• HaberciGazete

Oktay Kurtböke, Bahri Savcı, Celal Nuri İleri, Altan Aşar, Gönül Ülkü, Duygu Ankara



2 Kasım. Bugün Bahri Savcı, Celal Nuri İleri , Altan Aşar, Gönül Ülkü ve Duygu Ankara'nın ölüm yıldönümleri. Ünlü gazeteci Oktay Kurtböke'yi de 1 Kasım'da yitirdik 22 yıl önce.

BRT Yayın Grubu olarak bu değerlerimizi saygıyla anıyoruz.


Oktay Kurtböke kimdir?


Oktay Kurtböke 1936 yılında İstanbul'da doğdu. Galatasaray Lisesi'nden sonra İstanbul İktisat Fakültesi Gazetecilik Enstitüsü'nü bitirdi. Gazetecilik mesleğine 1959 yılında Ankara'da Yenigün gazetesinde başladı. Daha sonraları Öncü, Kudret, Ankara Ekspres ve Son Baskı, İstanbul'da da Haber gazetelerinde çalıştıktan sonra 1967 yılında Cumhuriyet Gazetesi yazı işleri kadrosunda sayfa sekreteri olarak çalışmaya başladı. Ardından yazı işleri müdürü olarak devam etti. 1972 yılında Cumhuriyet Gazetesi genel Yayın Yönetmeni oldu. Bu görevini 1981 yılına kadar devam ettirdi. 1981 yılında emekli olduktan sonra Hürriyet Gazetesi'nin yönetim kurulu danışmanlığını yürüttü ve Erol Simavi Özel İletişim Eğitim Merkezi'nde ders verdi. Kurtböke bir süre ANAJA Ajansı'nın İstanbul temsilciliği görevinde de bulundu. Ayrıca İçişleri Bakanı Sadettin Tantan'ın Güreş Federasyonu Başkanlığı döneminde Asbaşkanlık görevini üstlendi. Türkiye Gazeteciler Sendikası İstanbul Şube Sekreterliği ve Genel Sekreterliğini yapan Kurtböke, iki dönem Türkiye Gazeteciler Sendikası Genel Başkanlığı görevinde bulundu. İstanbul Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulu ve Anadolu Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde öğretim görevlisi olarak ders veren Kurtböke, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu üyeliği de yaptı. Oktay Kurtböke 1999 yılında İstanbul'da öldü.

Prof. Dr. Bahri Savcı kimdir?



1914 yılında Balıkesir'in Sındırgı ilçesinde doğdu. İstanbul Erkek Lisesi ve Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'ni bitirdi. Aynı fakülteye öğretim üyesi olarak girdi ve 1945 yılında profesör oldu. 27 Mayıs 1960 hareketinin düşünsel önderlerindendir. 6 Ocak 1961 - 15 Ekim 1961 tarihleri arasında Kurucu Meclis’te Üniversite Temsilciliği yaptı. Aynı mecliste 1961 Anayasası'nı hazırlayan komisyonda bulundu. 12 Mart 1971 sonrasında tutuklandı. 1983 yılında 1402 Sayılı Sıkıyönetim Yasası'na dayanılarak öğretim üyeliğinden uzaklaştırıldı. Atatürkçü Düşünce Derneği'nin kurucu üyesi idi. 2 Kasım 1997 yılında vefat etti.

Altan Aşar kimdir?



1941'de doğdu. Gazeteciliğe ilk olarak Eskişehir’de Türk Gücü Gazetesi’nde başlayan ve ardından 1964 Yılı’nda TRT’ye geçen Aşar, TRT Haber Dairesi’nin kurucuları arasında yer aldı. TRT’nin ilk haber programı ‘Yurttan Dünyadan’ programını hazırladı. 2 Kasım 2005'te vefat eden Aşar, Doğançay Mezarlığı’nda defnedildi.

Gönül Ülkü Özcan kimdir?


28 Şubat 1931 tarihinde İstanbul'da dünyaya geldi. Annesinin desteğiyle küçük yaşlarda İstanbul Şehir Tiyatroları çocuk bölümüne girdi. 1962 senesinde Gazanfer Özcan ile evlenene kadar Şehir Tiyaytoları'nda çalışmaya devam etti. İkili evlendikten sonra Gönül Ülkü-Gazanfer Özcan Tiyatrosu'nu kurdu. 2002 senesinde rahatsızlandıktan sonra kendi tiyatrolarında çalışmayı bıraktı. 2003 senesinde sahnelere tekrar döndü. Az sayıda sinema filminde rol alan sanatçı, eşi Gazanfer Özcan ile birlikte 16 sene "Kuruntu Ailesi" isimli dizide rol aldı. 2009 senesinde senaryosunu Gülse Birsel'in yazdığı Avrupa Yakası dizisinde rol aldı. 2012-14 yılları arasında, senaryosunu yine Gülse Birsel'in yazdığı "Yalan Dünya" dizisinde oyanayan ünlü sanatçı Gönül Ülkü Özcan, 2 Kasım 2016 tarihinde İstanbul'da hayata gözlerini yumdu.


CELÂL NURİ İLERİ kimdir?

(1882-1936) II. Meşrutiyet ve Cumhuriyet devrinin tanınmış gazetecisi, fikir ve siyaset adamı.

Gelibolu’da doğdu. Babası, mektupçuluktan valiliğe kadar çeşitli hizmetlerde bulunduktan sonra 1908’de Meclis-i A‘yân üyeliğine seçilen Mustafa Nuri Bey, annesi de Mesnevî mütercim ve şârihi Âbidin Paşa’nın kızı Nefise Hanım’dır. Celâl Nuri’nin çocukluğu babasının görevli olarak bulunduğu Gelibolu, Sakız ve Canik’te geçti. İlk öğrenimini taşra mekteplerinde ve özel hocalardan gördü. Orta öğrenimini Galatasaray Mekteb-i Sultânîsi’nde yaptı. Daha sonra Mekteb-i Hukuk’a devam etti ve II. Meşrutiyet’in ilânından önce buradan mezun oldu. Çalışma hayatına avukat olarak başlayan Celâl Nuri’nin asıl faaliyet gösterdiği alan gazeteciliktir. Gazeteciliğe 1909’da Ebüzziyâ Tevfik ile birlikte Currier d’Orient’da başladı. Celâl Nuri 1911 yılı sonlarına kadar çalıştığı, Ebüzziyâ’nın ayrılmasından sonra adı Le Jeune Turc olan bu gazetede fikir hürriyeti, Avrupa’ya karşı Osmanlı hukukunun müdafaası, Rus aleyhtarlığı ve ittihâd-ı İslâm taraftarlığı konularında birçok yazı yazdı. 1912 yılından itibaren yoğun bir yazım faaliyetine girerek, Tanin ve Hak gazeteleriyle İctihad mecmuasında makaleler yayımlarken bir yandan da bunlardan yaptığı seçmeleri kitap haline getirdi. Aynı yıl Rusya ve İskandinavya’ya bir seyahat yaptı; 1913’te ilk Türk yazarı olarak kuzey kutbuna gitti. Celâl Nuri, 1914 yılı başlarında Abdullah Cevdet ile aralarında çıkan bir fikir tartışması yüzünden İctihad’dan ayrıldı ve Hürriyet-i Fikriyye mecmuasında yazmaya başladı. Aynı yıl yaklaşık iki ay süren bir Amerika seyahatine çıktı. 1916’da İkdam’ın başyazarlığını yaparken bir yandan da Edebiyyât-ı Umûmiyye Mecmuası’nı çıkardı. Bütün fikrî ve ilmî enerjisini üzerinde toplayacağı Âtî gazetesini 1 Ocak 1918’de yayımlamaya başladığında artık meşhur bir yazar, tecrübeli bir gazeteci ve usta bir polemikçi olmuştu. Hükümetin basın hürriyetini sınırlayıcı teşebbüsleri karşısında tenkit dozunu iyice arttırınca Âtî 10 Şubat 1919’da kapatıldı; fakat hemen ertesi gün İleri adıyla yayımına devam etti. Celâl Nuri tenkitlerini Hürriyet ve İtilâf Fırkası’na da yöneltince o günlerde bu fırkanın umumi kâtibi olan ve Sabah gazetesinde yazan Ali Kemal’le aralarında bir tartışma başladı. Bu polemik, Celâl Nuri’nin yurt dışına çıkmasına ve yaklaşık dört ay kadar Roma’da kalmasına sebep oldu. Ali Kemal’in Dahiliye vekilliğinden ayrılması üzerine 24 Temmuz 1919’da İstanbul’a döndü. 22 Kasım 1919 tarihinde Gelibolu’dan mebus seçildi; böylece 1935 yılına kadar devam edecek siyasî hayatı da başlamış oldu. Son Osmanlı Meclis-i Meb‘ûsanı’nın aldığı Mîsâk-ı Millî kararının müsveddesini kaleme alan Celâl Nuri (İleri, nr. 1358, 11 Teşrînisâni 1337), İstanbul’un işgaliyle basın üzerindeki baskılar iyice artınca işgalciler tarafından Malta’ya sürüldü. 3 Kasım 1921’de Malta’dan İstanbul’a döndü ve Ankara’ya geçip Gelibolu milletvekili sıfatıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne girdi. 10 Şubat 1922’de Kānûn-ı Esâsî Encümeni reisliğine seçildi. Buradaki çalışmalarıyla Kānûn-ı Esâsî’yi, gerekli değişikliği yaparak Cumhuriyet’in ilânını mümkün kılacak duruma getirdi. Lozan Antlaşması’ndan sonra kanunsuz yollarla İstanbul’a dönen Rum ve Ermeniler’e kolaylık sağlayan ve Yunus Nadi, Kılıç Ali gibi bazı mebusların adlarının da karıştığı “iş komitesi” hakkında yaptığı neşriyattan sonra gelişen olaylar üzerine İleri 30 Kasım 1924’te kapatıldı. Adı 1928 yılına kadar herhangi bir gazetede görülmeyen yazarın bu süre içinde tek yayın faaliyeti, 1926’da yayımladığı Türk İnkılâbı adlı eseridir. 1928’de İkdam’da yeniden yazı hayatına dönen Celâl Nuri, harf inkılâbının gerçekleşmesinde ve tutunmasında önemli rol oynamıştır. 1934’te soyadı kanunu çıkınca gazetesi İleri’nin adını soyadı olarak seçti. 2 Kasım 1936’da İstanbul’da öldü.

Duygu Ankara kimdir?



(d. 1950 - ö. 2 Kasım 1996), Tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu. Tuncay Özinel Tiyatrosu gibi topluluklarda rol alan sanatçı Duygu Ankara, sanat yaşamı boyunca birçok oyunda görev yaptı. Evita müzikalinde "Evita" rolünü üstlendi. Bizimkiler dizisiyle geniş izleyici kitlesiyle buluştu.

29 görüntüleme0 yorum