• HaberciGazete

Melih Kibar, Perihan Altındağ Sözeri, Muharrem Gürses, Seyfettin Özege, Mehmet İbrahim Karaca



Bugün 7 Nisan. Melih Kibar, Perihan Altındağ Sözeri, Muharrem Gürses, Seyfettin Özege ve Mehmet İbrahim Karaca'nın ölüm yıldönümleri.

BRT Yayın Grubu olarak bu değerlerimizi saygıyla, sevgiyle anıyoruz.

Melih Kibar kimdir?



6 Eylül 1951 yılı İstanbul doğumlu besteci, çocuk yaşta çalmaya başladığı piyano ile İstanbul Belediye Konservatuarı Yarı Zamanlı Piyano Bölümüne eğitimine başlamıştır. Robert Koleji Kimya Bölümünü başarı ile tamamlamıştır. 1969 yılında profesyonel olarak müzik hayatına başlamıştır.

1975 yılında Eurovision Türkiye yarışmasında elemeler için “Çoban Yıldızı” isimli bestesini yapmıştır. Ünlü besteci daha sonra Çiğdem Talu ile tanışıp ” İşte Öyle Bir Şey”, ” Bir de Bana Sor”, ” Sevdan Olmasa” isimli şarkıların bestelerine imza atmışlardır. Türk pop müziğine can veren besteci daha birçok parçanın bestesinde adından söz ettirmiştir.

Kariyerinde birçok ödülü barındıran ünlü besteci, 1981 yılında bestelerine Altın Plak ödülü almıştır. 1984 yılında Spot’ ta ” En Başarılı Orkestra Şefi” ödülünü almaya hak kazanmıştır. Eurovision Türkiye yarışmasında Halley şarkısı ile birinci olmuş ve Norveç’ te finaller de ise dokuzuncu olmuştur. 1987 yılı Eurovision Türkiye yarışmasında ” Paydos” bestesi ile ikinciliği alan Besteci, 1995 yılında da ” Sev” isimli şarkısı ile birinci olmuştur. 2000 yılı itibari ile ” Sersem Kocanın Kurnaz Karısı” isimli oyunun müziklerini bestelemiş ve bu beste ile Afife Tiyatro Ödülleri arasında ” En İyi Besteci” ödülünü almıştır. 2001 yılında sadece kendi bestelerine yer verdiği ” Yadigar” isimli albümü çıkarmıştır. Daha sonrasında albüm çalışmaları arasında yer alan ve 2003 yılında çıkan ”Saat Sabahın Dokuzu” yer almaktadır. Ayrıca Hababam Sınıfı için yaptığı beste ile de yılın bestecisi kategorisinde yer alarak tekrar Altın Portakal ödülünü almaya hak kazanmıştır.

Besteci ve müzisyen olan Melih Kibar, müzik hayatı boyunca çeşitli sanatçılar için besteler yapmış ve bu besteler herkes tarafından sevilerek dinlenmiştir. Günümüzde de hala Melih Kibar besteleri sevilerek dinlenmektedir.

Çok uzun bir dönem cilt kanseri tedavisi gören ünlü besteci Melih Kibar 7 Nisan 2005 yılında hayatını kaybetmiştir.

Yaşamı boyunca Timur Selçuk ile birçok başarılı bestelere imza atarak başarılarına yenisini eklemiştir. Özellikle Eurovision Türkiye’ de edindiği başarı ile adından sıkça söz ettirmiştir.

Perihan Altındağ Sözeri kimdir?



Türk Sanat Musikisinin büyük yorumcusu Perihan Altındağ Sözeri, uzun yıllar

dır yaşamakta olduğu Erenköy’deki evinde 7 Nisan 2008 sabahı hayata gözlerini yumdu.

“Tüm Türkiye, Türk Sanat Müziğini radyolarımızdan onun sesiyle sevmiştir. Ankara Radyosu kadrosuna yaşının küçük olması nedeniyle kendisi için çıkartılan özel bir izinle girdi. O’nu Türkiye çapında şöhrete ulaştıran radyo eğitimine 1949 yılına kadar devam etti. Sahne çalışmaları ve radyo konserleri uzun yıllar aralıksız sürmüştür. Kendisi, Cumhuriyet aydınlanmasının en ünlü sanatçılarındandır.

Yaşamıyla ilgili kısa özgeçmiş; Kendisine Türk Kadınlar Birliği’nin “Cumhuriyete Kendi Alanında Emeği Geçmiş Gururumuz Kadınlarımız” Ödülü’nün sunumu sırasında dağıtılan kitapçıktan alınmıştır.

Perihan Altındağ Sözeri, 1953 yılında Radyo Alemi mecmuasında 20 hafta boyunca yayınlanan "Hayatım" yazı dizisinde ; (sayı 19. 2 Temmuz 1953 ) Sahibinin Sesi plak şirketi müzik şefi Artaki Candan'ı görmek için Ankara'dan trenle İstanbul'a gittiğini anlatır: "Artaki Candan'ın odasına girp karşısına sıralandığımız zaman teyzem elindeki kartı kendisine verdi. Hiç unutmam kartı okuduktan sonra anneme ve teyzeme sıra ile baktıktan sonra "hanginizsiniz efendim" diye sordu. Bahsedilenin bu küçücük zayıf kızın olabileceğini hiç düşünmemişti. Tasrih edilince [açıklanınca] gözlüklerinin üzerinden hayretle beni bir iyi tetkik etti. "Ya, gel bakalım küçük hanım" dedi. Artaki Candan'a (toprağı bol olsun) ; "Yalnız bırakıp gitme bu akşam'ı okudum. Dirseklerini masaya avuçlarını şakaklarına dayamış sessiz dinliyordu. Şarkı bittiğinde masaya damlayan gözyaşlarını gördüm. Kalktı, yanıma geldi ve alnımdan öptü. Israrla gözlerimin içine bakarak "Bir gün memleketin büyük yıldızı olacaksın hiçbir zaman ümitsizliğe kapılma. İstikbal senindir kızım" diye zile bastı, gelen memurla Ermenice bir şeyler konuştu. Biraz sonra önümüzde iki nüsha olarak mukavele duruyordu. Sahibinin Sesi şirketi hesabına on plak dolduracaktım ve plak başına 25 lira olmak üzere 250 lira alacaktım. Parayı teyzeme teslim ettiler. Bizi Teşyi için [yolcu etmek] merdiven başına geldi. Biz aşağı inmeye başladığımız sıra Safiye Ayla ile karşı karşıya geldik."


Muharrem Gürses kimdir?



( 1913) sinema yönetmeni, yazar



1913 yılında Amasya'da doğdu. İstanbul Öğretmen Okulu'ndan mezun oldu. 1931'de Şehir Tiyatrosu'na girdi. Ankara Radyosu temsil kolunda çalıştı.


"Köroğlu" adlı oyundan kaleme aldığı senaryo Refik Kemal Arduman tarafından sinemalaştırıldı. 1951'de "Zeynep'in Gözyaşları" filmiyle yönetmenliğe başladı. Fotoromanlar çekti, kısa filmler yönetti. Bazı filmlerle yönetmenliğin yanı sıra oyunculuk da yaptı. Piyes ve romanlar yazdı.


Türk Sineması'nın en fazla film üreten yönetmenlerinden biriydi.


Türk Sineması'na melodram kalıbını ilk getiren yönetmen oldu. Başlattığı ve Gürses Ekolü denilen melodramlar, günümüze kadar hiç değiştirilmeden çeşitli yönetmenler tarafından sürdürüldü.


1999 yılında vefat etti.


SİNEMA FİLMLERİ:


Zeynep'in Gözyaşları - 1951

Kara Efe

Bir Şoförün Hayatı

Gülmeyen Yüzler

Kubilay - 1953

Sazlı Damın Kahbesi - 1956

Yavrularımın Katili

Tütüncü Kızı Emine

Ve Allah Aptalları Yarattı

Ana Beni Eversene

Battal Gazi

Hz. Süleyman ve Saba Melikesi

Bizansı Titreten Adam

İmparator Atilla'nın Demir Yumruğu

Malazgirt Kahramanı Alparslan

Nemrud - 1979

Akıncılar

İlahi Adalet

Sahte Peygamber Esved

Hatıram Olsun


Seyfettin Özege kimdir?



Mehmet Seyfettin Özege (7 Şubat 1901, İstanbul - 7 Nisan 1981), Türk bibliyograf ve kitap koleksiyoncusu. Hukuk eğitimini 1921 yılında tamamladıktan sonra bankacılık sektöründe çeşitli görevler aldı. 1950 sonrasında emekliye ayrıldı. Evlilik yapmayan Özege, genel olarak maddi imkanlarının büyük bir kısmını kitaplara ayırdı. Arapça, Farsça ve Fransızca biliyordu. Kitaplarla iç içe olmak en büyük hobisiydi. Uzun bir süre de Şehzadebaşı Camii'inde muvakkitlik yaptı. Onun kitap düşkünlüğü gençlik yıllarına kadar gitse bile Nurullah Pertevoğlu ile tanışması oldukça önemli bir etki yarattı ve Pertevoğlu'nun sahip olduğu eserlerin bir kısımını Özege satın aldı. Kitap toplamak onun için bir tutku halini almıştı. Topladığı kitapları İstanbul Sahaflar Çarşısı’ndan, yabancı kişi veya kitapçılardan ve yurt dışından gelen Türklerden satın alıyordu. Topladığı 50 bin eseri 1961 yılında Atatürk Üniversitesi Kütüphanesi'ne bağışladı. Burada onun adını taşıyan bir nadide eserler salonu açıldı. Tüm bibliyografik çalışmalarının ürünü olan Eski Harfli Türkçe Eserler Kataloğu'nu ise formalar halinde 5 cilt olarak yayımladı. Bu katalogda 1729-1928 yılları arasında yayımlanmış Osmanlıca eserleri listeledi.

Ocak 2018'de İBB Kütüphane ve Müzeler Müdürlüğü Atatürk Kitaplığı Özege'nin arşivini satın alma ve tasnif işlemlerini yaptıktan sonra kullanıma sundu.


Mehmet İbrahim Karaca kimdir?



(17 Mart 1900[2] - 7 Nisan 1980), Azeri asıllı Türk tiyatro ve sinema oyuncusudur.


1900 yılında İstanbul'da doğdu. Mercan İdadisi'nde eğitim gördükten sonra 1922 yılında kendi adını taşıyan toplulukta Quo vadis? adlı oyunla sahneye çıktı. Bir süre İstanbul Halk Opereti'nde çalıştıktan sonra, 1934 yılında İstanbul Şehir Tiyatrolarına başladı. Paydos, Hacıyatmaz, Macbeth, Hamlet gibi oyunlarda rol alan Karaca, Farsça, Arapça, ve Fransızca bilmekteydi. 1968 yılında beyin kanaması geçirmesi nedeniyle oyunculuğu bıraktı. 1929'da Raşit Rıza Samako ve Muhlis Sabahaddin Ezgi ile çalışırken tanıştığı Toto Karaca ile 1939'da evlendi. Tek çocukları Cem Karaca'dır. 7 Nisan 1980'de Siroz hastalığı nedeniyle hayatını kaybeden Karaca, Karacaahmet Seyid Ahmet Deresi Mescidi Kabristanı'na defnedildi.

Filmografi



1 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör