top of page
  • HaberciGazete

Prof. Aydın Ayan: "Bedri Rahmi resme de şiire de renk kattı"

Güncelleme tarihi: 4 Eki 2022



Bugün ölüm yıldönümünde sanat ve şiirseverler olarak saygıyla/sevgiyle anıyoruz Bedri Rahmi Eyüboğlu'nu. Yurdun değişik yerlerinde anma etkinlikleri düzenlenecek belki.

Bedri Rahmi'nin doğup lise çağına değin yaşadığı Trabzon da kültürüne değer katan sanatçısını unutmadı. Üstelik değerini anmak için ölüm ya da doğum gününü de beklemedi...

Trabzon Belediyesi, Bedri Rahmi Eyüboğlu hakkında, Mimar Sinan Üniversitesi'nde öğrencisi olan Prof. Dr. Aydın Ayan'ın konuşmacı olarak katıldığı bir etkinlik düzenledi: "Sanat, Kent ve Bedri Rahmi."



Prof. Ayan, dikkatle dinlenen ve iki saati aşan konuşmasında sanatın toplumda oynadığı rolden yola çıkarak, kentlerin kültür düzeyine sanatçıların ve müzelerin katkısına değindi. Ardından da Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun yaşamından, eğitim süreçlerinden kesitler sundu. Ayan, "Bedri Rahmi resme de şiire de renk kattı" dediği konuşmasının ayrılan süreye sığmaması nedeniyle ikinci bir konferans düzenlenmesi için yetkililere çağrıda bulundu.



10 Eylül'de Trabzon'da onarılarak kültür merkezi olarak hizmete sokulan Kızlar Manastırı'nın mistik atmosferi içinde "Sanat, Kent ve Bedri Rahmi" odaklı konuşmasına 100 yıl önce 9 Eylül 1922'de emperyalist güçlere karşı verilen Kurtuluş Savaşı'nın utkuyla taçlandırıldığı vurgulayarak başladı Prof. Dr. Aydın Ayan. Ardından insanın yeryüzünde varoluşundan beri sanatla olan ilişkisine değindi ve şöyle dedi:


" İnsanın iki temel özelliği vardır, hiç değişmemiştir biri doğaya karşı verdiği, öteki de toplu yaşamaya, inanç temelinde bir arada bulunmaya hele sınırlar çizilmeye başladıktan sonra birbirine karşı verdikleri savaşlar. Hastalık olabilir, felaketler olabilir, deprem oluyor, işte su baskı, bunlar doğanın kuralları, yasalarıdır ama savaş insanın hem kendisine hem doğaya, hem diğer canlılara uyguladığı en berbat, en içinden çıkılmaz, en kötü şey. Onun için ben savaşa karşıyım. İnsanoğlu Savaşsız bir yüz yıl geçirmemiştir, araştırma yapılanlar bunu böyle ortaya koyuyorlar. Tüm bunları bilerek şunu söylüyorum insanın toplumların Onur bağımsızlık özgürlük mücadeleleri de vardır: Çanakkale savunmasından başlayarak 26 Ağustos ile 9 Eylül 1922 yılları arasında bu ülke ölüm kalım mücadelesi verirken Mustafa Kemal gibi bir lider geliyor önce Kurtuluşa öncülük ediyor sonra Kuruluşa. Daha Sakarya Meydan Muharebesi'ne başkomutan olarak giderken Mustafa Kemal, geride kalan arkadaşlarına 'Anadolu Medeniyetleri müzesini kurmaya başlayın' diyor. Daha savaşa gitmemiş, savaşa gidiyor ama inanarak çünkü yanındaki arkadaşlara komutanlara inanıyor, Bu ülkenin insanlarına inanıyor."


Ayan, Nâzım Hikmet'in "Sen 9 Eylül dersin / iki kelime / Ben değişen Yazgı anlarım, özgürlük anlarım bağımsızlık anlarım/ Sen İzmir dersin / Ben sevinçten ağlarım / Sen 9 Eylül dersin/ iki kelime /Ben onurlu bir halk anlarım/ Rüzgarın çevirdiği sayfa anlarım

Sen İzmir dersin iki hece / Ben saygıyla ayağa kalkarım." dizelerini okuduktan sonra uzun uzun sanatın insanlık tarihinde geçirdiği evreleri anlattı. Ayan İngiliz düşünür Bacon'ın "sanat doğaya eklenmiş insandır" sözünü anımsattıktan sonra "sanat yaşama tutulmuş bir aynadır" dedi.


Prof. Dr. Aydın Ayan, Bedri Rahmi'nin "renkli" yönlerini anlattı

Prof. Dr. Aydın Ayan, 10 Eylül'de Trabzon Büyükşehir Belediyesi'nin kolaylaştırıcılığında düzenlenen ve çok sayıda dikkatli dinleyicinin katıldığı "Sanat, Kent ve Bedri Rahmi" konferansında "kentlerin yetiştirdiği değerlerle anıldığını, bunun için de kentlerin sanatçılarının yapıtlarının sergileneceği müzelere gereksinim bulunduğunu" vurguladıktan sonra, sözü Bedri Rahmi Eyüboğlu'na getirdi.


Bedri Rahmi'nin resmi kayıtlarda 1913'te doğduğu yazılmasına karşın yeni ortaya çıkan belgelere göre 1911'de doğduğunu, bu nedenle 2011'de Bedri Rahmi'nin 100. doğum yıl dönümünü bir dizi etkinlikle kutladıklarını belirten Prof. Ayan, Bedri Rahmi için düzenledikleri son sergiyle ilgili anısını da dinleyenlerle paylaştı: "Hocanın hastalandığı 1975 yılının Nisanında ortaya çıktı . Haziran ayında bir sergi düzenlemeye karar verdik. Sergiyi açtık. 2 gün sonra ben Haseki Hastanesi'ne gittim , beni görünce 'reis' dedi 'ne haber?' 'Hocam satış açısından mı ilgi açısından mı soruyorsunuz' dedim. 'ilgiyi boş verin' dedi, 'Hocam, şu şu şu resimler satıldı' dedim. ' Yapma ya' dedi, 'biz ne sergiler açtık, bir tane satamadık' dedi. 1975'teki bu son sergisi için Nobele aday gösterilmiş çok önemli bir yazarımız 5 tane tablo satın almak istemiş, yazarın da eli sıkı olduğunu biliyor Bedri Hoca, söylediğimizde 'Reis deseni biz gidiciyiz' dedi."


Prof. Ayan "Yani biz birbirimizi tanırız. Biz küçük bir aileyiz; hepimiz birebir tanışmasak bile özelliklerimizi biliriz bir araya geldiğimizde isimlerimizden önemseriz ve kardeş gibi, yakın dostlar gibi hemen canciğer oluruz; ama yabancı gelince, Türkiye'de sanat yapılıyor mu ona bakar, sizin yaptığınızı beğenecek ya da beğenmeyecek, ama görmeden bunu yapamaz müzeniz yoksa." diyerek sürdürdüğü konuşmasında, Kurtuluş Savaşı sürerken Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nin kuruluşu için emir vermesinin önemine değindi.

Ayan, Bedri Rahmi'yi "coşkusuyla pişmanlıkları iç içe geçmiş bir insandı" diyerek tanımladıktan sona "1974 yılında son biyografisini yazmıştır; bize Hoca olarak atölyede ders verirken 'günde 16 saat çalışacaksınız' derdi. 'Hocam ne zaman yiyip içeceğiz, ne zaman bize kitap okuyun diyorsunuz resim yapın diyorsunuz sinemaya gidin diyorsunuz, sergilere gittin diyorsunuz, bunları ne zaman yapacağız' dediğimizde 'Ben size uykunuzda bile sanatı düşünün diyorum, onu düşündüğünüz zaman zaten her şey var, başka şeye ihtiyacınız yok' derdi."

Bedri Rahmi'nin üretken, konuşmalarıyla, yazılarıyla insanlara yön veren, öğrencileri, aşkları, kültür yapısıyla bir bütün olduğunu dile getiren Prof. Ayan, Anadolu'nun forklorik ögelerini resme sokma becerisini gösteren, saz çalanlar, oynayanlar. ağaçlar vesaireleri, anatomi yerine babatomik unsurları kullanan bir ressam olduğunu vurguladı.




Ayan, Bedri Rahmi'nin Eren Hanımın Romanya'dan İstanbul'a geldiğinde geçinebilmek için vitrin düzenlemeye başladıklarını, o zaman ünlü bir yazar olan Necip Fazıl Kısakürek'in onlara bir iş bulduğunu, kalabilmeleri için çalışma odasını da verdiğini, işi bitiren Bedri-Eren ikilisinin işi yaptırandan paralarını almaya gittiğinde "o para sizi buraya gönderene - yani Necip Fazıl Kısakürek'e- ödendi" denildiğini de açıkladı. "O kişiden söz ederken gözü seyirirdi." Prof. Ayan, daha sonra, Bedri Rahmi'nin şiirlerinden örnekler okuyarak, "o resme de şiire de renk kattı" dedi ve son okumalarını Alâettin Bahçekapılı'nın yaptığı Bedri Rahmi kitabının yakında yayımlanacağını açıkladı.

Haber ve görseller: BRT Yayın Grubu Genel Yönetmeni Alâettin BAHÇEKAPILI

135 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör
bottom of page