• HaberciGazete

Nezih Demirkent, Oya Başar, Okay Temiz



Bugün 11 Şubat. Türkiye gazeteciliğinin duayeni Nezih Demirkent'in ölüm yıldönümü. 11 Şubat aynı zamanda tiyatro-sinema sanatçısı Oya Başar ve müzisyen Okay Temiz'in doğum günü.

BRT Yayın Grubu olarak Demirkent'i saygıyla, sevgiyle anıyoruz. Oya Başar ve Okay Temiz'in yaş gününü kutluyoruz.


Nezih Demirkent kimdir?



Nezih Demirkent, 11 Şubat 2001 tarihinde noktalanan 70 yıllık başarılı, onurlu hayatında ekonomi gazeteciliğinde DÜNYA ile birlikte bir çığır açtı. Türkiye ekonomisini İstanbul’dan ibaret sayan anlayışı yıkarak Anadolu’yu Türkiye gündemine taşıdı. DÜNYA bugün onun ilkeleri ile saygın, güvenilir, bağımsız bir gazete olarak yayın hayatını sürdürüyor. Gazetemizin kurucusu, Türk basınının duayen kalemi Nezih Demirkent’i ölümünün 15’inci yılında saygıyla anıyoruz. 70 yıllık yaşamında büyük başarılara imza atan Demirkent, bağımsızlığa ve özgürlüğe adanmış yaşamıyls Bab-ı Âli’de önder oldu.

Nezih Demirkent, 1930 yılında İstanbul’da doğdu. Nurettin Bey, 1934’te yürürlüğe giren soyadı kanunu ile Demirkent soyadını aldı. Uzun yıllar sonra Nezih Demirkent, bir sohbet sırasında yakın dostlarından Hasan Yılmaer’e, soyadı öyküsünü şu sözlerle anlatmıştı:

“Babamın ve ailesinin kökeni Manisa’nın Demirci ilçesidir. Soyadını alırken, önce ilçenin adı olan Demirci’yi düşünmüş. Sonra da ‘Demirci adının, demir yapan, demir döven’ şeklinde anlaşılabileceğini düşünerek bundan vazgeçmiş. Sonra, Demircili olduğunu çağrıştırsın inancıyla ‘Demirkent’i soyadı olarak almış.”

Hakkari, ardından Nezih Demirkent’in ilkokula başladığı Van derken, Babasının ‘şark hizmeti’ tamamlanınca aile İzmit’e geldi. Nezih Demirkent de Van’da başladığı ilkokul öğretimine İzmit’in Akçakoca ilçesindeki okulda devam etti. 1941-1942 öğretim yılında Haydarpaşa Lisesi’nin orta kısmına kayıt oldu. Haydarpaşa Lisesi’nden 1948 yılında mezun olan Nezih Demirkent, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne girdi. Fakültedeki ilk arkadaşları, onunla gazetecilikte de birlikte olacağı Necmi Tanyolaç, tıp fakültesi öğrencisi Dr. Mücahit Atmanoğlu, Erol Dallı, bir üst sınıftan Hakkı Devrim oldu. Fakülte yılları, lise sıralarında ve Moda Spor Kulübü’nde olduğu gibi yine sporla iç içe geçti. Çeşitli konularda düzenlenen münazaraların değişmeyen isimlerden biri de Nezih Demirkent idi. Demirkent, 1952 yılında Hukuk Fakültesi’ni bitirdiği zaman mesleğini çoktan seçmişti. Artık o, 50 yılını vereceği gazetecilik mesleğinin içindeydi.

Son Saat’te mesleğe ilk adım

Genç hukuk öğrencisi Nezih Demirkent, fakültenin ikinci sınıfındayken, 10 Kasım 1950’de Son Saat gazetesinde, stajyer spor muhabiri olarak gazeteciliğe başladı. Gazetenin başında Cihat Baban vardı. Eski dostlarından Hakkı Devrim, Hasan Pulur da Son Saat’te çalışıyordu. Son Saat’te başarılı çalışmalarıyla dikkati çeken Nezih Demirkent, 1952 yılında Yeni Sabah gazetesi spor servisinde göreve başladı. Spor yazarı olarak çalışıyordu. Demirkent’in yeni görevi yılın transferi olarak konuşuldu uzun süre. İlerleyen yıllarda Yeni Sabah’ın yazı işleri müdürlüğüne kadar yükselecek yoğun çalışma temposu başladı. Demirkent, işi bitmeden evine gitmiyor, servisteki arkadaşlarının da aynı tempo ile çalışmasını sağlıyordu.

Askeri darbeler, ayaklanmalar, muhtıralar birbirini izliyor, gazeteler sık sık kapanıyor ve gazeteciler tutuklanıyordu. Nezih Demirkent, o yılları TV programında anlatırken, “Bizim kuşak üç askeri müdahaleyi yaşadı. Gazetecilik yapmak zordu” demişti.

Safa Kılıçlıoğlu, 1964 yılında Yeni Sabah gazetesini kapattı. Nezih Demirkent, Yeni Sabah kapandıktan kısa süre sonra Türkiye’de ilk ofset baskıyla yayınlanan ve Hürriyet grubuna bağlı Yeni Gazete’de yazı işleri müdürü olarak göreve başladı. 1969 yılında aynı gazetede genel müdür yardımcısı oldu ve 1970 yılında da müessese müdürü olarak Hürriyet’e geçti. Daha sonra aynı gazetenin genel müdürü oldu. 1981 yılında da Hürriyet gazetesinden ayrılırken kıdem tazminatı olarak DÜNYA gazetesini aldı ve bu gazetenin imtiyaz sahibi oldu.

Anadolu’nun sesi oldu

Nezih Demirkent, mesleki örgütlere çok önem veriyordu. Türkiye Spor Yazarları Derneği’nin kurucuları arasında yer aldı. Burhan Felek’in ölümünden sonra 1982 yılında Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin (TGC) başkanlığına geldi ve 10 yıl süreyle bu görevi yürüttü. Türkiye Gazete Sahipleri Sendikası’nın da bir dönem başkanlığını yaptı. Demirkent, aramızdan ayrılmadan önce de Türkiye Gazete Sahipleri Birliği Başkanlığı ve İstanbul Sanayi Odası Meclis üyeliği görevlerini yürütüyordu. Baba ocağı Manisa’daki Celal Bayar Üniversitesi, Nezih Demirkent’e ‘Fahri Doktor’ unvanı vermişti. Yaşamı boyunca spora büyük önem veren Demirkent, Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Başkan Yardımcılığı görevini üstlendi ve ölümüne kadar da bu görevini yürüttü. TGC Başkanlığı sırasında Gazeteciler Sosyal Hizmetler ve Emeklilik Vakfı’nı yöneten Demirkent, TGC’nin yayın organı Bizim Gazete’nin aylık olarak yayınını başlattı. Ayrıca, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu TGC Hikmet Memduh Kızılağaç Huzurevi ile TGC Basın Müzesi projelerini gerçekleştirdi.

Türk basınının duayen ismi Nezih Demirkent, 11 Şubat 2001 tarihinde noktalanan 70 yıllık başarılı, onurlu hayatında ekonomi gazeteciliğinde DÜNYA ile birlikte bir çığır açtı. Ölümünün 15’inci yılında andığımız kurucumuz Nezih Demirkent, Türkiye ekonomisini İstanbul’dan ibaret sayan anlayışı yıktı. Anadolu ekonomisini Türkiye gündemine taşıdı. Türkiye ekonomisinin merkeziyle gövdesi arasındaki köprüleri kurdu. DÜNYA, bugün onun ileri görüşünün bir kanıtı olarak saygın, güvenilir, bağımsız bir gazete olarak yayın hayatını sürdürüyor.

‘Bizim için gezmek bir fanteziydi, gündüz işte gece de evde çalışırdık’

3 Şubat 2006’da aramızdan ayrılan İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Ortaçağ Tarihi Anabilim Dalı Başkanı, Prof. Dr. Işın Demirkent, yarım asra yakın evliliklerinin gelecek kuşaklara da mesaj niteliği taşıyan unutulmaz çizgilerini şöyle anlatmıştı:

“Bizim için gezmek biraz fanteziydi. Gündüz işyerlerimizde çalışmalarımızı tamamladıktan sonra, akşam da evde çalışırdık. Çalışkan insanları severdi, vurdumduymaz, mazeret yaratan, bir işi alıp da bitirmeyen insanlardan pek hoşlanmazdı.”


Doğum günü: Oya Başar Kimdir ?


Oya Başar,11 Şubat 1956, İstanbul, Türk komedyen, sinema ve tiyatro oyuncusu. Yaklaşık 8 yaşında İstanbul Belediyesi Şehir Tiyatroları'na giren Oya Başar, İstanbul'da eğitimini tamamladıktan sonra, çeşitli tiyatrolarda çalıştı. Devekuşu Kabare başta olmak üzere İstanbul Tiyatrosu ve Ali Poyrazoğlu Tiyatrosu gibi daha birçok tiyatroda çalıştı. Televizyon dizileri yaptı. Ardından Levent Kırca ile adlarını taşıyan tiyatro kuruldu. Kariyerinde önemli bir yere sahip 1986 yılında başlayan Olacak O Kadar televizyon dizisinde de eşi ile birlikte oyuncu, yönetmen ve yapımcı olarak çalıştı. 2007 yılında yakalandığı meme kanseri hastalığı sonrası çalışmalarına ara vermeyen Başar, hastalığını atlatmıştır.[1] Son dönemde Şehir tiyatrolarına tekrar dönerek, müzikal oyun Yedi Kocalı Hürmüz oyununu oynadı. Oya Başar, TV ve tiyatro çalışmalarına aktif olarak devam etmektedir. Özel hayatı Levent Kırca ile 1985 yılında evlenen Oya Başar'ın bu evliliğinden Umut Kırca ve Ayşe Kırca isimli iki çocuğu vardır. 2000 yılında boşanma kararı almış Kırca ve Başar çifti, 2001 yılında tekrar evlenmiş ancak 2005 yılında tekrar boşanmışlardır. 2015 yılında eski eşi Levent Kırca'nın vefatının ardından "Benim onunla 35 yılım geçti. Hayatımın 35 yılı gitti" demiştir.Sosyal medya ağlarında adına açılan hesaplarla ilgili açıklama yapan Oya Başar, hiçbir sosyal medya ağında hesabının bulunmadığını belirterek, bu mecralarda yazılan iletilerin dikkate alınmamasını ifade etmiştir. Filmografi Yıl Başlık Rolü Notlar 1966 Oduncunun Çocukları Hemşire İlk sinema filmi. 1974 Canavar Cafer Gazete Çalışanı 1976 Analar Ölmez Öğretmen 1976 Bitmeyen Şarkı Nebahat 1976 Bulunmaz Uşak 1976 Kaybolan Saadet Sevim 1976 Lüküs Hayat Hizmetçi 1976 Mahallede Şenlik Var 1976 Zühtü (I) Döndü 1977 Kördüğüm Emine 1977 Ne Zaman Geleceksin 1977 Sen Ve Ben 1977 Vahşi Sevgili Fadimenin Kardeşi 1978 Neşeli Günler Ayşen Gruda Seslendirmesi 1979 Çilekeş Suna 1982 Berduşlar Nesrin 1982 Gözüm Gibi Sevdim Ayşe 2001 Son Necla Fidan 2002 Şeytan Bunun Neresinde 2015 Yusuf Yusuf Kadriye 2016 El Değmemiş Aşk Televizyon dizileri Yıl Başlık Rolü Notlar 1974 Sokak Şarkıcıları İlk televizyon dizisi 1986-2005 Olacak O Kadar Nebalet 2002 Ah Yaşamak Var Ya! Hatun 2004 Kendini Bırak Gitsin 2006 Sev Kardeşim Meryem 2008-2010 Benim Annem Bir Melek Neriman Turuncu 2011-2013 Alemin Kıralı Asalet 2014-2015 Roman Havası Zarife Hoyrat 2015-günümüz O Hayat Benim Sultan Tiyatro oyunları Kadın ile Memur - BKM Yedi Kocalı Hürmüz - İstanbul Şehir Tiyatrosu Üç Baba Hasan - Oya Başar Levent Kırca Tiyatrosu Seferi Ramazan Beyin Nafile Dünyası - Oya Başar Levent Kırca Tiyatrosu Gereği Düşünüldü - Oya Başar Levent Kırca Tiyatrosu Morfin - Ali Poyrazoğlu Tiyatrosu Haneler - Devekuşu Kabare


Doğum günü: Okay Temiz kimdir?



11 Şubat 1939 yılında İstanbul’da doğan sanatçı Türk müziği ile ilgili ilk tınıları musiki eğitimi almış annesi Naciye Temiz’den aldı. Yine annesinin desteği ile Ankara Klasik Müzik Devlet Konservatuarında vurmalı çalgılar ve timpani eğitimi aldı. 1955’te profesyonel müzik yaşantısına adım attı. 1957-1959 yıllarında tophane sanat enstitüsünde eğitim çalışmalarını sürdürmüş ve buradaki eğitimi sayesinde kendine has karakterleri ve tınıları olan davulunu kendisi yapmıştır.

1967 yılında Ulvi Temel orkestrasına katılıp Avrupa’da büyük dans lokallerinde çalıştı. Aynı yıllarda İsveç macerası başladı. Orada doğaçlama alanında büyük etkisi olan trompetçi Maffy Falay ile tanışır ve birlikte Türk folklör melodilerindeki kıvraklık ve ritmi farklı bir platformda açığa çıkardıkları Sevda grubunu kurdular. Sonraki yıllarda Stockholm radyoları ve senfoni orkestrasına perküsyoncu olarak değişik renkler katar.

İsveçte yaşayan Amerikalı ünlü trompet ustası Don Cherry ile tanışır. Jazz’ın önde gelen bu büyük ismi ile Temiz, senelerce beraber olur festivaller, konserler ve plaklar yapar. Afrikalı Basscı Johnny Dyani’nin de gruba katılmasıyla üçlü Amerika’nın en popüler müzik okullarından biri olan New Hemsher kolejinde dersler verirler. (1971) Aynı sene Türkiye’yi de ziyaret eden grubun Ankara’da verdikleri konser Sonet plak şirketi tarafından çıkarılır.

Danimarka ve İsveç’te beraber çalıştığı Dexter Gorden, George Russel, Clark Teery gibi Jazz’ın en önemli kişilerinden edindiği tecrübeler eşsizdir.

Bir yıl sonra Temiz, albümünü güçlü basçı Dyani ve Güney Afrikalı trampetçi Mongezi Feza ile birlikte Xaba grubunu oluşturdular. Xaba grubu Temiz’in en önemli çalışmalarının

başında gelir. Yapmış oldukları üç plak Sonet plak şirketi tarafından Skandinavya, Amerika ve İngiltere’de basılarak, bu çok özel grubun kısa bir sürede tanınması ve Jazz tarihinde ilgi ve saygı görmesi önemlidir. Avangart jazz olarak tanımlayacağımız bir sitilin çok değişik bir modelidir.

1974 yılında kurduğu İsveç Türk caz grubu Oriental Wind ile keman, saksafon, fülüt, klarnet, bas ve piano gibi batı kökenli enstrümanların yanı sıra zurna, ney, kaval, ud, saz, gayda ve sipsi gibi Türk enstrümanlarını bir araya getirerek ilginç bir senteze ulaştı. Bir dönem annesi Naciye Temiz de grubun içine katıldı ve İsveç’te bazı konserlere eşlik etti.

Oriental Wind grubunun ilk kurucuları piyanist Bobo Stensson, Bass’cı Palle Danielson, saksafoncu Lennart Aberg, Gayda ve Neyde Hacı Tekbilek gibi ünlü müzisyenler idi


Temiz 1990 yılına kadar İsveç’teki kültürel çalışmalarını sürdürdü. Makam müziğini jazz’a uygulama amaçlı çalışmaları sırasında Türkiye’den pek çok müzisyeni keşfedip onları dünya standartlarına taşıdı. Avrupa, Hindistan ve Amerika turları, konserler, albüm çalışmaları, seminerler birbirlerini takip etti.

Fis Fis Tziganes adlı albümü fransa’da 3000 albüm içinde ilk 3 sıraya girdi. (1991)

Türkiye’de gerçekleştirdiği Green Wave albümü World Music DJ’lerinin her sene gerçekleştirdikleri ilk on içerisinde yer aldı.(1992)

Temiz 1993 yılından sonra çalışmalarını Finlandiya’da sürdürdü ve orada kendisini ve çalışmalarını çok farklı boyutta etkileyen eşi Anna Temiz’le beraber oğlu Tomi’nin hayatına girişi gerçekleşti.

Aynı yıllarda Finlandiya’da Magnetic Band isimli albümü kaydetti. Jazz’ın doğaçlama ruhunu Afrika, Güney Amerika ritmi ile renklendirip geleneksel Türk ezgileri ile birlikte yorumlayan bir albüm çalışması oldu. Bu çalışma Yunanistan’da CD olarak basıldı. Ayın albümü seçildi ve aynı sene plak Down Beat isimli jazz dergisinde beş yıldız aldı.

Okay Temiz 30 senelik Scandinavia’daki aktivitelerini İsveç Kültür Bakanlığı desteğiyle tüm dünyaya İsveç üzerinden dünya müzisyenleriyle ortak çalışmalar yaparak yaydı. Türk motiflerinin jazzcılar tarafından keşfedilmemiş örneklerini büyük bir heyecan ve ilgiyle jazz ailesinin tınılarına katmak için ciddi bir çalışma içerisine girmişlerdir. Elde edilen bu tarz Scandinavia’da kısa sürede kendini kabul ettirip Avrupa turnelerindeki festivaller, plak çalışmaları, kültürel konserlerle 1998 yılına kadar gelmiştir. Tüm bu çalışmaları Türkiye’den dünyaya yaymak ve daha çok Türk müzisyeni ile beraber olmak amacıyla 1998 yılında uzun süreli kalamadığı Türkiye’ye Kültür Bakanlığının desteği ile yerleşti ve buradaki çalışmalarına başlamıştır.

Bitmek bilmeyen enerjisi ve sürekli kendini aşma tutkusuyla edinmiş olduğu tecrübeleri peş peşe yeni projeler için devreye sokar. Bunlar arasında Kültür Bakanlığı ve Banvit sponsorluğunda, İzmir Devlet Senfoni Orkestrası ile kaydettiği Kendi bestelerinden oluşan “Kuzeyden Güneye Yansımalar” adlı albüm, T.C. 75.yıl anısına “Kutlama” isimli CD ve Banvit firmasının 30. yıldönümü anısına “Yaşamın Ritmi” CD çalışması yer almaktadır.

Okay Temiz’in Başarı Elektronik’in 2000 yılı kültür etkinlikleri kapsamında tanıtım amaçlı 5 Cd’si hazırlanmıştır.

Selanik, Atina, Barselona, Budabeşte, Zürih, Ljubliana, Amsterdam, Roterdam, Lahey,

Lizbon gibi Avrupa’nın önemli sanat merkezlerinde Türk ve dünya ritimleri tanıtım programları, seminerleri düzenlemiştir. Ayrıca Kültür Bakanlığı Türk Müziği topluluğunda kadrolu sanatçısı olarak İstanbul, Ankara ve İzmir’de çeşitli konserler verdi.

Okay Temiz yıllar boyunca topladığı ve yaptığı bir çok farklı enstrüman dahil tüm vurmalı çalgıları kendine özgü bir biçimde yorumlamakta ve en basit ritimleri bile çarpıcı bir anlatıma dönüştürebilmektedir.

Okay Temiz Avrupa, Amerika ve Hindistan’da yaklaşık 3300 konser verdi ve 350 festivale katıldı. Afrika’nın, Güney Amerika’nın ve Hindistan’ın ritimlerini en iyi çalanlarıyla tanışıp görerek, dinleyerek, beraber çalarak ve onların çaldıkları aletleri quicca, berimbau, parmak piyano, konuşan davulu yapabilmesini ve çalabilmesini öğrenmiştir. Kendi el yapımı olan bakır davullar, “Elektrikli Sihirli Piramiti”, deve ve koyun çanlarında yaptığı “Artemiz” isimli metal aleti de içeren geniş bir etnik ve elektronik çalgılar koleksiyonu var.

34 senelik caz ve dünya müzikleri kapsamındaki tecrübelerini Türkiye’de bir bir hayata geçirmek için çalışmaktadır.

13 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör