• HaberciGazete

Kadir İncesu KIYI'ya yazdı: Alın terine basmamak



Yitik Umutların Gece Bekçisi Alâettin Bahçekapılı

Alın terine basmamak

Kadir İNCESU

Başarmak için kararlı olmak, kararlılık için özgüvenli olmak, özgüven kazanabilmek için bilinçli olmak, bilinçli olmak için cesaret, cesaret için azimli olmak gerekir… sonrası yine başa dönüyorsa da, tıpkı bir sarmal yay gibi yükseldiği için “bastığın yer bu yer değil, tanı”…

Böyle bir giriş yazınca, durup bakınmak gerekiyor… Masamın üzerinde dört -kocaman- cilt kitap, bir yaşam öyküsü… Bakınmakla yetinmeyip sayfalarını karıştırmak da gerek besbelli. Öyle sıradan bir yaşam öyküsü değil, yoğun bir yakın dönem Türkiye tarihi de aynı zamanda. Sözü edilen konu ve olayların ayrıntıları da yer aldığı için belleğinizin köşelerinde kalakalmışları da anımsatıyor. Bu da, bir anlamda sözlü tarih çalışması özelliğini kazandırıyor kitaplara.

Siyasal, ekonomik, kültürel, toplumsal gelişimin yönü ve hedefi, tarihe bakarak saptanabilir. Her ne kadar sosyolojik olayların tekrarı ve telafisi yoksa da geçmişin ışığıyla geleceği aydınlatmak mümkündür. Buna da bağlı olarak anlatılan her şey senin de hikâyendir aslında, değerli okuyucu.

Bizim ülkemizde çok şey değişiyor koşullar gereği… Biri kalkıyor darbe yapıyor (gerçeği, sahtesi, öncülü, postu ile), biri kalkıyor enflasyonu savunuyor, açlık ve yoksulluğun kol gezmesine karşın, biri ne hukuk dinliyor ne yasa, aklına estiğince sürdürüyor iktidarını… Hepsi de kendi açılarından haklılıklarını anlatıyor konuştuklarında… Sözlü tarih çalışmaları -burada, nehir söyleşi- bize tarihin arka sayfalarında kalanları da gösterdiği için yakın gelecek için işaret ve umut da veriyor.



Kurtuluşumuzun Romanı…

Çalışkan, çalışkan olduğu kadar da verimli ve başarılı olunca (Alâettin Bahçekapılı’dan söz ediyorum) insan, nereden başlamalı, nereyi anlatmalı bilemiyor. Birinci cildin (çocukluk ve öğrencilik dönemleri gerçek bir yol gösterici, gerçek bir rehber, hele de günümüzde sadece ekran üzerinden hayata bağlanan gençler için) içinde, benim de ilgimi çeken konulardan biri Kurtuluşumuzun Romanı… Kurtuluş Savaşı ile başlayan, ardından devrimlerle süren bir tarihi süreci anlatan radyo programı…


Kitaptan birebir aktarmaktansa, -siz okuyun keyfine varın diye- sadece yola çıkış öyküsünü anlatayım: Radyolarda, televizyonlarda, sinema filmlerinde, belgesellerde, roman ve öykülerle tiyatro oyunlarında farklı ülkelerin kurtuluş mücadeleleri anlatılır. Bizimse, üzgünüm, büyük çoğunlukla kulaktan dolma bilgilerle, önemsizmişçesine hatırlatılır. Bir yandan “mazlum ülkelerin rehberi” olduğu iddia edilir, bir yandan da yasaklanması için engeller getirilir önüne. “Toplumumuzun kaderinde büyük rol oynayan, ona yeni bir yön veren Kurtuluş Savaşımızın…” ancak ve sadece 40 kadar kitapta anlatılması en büyük göstergesi… Sıvar kollarını Bahçekapılı, başlar çalışmaya… Dolu dolu 26 program çıkar TRT’nin radyo antenlerine… Resmi adı denetim, bana göre açık, apaçık sansür kurulu engellemeye kalkar. Yaşayan yazarların kitaplarından söz edilmesine izin verilmez. Ayrıntıları kitapta yer alıyor.


Zurnanın zırt dediği yerde…

Program biter, ama yankıları sürer. Öyle ki, birileri o programı alıp küçük eklemelerle önce bir dergiye ek, sonra da kitap haline getirip yayımlatır. Adını vermez Bahçekapılı, ta ki Dinamo panelinde Öner Yağcı konuyu açıncaya değin… Onca emeğin, onca çabanın üzerine yatar bir balaban ama iflah olmaz, sonrasında ne adı hatırlanır ne esamisi okunur. Bahçekapılı’nın yazın dünyasına istemeden armağan ettiği son değer de değildir… Kitapta örnekleri var.


Birbiri ardına çoğalıyor…

“İnsan aç kalmayagörsün, inançlarını bile yer” diyordu Sermet Çağan (tiyatro sarsın doğanın kucağında da), “Ayak Bacak Fabrikası” oyununda. Gelin, o sözü, “insan Alâettin Bahçekapılı olmayagörsün, üretir de üretir” diye değiştirelim. Televizyon yönetmeni, sanat eleştirmeni Korkut Akın’ın beş yıla yayılan nehir söyleşi görüşmeleri, 1400 sayfaya -o da nice kavgalar neticesinde- ancak sığınca, anlatılması için sıra bekleyenler ister istemez kalıyor. Okurun gözü aydın, her bir sayfası hem rahat hem de göndermeleriyle sadece anı olarak değil, sosyolojik, tarihsel, kültürel bir panorama olarak okunuyor.

“Çevre Kurtuluş Savaşı” ve “Karadeniz Yarına da Kalsın” kitapları, o zamanlar dudak bükülen ve deyim yerindeyse “devrimden sonra çözümlenecekler” arasına giren, ama bugün, yaşanabilir bir dünya için acil çözüm gerektiren konular. Müsilaj belasını hep birlikte yaşadık. Sadece denizlerimizin değil, doğanın yaşaması gerektiğini dile getiren ilk kişilerden biri Alâettin Bahçekapılı. Sahi, bugün, aradan geçen onca yıl sonra bile, Bakanlık yetkilileri okusalar bu iki önemli yapıtı, hızla ve kesin çözüm için adım atılmış olur.



Alnımdan akan ter…

Başlığı oluşturan cümle Alâettin Bahçekapılı’nın, çocukluğunda gizli. Teyzesinin kızının yanıtı da aşağı kalır değil: “Kitap gibi konişiysun Alayettin!” Okumak gerek… ince mesajlar var her bir anının altında. Hoş, onca yüklü olmasa anımsanır mı?

Biz de alından akan tere basmamak için, Alâettin Bahçekapılı’nın “yazıları, söyleşileri, hakkında”yı derleyen Firdes Eren’in, “Yitik Umutların Gece Bekçisi Alâettin Bahçekapılı”nın dördüncü cildine değinmeden bitirmeyelim yazımızı…



İyi bir arşivci Alâettin Bahçekapılı. Zor bir şey iyi bir arşiv yapmak, düzenli tutmak ve içindekileri unutmamak; hele de hemen her konuda söyleyecek sözü olan ve hemen hepsini de belgeleyen biri için. İşte, en tam da o nedenle -Korkut Akın’ın sabrı kadar (Nâzım Hikmet’in Karadenizliler için söylediği Bahçekapılı için de geçerli: “konuşmayı şehvetle seven insanlardı”)- Firdes Eren’in titiz ve eksiksiz derlemesi bir başvuru kitabı… Onca yıl, -sahi, unutmadan yinelemeli, üst başlığı: “Gazeteciliğinin-Yazarlığının 50. Yılında”- onca emekle üretilenler üzerine çok insan söyleşi yapmış kendisiyle, çok yazı istenmiş dergiler tarafından, çok konuşmuş panellerde, konferanslarda… Ve Akın ile Eren konuşturmuş, araştırmış, belgeliğini karıştırmış Bahçekapılı’nın toplam 1900 sayfalık bu dört cilt ortaya çıkmış. Mutlaka okunmalı.




Yitik Umutların Gece Bekçisi Alâettin Bahçekapılı Korkut Akın + Firdes Eren Nehir Söyleşi+Araştırma 4 cilt, BRT Yayınları, (2019 – 2022) 560+416+416+512 s.

62 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör