top of page
  • Yazarın fotoğrafıHaberciGazete

Nâzım Şiir etkinliği, bugün Büyükada'da gerçekleştirildi

Güncelleme tarihi: 12 Eyl 2023



İstanbul’un kültür merkezlerinden biri olan Ataşehir ilçesinde adını taşıyan park ve oradaki Hüseyin Yüce tarafından yapılmış anıtı bulunmasının yanı sıra, 2013 yılında başlayan panellerle anılmayla anısı yaşatılmaya çalışılan Türk edebiyatının dünyaca ünlü şairi Nâzım Hikmet, bugün İstanbul Adalar’da Türk ve Fransız şairlerinin katılımıyla yeniden anıldı.


ERKAN IRMAK'IN BEYİNLERİ 'ALLAK BULLAK EDEN' SUNUMU...



Ataşehir Belediyesi’nin 5.’sini gerçekleştirdiği, dün başlayan Uluslararası Nâzım Hikmet Şiir Günleri’nin bugünkü durağa Büyükada oldu. İBB’nin aslına uygun yenileyerek hizmete soktuğu Taş Mektep’in görkemli ortamında gerçekleştirilen etkinlik, Sabancı Üniversitesi’nin öğretim görevlilerinden Erkan Irmak’ın “Kayıp Destan'ın İzinde: Nâzım Hikmet, Kuvâyi Milliye ve Memleketimden İnsan Manzaraları’nın Anlattıkları” söyleşisi, soluklar tutularak izlendi. 2009 yılında Memet Fuat Eleştiri/İnceleme Ödülü’ne yaraşık bulunan Kayıp Destan’ın İzinde adlı Nâzım Hikmet’in Kuvâyi Milliye ve Memleketimden İnsan Manzaraları’na odaklanan yüksek lisans tezine yaslanarak bulgularını seyircilerle paylaşan Irmak, pekçok konuyu açıklığa kavuştururken, Nâzım’ın inandığı ideolojiye aykırı düşecek hiçbir yaratısını kitaplaştırmadığını, hapishanelerde 3 kez yazdığı Kuvayi Milliye Destanı’nı da Memleketimden İnsan Manzaralarının içine bazı bölümlerde değişiklikler yaparak yerleştirdiğini dile getirdi. Irmak, yazın yapıtlarının “Ne zaman, hangi koşullarda ortaya çıktığını” dikkate almak gerektiğini, bu yapıtların yazılış “hikâyelerinin” var olduğunu, “Nâzım Hikmet'in hikâyesinin pek çok açıdan Türkiye'nin hikâyesine de benzediğini” ifade ederek, 1930’lu yıllardan başlattığı iki yapıtın iç içe geçirilme öyküsünü ayrıntılarıyla anlattı. Irmak şöyle dedi:



“İkinci Dünya Savaşı'na giden yıllarda Nâzım kitap yasaklarıyla, tazminat davalarıyla uğraşsa da, ekmeğini kazanmanın peşindedir. Bütün bunlardan artık yakasını silkmiştir, çok uzun süreler köşe yazarlığı da yapmış birisi, aynı zamanda senaryolar yazıyor, hani en mutlu olduğu işler ve emin değilim ama geçimini sağlamakta yardımcı olabilecek işlerle meşgul. Ancak 1930’ların sonlarına doğru Babiali’de kapılar kapatılıyor. Nâzım bu süreci atlatabilmek için Ankara’da Şevket Süreyya ile yaptığı görüşmelerden de sonuç alamıyor ama, onunla yediği yemekte “fikir olarak Kuvayi Milliye Destanının tohumları ekiliyor, yıl 1937’dir. 1938’de Mareşal Fevzi Çakmak’ın sivil mahkemelerin yargılamasını yetersiz bularak açtırdığı askeri mahkemedeki davası sonucunda Nâzım idam istemiyle yargılanıyor ve 28 yıl 4 ay ağır hapis cezasına çarptırılıyor.

1938'de tam bu davaların bitimine yakın Nâzım Hikmet tutuklu olarak idam istemiyle yargılanırken bizim daha sonra Kuvayi Milliye’de göreceğimiz ilk mısralar yazılmaya başladı: ‘topraktan öğrenip kitapsız bilen’ diye başlayan bölümü bu süreçte yazıyor. Sonra bir hoca nasip ettiğin gibi ağlayan karar vermiyor Fakat bu mısralar kaleme alınmaya baştan 1939’da Kuvayi Milliye’nin ilk versiyonunu, ikinci versiyonunu 1941’e kadar tamamlıyor, 1950’lerde Soğuk Savaş sürürken, hapisten çıkan Nâzım, 4 aylık da bir çocuğu var, oturup Kuvayi Milliye Destanı’nı 3. Versiyon olarak yeniden yazıyor. Ama ısrarla istenmesine, geçim derdini bitirecek tekliflerle karşılaşmasına rağmen, bu yapıtının kitaplaştırılmasına izin vermiyor. Bu yapıtını hapisteyken yazdığı Memleketimden İnsan Manzaraları’nın içine bölüm bölüm yerleştiriyor, bu sırada bazı küçük ama anlamlı değişiklikler de yapıyor.”






Erkan Irmak’ın 45 dakikayı bulan konuşmasını soluksuz dinleyen konuklar, daha sonra, Uluslararası Nâzım Hikmet Şiir Günleri’ne Fransa’dan gelip katılan Claire Lajus, Laetitia Gaulefroy Colombot, Sylvain Cavailles ve Cincent Calvet’in şiir sunumlarını alkışladı. Emel İrtem, Güler Kalem, Mehmet Şimşek, Latif Tiftikçi, Mustafa Koz, Yalın Gündüz, Soner Demirbaş, Reha Yünlüel, Nebil Nafile gibi Türk şairlerin de şiir sunumlarıyla sona eren etkinlik, yarın Ataşehir Atatürk Mahallesi Amfili Park’ta sürecek.


ŞİİR KEYFİ AMFİLİ PARK’TA DEVAM EDECEK


Şiir Günleri’nin üçüncü günü yarın saat 17.00’de Türkçenin günümüzdeki en önemli şairlerinden ve 3. Uluslararası Nâzım Hikmet Şiir Günleri’nin onur konuğu Şükrü Erbaş’ın, konuşma ve şiir okuma programıyla devam edecek. Ardından Ataşehir Belediyesi 5. Uluslararası Nâzım Hikmet Şiir Günleri, onur konuğu şair Ataol Behramoğlu’nun imza ve söyleşi etkinliğiyle hız kazanacak. Programın devamında ise konuk şairlerin katılımıyla şiir okumaları gerçekleştirilecek. Üçüncü gün programının son etkinliği ise saat 21.00’de Latif Tiftikçi'nin tek başına oynayacağı Nâzım Hikmet’in "Benerci Kendini Niçin Öldürdü?" adlı tiyatro oyunu ile son bulacak.


BUHARA PARK’TA NÂZIM HİKMET ÖLÜMSÜZLÜĞÜ İLE ANILACAK


Şiir Günleri’nin dördüncü ve son etkinlik programı ise 10 Eylül Pazar günü Fetih Mahallesi Buhara Park’ta gerçekleştirilecek. Program ilk olarak saat 14.00’te Prof. Dr. Baki Asiltürk’ün, “Cumhuriyet Dönemi Şiirimiz ve Nâzım Hikmet’in 60. Ölüm Yıl Dönümü” isimli konuşmasıyla başlayacak. Devamında ise saat 15.00’te yazar – gazeteci Alâettin Bahçekapılı’nın “Mektuplardan Çıkan Yoldaş Nâzım” ve Osman Bozkurt’un “Her Yerde Muhalif Nâzım” isimli söyleşi programlarıyla devam edecek. Programda ayrıca Alâettin Bahçekapılı’nın “Ağaçlar Nâzım İçin Mektup Açtı” Nâzım Hikmet 60. Yıl Mektupları Sergisi de yer alacak.


Program saat 15.30’da Fransız Şiir Paneli, saat 16.30’da yazar Buket Uzuner’in “Nesiri Besleyen Nâzım” - “Şiirin Beslediği Romanlar: Benim Şairlerim” adlı söyleşisi ve 17.30’da konuk şairlerin şiir okumalarıyla sürecek. Saat 19.00’da başlayacak Haluk Çetin’in gitarı eşliğinde “Ataol Behramoğlu Şiir Dinletisi” etkinliğiyle “Uluslararası Nâzım Hikmet Şiir Günleri” son bulacak.

Haber ve görseller: BRT Yayın Grubu Genel Yönetmeni Alâettin Bahçekapılı

32 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Komentáře


bottom of page