top of page
  • Yazarın fotoğrafıHaberciGazete

Korkut Akın yazısı: Düşlerin sınırı olmaz!



Korkut Akın yazısı...


Semih Balcıoğlu, “eyvah” demiş Kadir Doğruer’in tıp fakültesi öğrencisi olduğunu duyduğunda… Yanıldığını anladığında (büyüklük budur) ilk kutlayanlardan olmuş… Hekimlikle karikatürü birlikte taşıyan (dikkat edin lütfen, yürüten değil) başka karikatürist arkadaşlarımız arttıkça seviniyoruz. Doğruer’in onca (13 kişisel) sergisine, onca (üç adet) albümüne, onca (sayısını o da bilemiyor artık) ödülüne karşın kendini yenilediği “60 Yaş 60 Karikatür” sergisi Schneidertempel Sanat Merkezi’nde açıldı.



Kendini yenileyen karikatürler…

60 yaşına karşın hâlâ dinç ve mutlu olan Kadir Doğruer, içindeki coşkuyu, umudu, heyecanı ve aşkı bir farklılıkla sunuyor bizlere… Daha önce sergilenmiş, hatta ödül almış -kendince en beğendiği- 60 karikatürü yeniden çizmiş; aynı titizlikle, aynı heyecanla, aynı merakla. Tek tek bakarken aynı karelere, güncelliklerini koruduklarını ve daha uzun yıllar da (dünya durdukça diyelim mi) koruyacaklarını hiç itirazsız kabul ediyoruz.

Doktorların ne denli yoğun çalıştığının, titiz olmazlarsa karşılaşabilecekleri handikapların alabildiğine çok olduğunu biliyoruz. İşte, en tam da o nedenle özel yaşamlarında da çok titiz davranıyorlar. Meslek alışkanlığı diyelim… Neredeyse kopacak denli incecik çizgilerin, ak kağıdın üzerinde yansıttığı o temizlik ve titizlik karikatürün mesajında da apaçık. Doğruer, belli ki ince eleyip sık dokuyarak, önceden kurarak çiziyor. Sergideki 60 karikatürün tümünde o duyguyu hissediyorsunuz.



Güncellenmesi güzel…

Kadir Doğruer’in yenileyerek çizip sergilediği karikatürlerin aralarında güncellenenler de var… Ben sizin kulağınıza fısıldayayım da siz duymamış gibi yapın. Daha önce ödül de kazanmış olan ve o ödüllendirme hikayesi de ilginç olan (sergiyi gezerken Karikatürist de oradaysa, sorun, anlatsın) bir karikatür var ki, dönüp dolaşıp bir daha baktım.

Hemen her masası dolu bir lokantada oturanların yüzleri asık, pek mutlu gözükmüyorlar… Masaların arasından gelen dik duruşlu, ciddiyeti her halinden belli garsonun servis tepsisinde bir kişi oturuyor (İzel Rozental, ne kadar kolay ve güzel anlatıyor Açık Radyo’da “Haftanın Karikatürleri” köşesinde, her pazartesi). Tepsideki gülümseyen kişi, kıpır kıpır, hemen atlayacak gibi… Belki de o somurtuk yüzlerin bir nebze de olsun gülmesini sağlamak istediğini düşündürüyor. Karikatüristimiz (bu da İzel’den (ç)alıntı) bir küçük yenilik yapmış güncellerken hepimizin mustarip olduğu cep telefonu tutuşturmuş ellerine… Öyle ya telefonla haşır neşir olmaktan sıyrılamadığımız gibi aynı masada otururken birbirimizle bile telefon üzerinden mesajlaşarak iletişim kuruyoruz. Doğruer, çok doğru bir noktaya parmak basmış.




Bereket yağmuru…

Kurak geçen bir sonbahar yaşıyoruz. Yağmur yağsa hepimiz rahatlayacağız… Küresel ısıtma, iklim krizi, ekokırım derken tarımsal açlıkla da yüz yüzeyiz. Kadir Doğruer’in ince esprisi öylesine cuk oturmuş ki günümüze, insanın hayran olmaması mümkün değil. İşimiz meleklere kaldı. Bu karikatüre, “cinsiyetçi yaklaşım” eleştirimi gizli tutuyorum. Bakalım kimler yakalayabilecek?





Kadir Doğruer “60 Yaş 60 Karikatür” Karikatür sergisi Schneidertempel Sanat Merkezi (Karaköy) 01 – 25 Aralık 2022

58 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comments


bottom of page