• HaberciGazete

Hikmet Kıvılcımlı, Fakir Baykurt, Mehmet Uzun, İsmet Okyay, Halit Refiğ, Yaman Tüzcet, M. Pamukoğlu


Bugün 11 Ekim. Türk Marksist-Leninist siyasetçi ve kuramcı, yazar, yayıncı ve çevirmen Hikmet Kıvılcımlı'nın ölümünün 50. yıldönümü. Ünlü yazarımız, köy romanlarının önderi, örgütlü mücadelenin yılmaz savunucusu Fakir Baykurt'un da 22. ölüm yıldönümü. Kürt kökenli yazar Mehmet Uzun'un da ölüm yıldönümü bugün. Tam 14 yıl olmuş dünyadan göçeli. Ağa Han Mimarlık Ödülü sahibi Prof. Dr. İsmet Okyay ile ünlü yönetmen Halit Refiğ de 11 Ekim 2009'da bırakıp gitti bizi. Sinema oyuncusu Yaman Tüzcet'i de 3 yıl önce bugün yitirdik. Ekonomist Mustafa Pamukoğlu'nu da geçen yıl bugün yitirdik. BRT Yayın Grubu olarak bütün bu değerlerimizi saygıyla, sevgiyle anıyoruz.


Hikmet Ali Kıvılcımlı kimdir?



(1902, Priştine , Kosova Vilayeti , Osmanlı İmparatorluğu –11 Ekim 1971, Belgrad )


Türkiye Sosyalist Hareketinin önderlerinden, geleneğimizin kurucu önderi Doktor Hikmet Kıvılcımlı…

Türkiye’de Marksist-Leninist düşüncenin yayılıp gelişmesinde öncü rolü oynayan Hikmet Kıvılcımlı, Marksizm Bibliyoteği, Emekçi Kütüphanesi ve Günün Meseleleri isimli yayınevlerinin kuruluşunda yer almış; Marx, Engels ve Lenin’in eserlerini Türkçeye çevirerek yayınlanmalarını sağlamıştır.

Kapital’in Almancadan Türkçeye çevrilmesinin ilk adımını da Kıvılcımlı atmıştır.


Kıvılcımlı sosyalizm mücadelesinin teorisini “Batı” odaklı okumakla sınırlı kalanların aksine, yaşadığı toplumun orijinalitesini yakalamaya çalışmış ve bu konuda öncü olmuştur.

İşçi sınıfının varlığının tartışıldığı, hatta yok sayıldığı zamanlarda Kıvılcımlı, sosyalizme sarsılmaz inancıyla, işçi sınıfının varlığında ve mücadelesinde ısrar etmiştir.

Her yazısına ve konuşmasına “Başta işçi sınıfımız gelmek üzere” sözüyle başlayarak sınıfın devrimci gücüne olan inancını ve bağlılığını vurgulamış, böylece sosyalizm mücadelesindeki duruşunu net olarak ortaya koymuştur.

Kürt halkının yok edilmeye çalışıldığı, Kürt ismini zikretmenin bile suç sayıldığı dönemde Kıvılcımlı Kürt halkına yönelik imha, inkar ve asimilasyon politikalarını deşifre etmiştir. Hikmet Kıvılcımlı İslam’a yaklaşımı konusunda da diğer “Marksistlerden” ayrılmaktadır. Aydınlanmacı bakışın İslam’a yönelik dar ve pozitivist yaklaşımını eleştirerek, İslam’ı tarihsel materyalizm yöntemiyle ele alarak bu konuda öncü olup çığır açmıştır.

Kıvılcımlı, Tarih üzerine yazdığı kitaplar ve yaptığı açılımlarla ardında, hem Marksizmin derinleştirilmesine katkıda bulunmuş hem de Türkiye güncelliğinin anlaşılmasında bugün de geçerli olacak bir kılavuz bırakmıştır.

Kıvılcımlı aynı zamanda teori-pratik birlikteliğinin nasıl olacağını göstermiştir. Daha 17 yaşında Yörük Ali Efe çetesine katılarak emperyalizme karşı mücadele veren Kıvılcımlı, 19 yaşındayken Türkiye Komünist Partisi’ne katılmıştır.

1925’te yani 23 yaşındayken TKP Merkez Komitesi’ne gençlik sorumlusu olarak seçilmiştir. Bu mücadeleci kişiliğini yok etmek isteyen devlet çeşitli davalarla Kıvılcımlı’yı yıldırmaya çalışmış, fakat Kıvılcımlı her defasında komünist ve devrimci duruşunu ortaya koyarak bu saldırılara gereken cevabı vermiştir.

Toplamda 22,5 yıl hapishanede kalmasına karşın, hapishaneleri her defasında üniversiteye çevirerek “Kızıl Profesörlerin” yetişmesini sağlamıştır.

Kıvılcımlı her türlü tasfiyeciliğe rağmen her daim örgütlü mücadelede ve örgütlü olmakta ısrar etmiş; 1954 yılında legal Vatan Partisi’nin, 1967’de İşsizlik ve Pahalılıkla Savaş Derneği’ni (İPSD) kurulmasını sağlamıştır.

Hikmet Kıvılcımlı gerek ortaya koyduğu teori zenginliğiyle gerekse de mücadeleci kişiliğiyle sosyalizm mücadelesinin nasıl yapılmasını gerektiğini göstermekle birlikte Komünist bir kişiliğin nasıl olması gerektiğini de saf ve duru bir şekilde ortaya koyarak yolu göstermiş, düşünce ve davranış birliğini kendi bedeninde bir derviş ve şövalye kimliği ile bütünleştirmiştir.

11 Ekim 1971'de Belgrad'da vefat etti. Vefatından sonra Fuat FeganKıvılcımlı'nın gazetelerinin ve siyasi mirasının koruyucusu oldu. İstanbul'da Topkapı mezarlığına defnedildi.


Fakir Baykurt kimdir?

Edebiyatta; gerçekçi yaklaşımı benimsemiş bir yazardır.

Fakir Baykurt, 15 Haziran 1929 tarihinde Burdur Yeşilova’da doğmuştur. Asıl adı Tahir’dir. Annesinin adı Elif ve babasının adı Veli’dir. 1936 yılında Akçaköy İlkokulu’nda eğitimine başladı. 1938 yılında babası öldü. Babasının ölümünden sonra dayısı Osman Erdoğuş tarafından Balıkesir iline bağlı Burhaniye köyüne götürüldü ve orada dayısının yanında dokumacılık yapmaya başladı. 2. Dünya Savaşının başlamasıyla dayısı askere alınca Tahir’de Akçaköy’e dönerek okula kaldığı yerden devam etti.

1942 yılında ağır bir sıtma hastalığı geçirdi. 1943 yılında ilkokulu Akçaköy’de bitirdikten sonra Isparta Gönen Köy Enstitüsü‘ne devam etti. 1948 yılında köy öğretmeni olarak mezun olduktan sonra, kendi köyüne yakın olan Kavacık köyüne atandı. Daha sonra Dereköy’ye atandı.

1947 yılında Köy Enstitüleri ve Kaynak Dergisi’nde şiirleri çıkar ve bu yıllarda önce şiirlerinde daha sonra tüm yazılarında “Fakir Baykurt” adını kullanmaya başladı.

1953 yılında başladığı Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü’nde Edebiyat Bölümü’ne devam ederek, 1955 yılında mezun oldu. Sivas, Hafik ve Şavşat’ta Türkçe öğretmeni olarak görev yaptı.

1957 yılında Ankara Piyade Yedek Subay Ortaokulu’na öğretmen olarak askerliğini yaptı. Askerlikten sonra Şavşat Ortaokulu’na öğretmen olarak atandı.

Demokrat Parti iktidarı döneminde görevden alınarak, pasif bir göreve getirildi. Cumhuriyet Gazetesindeki bazı yazıları yüzünden öğretmenlikten alınıp Ankara’da Milli Eğitim Bakanlığı Yapı İşleri Bölümü’nde görevlendirildi.

1958 yılında Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan ilk romanı “Yılanların Öcü” nedeniyle hakkında kovuşturma açıldı. Altı ay açıkta kaldıktan sonra hakkında takipsizlik kararı verilen Baykurt; 1960 İhtilali’nden sonra, Ankara ilköğretim müfettişliğine getirildi.

1962-1963 yıllarında Amerika‘ya giderek, Bloomington İndiana Üniversitesi’nde, ders araçları konusunda uzmanlık eğitimi gördü. 1963 yılında yurda dönerek Ankara İlköğretim müfettişliği görevini sürdürür. 1965 yılında Türkiye Öğretmenler Sendikası’nın kuruluş çalışmalarına katılarak, aynı zamanda başkanlığını da yürüttü.


1966 yılında yeni kurulan Milli Folklor Enstitüsü’nde uzman olarak atandı.

Türkiye Öğretmenler Milli Federasyon’u genel başkanlığına seçilen yazar, 1969ler boykotuna katılması sonucu, tekrar açığa alındı. Bu faaliyetlerinden sonra tekrar görevden alınarak bakanlık emrine alınır ancak Danıştay kararı ile görevine geri döndü.

1971 Askeri müdahalesinden sonra, uzun süre tutuklu kaldı.

1966 yılında Milli Folklor Enstitüsü’nde uzmanlık, Kültür Bakanlığı’nda danışmanlık, 1970 yılında ODTÜ‘de halkla ilişkiler ve yayın müdürlüğü görevlerinde çalıştı. Daha sonra, Almanya‘nın Duisburg şehrine gönderildi. Burada; Yabancı Çocuk ve Gençlerin Teşvik ve Bölgesel Çalışma Kurumu’nda, eğitim uzmanlığı yaptı.

1977 yılında İsveç‘te öğretmen yetiştirme çalışmalarına katıldı. 1979 yılından sonra Almanya‘nın Essen eyaletinin Duisburg şehrinde yaşamıştır. 1986 yılında Duisburg’ta öğretmenliğe başlar ve yurt dışında oluşan Türkiye Aydınlarıyla Dayanıma Girişimi’nin yönetiminde görev aldı.

1995 yılında Almanya’da öğretmenlik yaptığı Pestalozzi Okulu’ndan emekli oldu.

Edebiyat dünyası ile ilk tanışması 1945 yılında şiirleriyle oldu. Sonraları toplumcu, gerçekçi bir yaklaşımla yazdığı kısa öyküler geldi. Yeditepe, Yücel, Varlık, Fikirler, Kaynak, İmece, Yazın, Sanat Olayı, Cumhuriyet, Evrensel, Yön gibi gazete ve dergilere yazılar yazdı.

Bir dönem göç sorunun ele alarak Almanya’daki Anadolu insanının değişim süreci içinde yeniden biçimlenmesinin getirdiği sıkıntıları, farklı bir kültüre uyum sağlamak için gösterilen çabaları çok boyutlu bir şekilde aktardı.

Fakir Baykurt, 1955’te çıkan ilk kitabı Çilli’de, Seçilmiş Hikâyeler ve Beraber dergilerinde yayınladığı öykülerini topladı. Sonraki öykü kitapları Efendilik Savaşı (1959), Cüce Muhammet (1964), Anadolu Garajı (1970), İçerdeki Oğul (1974), ile Yılanların Öcü (19romanlarında köy yaşamını, köylünün bilincinde ve bilinçaltındaki isteklerini, tepkilerini ve çelişkilerini yansıttı.

Yapıtları edebi değerinin yanı sıra toplumbilim ve halkbilim yönünden zengin bir kaynak olarak da görülen Baykurt’un kullandığı dil doğal, yalın, şiirsel bir halk Türkçesi olarak değerlendirildi.

Fakir Baykurt, 1951 yılında Muzaffer adında bir hanım ile evlendi. Işık (d.1957) ve Sönmez (1958) adında iki kızı, Tonguç (d.1962) adında bir oğlu vardır.

Fakir Baykurt, 11 Ekim 1999 tarihinde Almanya Essen’de pankreas kanserine yenik düşerek 70 yaşında ölmüştür. Duisburg’da düzenlenen törenden sonra İstanbul’a getirilerek Zincirlikuyu’da defnedildi.

Fakir Baykurt’un Yılanların Öcü adlı yapıtı 1961’de Metin Erksan, 1985’te Şerif Gören tarafından filme çekildi.

Ödülleri : 1958 – Yunus Nadi Roman Ödülü (Yılanların Öcü) 1970 – TRT Sanat Ödülleri (Tırpan) 1970 – TRT Sanat Ödülleri (Sınırdaki Ölü) 1971 – Türk Dil Kurumu Roman Ödülü (Tırpan) 1974 – Sait Faik Hikâye Armağanı (Can Parası) 1978 – Orhan Kemal Roman Armağanı (Kara Ahmet Destanı) 1979 – Tiyatro 79 Dergisi tarafından Yılın Oyunu Ödülü (Sakarca) 1980 – Avni Dilligil Tiyatro Ödülü (Tırpan) 1984 – Berlin Senatosu Çocuk Yazını Ödülü (Barış Çöreği) 1985 – Alman Endüstri Birliği (BDI) Yazın Ödülü (Gece Vardiyası) 1998 – Sedat Simavi Roman Ödülü (Yarım Ekmek) 1998 – Yaşam Radyo Ustalara Saygı Onur Ödülü 1999 – Pir Sultan Abdal Derneği Ödülü

Kitapları : Roman : 1954 – Yılanların Öcü 1961 – Irazcanın Dirliği 1961 – Onuncu Köy 1967 – Amerikan Sargısı 1970 – Tırpan 1973 – Köy göçüren 1975 – Keklik 1977 – Kara Ahmet Destanı 1977 – Yayla 1983 – Yüksek Fırınlar 1986 – Koca Ren 1997 – Yarım Ekmek 1980 – Kaplumbağalar

Hikaye :

1955 – Çilli 1959 – Efendilik Savaşı 1961 – Karın Ağrısı 1964 – Cüce Muhammet 1970 – Anadolu Garajı 1971 – On Binlerce Kağnı 1973 – Can Parası 1974 – İçerdeki Oğul 1975 – Sınırdaki Ölü 1982 – Gece Vardiyası 1982 – Barış Çöreği 1986 – Duirsbug Treni 1992 – Bizim İnce Kızlar 1998 – Dikenli Tel

Çocuk Kitapları : Topal Arkadaş Yandım Ali 1979 – Sakarca Sarı Köpek 1984 – Barış Çöreği 1985 – Dünya Güzeli 1985 – Saka Kuşları

Şiir : Bir Uzun Yol Dostluğa Akan Şiirler

Toplum ve Eğitim Yazıları : 1960 – Efkar Tepesi 1976 – Şamaroğlanları 1974 – Kerem ile Aslı 1978 – Kale Kale 1980 – Kaplumbağalar

Mehmet Uzun kimdir?


(Siverek 1 Ocak 1953 - 10 Ekim 2007), çağdaş bir Kürt yazar ve romancıydı.


Kürt dili 1920'den 1990'a kadar Türkiye'de yasak olmasına rağmen , anadilinde yazmaya başladı. Bir yazar olarak, modern bir Kürt edebi dilinin şekillenmesinde ve Kürt hikâye anlatıcılığı geleneğinin yeniden canlandırılmasında büyük başarılar elde etti. 1977'den 2005'e kadar İsveç'te siyasi mülteci olarak sürgünde yaşadı . İskandinavya'da geçirdiği süre boyunca üretken bir yazar, bir düzine Kürtçe roman ve denemenin yazarı oldu ve bu da onu Kurmanci lehçesinde modern Kürt edebiyatının kurucu üyesi yaptı . Haziran 2005'te Türkiye'ye döndü . PEN kulübünün ve İsveçli yazarlar derneğinin bir üyesiydi .

29 Mayıs 2006'da Uzun'a mide kanseri teşhisi konduğu ortaya çıktı . Diyarbakır'da 54 yaş öldü,.

Kürtçe yedi roman yayınladı . Uzun, ilk modern Kürt romanı denemesini 1985'te Tu (Sen) yayımladı . Bundan sonra, türünün ilk örneği olan bir Kürt edebiyatı antolojisinin editörlüğünü yaptı. Kayıp Bir Aşkın Gölgesinde ( Siya Evînê ) adlı romanıyla kritik başarı geldi . Hikaye, 1920'lerde bir Kürt aydınının hem kadın aşkını hem de yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı savaşma görevini sürdürmek için verdiği başarısız mücadeleyi kurguluyor.

Romanları 1990'larda Avrupa dillerine çevrilmeye başlandı. Kitaplarından ikisi İsveççe yayınlandı : bir deneme koleksiyonu, Granatäppelblomning (Nar Çiçekleri) ve roman I skuggan av en förlorad kärlek (Kayıp Bir Aşkın Gölgesinde). Madeleine Grive işbirliğiyle, o da uluslararası bir antoloji yayınladı Världen i Sverige (İsveç'te Dünya), doğmamış yazarların metinlerinin öncü antolojisi İsveç , ama kim yaşayan ve orada yazıyoruz. O da dergisinde yayınlayan Paris Kürt Enstitüsü , Kurmanci . Torgny Segerstedt'i kazandı. Bir anlatı geleneğindeki çalışmaları için 2001 Ödülü.


Mehmed Uzun, Kürt edebiyatı alanındaki faaliyetleri nedeniyle Türkiye'de birkaç kez yargılandı. 21 Mart 1976'da bir Kürt-Türk dergisinin genel yayın yönetmeni olarak tutuklandı ve "bölücülük" le suçlanarak Ankara'nın merkez hapishanesine gönderildi. 1976 yazındaki duruşması sırasında Kürtlerin ve Kürt dilinin varlığını kanıtlamaya çalıştı . Savcının iddiası, Kürtlerin ve dillerinin hiçbir varoluş biçiminin olmadığıydı. Aksini iddia eden herkes ayrılıkçı olarak kabul edildi ve cezalandırıldı. Sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı. Serbest bırakıldıktan sonra, söz konusu derginin editörlüğü sorumluluğu nedeniyle hala iddianame tehdidi altındaydı ve bu nedenle sürgünü seçip 1977'de İsveç'e gitti. O dönemde Türkiye'de hüküm süren düzenlemeler, ülkesine dönüşü imkansız hale getirdi. .

Daha sonra 1981 yılında askeri rejimin kararıyla ve birçok Türk ve Kürt aydını gibi o da vatandaşlıktan çıkarıldı. İsveç hükümetinin verdiği hibelerin yardımıyla Stockholm'deki dil arayışına devam etti . Arapça öğrendi 16. ve 17. yüzyılların klasik Kürt şiirlerini okumak için senaryo. Daha sonra 1920'lerde Kürt sürgünler tarafından yayınlanan bir derginin ender nüshalarının peşine düştü. Bu öncülerin talihsiz maceraları, tüm kurguları gibi Kürtlerin çağlar boyunca verdiği mücadeleyi detaylandıran iki romanının bel kemiğini oluşturur . Aynı zamanda Kürtlere Avrupa'ya uçup anlaşılması güç kelimeler hakkında bilgi vermeleri için para ödeyen bir aydınlardan oluşan bir yayın kuruluna da liderlik etti .

Uzun yıllar sürgünde yaşadıktan sonra, Kürt edebiyatı hakkında bir konuşma yapmak üzere Türkiye'ye döndüğünde, altısı Kürtçe ve biri Türkçe olmak üzere yedi kitabı vardı.

Kitapları

  1. Tu (Sen), Roman, 1985.

  2. Mirina Kalekî Rind (İhtiyar Bir Adamın Ölümü), Roman, 1987.

  3. Siya Evînê (Aşkın Gölgesi), Roman, 1989. İsveççeye "I skuggan av en förlorad kärlek" olarak çevrildi, Översättning av Ingmar Björkstén, Ordfront förlag, 241 s., Stockholm, 2001, ISBN 91-7324-716-2 , Fiyat: 303 SEK

  4. Ji Rojên Evdalê Zeynikê (Evdal Zeynikê günlerinden), Roman, 1991.

  5. Destpêka Edebiyata Kurdî (Kürt Edebiyatının Başlangıcı), Araştırma, 1992.

  6. Mirina Egîdekî (Bir Kahramanın Ölümü), Şiir, 1993.

  7. Hêz û Bedewiya Pênûsê ( Kalemin Gücü ve Güzelliği), Denemeler, Nudem Yayınları, 203s., 1993.

  8. Bîra Qederê : Roman (Kader Hafızası: Bir Roman), İstanbul, Avesta Publishers, 1995, 260 s. (Nefel, İsveç, 2002, ISBN 91-89687-11-6 tarafından yeniden yayınlanmıştır ).

  9. Världen i Sverige (Anthology, İsveççe)

  10. Dinya Li Swêdê (İsveç'te Dünya), aynı antoloji, Kürtçe, Madliene Grive ile, 1995.

  11. Antolojiya Edebiyata Kurdî (Kürt Edebiyatı Antolojisi) (antoloji, 2 cilt, 1995).

  12. Ronî Mîna Evînê Tarî Mîna Mirinê (Aşk Gibi Işık, Ölüm Gibi Karanlık), Roman, Avesta Publishers, 350 s., 1998.

  13. Hawara Dîcleyê I, Roman, Nefel Publishers, İsveç, 230 s., 2003, ISBN 91-89687-13-2 .

Makaleleri

  1. Mehmed Uzun, "Fırat'ın Sularıyla Yıkanan Sözler", Uluslararası Kürt Araştırmaları Dergisi, Cilt 14, Sayı 1&2, s. 36-40, 2000.

  2. Mehmed Uzun, Sürgündeki Kürt Rönesansı , Wayback Machine'de (23 Ağustos 2004'te arşivlendi), The Journal of the International Parliament of Writers, Cilt. 1, Ocak 2001, s. 67-78.

  3. Mehmed Uzun, The Nature of Fiction, Index on Censorship Journal , cilt 4, 2001.

  4. Mehmed Uzun, Diyarbakır: Yüzdeki tokat , Uluslararası Kürt Araştırmaları Dergisi, Ocak 2003.

İsmet Okyay kimdir?

Lisans öğrenimini İstanbul Teknik Üniversitesi'nde tamamlayan Prof. İsmet Okyay, yüksek lisans eğitimini 1967-70 yılları arasında Paris Üniversitesi Şehircilik Enstitüsü'nde doktora eğitimini ise "Türkiye’de Şehirleşme Hareketlerinin İncelenmesine Metodolojik Bir Katkı" başlıklı tez çalışmasıyla, Paris Üniversitesi 1, Sorbonne'da 1970-74 yıllar arasında gerçekleştirdi. Fransa'daki eğitimi boyunca Fransız Marksist bilim insanı ve düşünürü Henri Lefebvre'in öğrencisi olan ve Lefebvre'in kuramsal yaklaşımından etkilenen Prof. Okyay, ülkeye dönüşünde İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü’nde öğretim üyeliği yaptı. 1990'lı yılların başından itibaren Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü’nde öğretim üyesi olarak çalışan Prof. Okyay, geçtiğimiz yıl rahatsızlığıyla ilgili teşhis konuluncaya kadar bu üniversitedeki öğretim üyeliği görevini ve öğrencilerine ders vermeyi sürdürdü. Profesör İsmet Okyay'ın kaleme aldığı kitapları ve sayısız makalelerine ek olarak, en değerli eseri, onun bizzat kendisinin kaleme aldığı Safranbolu Koruma Planı sayesinde bugüne ve geleceğe korunarak aktarılabilen Safranbolu kentidir. Safranbolu kentinin korunmasını sağlamak için uzun bir uğraş veren ve sayısız bürokratik engelin aşılması için çalışan Profesör Okyay, böylece Türkiye'deki en değerli kentsel koruma uygulamasının Dünya Kültür Mirası'na alınmasını da sağlamış oldu. İsmet Okyay, Nazım Hikmet Akademisi'nin kurulacağı haberini, hastalığının teşhis edilmesinin öncesinde, coşku ve sevinçle karşılamıştı. 11 Ekim 2009'da vefat etti.



Halit Refiğ kimdir?


(5 Mart 1934 İzmir, Türkiye -11 Ekim 2009, 75 yaşında)

Yaşamı 1934’te İzmir’de dünyaya geldi. Annesiyle babasının aileleri 1913'te Balkan Savaşı sonrasında Selanik'ten İstanbul'a göç etmiştir. Soyadı Kanunu çıkınca Refik dedesi ismini yumuşatarak Refiğ yapmış ve bunu ailenin soyadı olarak seçmiştir. İlk ve orta öğrenimini Şişli Terakki Lisesinde tamamladı. Robert Kolej Mühendislik Bölümünde okudu. Sinema alanında çalışma fırsatını şöyle anlatıyor: "O zamanlar Tünel (Beyoğlu) civarında Necip Erses adlı bir zatın “Ses Stüdyosu” vardı. Bu stüdyoda genelde yabancı filmlerin dublajı yapılıyordu ve çok az sayıda da bazı yerli filmlerin işleri yapılmaktaydı. Robert College'de mühendislik eğitimi görmekteyken 1952 yazında ben o stüdyoyu buldum, gittim ve dedim ki 'Ben bu stüdyoda çalışmak istiyorum ve hiçbir ücret talep etmiyorum.' Tabii ücretsiz çalışma teklifi olduğunda bu kolay kolay reddedilen bir şey değil. Beni işe aldılar. Bir yaz boyunca ben orada Türkiye'de sinemanın teknik altyapısını öğrenmeye çalıştım."[1] 1953 yazında gittiği İngiltere'de sinema ilgisine devam ederken şu kararı alır: "4 ay kaldığım İngiltere'de o zaman benim bu işe çekirdekten başlamamın tek çare olduğunu düşündüm. Eğitimden umudu kestim ve bir an önce Türkiye'ye dönüp askerliğimi yapıp doğrudan doğruya sinemada çalışma imkânı aramaya karar verdim." 2 yıllık okul bittikten sonra askerliğe başvurur, Eskişehir Polatlı'da Yedek Subay Topçu Okuluna alınır. İngilizce bilenlerden Kore'ye gitmek isteyenlerin müracaat etmeleri istenince gönüllü olur. Refiğ gönüllü olmasını "Çünkü bu bana çok merak ettiğim Doğu dünyasını görme imkânı da veriyordu." diye açıklıyor. 1954'te Kore'ye gittiğinde ateşkes imzalanmıştı. Bu sırada amatörce 8mm filmler çekti. O süreci sinemada kendini yetiştirme şansı olarak değerlendirir. Orada çektiği belge filmleri daha sonra oluşan Türk Film Arşivi'ne verir. 4 Şubat 1956'da Akis dergisinde ilk sinema yazısını yazar. Haftalık devam ettiği yazıları için Refiğ "Ukalalık seviyesi oldukça yüksek, oldukça yukarıdan atan bir ifade vardı. İlk yazılarımda, Akis'in diğer sayfalarında da büyük ölçüde olduğu gibi, imza yoktu ama ilgi uyandırmakta gecikmediler." diyor. 1956'dan yönetmenliğe başladığı 1960'a kadar haftalık Akis dergisi, aylık Sinema dergisi, Yeni Sabah gazetesi ve Akşam gazetesinde sinema yazıları yazar. Nijat Özön, Giovanni Scognamillo ile arkadaşlığı başlar. Atıf Yılmaz’ın "Yaşamak Hakkımdır" isimli filminin asistanlığını yaparak sinema alanındaki ilk çalışmasını gerçekleştirdi. 1960’ta ilk filmi olan “Yasak Aşk”ı çekti. 1963’te Şehirdeki Yabancı, 1964’te Gurbet Kuşları, Haremde Dört Kadın ve Bir Türk'e Gönül Verdim filmlerini çekti ve bu filmlerle Moskova, Yeni Delhi ve Sorrento Film Festivallerinde çeşitli ödüller kazandı. 1964 yılında Gurbet Kuşları ile Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde En İyi Yönetmen Ödülü'nü aldı. 70'li yıllarda Türk sinemasının bunalıma girmesiyle televizyon filmlerine yöneldi. 1974'te Türkiye'de ilk defa İDGSA Film Arşivi tarafından başlatılan eğitim çalışmalarına katıldı ve Sinema Kursları'nda öğretmen olarak görev aldı. 1975'ten itibaren İDGSA Sinema-TV Enstitüsünde (sonradan Mimar Sinan Üniversitesi Sinema-TV Bölümü) öğretim görevlisi olarak çalışmaya başladı. 1975'te TRT Kurumu adına çektiği "Aşk-ı Memnu" ile TV dizilerine öncü oldu ve dikkatleri üzerine çekti. TRT'de danışman kurulunda görev aldı. TRT Kurumu adına 1981 yılında gerçekleştirdiği, Kemal Tahir'in aynı adlı romanından uyarladığı "Yorgun Savaşçı" adlı TV dizisinin yakıldığı ilan edildi. 1993'te HBB özel TV kanalı için Tunca Yönder, Kemal Tahir'in romanı Yorgun Savaşçı'yı yeniden dizi olarak çekince, TRT de rekabete kapıldı. Negatifleri yakılmadan önce videoya aktarılmış bir kopyası arşivden çıkarılarak Halit Refiğ'in çektiği dizi yayına sokuldu. Halit Refiğ şöyle anlatmış: "Yorgun Savaşçı gibi bir olay... ortaya çıkması beş sene sürüyor: 1978-1983. Yapılmasına karar verilen tarih 14 Ekim 1978. Tamamlanıp kuruma teslim edilişi Nisan 1983. Evet. Ve yakıldığı hikâyesi on yıl konuşuluyor. 83'ten 93'e kadar. 93'te de iki tane Yorgun Savaşçı birden gösteriliyor. Birisi HBB televizyonunda yeniden yapılanı. Diğeri de aynı gün aynı saatte TRT'de. Nev'i şahsına münhasır bir olay." 1976'da ABD'de Wisconsin Üniversitesinde, 1984 yılında Ohio Denison Üniversitesinde eğitim çalışmalarına katıldı. Öğrencileri ile birlikte "The Intercessors", "In the Wilderness" adlı filmleri gerçekleştirdi. Olgunluk döneminde daha çok düşünsel yanı ağır basan ürünler verdi. "Teyzem", "Hanım", Karılar Koğuşu, "İki Yabancı", "Köpekler Adası" gibi filmleriyle yurt içinde ve dışında birçok ödül kazandı. Yurt dışındaki festivallerde filmleri için özel bölümler ayrıldı, çeşitli konferans, seminer vb. toplantılara konuşmacı olarak katıldı. Yaşamı ve eserleri Ahmet Toklu'nun Bir Yorgun Savaşçı Halit Refiğ kitabına konu olmuştur. Ayrıca, hayatı ve filmleri üzerine detaylı söyleşilerin yer aldığı Düşlerden Düşüncelere adlı bir kitap vardır (İbrahim Türk, Kabalcı Yayınları, 2001). Refiğ 2008'de katıldığı "Yeşilçam'a Yeniden Bakmak" panelinde, son çektiği filmin, Nebil Özgentürk'ün "Türkiye'nin Hatıra Defteri" adlı belgesel dizisinin 2. bölümü için, Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun eserinden hareketle çektiği 8,5 dakikalık "Zoraki Diplomat" adlı kısa film olduğunu belirtmişti. Safra kanalında tümör tedavisi gördüğü hastanede 11 Ekim 2009'da 75 yaşında İstanbul'da öldü. İstanbul Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedildi. Ulusal Sinema kavgası Halit Refiğ 1965 sonrası "Ulusal Sinema" teorisini oluşturmaya çalışan, bu konuda örnek filmler yapan bir sinemacıdır. Arkadaşları Metin Erksan, Lütfi Akad, Duygu Sağıroğlu, Sami Şekeroğlu bu teori üzerine yazılar yazmış, tartışmalara katılmışlardır. O yıllarda tartışma daha çok Onat Kutlar'ın başında bulunduğu Sinematek ile olmuştur. Refiğ 1968 tarihli Ulusal Sinema dergisinde tartışmaya şöyle değinmiş: "'Türkiye'de bugüne kadar hiç film yapılmadı' demek iyi film yapmak için yeterli bir dayanak değildir. İnkârcılık iyi sanatın değil beceriksiz blöfçülüğün bir yoludur. Türkiye'de sinema üzerine düşünme sevdasında kişiler, bazı şeyleri yeniden keşfetmek, daha önce söylenenleri gereksiz tekrarlamak istemiyorlarsa bu alanda yaşadıkları ana kadar neler yapıldığını, nerelere varıldığını bilmek zorundadırlar. Türkiye'de sinema sanatını bugüne kadar en ileri götüren kişilerden biri Lütfi Akad, öbürü de Metin Erksan'dır. Ulusal Türk Sineması ancak onların ve belli başlı öbür sinemacıların eserlerinin tam bir araştırılması ve değerlendirilmesi yapılarak geliştirilebilir. Yoksa, Amerika'daki ustalar ne yaptı, Avrupa'daki gençler ne etti diyerek "bayıldım, bittim" hayranlık kasideleri döktürmekle hiçbir iş görülmez. Bu teori üstüne hazırladığı kitap 1971 ve 2009'da yayımlanmıştır. Aldığı ödüller

  • 1964, 1. Antalya Altın Portakal Film Festivali, En İyi Film Ödülü, Gurbet Kuşları

  • 1964, 1. Antalya Altın Portakal Film Festivali, En İyi Yönetmen Ödülü, Gurbet Kuşları

  • 1985, Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülleri, Başarı Ödülü, Alev Alev

  • 1989, 26. Antalya Altın Portakal Film Festivali, En İyi Yönetmen, Hanım

  • 1990, 27. Antalya Altın Portakal Film Festivali, En İyi Yönetmen, Karılar Koğuşu

  • 2000, 19. Uluslararası İstanbul Film Festivali, Onur Ödülü

Filmografi Filmleri - Yönetmen

  • Yasak Aşk, 1961

  • Seviştiğimiz Günler, 1962

  • Gençlik Hülyaları, 1962

  • Şehirdeki Yabancı, 1963

  • Şafak Bekçileri, 1963

  • Gurbet Kuşları, 1964

  • İstanbul'un Kızları, 1964

  • Şehrazat, 1964

  • Evcilik Oyunu, 1964

  • Haremde Dört Kadın, 1965

  • Kırık Hayatlar, 1965

  • Güneşe Giden Yol, 1965

  • Canım Sana Feda, 1965

  • 3 Korkusuz Arkadaş, 1966

  • Erkek Ve Dişi, 1966

  • Karakolda Ayna Var, 1966

  • Kız Kolunda Damga Var, 1967

  • Sıladan Mektup, 1968, Belgesel

  • Bir Türk'e Gönül Verdim, 1969

  • Yaşamak Ne Güzel Şey, 1970

  • Adsız Cengaver ve Sultan Gelin, 1970

  • Sevmek Ve Ölmek Zamanı, 1971

  • Ali Cengiz Oyunu, 1971

  • Çöl Kartalı, 1972

  • Aşk Fırtınası, 1972

  • Fatma Bacı, 1972

  • Acı Zafer, 1972

  • Kızın Var Mı Derdin Var, 1973

  • Yedi Evlat İki Damat, 1973

  • Vurun Kahpeye, 1973

  • Sultan Gelin, 1973

  • Aşk-ı Memnu (dizi, 1975), 6 bölüm

  • The Intercessors (Arabulucular), 1977, Orta metrajlı film

  • Sedad Hakkı Eldem ve Ulusal Mimarlık, 1977, Belgesel

  • Robert College/Old and New, 1978, Belgesel

  • Yaşam Kavgası, 1978

  • Cemal Reşit Rey 75 Yaşında, 1979, Belgesel

  • Şişli Terahhi 100. Yıl, 1979, Belgesel

  • Atatürk ve Sanat, 1982, Belgesel

  • O Kadın, 1982

  • Leyla İle Mecnun, 1982

  • İhtiras Fırtınası, 1983

  • Beyaz Ölüm, 1983

  • Yorgun Savaşçı, 1983, TV dizisi, 8 bölüm

  • In The Wilderness, 1984, Orta metrajlı film

  • Alev Alev, 1984

  • Son Darbe (2), 1985

  • Ölüm Yolu, 1985

  • Paramparça, 1985

  • Kıskıvrak, 1986

  • Teyzem, 1986

  • Yarın Ağlayacağım, 1986

  • Kızımın Kanı, 1987

  • Kurtar Beni, 1987

  • Kızım ve Ben, 1988

  • Hanım, 1989

  • Karılar Koğuşu, 1990

  • İki Yabancı, 1991

  • Zirvedekiler, 1994, TV dizisi, 18 bölüm

  • Sarah ile Musa, 1996, TV dizisi, 5 bölüm

  • Köpekler Adası, 1996

  • Midasın Düşü, 1997, TV filmi

  • Affet Bizi Hocam, 1998, TV dizisi, 16 bölüm

  • Gelinlik Kız, 2000, TV filmi

  • Zoraki Diplomat, 2007, Kısa film

Filmleri - Yapımcı

  • İstanbul'un Kızları, 1964

  • Canım Sana Feda, 1965

  • İki Yabancı, 1991

Filmleri - Senaryo

  • Yaşamak Hakkımdır, 1958 (Atıf Yılmaz ile)

  • Ala Geyik, 1959 (Yılmaz Güney, Atıf Yılmaz ile) (Eser: Yaşar Kemal)

  • Karacaoğlan'ın Kara Sevdası, 1959 (Yılmaz Güney, Atıf Yılmaz, Yaşar Kemal ile)

  • Mahallenin Sevgilisi, 1960 (Öykü: Bülent Oran)

  • Suçlu, 1960 (Atıf Yılmaz ile) (Eser: Orhan Kemal)

  • Ölüm Peşimizde, 1960 (Ertem Göreç, Bülent Oran ile)

  • Kırık Çanaklar, 1960 (Lale Oraloğlu, Bülent Oran ile) (Eser: Edmund Morris)

  • Yasak Aşk, 1961

  • Güneş Doğmasın, 1961 (Orhan Elmas ile) (Eser: Graham Greene)

  • Avare Mustafa, 1961 (Lütfi Akad, Memduh Ün ile) (Eser: Orhan Kemal)

  • Seviştiğimiz Günler, 1962 (Öykü: Orhan Elmas)

  • Şehirdeki Yabancı, 1962 (Öykü: Halit Refiğ) (Senaryo: Vedat Türkali)

  • Şafak Bekçileri, 1963

  • Gurbet Kuşları, 1964 (Tiyatro Oyunu: Ocak, Turgut Özakman)

  • İstanbul'un Kızları, 1964

  • Şehrazat, 1964

  • Evcilik Oyunu, 1964 (Bülent Oran ile)

  • Haremde Dört Kadın, 1965 (Kemal Tahir ile)

  • Kırık Hayatlar, 1965 (Eser: Halit Ziya Uşaklıgil)

  • Güneşe Giden Yol, 1965 (Monte Kristo, Aleksander Dumas)

  • Canım Sana Feda, 1965 (Safa Önal ile)

  • Üç Korkusuz Arkadaş, 1966 (Üç Silahşorlar, Aleksander Dumas)

  • Erkek ve Dişi, 1966 (Bülent Oran ile) (Eser: Carmen, Prosper Merime)

  • Karakolda Ayna Var, 1966

  • Kız Kolunda Damga Var, 1967

  • Yasak Sokaklar, 1965 (Bülent Oran, Feyzi Tuna ile)

  • Aslan Pençesi, 1966 (Öykü: Halit Refiğ) (Senaryo: Bülent Oran, Memduh Ün)

  • Can Yoldaşları, 1966 (Memduh Yükman ile)

  • Kanlı Hayat, 1967

  • Yaprak Dökümü, 1967 (Orhan Kemal ve Memduh Ün ile) (Eser: Reşat Nuri Güntekin)

  • Son Gece, 1967 (Memduh Ün ile) (Eser: Esat Mahmut Karakurt)

  • Aslan Yürekli Kabadayı, 1967 (Bülent Oran, Memduh Ün ile) (Eser: Mickey Spillane)

  • Bir Türke Gönül Verdim, 1969

  • Yaşamak Ne Güzel Şey, 1970

  • Adsız Cengaver, 1970

  • Ali Cengiz Oyunu, 1971

  • Çöl Kartalı, 1972 (Bülent Oran ile)

  • Fatma Bacı, 1972

  • Acı Zafer, 1972 (Şevki Tosunoğlu ile)

  • Kızın Var Mı Derdin Var, 1973 (Safa Önal ile) (Filmden uyarlama: Father of the Bride, Vincente Minelli)

  • Vurun Kahpeye, 1973, (Orhan Aksoy ile) (Eser: Halide Edip Adıvar)

  • Aşk-ı Memnu, 1975 (Eser: Halit Ziya Uşaklıgil)

  • The Intercessors (Arabulucular), 1977 (Öykü: August Derleth)

  • Sedad Hakkı Eldem ve Ulusal Mimarlık, 1977, Belgesel

  • Robert College/Old and New, 1978, Belgesel

  • Yaşam Kavgası, 1978 (Nezihe Araz ile)

  • Cemal Reşit Rey 75 Yaşında, 1979, Belgesel

  • Şişli Terahhi 100. Yıl, 1979, Belgesel

  • Atatürk ve Sanat, 1982, Belgesel

  • İhtiras Fırtınası, 1983

  • Beyaz Ölüm, 1983 (Türker İnanoğlu ve Erdoğan Tünaş ile)

  • Yorgun Savaşçı, 1983 (Eser: Kemal Tahir)

  • Gülsüm Ana, 1982 (Öykü: Halit Refiğ) (Senaryo: Tanju Gürsu, Safa Önal)

  • In The Wilderness, 1984 (Elliott Stout ile)

  • Son Darbe, 1985

  • Yarın Ağlayacagım, 1986 (İlhan Engin ile)

  • Kurtar Beni, 1987 (Mustafa Kutlu ile)

  • Arkadaşım Şeytan, 1988 (Atıf Yılmaz, Halit Refiğ ve Ayşe Şasa'nın katkılarıyla Senaryo: Ümit Ünal)

  • Hanım, 1989 (Nezihe Araz ile)

  • Karılar Koğuşu, 1990 (Eser: Kemal Tahir)

  • İki Yabancı, 1991

  • Köpekler Adası, 1996

  • Midas'ın Düşü, 1997 (Öykü: Nazlı Eray)

  • Gelinlik Kız, 2000 (Öykü: Selim İleri)

Filmleri - Yönetmen yardımcısı

  • Alageyik, 1958

  • Karacaoğlan'ın Kara Sevdası, 1959

  • Şoför Nebahat, 1960

  • Mahallenin Sevgilisi, 1960

  • Kırık Çanaklar, 1960

Filmleri - Danışman

  • Yorgun Savaşçı, 1993 (TV dizisi) (Yönetmen: Tunca Yönder)

Kitapları

  • Gazi ile Latife11 Haziran 2020 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. 1993

  • Aşk ve Ölüm Senaryoları11 Haziran 2020 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. 2006

  • Doğruyu Aradım Güzeli Sevdim11 Haziran 2020 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. 2009

  • Puşkin Erzurum'da11 Haziran 2020 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. 2009

  • Şeytan Aldatması11 Haziran 2020 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. 2009

  • Ulusal Sinema Kavgası11 Haziran 2020 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. 2009

  • Koca Sinan11 Haziran 2020 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. 2009

  • Kemal Tahir'le Birlikte11 Haziran 2020 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. 2015

Yaman Tüzcet kimdir?



Oyuncu ve yönetmen, senaryo ve oyun yazarı, seslendirme sanatçısı (D. Ocak 1942, İstanbul – Ö. 11 Ekim 2018, Avustralya). Eğitim Durumu İstanbul Belediyesi Konservatuarı Tiyatro Bölümü mezunu. Tiyatro oyunculuğu yanı sıra 15 kadar film ve dizide rol aldı, ayrıca seslendirmeler yaptı.

Ayrıca, Bir Aktörün Serüvenleri, Toplu Oyunları adlı iki kitabı yayımlanmıştır.

Yaman Tüzcet, uzun süredir yaşadığı Avustralya'da 11 Ekim 2018’de hayatını kaybetti.

Yaman Tüzcet'in ölümünü eşi Günnur Tüzcet, 'Ben Günnur Tüzcet, üzülerek bildirmek isterim ki Sevgili esim Yaman Tüzcet bugün aramızdan ayrıldı. Onu İstanbul'a getiriyorum. İstediği gibi evim dediği Muhsin Ertuğrul sahnesinde tören yapılması için" diyerek duyurdu.

Oyuncular Sendikası da Twitter hesabında "Usta oyuncu Yaman Tüzcet’i kaybettik, çok üzgünüz. Başımız sağolsun" derken, çok sayıda sanatçı dostu da sosyal medyada ölümünden duydukları üzüntüyü paylaştı. Tiyatro oyuncusu Enis Fosforoğlu da "Dost, adam, sanatçı Yaman Tüzcet'i yitirdik... Avustralya'da yaşıyordu. Yavaş yavaş güzel insanları bitirdik!" diye yazdı.

Cenaze Töreni

11 Ekim 2018 günü kaybeden tiyatro dünyasının ünlü yönetmeni, oyuncusu ve oyun yazarı Yaman Tüzcet, 19 Ekim 2018 günü son yolculuğuna uğurlandı.

Avustralya’da tedavi gördüğü hastanede 76 yaşında hayatını kaybeden Tüzcet’in cenaze töreni Levent’teki Afet Yolal Camii’nde öğle namazının ardından düzenlendi.

Cenazede Tüzcet’in eşi Günnur Tüzcet taziyeleri kabul etti. Cenazeye sanatçılar Müjdat Gezen, Mustafa Alabora, Ferdi Akanur, Mendere Samancılar, Tüzcet’in yakınları, sanatçılar ve sevenleri katıldı.


“İsmini Yaşatmak İçin Elimden Geleni Yapacağım"


Tüzcet’in eşin Günnur Tüzcet, cenaze namazı dünyada gördüğüm en özel insanlardan biri, müthiş üretken bir insan, sürekli bir şeyler yapan birisi. Son günlerinde bile kitabını bitirme hevesiyle hastanede notlar almaya çalışıyordu. Çoğunu bitirdi, inşallah kalanı da ben bitireceğim. Seneye de kitap haline getireceğim. İsmini yaşatmak için elimden geleni yapacağım. Bana miras. Burada rahatsızlandı, bir sırt ağrısı vardı. Doktora gitti. Teşhis koyamamışlar. Fizyoterapiye göndermişler. O da ikna olmadı. Sidney’de ben götürdüm doktora, orada teşhis koydular" dedi.

Kapatby ReklamStore


Biz de Sıramızı Bekliyoruz"


Sanatçı Müjdat Gezen ise, Savaş Dinçer, ben Yaman hiç ayrılmazdık. Savaş gitti, arkadan Yaman gitti. Biz de sıramızı bekliyoruz. Hayat böyle bir şey. Söylenecek fazla bir şey yok, çok sevmiştim onu, nur içinde yatsın" diye konuştu. Tüzcet, Kozlu’daki aile mezarlığına defnedildi.


Senaryosunu Yazdığı Film:


Nokta İle Virgül Paldır Küldür (1979)


Rol Aldığı Diziler:


Geniş Aile (Eşber Amca, 2009-2011)

Kurtlar Vadisi Pusu (Albay Rasim, 2012)

Hürrem Sultan (2003)

Delikanlı (2000)

Geçmiş Bahar Mimozaları (1989)


Rol Aldığı Filmler:


Berlin Kaplanı (Nurettin'in Adamı, 2012)

Martılar Açken (Hamza, 2002)

Arabian Nights (Elderly Mourner, TV Filmi 2000)

Abuzer Kadayıf (2000)

Artist Seyfettin (Üçkağıtçı-Yönetmen, TV Filmi 1997)

Karartma Geceleri (1990)

Yağmur Başladı (Yaman, 1989)

Sosyete Şaban (Dans Öğretmeni, 1985)

Gırgıriyede Büyük Seçim (Tayfur’un Adamı, 1984)

Hababam Taburu (Olmaz Nuri, 1975)


KAYNAKÇA: Usta oyuncu Yaman Tüzcet hayatını kaybetti (hürriyet.com.tr, 11.10.2018), Yaman Tüzcet (sinematurk.com, 11.10.2018), Yaman Tüzcet (diziler.com, 11.10.2018), Yaman Tüzcet (beyazperde.com, 11.10.2018).


Mustafa Pamukoğlu Kimdir?



1956 yılı Diyarbakır Ergani doğumlu olan Mustafa Pamukoğlu ilk, orta ve lise eğitimini Diyarbakır’da tamamladı. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinden (Mülkiye) 1978 yılında mezun oldu. 1978 yılında Maliye Teftiş Kuruluna girdi. Maliye Müfettişliğinin ardından 1986 yılında özel sektöre geçti.5 yıl büyük bir inşaat organizasyonunu yönetti. 1994-96 arasında Amerika’da Atlanta’da hem iş hem de eğitim amaçlı bulundu. 1996 yılından 2001 yılına kadar rahmetli Adnan Başer Kafaoğlu ile 2001’den itibaren tek olarak yeminli mali müşavirlik yaptı. Yeminli mali müşavir ve bağımsız denetçi olarak da görev yapan Mustafa Pamukoğlu, 2002-2014 arası Cumhuriyet gazetesinde haftalık ekonomi köşe yazıları yazdı. 2014 tarihinden Aydınlık gazetesinde ve çeşitli dergilerde söyleşi ve köşe yazıları yazan Pamukoğlu, ayrıca müziğe karşı da ilgiliydi, ud ve cümbüş çalıyor ve beste çalışmaları yapıyordu. Mustafa Pamukoğlu evli ve iki erkek çocuk babasıydı.



49 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör