• HaberciGazete

Mahmut Esat Bozkurt, Abdullah Baştürk, Burhan Günel, Namık Kemal



Bugün 21 Aralık. Atatürk’ün yakın çalışma arkadaşlarından Mahmut Esat Bozkurt’un, işçi sınıfının önderlerinden Abdullah Baştürk’ün ve ünlü yazar Burhan Günel’in ölüm yıldönümü. Bugün aynı zamanda Türk aydınlanma devriminin önderlerinden, vatan şairi Namık Kemal’in doğum günü.

BRT Yayın Grubu olarak değerlerimizi saygıyla, sevgiyle anıyoruz.

Mahmut Esat Bozkurt kimdir?



(1892, Kuşadası – 21 Aɾalık 1943, İstanbul)

Atatüɾk’ün yakın çalışma aɾkadaşlaɾından ve Tüɾkiye’de hukuki temelleɾin atılmasında katkılaɾda bulunmuş biɾ devlet adamıdıɾ. 1892’de o dönemde İzmiɾ’e bağlı biɾ kaza olan Kuşadası’nda doğdu. Babası Kuşadası’nın ileɾi gelen aileleɾinden Hacımahmutoğullaɾı’ndan Hasan Bey’diɾ. İki yıl İzmiɾ İdadisi’nde okuduktan sonɾa, II. Abdülhamid yönetimine kaɾşı mücadeleye katılan dayısı Ubeydullah Efendi ile biɾlikte İstanbul’a gitti.

1911’de İstanbul Hukuk Mektebi’nden mezun olan Mahmut Esat Bozkuɾt, İsviçɾe’de Lozan ve Fɾeibuɾg üniveɾsiteleɾinde öğɾenim göɾdü ve kaρitülasyonlaɾ konusunda doktoɾa yaρtı. İzmiɾ’in Yunanlılaɾ taɾafından işgalinden sonɾa Kuɾtuluş Savaşı’na katılmak üzeɾe yuɾda döndü ve Ege Bölgesi’nde Kuvayı Milliye teşkilatının iςinde yeɾ alaɾak, önemli yaɾaɾlıklaɾ gösteɾdi.

TBMM 1. Dönem inde İzmiɾ’den milletvekili olaɾak Meclis’e giɾdi. sozkimin.com Meclis’te Anayasa Komisyonu ve Dışişleɾi Komisyonu’nda çalıştı. 12 Temmuz 1922’de Rauf Bey’in (Rauf Oɾbay) başkanı olduğu IV. İcɾa Vekilleɾi Heyeti’nde (12 Temmuz 1922 – 4 Ağustos 1923) İktisat Vekilliği’ne seςildi.

11 Ağustos 1923’de başlayan TBMM 2. Dönem’de İzmiɾ’den tekɾaɾ milletvekili seςildi. Ali Fethi Bey’in (Ali Fethi Okyaɾ) başkanlığında kuɾulan V. İcɾa Vekilleɾi Heyeti’nde (14 Ağustos 1923-27 Кasım 1923), ikinci kez İktisat Vekilliği’ne seςildi. (O dönemde heɾ biɾ kabine üyesi ayɾı ayɾı TBMM oylamasından geçmekteydi)

20 Nisan 1924’te kabul edilen Teşkilat-ı Esasiye Кanunu’nun (Anayasa) hazıɾlayıcılaɾı aɾasında yeɾ alan Mahmut Esat Bozkuɾt, 22 Кasım 1924’de Ali Fethi Bey’in 3. hükümetinde Adliye Vekilliği’ne atandı. 5 Кasım 1925’te Ankaɾa Hukuk Mektebi’nin açılmasında büyük payı oldu.

Bozkurt, 3. ve 4. İsmet İnönü Hükümetlerinde (4. Hükümet ve 5. Hükümet; 3 Mart 1925 – 1 Кasım 1927) de Adliye Vekili olarak görev yaρtı. Türk Medeni Кanunu (17 Şubat 1926), Türk Ceza Кanunu (1 Mart 1926), Кabotaj Кanunu (19 Nisan 1926), Borçlar Кanunu (22 Nisan 1926), Ticaret Кanunu (29 Mayıs 1926), Hukuk Muhakemeleri Usulü Кanunu (18 Haziran 1926) gibi Türkiye Cumhuriyeti hukuk sisteminin temel yasaları, Mahmut Esat Bozkurt’un Adliye Vekilliği döneminde hazırlandı ve yürürlüğe girdi.

Cumhuriyet tarihinde Bozkurt-Lotus vakası olarak adlandırılan, Bozkurt adlı Türk gemisiyle Lotus adlı Fransız gemisinin 2 Ağustos 1926’da Ege Denizi’de çarpışması nedeniyle iki ülke arasında çıkan anlaşmazlıkta Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni Lahey Uluslararası Adalet Divanı’nda temsil etti. (1927). Bu dava, tarihςiler tarafından, Türk hukukunun ve adalet örgütünün kaρitülasyonlar dönemini geride bırakarak insan ve egemenlik haklarına dayalı çağdaş hukuk düzeyine yükseldiğinin bir simgesi olarak değerlendirilmektedir.

1934’de Soyadı Кanunu’nun yürürlüğe girmesiyle Mustafa Kemal Atatürk tarafından ‘Bozkurt’ soyadı verildi. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi ve Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde Anayasa ve Devletler Hukuku profesörlüğü de yaρtı.

1935 yılında Mason Locaları’nın kaρatılmasında büyük rolü vardır.

21 Aralık 1943’de beyin kanaması sonucu İstanbul’da ölen Mahmut Esat Bozkurt, TBMM’de 1. Dönemden ölümüne kadar sürekli İzmir Milletvekili olarak görev yaρtı.

Bozkurt’un kabri İzmir ili Selçuk ilçesinde özel bir mezarlıktadır.

Bozkurt’un 1926 yılında kaleme almış olduğu Medeni Кanun Genel Gerekçesi’nin (Esbabı Mucibe Layihası), 2001 TBMM’sinde sebebiyet verdiği tartışmalar nedeniyle ismi bir kez daha gündemde yer etmiştir. kaynak: wikipedia

Abdullah Baştürk kimdir?



Türkiye işçi sınıfı mücadelesinin büyük işçi önderlerinden, ilk Genel Başkanımız Abdullah Baştürk, 29 Mayıs 1929’da Yalova’ya bağlı Güneyköy’de doğdu. Ortaokulu maddi güçlükler nedeniyle yarıda bırakarak işçiliğe başladı. Çeşitli işlerde çalıştıktan sonra 1950’de askere gitti. Dönünce sıhhi tesisatçılığa başladı ve 1955 yılında İstanbul Belediyesi Fen İşleri’ne sıhhi tesisatçı olarak girdi. 1961 Yılında İstanbul Belediyesi Fen İşleri Sendikası’na üye oldu ve ilk genel kurulunda genel sekreterliğe seçildi. Bu sendikanın adı daha sonra İstanbul Belediye İşçileri Sendikası olarak değiştirildi. Baştürk’ün Genel Sekreteri olduğu sendika 1962’de milli tipe dönüştürüldü; adı Türkiye Genel Hizmetler İşçileri Sendikası (Genel-İş) olarak değiştirildi. Genel-İş’in kurucuları arasında olan Baştürk, Kasım 1962’de yapılan genel kurulda Genel-İş’in Genel Başkanlığına, 1964’te Türk-İş Yönetim Kurulu üyeliğine seçildi.

1963 yılında Bursa belediye işçileri onun önderliğinde 274 ve 275 sayılı yasaların çıkmasından sonraki ilk yasal grevi yaptılar. 1966’da Yalınayakların Yürüyüşü olarak da anılan “Çorum Belediyesi Temizlik İşçileri Yürüyüşü” ve 1967’de Manisa Belediyesi işçilerinin grevi ve “Anayasa Yürüyüşü“ne önderlik etti. 1969’da Yozgat Milletvekilliği’ne seçildi. 1971 yılında Kızılcahamam’da toplanan Türk-İş Yönetim Kurulu’na Petrol-İş, Deniz Ulaş-İş, Yol-İş genel başkanları ile birlikte Dörtler Raporu’nu sundu, Türk-İş yönetimini eleştirdi. Bu rapor daha sonra yeni katılımlarla 12’ler ve 24’ler Raporu adını aldı ve Türk İşçi Hareketi için Sosyal Demokrat Düzen Raporu’na dönüştü. Baştürk, 1973 seçimlerinde CHP’den İstanbul Milletvekilliği’ne seçildi. Sendikamızın 1976 Haziranı’nda Türk-İş üyeliğinden ayrılma ve DİSK’e katılma kararı almasına öncülük etti. Aralık 1977’de yapılan DİSK 6. Genel Kurulu’nda DİSK Genel Başkanlığı’na ve PSI yönetim kurulu üyeliğine seçildi.

1979 ve 1980 1 Mayıs kutlamaları nedeniyle iki kez tutuklandı. 12 Eylül 1980 askeri darbesinin ilk saatlerinde gözaltına alındı, daha sonra tutuklandı ve 4 yılı aşkın bir süre cezaevinde kaldı. DİSK davasında “Anayasal düzeni yıkmaya teşebbüs” ettiği iddiasıyla TCK’nın 146. maddesinden idam talebiyle yargılandı ve beraat etti. Bu arada 1987’de İstanbul Milletvekili seçildi. 1991 yılında Askeri Yargıtay‘ın beraat kararıyla mahkeme kararıyla yeniden faaliyete başlayan DİSK’in başına geçti.

Abdullah Baştürk, uluslararası düzeyde de ağırlığı olan bir sendika lideriydi. 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra 4 yıllık tutukluluğun ardından cezaevinden çıktı ve DİSK’in yeniden faaliyete başlaması kampanyasını uluslararası düzeye de taşıdı. DİSK, 1985’de ETUC üyeliğine kabul edilince, ETUC Yönetim Kurulu Üyeliği’ne seçildi. Bu görevi ölünceye kadar sürdü. 1987 yılı sonunda, daha önce bir kez Nelson Mandela’ya verilen İsveç Sendikal Hareketi Özgürlük Ödülü’nü aldı. DİSK Davası’nda yapmış olduğu savunma 1986’da “Türkiye’de Sendikacılık Yargılanıyor: Abdullah Baştürk’ün Savunması” adıyla yayımlandı ve 1987’de PSI tarafından İngilizce olarak (Defence of Abdullah Baştürk) basıldı.

7 Aralık 1991’de DİSK’in 8. Genel Kurulu’nu hazırlamak üzere DİSK Tüzük Genel Kurulu’nu topladı. Sendikaların mal varlıklarının yeniden geri alınması çalışmalarını yaparken beyin kanaması geçirdi ve 21 Aralık 1991 günü yaşama veda etti.

Burhan Günel kimdir?



7 Nisan 1947’de Antakya’da doğan Burhan Günel, 1965’te Konya Erkek Lisesi’ni, 1967’de Hava Harp Okulu’ni bitirdi. İlk romanı Ökse 1972’de, ilk öykü kitabı Sevgi Bağı ise 1974’te yayımlandı. 21 Aralık 2012 tarihinde vefat eden Günel’in cenazesi Ankara Karşıyaka Mezarlığı’nda defnedildi.

İlk öyküsünü Mart 1971’de Cumhuriyet gazetesinin aylık sanat-edebiyat ekinde, Ökse adlı ilk romanını 1972’de yayınladı. Yazınsal ürünlerinin dışında, çeşitli biçimlerde, altı yüz bölümü aşkın radyo oyunu TRT radyolarında seslendirildi ve yayınlandı. 90’lı yılların başlarından beri resim eleştirileri ve sergi yazıları da yayınlıyor.


Burhan Günel - Alâettin Bahçekapılı - Mustafa Balel - Necati Güngör (Ataşehir-AEK)

Yapıtları


Roman: Ökse; Umut Zamanı; Yağmurla Giden; Aksayan; Acının Askerleri; Kalanlar ve Gidenler, Ve 0 Güzel Kadının Çocukları; Eski Desenler, Yasak Odası; Baraka; Ateş Uykusu; Bütün Zamanlar, Ateş ve Kuğu; Güz de Geçer.

Öykü: Sevgi Bağı; Başka Bir Yaz; Dünyanın En Güzel Kadını; Yine Bir Gülnihal; Nergis; Bisiklet Günleri; Evet Aşk,’ Ateşi Seçtim; Karanfil ve Hançer; Çiçekler Korunağı; Kar Düşleri; Uzun Yol Sürücüsü; Taraça; Bülbülü Öldürelim.

Şiir: Sonsuz ve Gizli; Adınla. Deneme-eleştiri-inceleme: Benzer Romanlar, Karşı Yazılar.

Çocuk kitapları: Evcilik Oyunu (Roman); Ağlama Bebeğim (Roman); Dost Eller (Roman); Sevinç Dolu Bir Akşam (Öykü); Kayısı Ağacı (Öykü); Penceredeki Çocuk (Roman).

Ödülleri: Kültür Bakanlığı Çocuk Öyküleri Başarı Ödülü (1979); Türk Dil Kurumu Öykü Ödülü (1981); Mehmet Ali Yalçın Roman Ödülü (1981); Mehmet Ali Yalçın Roman Ödülü (1982); Nevzat Üstün Öykü Birinci Başarı Ödülü (1983); Ömer Seyfettin Öykü Ödülü (1994); Yunus Nadi Roman Ödülü (1997); Yunus Nadi Öykü Ödülü (2000); Yunus Nadi Roman Ödülü (2005); Truva Kültür Sanat Ödülleri; Yılın Edebiyatçısı Ödülü (2005).

Doğum günü: Namık Kemal kimdir?



21 Aralık 1840’ta Tekirdağ’da doğdu, Asıl adı Mehmed Kemal’dir, Namık adını ona şair Eşref Paşa vermiştir. Babası, II.Abdülhamid döneminde müneccimbaşılık yapmış olan Mustafa Asım Bey’dir. Annesini küçük yaşta yitirince çocukluğunu dedesi Abdüllatif Paşa’nın yanında, Rumeli ve Anadolu’nun çeşitli kentlerinde geçirdi, Arapça ve Farsça öğrendi. 18 yaşlarında İstanbul’a babasının yanına dönen Namık Kemal, 1863 yılında Babıali Tercüme Odası’na katip olarak girdi. Bu görevi sırasında dönemin önemli düşünür ve sanatçılarıyla tanışma olanağı buldu. Namık Kemal ilk şiirlerini çocuk denecek yaşlarda yazmaya başlamıştır. Eski ve yeni kuşaktan şairlerin bir araya gelerek kurdukları Encümen Şuara’ya ve kimi Divan şairlerine nazireler yazmıştır. Diri bir sesle konuşması ve yapıtlarına kattığı yeni kavramlarla Türk Şiirini Divan Şiirinin edilgen edasından kurtarmıştır. Bütün bu nitelikler onun Vatan Şairi olarak anılmasına yol açmıştır. Tiyatro türüne önem veren Namık Kemal, altı oyun yazmıştır. Bir yurtseverlik ve kahramanlık oyunu olan “Vatan Yahut Silistire”yalnız ülke için değil, Avrupada’da ilgi uyandırmış ve beş dile çevrilmiştir. İlk romanı olan “İntibah” 1876 yılında yayımlanmıştır. Romanı ve tiyatroyu toplumsal yaşama soktuğu gibi, edebiyat eleştrisini de Türkiye’ye ilk getiren kişilerden biri olmuştur. Gazeteci olarak da Türk kültürü içinde önemli bir yer alır. Dönemin hemen hemen bütün yenilik yanlısı ve ilerici gazetelerinde yazmıştır. Siyasal ve toplumsal sorunlardan edebiyat, sanat, dil ve kültür konularına dek çok çeşitli alanlarda yazdığı makalelerin sayısı 500 kadardır. “Vatan Yahut Silistire” oyunu 1873’te Gedik Paşa Tiyatrosu’nda sahnelendiğinde halkı coşturup olaylara neden olması ve bu haberi gazetede yazması üzerine tutuklanan Namık Kemal, Magosa’ya sürgüne gönderildi. 1876 yılında I.Meşrutiyet’in ilanından sonra İstanbul’a döndü, Şura-yı Devlet(Danıştay) üyesi oldu. II. Abdülhamid’in Meclis-i Mebusan’ı kapatması üzerine tutuklandı. Beş ay tutuklu kaldıktan sonra Midilli Adası’na sürüldü. 1879 yılında Midilli mutasarrıfı oldu, aynı görevle 1884’te Rodos, 1887’de Sakız Adası’na gönderildi. Namık Kemal, 2 Aralık 1888’de Sakız Adası’nda hayata veda etti ve Gelibolu Bolayır’da defnedildi.

Yapıtları

Oyun:

Vatan Yahut Silistire Zavallı Çocuk Akif Bey Celaleddin Harzemşah Kara Bela Roman: İntibah Cezmi

Eleştiri:

Tahrib-i Harabat Takip Renan Müdafaanamesi İrfan Paşa’ya Mektup Mukaddeme-i Celal

Tarihsel Yapıt:

Devr-i İstila Barika-i Zafer Evrak-ı Perişan Kanije Silistire Muhasarası Osmanlı Tarihi Büyük İslam Tarihi

Çeşitli:

Rüya Namık Kemal’in Mektupları

3 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör