top of page
  • Yazarın fotoğrafıHaberciGazete

Akrep Nalan, Osman Kibar, Yadigar Ejder, Yasemin Mori, Derviş Pasin



4 Mart. Bugün Dersin Pasin, Akrep Nalan, Osman Kibar ve Yadigar Ejder'in ölüm yıldönümü.

Bugün aynı zamanda Yasemin Mori'nin doğum günü.


Derviş Pasin kimdir?



Animasyon sanatçısı, yönetmen, çizer, çizgi film yapımcısı, afiş tasarımcısı, Derviş Pasin, 04 Mart 2023 Cumartesi günü hayatını kaybetti. 1942 Trabzon doğumlu Pasin, Ateş Benice ile birlikte kurduğu stüdyoda uzun metrajlı ilk Türk çizgi filmlerinden biri olan Boğaç Han’ı gerçekleştirdi. Derviş Pasin – Ateş Benice ikilisi Neden Çizgi, Tomurcuk, Selvi’nin Fırçasından, Karınca Ailesi gibi dizilerin yanında Uykudan Önce programının jeneriğini de hazırlamıştı.

Ağustos 2014'te AA muhabirinin Dervis Pasin ile yaptığı söyleşi:

Türkiye'nin çizgi dedesi: Derviş PasinTürkiye'nin ikinci kuşak çizgi filmcilerinden Derviş Pasin, 72 yaşında olmasına rağmen atölyesinde çizgi film üretmeye devam ediyor

İSTANBUL (AA) - SEFA MUTLU - Türkiye'de hafızalara kazınan yerli çizgi filmler "Boğaç Han", "Neden Çizgi", "Tomurcuk", "Selvi'nin Fırçasından", "Evliya Çelebi", "Karınca Ailesi" gibi birçok yapıma imza atan 72 yaşındaki Derviş Pasin, atölyesinde çocuklar için üretmeye devam ediyor.Pasin, Türkiye'de çizgi filmin hikayesini ve önemini AA muhabirine anlattı.Türkiye'de çizgi film yapımının 1930'lara kadar gittiğine işaret eden Pasin, o dönemde bu alanda karikatür çizenlerin faaliyet gösterdiğini söyledi. Pasin, söz konusu yıllarda deneme yanılma yoluyla birçok çizgi filmin üretildiğini belirterek, daha sonraki yıllarda Oğuz Aral, Tekin Aral, Altan Erbulak, Mıstık, Yalçın Çetin ve Tonguç Yaşar gibi isimlerin çizgi reklam filmleri ürettiğini anımsattı. Çizgi film yapımında tek kare kameralara ihtiyaç duyulduğunu ifade eden Pasin, o dönemin imkânsızlıklarını şöyle sıraladı:

"Eski kameralar bozulup tek kare motoru koyuluyor. Tek kare motoru da askeriyenin hurdaya çıkardığı ciplerden sökülen silecek motorlarından elde ediliyordu. O günlerden buralara kadar geldik. Yalçın Çetin daha sonra Almanya'ya gidip orada bir stüdyoda uzun zaman çalışıyor. Çetin, Türkiye'ye döndükten sonra bizler gerçek manada çizgi filmin nasıl yapıldığını öğreniyoruz. Storyboard, çekim planı yapmayı ondan öğrendik. 1966-1967 döneminde çizgi film yapmaya başladım."

- "Yunan çocukları bizim çizgi filmlerimizle büyüdü"Pasin, çalışmalarını yoğunlaştırdığı dönemde senaristliğini Meral Babacan'ın yaptığı Karınca Ailesi projesine başladıklarını anlattı. Çizgi filmin 75 bölüm olarak tamamlandığını kaydeden Pasin, "TRT'nin tarihinde sattığı ilk projedir. Hatta bir Yunanistan seyahatinde bir video dükkanında afişimizi gördüm. Yunan çocukları Karınca Ailesi'ni izliyordu, bu hayatımda yaşadığım en büyük mutluluktu. 'Bu işi başardık' dedim. Altyapısı olmadığı halde başarılı işler çıkacağını görmüş olduk" diye konuştu.Sadace alıp seyreden bir toplumdan üreten bir topluma geçişi sağladıklarını dile getiren Pasin, sanatçıyı mutlu eden şeyin bu olduğunu söyledi. Pasin, para kazanmak amacıyla çizgi film yapılamayacağını ifade ederek, "Zaten Türkiye'de para kazanmak için yapılacak son şey, çizgi film yapmaktır" dedi.

- "Yabancı bize film yaptırırken, bizimkilerin gözü dışarıda"Türkiye'nin ilk dönemlerdeki maddi ve teknik yetersizliklerden sıyrılarak, çizgi film üretiminde söz sahibi olmaya başladığını vurgulayan Pasin, Fransa'da yayımlanan "Papirüs" adlı çizgi dizinin 6 bölümünün Türkiye'de yapıldığına dikkati çekti. Pasin, şöyle devam etti:

"Yunan devlet kanalının bütün filmlerini ben yapmaya başladım. O dönemde Yunan televizyonunun başında Kıbrıslı biri olduğu için yapımcı Belçika'da yaptırıyorum diye filmleri bana yaptırdı. Sanat uğruna bunu da yaptık. TRT o dönem çizgi filmlere kapılarını kapamıştı ama bizim yaptığımız filmleri Fransızlardan alıp yayımlamıştı. Fransız yönetmenler bizi kutladılar."

- "Allah TRT'yi çizgi filmcilerin başından eksik etmesin" Pasin, son dönemde ise birkaç kanalın dışında çizgi filme destek verilmediğini aktararak, "Allah TRT'yi çizgi filmcilerin başından eksik etmesin. Hepimizin TRT Çocuk'a hizmet etmesi lazım. Orayı iyi işler yaparak kalkındırmamız lazım" dedi. TRT Çocuk'un varlığını, bulunmaz bir nimet olarak niteleyen Pasin, bu kanalın olmaması durumunda bütün üretimin duracağını belirtti. Disney Stüdyoları'nda bir dakikalık bir reklam filminin 50 bin dolar olduğu bilgisini veren Pasin, Türkiye'de ise bunun 2-4 bin lira civarında olduğunu aktardı. Pasin, animatörlerin biraz para kazanmak adına kaliteden ödün verdiklerini anlatarak, bu nedenle 12 karede anlatılacak bir hareketin 4 karede anlatıldığını söyledi.Çizgi film sektörünün gelişmesinde devlet desteğinin önemine değinen Pasin, Yunanistan'ın bu konuda en büyük örnek olduğunu dile getirdi. Pasin, Türkiye'de ise yükü sadece TRT'nin çektiğini kaydetti.

- "Çocukları eğitmek için çizgi film en önemli araç" Pasin, animasyon reklamlar yaptığı dönemde çok iyi bir kazanç elde ettiğini aktararak, "O dönemde TRT'ye iş yapmamın nedeni çocuklardır. O dönem en popüler reklam filmlerini yapmama rağmen, kendi çocuklarımın umurunda değildi. Ne zaman ki televizyona iş yapmaya başladım, babalarının çizgi filmci olduğunu anladılar. Çocuklarım bundan iftihar etti" diye konuştu.Pasin, çizgi filmin diğer iş kollarından farklı olarak hem eğitici hem de öğretici bir yanı olduğunu belirtti. Çevre temizliği konusunda birçok tabela konduğunu anımsatan Pasin, çizgi filmin eğitici yönü hakkında şu değerlendirmeleri yaptı:

"Bunlara gerek yok. 'Yerlere tükürmeyiniz' diye yazmak işe yaramıyor. O bir refleks olmuş artık. Çünkü eğitilmemişler. İnsana 20 yaşından sonra trafiği öğretemezsin. Ona çocukken öğreteceksin neyin ne olduğunu. Bu nedenle çizgi filmden daha mükemmel bir eğitim aracı yok. Zaten okuma alışkanlığımız yok. Maalesef bunu kullanamıyoruz. Binlerce tabela yerine tek karede bunun eğitimi verilebilir." (Kaynak AA)


Akrep Nalan kimdir?


Füsun Nalan Açın ya da halk arasında bilinen sahne adıyla Akrep Nalân, (26 Nisan 1954, Ankara - 4 Mart 2022, Muğla), Türk pop müziği şarkıcısı ve oyuncu.


Füsun Nalan Açın, 26 Nisan 1954 tarihinde Vasfi ve Hasibe Açın'ın tek çocuğu olarak Ankara'nın Yenimahalle ilçesinde doğdu. Ankara'da Bahçelievler Alparslan İlkokulu'nda, ortaokulu Adana Kız Lisesi ve Uşak Ticaret Lisesi'nde tamamladı. 1972-1980 yılları arasında Şaban Karamancı Demir Çekme Fabrikası ve Ahmet Karamancı Oksijen Fabrikası ve İnterfarma A.Ş.'de muhasebeci olarak çalıştı. Bu yıllarda Ankara Sanatevi'nde tiyatro çalışmaları yaptı. Hamdi Ortadirek başlıklı müzikli orta oyununda Erol Demiröz, Savaş Yurttaş, Selçuk Uluergüven ve Şener Kökkaya ile aynı sahneyi paylaştı. Bu dönemde bir gece kulübünde barmen olarak çalışmaya başladı.

Akrep lakabını 1978 yılında aldı. Lakabın kendisine ne şekilde yakıştırıldığını ise şu şekilde anlattı:

"1978 yılında hayatımda ilk defa at yarışı oynadım ve 6'lıyı tutturdum. 38.700 lira para kazandım. Atın birinin adı Akrep'ti. O sıralarda gazetelerin manşetlerinde 'Akrep Nalan' lakaplı bir hanım vardı. Sanırım çevremdekiler ondan esinlenerek bana 'Akrep' diye hitap etmeye başladılar. Sonra da bu lakap üzerime yapıştı kaldı”

Füsun Nalan Açın, meslek hayatının bundan sonrasında Akrep Nalân lakabını sahne adı olarak kullanmaya devam etti. İlk profesyonel sahne çalışmasını 1980 yılında Hakkı Çağdaş'ın desteği ile Goldfinger gece kulübünde gerçekleştirdi. Daha sonra Bodrum Efe Bar, Pirinç Otel, Ünlü Otel, Paradise gibi mekânlarda dinleyici kitlesini artırdı. Ardından İstanbul'da Kulüp 12, Paella, Memos, Küfe gibi gece kulübü ve gazinolarda sahne aldı.

1991 yılında Vedat Sakman ve Halis Bütünley'in desteğiyle çıkardığı ilk albümü Dağ Çiçeği ile meşhur oldu. Daha sonra Selim Atakan'ın desteği ile 1994 yılında ikinci ve son albümü Zil Zurna Sevdalar albümü yayımlandı. İlk iki albümde yer alan Fânî Dünya, Halikarnas, Karlar Düşer, Sarhoş, Kolay Mı, Güneşlerime Kar Yağdı, Sende Kalsın gibi parçaları ile ses getirdi. 1992 yılında Salvatore Adamo, Ajda Pekkan, Sezen Cumhur Önal ve Barış Manço ile aynı sahnede beraber bir konser vermiştir.

Şarkıcılığının yanı sıra oyunculuk da yapan Akrep Nalan; Zirvedekiler (1994), Baskül Ailesi (1997), Hayat Bilgisi (2003-2005), Peki Olur Şekerim (2003) ve Aşk Mahkumu (2004) gibi çeşitli dizi ve filmlerde yer aldı.[3] Özellikle Hayat Bilgisi dizisinde canlandırdığı beden eğitimi öğretmeni Fidan Hoca rolüyle geniş kitlelere ulaşmıştır.

Füsun Nalan Açın, Bodrum'da uzun süredir yaşadığı evinde 4 Mart 2022 sabahı solunum yetmezliği nedeniyle 67 yaşında öldü. Cenazesi 5 Mart'ta Torba Mezarlığına defnedildi. Ölümünden sonra tüm mirasını Nesin Vakfı'na bağışladığı ortaya çıktı.

Diskografi

  • 1991: Dağ Çiçeği

  • 1994: Zil Zurna Sevdalar

Video Klipleri

  • 1991: Karlar Düşer

  • 1991: Halikarnas

  • 1991: Kolay Mı?

  • 1991: Sarhoş

  • 1991: Aşiyan

  • 1991: Çağır Beni

  • 1991: Dağ Çiçeği

  • 1994: Fani Dünya

  • 1994: Hey Yavrum Hey

  • 1994: Zil Zurna Sevdalar

  • 1994: Güneşlerime Kar Yağdı

  • 1994: Çocukluğum Uslansın

  • 1994: İstemem

  • 1994: Sende Kalsın

Konuk Olduğu Albümler

  • 2002 yılında Ülkü Aker'in 35 Yılın Şarkıları albümünde Halikarnas'ı ve koro ile Hey Gidi Günler başlıklı şarkıları seslendirdi.

  • 2006'da Jöntürk ile birlikte Şaman albümünde Sun Avucundaki Karanlığı Bana şarkısını söyledi.

  • 2019 yılında Nina Varon'un Efsane Şarkılar başlıklı albümünde Bugün İşe Gitme başlıklı şarkıyı seslendirdi.

Filmografi

  • 1994: Zirvedekiler - Show Tv

  • 1997: Baskül Ailesi (Zerafet) - Star Tv / Kanal D

  • 2003: Peki Olur Şekerim (Tv Filmi)

  • 2003-2004: Hayat Bilgisi (Beden Öğretmeni Fidan) - Show Tv

  • 2004: Aşk Mahkumu - Show Tv



Osman Kibar kimdir?



Başkanlığı sırasında İzmir’in tüm yollarını asfaltlattığı için kendisine “Asfalt Osman” lakabı takıldı.

Osman Kibar, 1909 yılında Osmanlı İmparatorluğu zamanında Selanik‘de doğmuştur. istanbul’da Fevziye Okulunu bitirdikten sonra, Robert Kolej‘den mezun oldu.



Osman Kibar (solda) İhsan Alyanak ile...

Osman Kibar, 1930 yılında İzmir’de zeytinyağı, sabun ve gliserin ticareti yaparak bir tüccarlığa başladı. 1 Aralık 1951 tarihinde kurulmasında öncülük yaptığı Ege Bölgesi Sanayi Odası’nda ilk başkanlığını 1963 yılına kadar yaptı.

1946 yılında politikaya atıldı. Demokrat Parti‘nin İzmir ve Ege kuruluşlarında görev aldı ve İzmir il Başkanlığı görevlerini yürüttü. 1964 yılında İzmir Belediye Başkanlığı’na seçildi, bu görevi 1973 yılına kadar dokuz yıl sürdürdü. Başkanlığı sırasında İzmir’in tüm yollarını asfaltlattığı için kendisine “Asfalt Osman” lakabı takıldı.

1973 yılındaki yerel seçimlerde CHP‘nin adayı İhsan Alyanak‘a yenilerek aktif politikayı bıraktı. Belediye başkanlığını bıraktıktan sonra İzmir Çınarlı’daki adına kurduğu kereste ticareti şirketinde iş yaptı.

Osman Kibar, 1932 yılında Hülya hanım ile evlendi. Besteci Melih Kibar‘ın (d.1951) babasıdır. Seli Kibar (d.1937) adlı oğlundan olan ve kendisiyle aynı adı taşıyan Samumed adlı biyo-teknoloji şirketi sahibi iş adamı Osman Kibar 2‘nin (d.1972) dedesidir. Ayrıca Bige Özgener adında bir kızı vardır.

Osman Kibar, 4 Mart 1986 tarihinde İzmir’de 77 yaşında ölmüştür.

Bulunduğu Siyasi Partileri : 1946-1960 – Demokrat Parti 1961-1973 – Adalet Partisi



Yadigar Ejder kimdir?



Yadigar Ejder veya Yadigar Kuzu ya da gerçek adıyla Adnan Ayberk, (d. 1951, Sivas - 4 Mart 1991, İstanbul), Türk sinema sanatçısı.

Türk sinemasında çok sayıda filmde yardımcı oyuncu olarak rol alan sanatçı, özellikle Doktor Civanım filminde Gaffur rolüyle ve Şark Bülbülü filminde oynadığı Mazlum karakteriyle hatırlanır.


1951 yılında Sivas'ta dünyaya geldi. Orta hâlli, altı çocuklu bir ailenin en büyük çocuğu idi.İlkokul üçüncü sınıfta okulu bıraktı. 1967'de İstanbul'a gitti ve bir süre sonra Yeşilçam sinemasında oyunculuğa başladı. Birçok filmde yardımcı oyuncu olarak rol aldı. Özellikle Kemal Sunal filmlerinde oynadı. "Yadigar Ejder" adıyla tanındı. Yönetmen Memduh Ün kendisiyle tanışmasını: “Yadigâr Ejder’i ilk kez Levent’teki evimizden hatırlıyorum; odun kırmaya gelmişti. Üzerinde hiçbir şeyi yoktu, mont vermiştim ona. Kan davasından yattığını, cezaevinden yeni çıktığını söylemişti. Ona uygun elbiseyi bulmakta zorlanırdık. Tarlabaşı’nda bir terzi vardı, o dikerdi elbiseleri. Normal insana 2-2,5 metre kumaştan pantolon dikilirdi. Yadigâr’a 3.5 metre kumaştan diktirirdik”

1991 yılında İstanbul'da hayatını kaybetti. Sanatçının Taksim Parkı'nda donarak öldüğü iddia edildi. Ancak daha sonra sanatçının yüksek tansiyon ve şeker hastası olduğu, bu hastalıklara bağlı kalp krizi ve beyin kanaması geçirdiği ya da kayarak başını duvara çarptığı ve bu nedenle öldüğü söylendi.

Hayatı, Erhan Tuncer'in kaleme aldığı ve 2015 yılında yayımlanan "Bir Yadigar Ejder" adlı kitaba konu olmuştur. Mezarı, Beyoğlu'nda Kulaksız Mezarlığı'ndadır.

Yadigar adını kullanması

Yadigar Ejder'in sinemada kullanmak için, 29 Nisan 1959 tarihinde Sivas'ta henüz 29 yaşındayken öldürülmüş olan meşhur Sivaslı kabadayı "Deli" lakaplı Yadigar Aykut'un adını kendisine seçtiği Sivas ahalisi tarafından söylenmektedir. CNN Türk'de yayınlanan bir haberde "Sivas’ta ünlü bir kabadayı olan Yadigar’ın adını kullandı" cümlesi yer almaktadır. Sinema sektörüne girmeden önceki yaşamı da bu iddiayı destekler niteliktedir. Yadigar Ejder'in İstanbul’daki Sivaslı kabadayılarla takıldığı, pavyoncuların ve kumarhane sahiplerinin yanlarında çalıştığı sektörün içindeki çeşitli kişiler tarafından anlatılmaktadır.

Filmografisi


  • Dalgacılar 1992

  • Ula Ula Niyazi 1991

  • Canımdan Can İste 1989

  • Tecelli 1989

  • Doktorlar 1989

  • Bombacı 1988

  • Sen Benimsin 1988

  • Vahşiler 1987

  • Otobüs Yolcuları / İhsaniye - Karasu 1987

  • Bela 1986

  • Tarzan Rıfkı 1986

  • Balta 1986

  • Kıratlı Süleyman 1986

  • Ninja Gece Savaşçısı 1986

  • Size Selam Getirmişem 1986

  • Tokatçılar 1986

  • İnfilak 1986

  • Beyoğlu'nun Arka Sokakları 1986

  • Kanun Adamı 1985

  • Gariban Beşler 1985

  • Şaban Pabucu Yarım (Salimin adamı) 1985

  • Gırgıriyede Büyük Seçim 1984

  • Belalı Fedailer 1984

  • Sevdalı 1984

  • Zalim Dünya 1984

  • Kılıbık 1983

  • Gırgıriyede Cümbüş Var 1983

  • Toprağın Kanı 1983

  • Baş Belası 1982

  • Gırgır Ali (1982)

  • Dünyayı Kurtaran Adam (Yaratık) 1982

  • Doktor Civanım (Gaffur) 1982

  • Yor 1982

  • Adile Teyze 1982

  • Üç Kağıtçı (Hamza) 1981

  • Devlet Kuşu (Murat) 1980

  • Gerzek Şaban (Hamza) 1980

  • Sarışın Tehlike (Emile) 1980

  • Rüzgâr 1980

  • Kartal Murat 1980

  • Umudumuz Şaban (Ayı Necmo) 1979

  • Şark Bülbülü (Mazlum) 1979

  • Süpermen Dönüyor 1979

  • İki Cambaz 1979

  • Kanun Gücü 1979

  • Benim Yaşantım 1979

  • Püsküllü Bela / Dilberim Kıyma Bana 1979

  • İnsan Sevince (Mahkum) 1979

  • Korkusuz Korkak (Tetikçi) 1979

  • İnsanları Seveceksin 1978

  • Ölüm Görevi 1978

  • Kara Murat Devler Savaşıyor 1978

  • Çarli'nin Kelekleri 1978

  • Balkona Etti / Haydar 1978

  • Kılıç Bey 1978

  • Avanak Apti (Urfalı Apti) 1978

  • Taşı Toprağı Altın Şehir 1978

  • Baba Ocağı 1977

  • Bazıları Cacık Sever 1977

  • Yıkılmayan Adam 1977

  • Yarınsız Adam 1976

  • Ben Bir Garip Keloğlanım 1976

  • Deli Şahin 1976

  • Su Perisi Elması 1976

  • Tek Başına 1976

  • Sahte Kabadayı 1976

  • Korkusuz Cengaver 1976

  • Nereye Bakıyor Bu Adamlar (Cellat) 1976

  • Babacan 1975

  • Cemil 1975

  • Zindan 1974

  • Almanyalı Yarim 1974

  • Zambaklar Açarken 1973

  • Tarkan: Altın Madalyon (Cellat) 1972

  • Ayşecik Bahar Çiçeği 1971

  • Eşrefpaşalı 1967


Doğum günü: Yasemin Mori kimdir?



2008 yılında piyasaya çıkarttığı ilk albümü Hayvanlar ile alternatif / rock müzik piyasasına hızlı bir giriş yapmış olan Türk şarkıcı, besteci ve grafik sanatçısı. Albümündeki şarkıların sözleri ile dikkat çeken Mori, ayrıca Hayvanlar albümünün grafik tasarımını da kendisi yapmıştır.

Yasemin Mori, 4 Mart 1982 tarihinde, İstanbul‘da dünyaya geldi. Asıl adı Yasemin Savgı olmasına karşılık Edirne’de yaşayan anneannesinin kendisini çağırdığı ve Balkan dillerinde kız anlamına gelen Mori’yi soyadı olarak benimsedi.


Henüz altı yaşındayken ailesinin iş durumundan dolayı Ankara‘ya taşınan Mori, bu şehirde büyüdü. Rumeli’den göç eden Bulgaristan Türklerinden olan akrabalarının Edirne’ye yerleşmesinde dolayı çocukluğunun bir bölümünü Edirne’de geçirmiş. Kendisinden 10 yaş büyük bir ablası var. Annesi Türk Hava Yolları’ndan emekli , babası Mimar.

Bilkent Üniversitesi Grafik Tasarım Bölümü‘nden mezun olan genç müzisyen, bu alandaki eğitimini albüm kapaklarını kendisi tasarlayarak müziğine de yansıttı.

Genç yaşlardan itibaren müzikle ilgilenen Mori’yi babası klasik, ablası ise rock ve caz müzikleri ile tanıştırdı. En fazla etkilendiği grup olarak Queen‘i gösteren Mori, uzun süre boyunca çeşitli enstürmanlarla çalıştı ve besteler hazırladı. Lise yıllarında çeşitli gruplarla beraber çalıştıysa da kendisine özgün bir müzik oluşturma isteği her zaman ağır bastı ve üniversiteyi bitirmesinin ardından Emre Irmak ile beraber bu arzusu peşinde çalışmaya başladı.



Yasemin Mori’nin prodüktörlüğünü Emre Irmak ile beraber üstlendiği, Cengiz Baysal, Tarkan Gözübüyük ve Murat Ejder gibi tanınmış müzisyenlerle beraber kaydettiği ilk albümü Hayvanlar, 10 Temmuz 2008 tarihinde, Irmak Plak’tan çıktı. 13 Mayıs 2008tarihinde piyasaya sürülen ve Hayvanlar albümünün ilk single çalışması olan Aslında Bir Konu Var, albümün başarılı olacağının bir göstergesi gibiydi.

Hayvanlar albümü kısa sürede Mori’ye sadık bir dinleyici kitlesi kazandırdı. Albümün ilk konseri, 5 Temmuz 2008 tarihinde, Masstival 2008‘de verildi. Albümden çıkan üç single çalışması içerisinde en başarılı olanı, müzik listelerinde 12. Sıraya kadar yükselmeyi başaran Aslında Bir Konu Var olurken, sanatçının konserlerde seslendirdiği albüm dışı şarkılar yeni bir albümün yolda olduğu söylentisini doğurdu.

Albümleri :

2008 – Hayvanlar 2012 – Delibando

28 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comments


bottom of page