensuptur. Medine müdafii olarak tanınan Ömer Fahrettin (Türkkan) Paşa'nın kardeşinin torunudur. Reha Oğuz Türkkan, Kastamonu/Taşköprü’de Hacıkadızadeler olarak bilinen bir aileye mensuptur. Hacıkadızadeler, ulaşılabildiği kadarı ile altı göbektir kadılık yapan bir ailedir. Reha Oğuz’un Tire’de doğan babası Halid Ziya Bey ise, haritalara olan merakı yüzünden Tapu Kadastro Genel Müdürü olmuş, kadastroyu Türkiye’ye getirmiş bir kişidir. Reha Oğuz Türkkan, babasının amcaları kolundan Medine Müdafii Ömer Fahrettin Paşa ve Sıdıka Hanım’ın oğulları olan ve 27 Mayıs’tan sonra Adnan Menderes’çi diye emekli edilen Orhan Türkkan (13. Dönem Kırklareli milletvekilliği yaptı) ve Selim Türkkan paşalarla da, akrabadır. Kavala Holding’in kurucusu Mehmet Kavala ile bacanak olan Selim Türkkan Paşa’nın, Kavala Holding’de üst düzey yöneticilik yapan çocukları Ömer ve Zeki Türkkan ise Osman Kavala ile kuzendirler.Reha Oğuz, iyi bir eğitim aldı. St. Joseph, Galatasaray ve Kabataş liselerinde okudu. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesini tamamladı. İstanbul Üniversitesi’nde yüksek lisans yaptı. Tarih ve Türkoloji dallarında Sorbonne Üniversitesi’nde, deneysel psikoloji dalında ise Columbia Üniversitesi’nde ihtisas yaptı. Uzmanlık dalları arasında psikoloji, fütürizm (gelecekbilimcilik), hukuk, tarih, yazarlık ve yayıncılık, sosyo-etnografya yer alır.1947-72 tarihleri arasında ABD’de Columbia ve The City College of New York (CCNY) üniversitelerinde, 1975-76 tarihlerinde İstanbul Üniversitesi’nde ve daha sonra Ahmet Yesevî Üniversitesi’nde öğretim üyesi olarak çalıştı. “Sorularla Programlı Öğrenim” metodunun üç kurucusundan biri olarak kabul edildi. ABD hükümeti tarafından dört eyaletin eğitim planlaması ve Sunrise Açık Üniversitesi’nin kuruluşunda eğitim teknolojisi danışmanı olarak görev aldı. 124 okul (dördü hızlı okuma ve bilgisayar üzerine) açtı. Türkiye’de Yay-Kur Açık Öğretim Üniversitesi’ni kurdu. 1976'da NASA danışmanı olup Hindistan’daki uydulu eğitim çalışmalarını inceledi.Reha Oğuz Türkkan’ın, yerli ve yabancı basında binlerce makale, dizi ve araştırması yayımlandı. Atatürk'ün ölümünden bir gün sonra Ergenekon dergisini çıkardı. "Faşizm Tehlikedir" başlıklı yazısı nedeniyle bu dergi kapatılınca, Kitap Sevenler Kurumu'nu kurdu. Bu kurum Halkevleri'ne ilhak edilince Bozkurt dergisini çıkardı. Hüseyin Nihal Atsız'ın yazılarının da yayımlandığı bu dergide, Atsız başta olmak üzere önde gelen Türkçüler ile polemik yaşanınca ayrılarak Gök Börü dergisini çıkardı. İstanbul Ticaret Odası gazetesinde “Amerika ve Türkiye’de İş Dünyası” konularında iki yıl köşe yazarlığı yaptı.



ABD’de bulunduğu süre içinde, “Psikolojinin İş Dünyasında Başarıya Etkisi ve Uygulanışı”, “İkna Psikolojisi ve Satış Teknikleri” konularında iş dünyasına yönelik eğitimler verdi. Çeşitli şirket ve kuruluşlara danışmanlık ve yönetim kurulu başkanlığı yaptı. Türkçülük alanında çeşitli sosyal faaliyetlerde bulundu. Bu konuda yazarlık ve yayıncılık yaptı. Yurt dışında yaşayan Türk ailelerin çocukları için ABD’de Atatürk Okulu ismiyle bir okul açtı. 1997 yılında Orta Asya ve Kafkas Türkleriyle ilgili olarak “Türk Dünyası Parkı” ve “Türkler” adlarıyla ABD’de ve Türkiye’de resim sergileri açtı. Türkiye’de Çevrecilik Eğitimi Kampları’nın kurucusu oldu. ABD’de Human Value Vakfı başkanlığı yaptıktan sonra, NEA (Eğitim Sendikası), IPA (Konferansçılar Derneği), Gazeteciler Derneği, Aydınlar Ocağı’nda üye ve Türk 2000 Vakfında başkan oldu.1944 - 1945 arasında Irkçılık-Turancılık davasında yargılandı. Beraat ettikten sonra 1947-1972 tarihleri arasında Columbia üniversitesinde, 1975-1976 yıllarında İstanbul Üniversitesi'nde ve daha sonra da 1996'da Ahmet Yesevi Üniversitesi'nde öğretim üyeliği yaptı. Pek çok makale, dizi ve araştırmaları yayımlandı. Türkçülük alanında çeşitli sosyal faaliyetlerin yanı sıra yazarlık ve yayıncılık yaptı. 1997'de Orta Asya ve Kafkas Türkleriyle ilgili olarak "Türk Dünyası Parkı" ve "Türkler" adlarıyla ABD'de ve Türkiye'de resim sergileri açtı. İngilizce, Fransızca ve Türkçe olarak yayımlanmış 41 kitap, 9 film ve 6 televizyon senaryosu vardır.Reha Oğuz Türkkan, önce Reşat Nuri Güntekin’in baldızı Emire Hanım’la, daha sonra da Ece Zübeyde Hanım ile evlendi. Aslıhan (ABD’de arkeoloji profesörü), Ceylan, Tuğrul ve Alptunga adlarında dört çocuğu vardır. Basın şeref ve sürekli basın kartı sahibiydi.

ESERLERİ:

Türkçülüğe Giriş (1940), Milliyetçiliğe Doğru (1943), One America (1954), Talking Turkey (1955), Turkish Literature (1956), Turkish National Character (1971), Tabutluktan Gurbete (1975), Yenilenmiş Türk Destanları ve Hikâyeler (1977), Biz Kimiz (1987), 21. Yüzyıla Doğru Dünya ve Türkiye (1989), Türk Milliyetçiliğinin Kısa Tarihi (1992), Yükselen Milliyetçilik, 21. Yüzyıl Milliyetçiliği (1995), Kolay ve İyi Öğrenme Teknikleri / Ayrıca... Çok Hızlı Okuma, Yabancı Dil Öğrenmenin En Pratik ve Hızlı Teknikleri (1996), Kızılderililer ve Türkler / Bir Tarihin, Bir Dramın Hikâyesi (1998), Anlayarak Çok Hızlı Okuma/ Photo Reading (1998), İkna ve Uzlaşma Sanatı (2. bas., 1998), Krimonoloji(1999), Uyuyan Dev Türk Dünyası (2005).



Davut Sulari kimdir?



Doğum adı Davut Ağbaba

Doğum1925 Çayırlı, Erzincan, Türkiye

Ölüm18.01.1985 Erzurum, TürkiyeTarzlarTürk halk müziğiMesleklerMüzisyenÇalgılarBağlamaEtkin yıllar1942-1985Davut Sulari (d. 1925, Çayırlı - ö. 18 Ocak 1985), Türk halk müziği sanatçısı. Gerçek İsmi Davut Ağbaba 'dır. O zamanlar Erzincan’ın Tercan ilçesine bağlı Çayırlı bucağında, 1925 yılında dünyaya gelir. Babası Veli ve Annesi Cezayir çiftinin beş çocuğundan biridir.[2] Dedesinin yanında yetişti ve Sulari mahlasını kullandı. Dedesi Kaltık Mehmet Ağa tasavvuf şairiydi. Saz çalma, şiir söyleme ve türkü yakma zevkini dedesinden aldı. Âşıklar bayramının Konya'da yapılmasında emeği geçmişti. Türkü, atışma, güzelleme dallarında örnekler verdi. Doğu Anadolu 'da asırlardan beri dilden dile anlatılan efsaneleri, menkıbeleri şiirleştirir; sazıyla etkili bir makam ve deyişle dost meclislerinde sunardı. Bütün ömrünü âşıklık geleneğine sadık kalarak sürdürdü. 17 yaşından başlayarak, aşıklık geleneğinin en önemli temsilcilerinden oldu. Konya Aşıklar Bayramı'nın oluşumunda yer aldı. TRT Radyolarında bölge sanatçısı olarak çalıştı. Davut Sulari, bir konuşmasında Zaza olduklarını ifade etmiş, Türkçe dışında Arapça, Farsça, Almanca ve Fransızca dillerini de bildiğini söylemektedir. Ana dili olan Zazaca eserler de vermiştir.[3] Aşıklar meclislerinde sanatını icra etmeyi ömrü boyunca sürdürdü. Birçok ünlü sanatçıyla beraber de çalışmış ve çok sayıda âşık ve sanatçıyı da etkilemiştir. Aşık Beyhani, Aşık Celali, Aşık Daimi, Aşık Serdari, Mahzuni Şerif, Muhlis Akarsu gibi isimler Davut Sulari'den etkilenen âşıklardır. Ali Ekber Çiçek, Arif Sağ, Belkıs Akkale, Sabahat Akkiraz, Erdal Erzincan gibi sanatçılar onun eserlerini seslendiren isimlerden bazılarıdır. Davut Sulari, Erzurum’da âşıklar kahvesinde düzenlenen fasılda rahatsızlanıp ölmüştür. Davut Sulari, Çayırlı ilçesinde aile mezarlığına defnedilmiştir.[4] Kızı Edibe Sulari, 2 Temmuz 1993'te Sivas Katliamı'nda Madımak Oteli'nde yakılarak öldürülmüştür.

17 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör