top of page
  • Yazarın fotoğrafıHaberciGazete

Muammer Sun, Burhan Doğançay, Afet Ilgaz, Recep Birgit, Recep Aktuğ



Bugün 16 Ocak. Muammer Sun, Burhan Doğançay, Afet Ilgaz ve Recep Birgit'in ölüm yıldönümü. Önceki yıl 14 Ocak'ta yitirdiğimiz Recep Aktuğ ile birlikte bu değerlerimizi sevgiyle, saygıyla anıyoruz.


Muammer Sun kimdir?



1932’de Ankara’da doğan Muammer Sun, 1946’da Askeri Muzıka Okulu’nda müziğe başladı. Bir yıl sonra 1953’te Ankara Devlet Konservatuarı Kompozisyon Bölümü’ne girip; Ahmed Adnan Saygun’un öğrencisi oldu.

Konservatuarda, Mithat Fenmen ile piyano, Hasan Ferit Alnar ile koro ve orkestra şefliği; Muzaffer Sarısözen ile Türk halk müziği, Ruşen Ferit Kam ile klasik Türk musikisi; ayrıca özel olarak Kemal İlerici ile Türk müziği makamlar sistemi ve armonisi konularında çalıştı.

1960’ta, Ankara Devlet Konservatuarı Kompozisyon Bölümü İleri Yüksek Dönemi’nden Saygun’un öğrencisi olarak “pekiyi” dereceyle mezun oldu. Aynı yıl Ankara Devlet Konservatuarı’na öğretmen olarak atandı.

1975’te İzmir Devlet Konservatuarı’na, 1980’de Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuarı’na, 1987’de Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuarı’na atandı. 1988’de doçent, 1993’te profesör oldu.

1999’da Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuarı’ndan emekli oldu. Devlet konservatuarlarında görevli olduğu süre içinde, koro, solfej, armoni, kontrpuan, füg, enstrümantasyon,orkestrasyon, modal müzik ve kompozisyon dersleri veren Sun’un pek çok eseri çeşitli yarışmalarda ödüller kazandı.



Mezuniyetinden sonra Ankara, İzmir, İstanbul Devlet Konservatuvarlarında, Gazi Eğitim Enstitüsü Müzik Bölümünde, Siyasal bilgiler Fakültesi Basın Yayın Yüksekokulu'nda, Ankara Radyosu'nda öğretmenlik yaptı.

1969 yılında, sanat kurumlarının temsilcisi olarak TRT Yönetim Kurulu üyeliğine seçildi. TRT Ankara Radyosu Çoksesli Korosu 'nu ve TRT Müzik Dairesini kurdu.1971'de Murat Katoğlu'yla birlikte TRT Kültür Sanat Ödülleri Sistemini hazırladı.

1968'de atandığı Milli Eğitim Bakanlığı Müşavirliği sırasında, Çocuk ve Gençlik Koroları Yönetmeliği'ni hazırladı. Bütün Türkiye'de 166 çocuk ve gençlik korosu kuruldu. Koro şeflerine 1968 -1969 yazlarında, Gazi Eğitim Müzik Bölümü öğretmenleriyle birlikte, iki kez yaz kursu düzenledi. Bu kurslara Gazi Müzik Bölümü'nde 40, Sinop kursunda 80 olmak üzere 120 müzik öğretmeni katıldı. 166 koro, ödenekleri kesildiği için 1970'te kapatıldı. Bu korolar ve kurslara katılan müzik öğretmenleri, bugünkü Türkiye'de yaygınlaşan çocuk ve gençlik korolarının temelini oluşturdu.

Sun, 1967 ve 69'da, biri TRT adına; diğeri de TRT ve ODTÜ adına iki büyük folklor derlemesi düzenledi; kendisi de bu derlemelere uzman derleyici olarak katıldı. Haccettepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Kompozisyon bölümü öğretim üyeliğinden Ekim 1999'da emekli oldu. Eylül 2004'te Sun Yayınevi'ni kurdu. Muammer Sun, TRT'nin yapımını üstlendiği ve tarihsel olarak büyük önem taşıyan Kurtuluş ve Cumhuriyet filmlerinin müzikleri yazdı ve geniş kitlelere ulaştı.

Başta SCAMV Onur Ödülü Altın Madalyası olmak üzere çok sayıda ödülün sahibiydi. 16 Ocak 2021'de vefat etti.


Burhan Doğançay kimdir?




Burhan Cahit Doğançay, 11 Eylül 1929’da doğmuş ve 16 Ocak 2013’te ölmüş ünlü ressam ve fotoğrafçıdır. Doğançay kendini ilk olarak, 50 yıl boyunca dünyanın farklı şehirlerinden gördüğü duvarları sanat eserlerine geçirmesiyle tanıtmıştır. Sonrasında ise adı çokça duyulan Mavi Senfoni gibi eserler açığa çıkarmıştır. Burhan Doğançay’ın sanatından daha detaylı bahsetmeden önce hayatına değineceğiz.


Burhan Doğançay, İstanbul’da doğmuştur. Babasının da ressam olmasının etkisiyle sanata olan yönelimi daha çocukluktan başlamaktadır. Babası Adil Doğançay ona resim ve sanat sevgisini aşılamıştır. Onun çocukluk dönemindeki bir diğer ressam olan Arif Kaptan da sanat sevgisinde oldukça etkili olmuştur. Eğitim hayatına bir sanatçıdan ziyade bir hukukçu gibi başlayan ressamımız, oldukça köklü bir hukuk okulu olan Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde okumuştur. Buradan mezun olduktan sonra ise sanata yönelmenin onun için en doğru karar olduğunu düşünüp Fransa’da bulunan Académie de la Grande Chaumière sanat kurslarına katılmıştır. Sanat kursu aldığı esnada aynı zamanda Paris Üniversitesi’nde iktisat alanında doktora yapmıştır. Ressamımızı bu kadar ünlü yapan ve adını bizlere duyuran asıl tutkusu bu dönemde açığa çıkmaya başlamıştır. Resim tutkusu gördüğü duvar ile değişmiştir. Bu duvarda bulunan renkler ve eski duruş aslında toplumları, yani insanları göstermektedir. Doğançay’ın bundan aldığı ilhamla yıllarca sürecek bir sanat serüveni başlar. Aldığı ekonomik ve hukuki eğitimi bir kenara bırakarak hayatını sanata adamıştır.


Fransa’daki eğitim hayatı sona erdiğinde ressamımız Ankara’ya geri dönmüştür. Burada Sanat Sevenler Kulübü’ne katılmış ve ressam babasıyla beraber sergiler açmıştır. Bundan sonra sanat eserleri bırakmaya devam etmiştir. Öyle ki, 1961’de oldukça özel resimlerin seçildiği 22. Devlet Resim ve Heykel Sergisi’ne beş resmini göndermiştir. Bu resimlerin tamamı da kabul edilmiştir.

Burhan Doğançay, 1962’de New York’a gitmiştir. 1963’te yurtdışındaki ilk sergisini Paris ziyaretinde açmıştır. Aynı yıl New York’ta Washington Square Galleries’de birçok tanınmış sanatçının yanında Türkiye’yi temsil etmiştir. 1964 yılında New York’ta bulunan önemli bir müze olan Guggenheim Müzesi müdürü Thomas Messer, sanatçının bir eserini çok beğenmiş ve hayranlığından dolayı bu eserin müzede sergilenmesini sağlamıştır.

Bu dönemden sonra Journal American dergisinde kapak fotoğrafı olacak sulu boya resimleri yapmıştır. Sanatçı sulu boya ile New York’u resmetmiştir. İlerleyen dönemde olan olaylara tepki niteliğinde resimler de yapan sanatçı, metrolarda grafiti yapan sanatçıların saldırı altında olduğu bir dönemde onları desteklemiş ve New York Metro Duvarları konulu eserler çizmiştir.

Yurtdışındaki tanınırlığı ve yaptığı sanata olan sevgisi bu dönemlerde yani 1969 yılında iyice artmıştır ve Demirhindi Litografi Atölyesi’nde tam burslu olarak çalışmaya başlamıştır. 10 yıl gibi uzun süreli bir çalışmayla ressamımız, 16 taş baskılık büyük bir eser yığını bırakmıştır.

1970’li yıllarda sanatçımızın fotoğrafçılığa olan ilgisi artmaya başlamıştır. Yine bu yıllarda New York duvarlarına yönelmiş ve “ Duvarlar “ isimli fotoğraf serisine başlamıştır. Sanatçı için duvarlar oldukça önemlidir. Öyle ki, onu sanata başlatan ve bağlayan, ona ilham veren ve sanatçının yaşamı bulduğu duvarlardır. 1975’te bu düşüncesini taçlandırmış ve devasa bir projeye girişmiştir. Dünya Duvarları ismini verdiği projesiyle 114 ülkeden fotoğraflar toplamıştır. 1982’de Paris’te Fısıldayan Duvarlar ismiyle sergilediği fotoğraflar oldukça beğenilmiştir.

1972 yılında New York’ta bir oteldeki baloda ileride eşi olacak olan kadınla, Angela Haussmann ile tanışmıştır. Bundan 6 yıl sonra da evlenmişlerdir. 1976 ve 1977 yıllarında İsviçre’de sanatını icra eden ressamımız, 1977 yılında İstanbul’da bir sergi açmıştır.

Bu dönemdeki 20 yıl için sanatçı birçok eser hazırlamış ve birçok ödül almaya hak kazanmıştır. Özellikle onarımdaki Brooklyn Köprüsü’nün fotoğrafları oldukça beğenilmiştir ve JFK Uluslararası Havaalanı’nda sergilenmiştir. Sergisi bittikten sonra ise “ Walls of the World ” ismiyle kitaplaştırılmıştır.

Duvarlar projesi için hız kesmeden çalışmalarına devam eden sanatçı; Togo, Güney Afrika, Zimbabve ve Rusya gibi ülkeleri ziyaret etmiştir. Johannesburg şehir merkezinde sanatçı duvar fotoğrafı çekmeye çalışırken bıçaklı saldırıya uğramış ve bu saldırıyı ufak sıyrıklarda atlatmayı başarmıştır. Bu saldırı esnasında kamerası çalınan sanatçımız, sonradan hırsızın yakalanmasıyla saldırıyı en az hasarla atlatmıştır. Saldırının olduğu yıl, Türkiye’de duvarlar serisi için ipek baskılar üretmiştir.

Sanatçı bu dönemde sonra birçok ödül kazanmıştır ve birçok sergi açmıştır. Bu sergilerden kısaca bahsedeceğiz.

Burhan Doğançay’ın Sergileri ve Ödülleri

1992: Rusya Kültür Bakanlığı’nın takdir madalyasını almaya hak kazanmıştır. Rus Devlet Müzesi’nde sergi açan ilk batılı sanatçı olmuştur. Sonrasında eserleri Moskova’da Sanatçılar Birliği’nde sergilenmiştir.

1995: Türkiye Cumhuriyeti Sanatta Yaşam Boyu Başarı ve Kültüre Destek Ulusal Madalyası’nı almaya hak kazanmıştır.

2001: Dolmabahçe Sarayı’nda retrospektif sergisini düzenlemiştir.

2003: Hat Sanatına Saygı adlı eseri Avrupa Parlamento Binası’nda sergilenmeye başlamıştır.

2004: Doğançay Müzesi ismiyle Türkiye’nin ilk modern sanat müzesini kurmuştur.

Sanatçı hakkında önemli bir bilgi olarak 20 kişisel sergi açmıştır ve 30’u aşkın karma sergiye katılmıştır. ABD, Almanya, Avusturya, Belçika, Büyük Britanya, Danimarka, Fransa, İsveç, İsviçre, Japonya, Kanada, Rusya, Türkiye, Ürdün ve Yunanistan gibi büyük ülkelerde sergilenen eserleri vardır. Şimdi bazı önemli eserlerinden daha detaylı bahsedeceğiz.

Dünyanın Duvarları

Doğançay, 1970’lerde ikinci projesi olan Dünyanın Duvarları projesine başlamıştır. Tüm dünyada çektiği fotoğraflar hem zamanın arşivi hem de sanat anlayışının temeli idi. Duvarda bırakılan izler ve insan dokunuşları onun için oldukça önemlidir. Ona göre duvarlar toplumun aynasıdır. Günümüzde bu kadar tanınmış biri olmasının nedeni de bu projedir.

Demirhindi Litografi’de Ürettiği Eserler

On yıllık uzun bir proje olan Duvarlar V projesine burada başlamıştır. Gelişigüzel duvar yaklaşımını burada bulunan kurallara bağlı kaldığı için kısmen de olsa terk etmiştir. Böylelikle de daha disiplinli ve grafiksel resimler açığa çıkmıştır.

Aubusson Duvar Dokumaları

Doğançay Paris’te iken Picaud’la tanışır. Onun kurdeleler serisine hayran kalan Picaud hemen bir iş teklifinde bulunur. Ona göre bu eserlerle Doğançay, duvar dokuma sanatının 21. yüzyılda öncüsü olmuştur.


Afet Ilgaz kimdir?



Afet Muhteremoğlu imzasıyla da yazdı. Çapa Öğretmen Okulu’nu, Çapa Eğitim Enstitüsü’nü bitirdi. İÜ Ed. Fak. Felsefe ve Klasik Diller bölümlerinde bir süre okudu. Öğretmenlik, anaokulu öğretmenliği ve yöneticiliği, yayıncılık yaptı. Şimdi kitabevi işletiyor. Başlangıçta benimsediği sosyalist dünya görüşünden 1990’da İslamcı bir çizgiye yöneldi. Yeni Şafak ve Milli Gazete’de yazdı. 1990’da yayımlanan Ad Semud Medyen romanını bu yeni görüşüyle kaleme aldı.

İlk yazıları 1954’te Dünya gazetesinde yayımlandı. Sonra çeşitli dergilerde yazmayı sürdürdü. İlk öyküsü 1955’te Yücel’de çıktı. Sonraki yıllarda İstanbul, Varlık, Türk Dili, Gelecek, Yansıma, Sanat ve Toplum gibi dergilerde yazdı.

İlk evliliğinden iki erkek çocuğu vardır (Haluk Özgür Çırakman, Uğur Çırakman). Rıfat Ilgaz‘la evlenmiş ve bu evlilikten bir kız çocuğu olmuştur (Defne Ilgaz).

Afet Ilgaz’ın Eserleri:

Öykü:

§ Eşiktekiler (1960),

§ Ahmet Beylerin Bedriye (1963),

§ İtalya Notları (gezi, 1962),

§ Başörtülüler (1964),

§ Toprak İnsanları (1971),

§ Halk Hikâyeleri (1972),

§ Çeribaşı Abdullahla İdamlık İsmail (1974).

Çocuk kitapları:

§ Annem Annem (çocuk romanı, 1972; TV filmi, 1981),

§ Değişen Sevgililer (1976),

§ Çocuklar da Savaştı (1979),

§ Karadaylak (1991),

§ Filiz Büyüyor (1991).

Roman:

§ Aşamalar (1977),

§ Ölü Bir Kadın Yazar (1983),

§ Garip Bir Dava (1987),

§ Bir Feministin Doğruya Yakın Portresi (1988),

§ Sendika (1987),

§ Ad Semud Medyen (1991),

§ Yol (1993),

§ Yolcu (1994),

§ Menekşelendi Sular (1997).

Çeviri:

§ En Güzel İtalyan Hikâyeleri (1962).

Öteki eserleri:

§ Ateş Denizinde Yol

§ Ermiş (2000)

§ İbnü’l-Vakt (2000)

§ Kazdağı Öyküleri (2000)

§ Ateş Denizinde Yol Alan Gemi (2001)

§ İkindi Güneşi (2003)

§ Vahiy Sürecinde Kadın (2004)

§ Statükocu Dana (2005)

§ Yarım Kalan “Devrim” (2009)

§ 11 Zabit 11 Subay (2009)

§ Sorgu ve Derviş (2010)

Ödülleri:

§ 1960, Törehan, Sanat ödülü (Eşiktekiler);

§ 1965, Türk Dil Kurumu, Hikaye ödülü (Başörtülüler);

§ 1973, Türkiye Yazarlar Birliği, Yılın Romanı ve Romancısı ödülü (Yol).


Recep Birgit kimdir?



(d. 1920, Üsküp, Yugoslavya - ö. 16 Ocak 2005, İstanbul, Türkiye), Türk sanat müziği şarkıcısı.

7 yaşında ailesiyle birlikte Yugoslavya'dan, Türkiye'nin Bursa şehrine göç etti.[2] Askerlik yılarında komutanlarının tavsiyesi üzerine müzikle ilgilenmeye başlayan Birgit, 1951'de İstanbul Radyosu'nun açtığı sınavı kazanarak burada çalışmaya başladı.[1] Burada radyo yayınlarına katılarak Türk sanat müziği şarkıları seslendirdi. Askerlik sonrasında kemani Cahit Peksayar ve udi Musa Kumral ile birlikte Bursa Musiki Cemiyetini kurdu. Birgit, bir müzik eğitimi almamasına karşın, radyoda çalıştığı sırada Münir Nurettin Selçuk ile de tanışarak İstanbul Konservatuvarında icra heyetlerinde solo konserlere katıldı.[2]

16 Ocak 2005 tarihinde vefat eden Birgit'in naaşı Karacaahmet Mezarlığı'na defnedildi.


Recep Aktuğ kimdir?


Asıl adı Mehmet Recep Aktuğ'tur. 13 Mayıs 1954 İzmir, Ölüm14 Ocak 2020 (65 yaşında)

İzmir, Çeşme'de doğdu. İlk ve orta eğitimini İzmir'de tamamladı. Liseye devam ettiği 1973 yılında Anadolu Pop tarzında müzik yaptığı Gelenek adlı bir grubu vardı. İlk profesyonel çalışmasını da bu grupla İzmir Mogambo Gece Kulübü'nde yaptı. 1974 yılında Şişli Siyasal Bilgiler Yüksekokulunda okurken Grup Stüdyo adlı bir gruba katıldı. Siyasal Bilgiler'de dört sene okuduktan sonra TM Devlet Konservatuvarı'na kaydoldu. Eğitimi süresince pazarlamacılık, grafikerlik gibi işlerde de çalıştıktan sonra arkadaşı Tufan Aksoy vasıtasıyla Çetin Emeç yönetiminde Hürriyet Magazin bölümü Hafta Sonu gazetesinde muhabir olarak çalışmaya başladı. Muhabirlik yaptığı bir buçuk yılın ardından Şat Yapım'da organizasyon bölümüne girdi. Antalya, Anamur Girne, Akşehir festivallerinin yönetiminde çalıştı. Festivallerin bitişiyle Şat Yapım'ın da ticari hayatı son bulunca Recep Aktuğ; Baha Boduroğlu, Ertuğrul Çayıroğlu ve Tuğrul Karataş ile birlikte Arı Yapım adlı bir şirket kurdu. Şirketin ilk sanatçısı Sezen Aksu, ilk ürünü de Kaybolan Yıllar'dı. Bu çalışmayı "Disko Fasıl" takip etti. Ancak bu birliktelik de fazla uzun sürmedi. Recep Aktuğ, 1976 yılında Türkiye'nin ilk eşlik vokal grubu olan Kısa Dalga Vokal Grubu'nu kurdu.

Kısa Dalga ilk gece çalışmasını Ayten Alpman ile Sheraton otelinde yaptı. 1978 yılında Antalya Altın Portakal Şarkı yarışmasına iki beste ile katılan Aktuğ[2], ikincilik ve yedincilik ödülü kazandı. Aynı sene Ajda Pekkan ile yine Süper Show, Sezen Aksu ile Caddebostan Maksim gazinosunda çalışmaya başladı. 1979 yılında Cantekin ile Eurovision'a katıldı, 1981 yılında Giden Gençliğe ve Canım adlı şarkılarıyla ilk kırkbeşliğini çıkardı. 1983 yılında Buğra Uğur'un bestesi ile Eurovision Türkiye birincisi olarak Çetin Alp ile Almanya'da Türkiye'yi temsil etti. Birçok bestesi ve şarkı sözü çeşitli sanatçılar tarafından seslendirilen Aktuğ, birçok reklam filminde ve dizide de rol aldı.


Uzun süredir kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) ile mücadele eden Aktuğ 14 Ocak 2020’de İstanbul’da 65 yaşında öldü. 15 Ocak 2020’de düzenlenen cenaze töreninin ardından Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedildi. Diskografi 45'lik ve EP

Stüdyo albümleri



Filmografi 2004-2005Kurtlar Vadisi

2007SelenaAsım

2008-2010Aşk-ı Memnu

2010Ezel

40 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comments


bottom of page