• HaberciGazete

Güncel Trabzon haberleri




Trabzonspor'dan ilginç öneri...



TRABZON - Trabzonspor Kulübü'nün sosyal medya hesaplarından, her yılın 61'inci günü "Dünya Kasket Günü" ilan edildi. Kulübün efsane başkanları Ahmet Suat Özyazıcı, Özkan Sümer ve Teknik Direktör Abdullah Avcı'nın görüntülerinin yer aldığı videolu paylaşımda, “Bizim için 'kasket' yalnızca bir aksesuar değil; bir duruştur. İlk şampiyon teknik direktörümüz Ahmet Suat Özyazıcı'yla başlayan, bir başka büyük isim; Özkan Sümer'le devam eden bir gelenektir. Teknik Direktörümüz Abdullah Avcı'nın bizlere yeniden hatırlattığı şanlı tarihimizdir. Kasket Trabzonspor'un bir halk takımı olduğunu söyler. Bizim hocamız da taraftarımız da kasket takar. Hepimizin yüreği Trabzonspor için atar. Kasket samimiyettir. Dürüstlüktür. Vefadır kasket. Geçmiş ile gelecek arasında bir duygu köprüsü, nesiller arası bir selamdır. Trabzonspor camiası olarak, her yılın 61’inci gününü Dünya Kasketliler Günü ilan ediyoruz. Camia olarak başımızın üstünde yeri olan tüm değerlere sahip çıkıyor; taraftarlarımızı ve tüm futbolseverleri kasket takarak bu değerlere verdikleri önemi göstermeye çağırıyoruz” ifadelerine yer verildi.


CHP Trabzon Milletvekili Kaya: "Enerjide dışa bağımlılıktan kurtulmalıyız!"



Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Trabzon Milletvekili Ahmet Kaya, Türkiye’nin enerjide yüzde 69 oranında dışa bağımlı bir ülke olduğuna dikkat çekerek, “enerji krizine ve artan faturalara çare üretmek için başta yenilenebilir enerji kaynakları olmak üzere alternatiflere yönelmeliyiz. Yenilenebilir enerji kaynaklarına ulaşma konusundaki prosedürleri mutlaka kolaylaştırmalıyız. Sürdürülebilir üretim, sürdürülebilir ekonomi ve sağlıklı çevre için ve, Enerjide dışa bağımlılıktan kurtulmak için mutlaka yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmeliyiz ve kendi enerjiyi kendimiz üreterek ülkemizi dışa bağımlılıktan kurtarmalıyız.” dedi.

CHP’li Kaya, ayrıca yenilenebilir enerji kaynaklarına ulaşmada prosedürlerin kolaylaştırılması ve teşviklerin artırılması gerektiğini ifade etti.

CHP Trabzon Milletvekili Kaya, TBMM Genel Kurulunda yaptığı konuşmada şunları söyledi:

“ENERJİ SIKINTISINI KONUŞUYORUZ, ÇÖZÜM YOLLARINI KONUŞMUYORUZ”

“Günlerdir Türkiye’de enerji sıkıntısını konuşuyoruz, artan elektrik faturalarını konuşuyoruz, artış gerekçelerini konuşuyoruz, yaşanan mağduriyetleri konuşuyoruz. Bu konuyla ilgili birçok şeyi konuştuk ama bir şeyi konuşmadık: Biz ne yapacağız? Yirmi yıldır bu ülkenin başında bir iktidar var, ama biz büyük enerji krizi yaşıyoruz. Böyle bir sıkıntı yaşıyorsak artık ne yapacağımızı da konuşmamız lazım."

“BÜTÜN DÜNYA KENDİ ENERJİSİNİ ÜRETMENİN YOLLARINI ARIYOR”

“Bütün dünya ülkeleri artan enerji maliyetleri ve enerji sıkıntısına karşı birtakım politikalar geliştirdi, geliştiriyor. Ağırlıklı olarak yenilenebilir enerji kaynaklarına yöneliyorlar ama ülke olarak biz hiçbir alternatif üretmiş değiliz. Bu meseleyi bir akıl süzgecinden geçirmemiz gerektiğini ve enerji politikalarımızı yeniden ele almamız gerektiğini düşünüyorum.

“AKIL VE BİLİM NE DİYOR?”

“Akıl demişken bu ülkenin kurtarıcısı ve kurucusu Büyük Önder'imiz Mustafa Kemal Atatürk "Benim manevi mirasım akıl ve bilim." demişti. Bilim ne diyor? ‘Eğer siz ülke olarak enerjide dışa bağımlıysanız -ki öyle yüzde 69 nispetinde enerjide dışa bağımlı bir ülkeyiz- kendi imkânlarınızla çözüm üretin.’ diyor”.

“TÜRKİYE YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARI YÖNÜNDEN ŞANSLI BİR ÜLKE”

“Şimdi, bu ülkenin sınırsız güneş olanakları var, rakamlara baktım. Bu ülke yılın 114 günü kesintisiz güneş alıyor ve yüksek verimlilikte bir güneşimiz var, günlük 7,5 saat. Neden güneş enerjisinden elektrik üretimine yönelmiyoruz mesela? ‘Yenilenebilir enerji kaynakları’ dediğimiz deniz dalgasına neden yönelmiyoruz? Ya da rüzgâr konusunda elbette yapılan yatırımlar var, o alanda yapılan faaliyetler var fakat önünde çok büyük engeller var arkadaşlar, bu yatırımları kolaylaştırmamız lazım. "Dışa bağımlıyız." diyoruz, enerjiyi petrolden üretiyoruz, enerjiyi doğal gazdan üretiyoruz, enerjiyi kömürden üretiyoruz, hepsinde dışa bağımlıyız. Evet, dışa bağımlıyız ama bu ülke kendi yağıyla kavrulabilecek tedbirleri, yöntemleri artık tartışmalı ve hayata geçirmeli.”

“YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARINA ULAŞIM KOLAYLAŞTIRILMALI”

“Geçen bir organize sanayi bölgesi ziyareti yaptım, bu yenilenebilir enerji kaynaklarına ulaşma konusunda prosedürlerin çok ağır olduğundan bahsettiler. Bunu neden kolaylaştırmıyoruz? Mutlaka bu konuda adım atmamız lazım. Biz hep bahane üreterek bu soruna çözüm bulamayız. Sürdürülebilir üretim, sürdürülebilir ekonomi ve sağlıklı çevre için, enerjide dışa bağımlılıktan kurtulmak için mutlaka yenilenebilir enerji kaynaklarımızı kullanmalıyız."


CHP'li Hacısalihoğlu: "Kanal İstanbul Montrö'ye ihanet!"


TRABZON - Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Trabzon İl Başkanı Ömer Hacısalihoğlu, Kanal İstanbul ile ilgili açıklamada bulundu. Başkan Hacısalihoğlu:" Montrö Sözleşmesi'nin önemi bir kez daha anlaşıldı." dedi. "MONTRÖ TÜRKİYE'NİN ANAHTARI" Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın büyük bir gaflet içinde olduğunu belirten Başkan Hacısalihoğlu;" Bundan birkaç yıl önce Erdoğan'a Kanal İstanbul yapılırsa, Montrö gibi bir sözleşme nasıl uygulanacak diye sorulmuştu. O da savaş gemileri Kanal İstanbul'dan geçer diyerek büyük bir gafa imza atmıştı. İşte şimdi gerçeklerle yüzleşiyoruz. Erdoğan'ın bu dediklerinin havada kaldığını daha iyi anlıyoruz. Jeopolitik konumumuz sebebiyle her zaman dikkatlı kararlar vermeliyiz. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanal İstanbul'un yapılacağı arsaları, tarlaları yakınlarına peşkeş çekeceğim derken Türkiye'yi felakete sürüklüyor. Savaş stratejimizi yok ediyor. Türkiye'yi söz sahibi yapamaz hâle getiriyor. İşte bu kadar tarih bilmezler. Montrö Sözleşmesi Türkiye'nin anahtarıdır. Erdoğan o anahtarı Kanal İstanbul ile yıkmak istiyor. Eminim onlar da bu savaşla Montrö'nün değerini, Kanal İstanbul'un götürülerini bir kez daha anlamışlardır." şeklinde konuştu.


Savaş Doğu Karadeniz ihracatını da vurdu!



TRABZON - Doğu Karadeniz Bölgesi’nden Ocak-Şubat döneminde 237,4 milyon dolar ihracat gerçekleştiği belirtilirken, Rusya Federasyonu’na yapılan ihracatta son bir yılda yüzde 34 oranında düşüş yaşandı. Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Saffet Kalyoncu, Rusya Federasyonu’na yapılan ihracatın daha da düşeceği endişesini taşıdıklarını belirterek, “2022 yılını Covid-19 pandemisinin baskılandığı ve buna bağlı olarak da global piyasalara bu durumun olumlu olarak yansıyarak küresel ticaret hacmini artıracağı bir yıl olarak ümit eder iken, Şubat 2022 ayı son haftalarında Rusya ve Ukrayna arasında ortaya çıkan gerilim, ihracatçılar olarak ümitlerimizi törpülemiştir." dedi.

Doğu Karadeniz Bölgesi’ndeki Trabzon, Rize, Artvin ve Gümüşhane illerinden 2022 yılı ilk 2 ayında toplamda 237 milyon 388 bin 585 dolar tutarında ihracat gerçekleşti. Ocak-Şubat döneminde bölgeden gerçekleşen ihracatın 179 milyon 916 bin 289 doları Trabzon’dan, 33 milyon 399 bin 212 doları Rize’den, 12 milyon 678 bin 27 doları Gümüşhane’den ve 11 milyon 395 bin 57 doları ise Artvin’den gerçekleşti. Trabzon’dan gerçekleştirilen 179 milyon 916 bin 289 dolar tutarındaki ihracatla Karadeniz Bölgesi’ndeki 18 il arasında en fazla ihracat gerçekleştiren il olarak ilk sırada yer aldı. 2022’nin ilk 2 ayında Doğu Karadeniz Bölgesi’nden en fazla ihracat gerçekleştirilen sektörler 122 milyon 587 bin 888 dolar ile fındık, 39 milyon 828 bin 476 dolar ile madencilik ürünleri, 34 milyon 472 bin 739 dolar ile yaş meyve sebze ürünleri, 5 milyon 816 bin 985 dolar ile otomotiv endüstrisi ve 5 milyon 696 bin 237 dolar ile su ürünleri ve hayvancılık mamulleri olarak sıralandı.

Doğu Karadeniz Bölgesi’nden 2022 yılı Ocak-Şubat döneminde 102 farklı ülkeye ihracat yapılırken, en fazla ihracat yapılan ilk 5 ülke ise sırasıyla; İtalya, Rusya Federasyonu, Almanya, Çin Halk Cumhuriyeti ve Gürcistan oldu. Bu ülkelerden Almanya’ya yapılan ihracatta yüzde 87, Çin Halk Cumhuriyeti’ne yapılan ihracatta yüzde 70 ve Gürcistan’a yapılan ihracatta ise yüzde 59 oranında artış yaşandı.

Rusya Federasyonu’na yapılan ihracatta ise yüzde 34 oranında düşüş yaşandı.


“Rusya’ya yapılan ihracatın daha da düşeceği endişesini taşıyoruz”


Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Saffet Kalyoncu, Rusya Federasyonu’na yapılan ihracatın daha da düşeceği endişesini taşıdıklarını belirterek, “2022 yılını Covid-19 pandemisinin baskılandığı ve buna bağlı olarak da global piyasalara bu durumun olumlu olarak yansıyarak küresel ticaret hacmini artıracağı bir yıl olarak ümit eder iken, Şubat 2022 ayı son haftalarında Rusya ve Ukrayna arasında ortaya çıkan gerilim, ihracatçılar olarak ümitlerimizi törpülemiştir. En büyük temennimiz her şeyin çok çok üstünde olan ve en öncelik verdiğimiz insan hayatının ve refahının ön plana alınarak iki taraf açısından da bu çatışmanın son bulmasıdır. İçinde bulunduğumuz çağda tüm ülke politikacılarının yöneticilerinin güç kavgalarını ön plana almaları yerine en öncelikli hedeflerinin insan refahını en üst düzeye çıkaracak, tüm politikalarının insan refahını en doruk noktalara ulaştıracak politikalara odaklanmaları tüm insanların en büyük temennisidir. Ortaçağ döneminden kalma bir zihniyet olan güç kavgalarının yol açtığı çatışmalar sonucu insanların ölmesi, can kayıpları yaşanması hiçbir ülkeye bir kazanım sağlamayacaktır. Bundan dolayı Rusya ve Ukrayna arasında yaşanmakta olan ve bizleri derinden üzen bu çatışmanın bir an önce son bulması biz küresel ticaretin aktörleri olan ihracatçıların en büyük temennisidir. Bizler ihracatçılar olarak tüm ülkelerde adil bir ticaret ortamında çalışmak istiyoruz. Tüm insanlığın refah içinde yaşamını idame ettireceği ortam için ihtiyaç duyulan tüm tüketim ürünlerini dünyanın tüm pazarlarına sorunsuz bir şekilde ulaştırmak istiyoruz” dedi. “Rusya ve Ukrayna bölgemizin önde gelen pazarları arasında” Rusya ve Ukrayna arasında yaşanmakta olan bu çatışmanın Doğu Karadeniz Bölgesi ihracatını önemli derecede olumsuz olarak etkileyeceğini dile getiren Kalyoncu, “Çünkü her iki ülke de bölgemizin önde gelen pazarları arasında yer almakta idi. Birçok ihracatçımızın ürün sevk ettiği bu pazarlarda halen taşıtları kalmış olup, gönderilen ürünlerin parasının tahsilinde sorunlar yaşanmaktadır. Maalesef bu durumun önümüzdeki aylarda da devam edeceği endişesini taşımaktayız. Bu vesile ile en büyük temennimiz bu çatışmanın daha fazla can kayıpları yaşanmaması açısından bir an önce son bulmasıdır. Yaşanan bu olumsuz ortamdan büyük mağduriyete düşen ihracatçımız için hükümetimizden talebimiz; Rusya ve Ukrayna’dan tahsilatların yapılamaması nedeniyle çek ve ödemelerini yapamayan, vadesi gelen kredilerin ödemelerini yapamayan ihracatçımıza çok hızlı bir şekilde destek olunması, çek ödemeleri ve kredi geri ödemelerinin en az 1 yıl uzatılmasıdır. Bu durumu fırsata dönüştürmek isteyen bir kısım bankalar, Rusya ve Ukrayna arasındaki bu gerilimi bahane edip vadesi gelmeyen kredilerin tahsili için firmalara baskı yapmaları hukuksuzluğuna da bir an önce çözüm bulunması adına Hazine ve Maliye Bakanımızdan yardım istirham ediyoruz. Ayrıca zor dönemde fırsatçılık yapmaya çalışan bu kabil bankalarında çok ağır bir şekilde cezalandırılmasını talep ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Kaynak: www.takagazete.com.tr


Corona mağduru aileye genetik araştırma başlatıldı



Rize'de ilk olarak 6 Kasım 2020'de Burak Genç'in Covid-19 nedeniyle hayatını kaybetmesiyle başlayan ve 6 ay içerisinde toplam 8 ferdi hayatını kaybeden aile, 20 Şubat'ta korona virüsten 9. aile bireyini de toprağa verdi. Ailede ölümlere neden olan Covid-19'un gen üzerindeki etkileri için ailenin de talebiyle Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi (RTEÜ) Tıp Fakültesi Tıbbi Genetik Bölümü tarafından araştırma başlatıldı. Genetik araştırma taleplerine aldıkları olumlu cevabın kendilerini sevindirdiğini, sürekli korku ile yaşadıklarını ve çıkacak sonuçları dört gözle beklediklerini dile getiren Ali Genç, “Sağlık Müdürlüğü bizi çağırdı ve pazartesi günü kan örneklerimizi verdik. Bize sonuçların 1-2 ay sonra çıkacağı söylendi. Biz bekliyoruz. Allah ne derse kaderimizi çekeceğiz. İlk aşılarımızı olduk, öncelik tanındı. Ölenlerden sadece kardeşim Ahmet bir aşı olmuştu, onun da günü bitti öldü. Son ölen Şenay da üç aşı olmuştu ama ciğer rahatsızlığı vardı. Onu da kaybedince 9 oldu” dedi. İlk iki ölüm baba-oğul olmuştu Aslen Rize'nin Güneysu ilçesinden olan ve İstanbul'da yaşayan Muhammet Genç ve oğlu Burak Genç, 2020 yılının kasım ayında rahatsızlanınca yakınları tarafından hastaneye götürüldü. Baba ve oğlunun yapılan korona virüs testleri pozitif çıktı. Muhammet Genç hastanede, oğlu Burak ise evde tedaviye alındı. Burak Genç, evinde geçirdiği kalp krizi sonucu 6 Kasım 2020'de hayatını kaybetti. Burak Genç'in cenazesi, memleketi Rize'nin Güneysu ilçesine bağlı Gürgen köyünde toprağa verildi. Oğlu Burak Genç'in ardından hastanede durumu ağırlaşan baba Muhammet Genç de 12 Kasım'da yaşamını yitirdi. Baba Muhammet Genç de oğlu gibi köyüne getirilerek aynı kabristanlıkta gözyaşları arasında oğlunun yanına defnedildi. Ölümlerin ardı arkası kesilmedi Baba oğulun ardından Bünyamin Genç (41) 1 Aralık 2020'de, İbrahim Genç (53) 4 Aralık 2020'de, Ali Genç (58) 11 Aralık 2020'de Covid-19 nedeniyle hayatını kaybetti. Hayatını kaybeden Ali Genç'in tedavi gören kardeşleri Fatma Duman (55) 18 Aralık'ta 2020'de, Aysel Peçe (46) de 21 Şubat 2021'de hayata gözlerini yumdu. 13 Nisan 2021 tarihinde ise Ahmet Genç (43) de aynı hastalıktan hayatını kaybetti. Son olarak ise babasını, ağabeyini, 2 halasını ve 4 kuzenini kaybeden Şenay Genç Yalçınkaya (36), Covid-19 nedeniyle getirildiği Rize Devlet Hastanesi'nde durumu ağırlaşınca entübe edildi. Evli ve 1 çocuk annesi olan Şenay Genç Yalçınkaya da yapılan bütün müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.


OKU, YORUMLA ve PAYLAŞ ==>https://www.takagazete.com.tr/bolgemiz/genetik-arastirma-baslatildi-h240224.html

AYLAŞ ==>https://www.takagazete.com.tr/bolgemiz/genetik-arastirma-baslatildi-h240224.html



20 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör