• HaberciGazete

İmamoğlu'ndan Soylu'ya: 'Gırgır yapacak zaman değil'



İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, bu sabah katıldığı FOX TV Çalar Saat programında, 'MOBESE kameralarının görüntülerinin servis edilmesi' sorusuna İçişleri Bakanı Soylu'nun "dedikodu" sözüne yanıt verdi: "Gırgır yapacak zaman değil. MOBESE'yi sızdıranı bulmak devletin namus borcudur." İmamoğlu, MOBESE kameralarının görüntülerinin kişisel haklar dikkate alınmadan "servis edilmesi"nin araştırılması için savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu da açıkladı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun, yemek tartışmalarının ardından MOBESE görüntüleri için savcılığa başvurduğu, MOBESE görüntülerini servis edenler ve 2 gazetenin muhabirinden şikâyetçi olduğu açıklandı.




İmamoğlu, Bakanların İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik tavrını eleştirerek "Bizimle yan yana gelmeye korkuyorlar" da dedi.

İmamoğlu, FOX TV'de İsmail Küçükkaya'nın sunduğu Çalar Saat programında, İstanbul'da 24 Ocak Pazartesi günü yaşanan yoğun kar yağışı, çalışmalar ve İBB'ye yönelik eleştirilere ilişkin açıklamalarda bulundu. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu'nun İBB'ye yönelik açıklamalarını eleştiren İmamoğlu, "Sayın Bakan, siz-biz söyleminin esiri olanlardan" diye konuştu.



Kar yağışının yaşandığı gece Sarıyer'de bir balıkçı restoranında yemek yerken çekilen görüntüleriyle ilgili de konuşan İmamoğlu, "Yemeği iptal etmeyi düşündüm, ancak büyükelçinin geldiğini öğrenince gittim" ifadelerini kullandı.

İmamoğlu'nun MOBESE tepkisine Soylu'dan tek cümlelik yanıt

SOYLU'YA TAEPKİ: SEN MOBESE İÇİN Mİ İSTANBUL'A GELDİN?

Restorana giriş görüntülerinin yasa dışı servis edilmesinin ardından savcılığa da başvurduğunu hatırlatan İmamoğlu, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'ya seslendi: Sayın Bakan, sen MOBESE görüntüleri için mi İstanbul'a geldin?" Soylu'nun balıkçıdaki görüntülere ilişkin, "Dedikodu değil, iyiliğin zamanı" ifadelerini eleştiren İmamoğlu, "Ne diyorsun sen Allah aşkına ya?" diye konuştu.



ERDOĞAN'IN AKOM AÇIKLAMALARINA YANIT

Küçükkaya, Erdoğan'ın İran doğalgazı borç nedeniyle mi kesti sorusuna, "Biz İBB değiliz, bizim İran'a borcumuz söz konusu değil" yanıtını vermesini Ekrem İmamoğlu'na sordu. İmamoğlu, gülerek yanıt verdi: "Sayın Cumhurbaşkanı siz de İstanbul Büyükşehir Belediyesisiniz, İBB de sizin. İran'la Türkiye münasebetinin İBB'yle ilişkisi ne?"

İmamoğlu, AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Kar kış kıyamet olacak Tayyip Erdoğan gidip yatacak? Yok öyle bir şey. Biz karargahımızı kurar, AKOM'dan izlerdik. Cumhurbaşkanı CHP'li belediyeleri engelliyor iddiası koskoca bir yalandır" sözlerine ise şöyle yanıt verdi: "Sayın Cumhurbaşkanı, İBB Başkanı iken AKOM yoktu. Sayın Gürtuna döneminde AKOM kuruldu. AKOM'un olmadığını hatırlatayım yanlış bir ifade var. Biz mazeret üretmiyoruz. Engellemeleri, sorunları ifade ediyoruz ama gümbür gümbür de iş yapıyoruz."



İmamoğlu'nun açıklamalarından satır başları şöyle:

"Bakan bey o da ne yazık ki bazı söylemlerin esiri olmuş 'bizi-sizi' sevenlerden sayın bakan, çok seviyor onu. İstanbul'dan dertlenmekten bahsediyor bana bunu en son anlatacak insanlardan biridir. Ne yapalım onlar da siyasetin esiri.

İstanbullu büyük oranda evine erişmiştir, öncekinden daha az sorun yaşandı. Hatamız olmaz olur mu? İnsanların hatası olur, eksiği olur. Sabah kalkıyorlar İmamoğlu, akşam İmamoğlu.

BALIKÇI RESTORANINDAKİ GÖRÜNTÜLERİ

İBB başkanı olmak bir kere dünyanın ilgisini çeker. İstanbul demek zaten Türkiye demek. Hatta siyasi espriyi burada dile getirelim. Az önce birçok beyanatını dinlediğimiz cumhurbaşkanımızın da bir beyanatı var 'İstanbul'u kaybeden Türkiye'yi kaybeder.' İstanbul tarihinde bu kadar yabancı ülke misyon şefleriyle bu kadar kısa sürede görüşme yapmış başka başkan yoktur diye düşünüyorum. Görüşmediğimiz dünya ülkesi kalmadı. Böyle bir ortamda İngiltere Türkiye'nin en yoğun ticari ilişkileri olan ülkelerin başında geliyor. İngiltere büyükelçisi bizim makamımızda ziyarete geldi. Aralık başında. Orada böyle bir hafif de bir iyi ilişki teması üzerinden böyle bir görüşmeyi o gün konuştuk. Şöyle konusu geçti bir yemek yiyelim. İstanbul'da hatta balıkçıyı bile belirleyerek, bir Karadeniz vesaire üzerinden balıkçıyı bile belirleyerek böyle bir yemek konuştuk. Ve 25 gün öncesinden restoranda rezervasyon yapıldı. Ve biz rezervasyon yaptığımız restoranlara gidenler bilir camları açıktır, en açık yerinde , bunun girildiği yoktur ki. Kaldı ki yan masamızda oturan bir aile var.

'YEMEĞİ ERTELEMEK AKLIMDAN GEÇTİ AMA İNSAN, DÜŞÜNDÜM'

Çirkin olan şey oradan bir fotoğraf çekilmesi. Oradaki bir vatandaş çekmiş, siyasi girintileriyle ilgili başka detaylar da var şimdi o konuya girmeyeceğim. İşlerimizi AKOM'da yola koyduktan sonra gidişi normal karşıladım. 8 civarı yemekten kalktık yolda karın daha da yoğunlaştığını gördük eşimle AKOM'a geçtik. Bizim trafiğimiz bu yani burada bunu bir kusur yerine koymak... Ha şu tartışıldı, bir fotoğraf çekildi, işin içerisinde başka kumpaslar var ama bu konuya girmiyorum. Siyasi tarafına da girmiyorum. Bir siyasetle ilintisi olan kişi tarafından çekilmesi, kime gönderildiği her detayı biliyorum. Ya ben umursamadım. İkincisi sayın büyükelçisi masada. Bir de karın arasına bu açıklamayı yapacağım! Ben AKOM'dan ayrılıp geçtim zaten yemeğe. Yemeği ertelemek aklımdan geçti ama çok insani düşündüm. Öyle zor durumdasınız ki, hatta biz bizden erken geldiği haberini aldık.

MOBESE GÖRÜNTÜLERİ

Ben eşimle bir temsiliyet yemeğine gidiyorum. Bugün de başka yerlere gideceğim bir sürü işim var. Güvencemiz devletimiz. Ne diyorsun sen Allah aşkına ya? 'Dedikoduyu bırak iyiliğin zamanı...' Çok ciddi ve hayati bir meseledir. Birileri fotoğrafımızı masanın altından çekmiş falan bunların hiçbir önemi yok. Bu benim memleketimin, şahsımın, ailemin herkesin güvenliği meselesidir. İçişleri Bakanı "İyiliğin zamanı..." Gırgır yapacak zamanı değil. Bu tarzı bu ülkede çok ağır şeylere sebep oluyor. 55 gün önce 557 terörist dedin, 20 gün önce ben valiliğe dilekçe yazdım. Yollayın bana gereğini yapayım diyorum. Her dediği lafın altı boş çıkıyor. İşin gücün başka. MOBESE görüntüleriyle ilgili kendi şahsi başvurumu yaptım, kurumsal başvurumu yaptım. İstanbul Başsavcılığı'nı da göreve davet ediyorum.

Ben bu olayı yaşadığım akşam valimizi aradım. Kendisine mesaj attım bunu dilekçe kabul edebilirsiniz dedim. Valiye mesajımı attım. Söz uçar yazı kalır. Yetinmedim ertesi gün bir daha attım. Sayın Bakan sen MOBESE kamerası için mi İstanbul'a geldin? İstanbul'a gelip MOBESE'de kestirilen kayıt ve bu süreci yönetmek için mi İstanbul'a geldin? Bu nasıl bir İmamoğlu korkusu, bu nasıl İstanbul sevdası?"



56 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör