• HaberciGazete

Rauf Mutluay, Belkıs Dilligil, Vasıf Öngören, Turan Yavuz, Cihat Arman, Aysel Ekşi



Bugün 14 Mayıs. Rauf Mutluay, Belkıs Dilligil, Vasıf Öngören, Turan Yavuz, Aysel Ekşi ve Cihat Arman'ın ölüm yıldönümü.

BRT Yayın Grubu olarak bu değerlerimizi saygıyla anıyoruz.


Rauf Mutluay kimdir?


1925 yılında Eskişehir’de doğdu. İlk ve ortaokulu annesinin ölümü üzerine babasının göç etmek zorunda kaldığı Kütahya’da okudu. 1939’da İstanbul’a geldi, İstanbul Erkek Lisesi’ni (1942) ve İstanbul Yüksek Öğretmen Okulu öğrencisi olarak okuduğu İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü (1946) bitirdi. 1947’den başlayarak Antalya, Kastamonu, Edirne ve İstanbul liselerinde edebiyat öğretmenliği yaptı. 1974’te emekli oldu; öğretmenliğini Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu, İstanbul Üniversitesi Gazetecilik Enstitüsü ve Unkapanı Dershanesi gibi çeşitli kurumlarda sürdürdü. İstanbul Arkeoloji Müzesi Kitaplığı’nda, çeşitli yayınevi ve ansiklopedilerde çalıştı. 14 Mayıs 1995 günü İstanbul’da öldü.


Rauf Mutluay’ın ilk öyküsü (“Bir Selâm”) ve (Aldous Huxley’in Yeni Dünya romanı üzerine bir yazı olan) ilk eleştirisi 1946’da Gün dergisinde çıktı. 1957’den başlayarak Cumhuriyet, Dünya, Kim, Hür Vatan, Varlık, Türk Dili, Dost, Yeni Ufuklar, Yeditepe, Papirüs ve Milliyet Sanat gibi gazete ve dergilerde kitap tanıtma, deneme ve eleştiri yazıları ve birkaç öyküsü yayımlanan Mutluay, 1969-78 arası Cumhuriyet gazetesinde “Kitaplar” ve “Edebiyat Sohbetleri” üstbaşlıklarıyla düzenli yazılar yazdı. Özellikle eleştirmen Fethi Naci’nin Gerçek Yayınevi’nin “100 Soruda” dizisi için hazırladığı kitaplarda eleştirilerini ekonomik, toplumsal ve siyasal temeller üzerinde geliştirdiği görüldü. Eski ve yeni edebiyatın sorunlarını işleyen yazılarının yanı sıra Bende Yaşayanlar kitabında roman kişilerini kendi çağları içine oturtarak inceledi.

Belkıs Dilligil kimdir?


(gerçek adı: Belkıs Bergüzar Fırat; 19 Şubat 1929, İstanbul - 14 Mayıs 1995, İstanbul), Türk tiyatro ve sinema oyuncusu.

1929 yılında İstanbul'da doğan Belkıs Fırat, Fatih Lisesi'nden mezun oldu. Sanat hayatına amatör olarak Fatih Halkevi'nde başlayan Fırat, İzmir Şehir Tiyatroları'nda sahnelenen Elektra adlı oyunla profesyonel oyuncu olarak devam etti.

Belkıs Dilligil ile birlikte eşi Avni Dilligil ve görümcesi Aliye Rona'nın da kabirlerinin bulunduğu Karacaahmet Mezarlığı'ndaki aile kabristanı

1956 yılında Türk Tiyatrosu'nun önde gelen isimlerinden Avni Dilligil ile evlenen sanatçının bu evliliğinden Rahmi ve Çiçek adında iki çocuğu oldu. Eşi Avni Dilligil'in 1971 yılında vefatının ardından sinema oyuncusu olarak sanat yaşamına devam eden Belkıs Dilligil, 10 Mayıs 1995 tarihinde Boğaziçi Köprüsü'nde kızı Çiçek Dilligil'in kullandığı araçta başka bir aracın neden olduğu (Köprüde şerit değiştirme yasağına uymama) kazada ağır yaralandı ve hastaneye kaldırıldı. 4 gün boyunca yoğun bakımda tutulan sanatçı 14 Mayıs 1995 tarihinde 66 yaşında hayatını kaybetti. Cenazesi Karacaahmet Mezarlığı'ndaki aile kabristanına defnedildi.

Filmografisi
  • Yorgun Savaşçı - 1993

  • Yalnızız - 1992

  • Bir Milyara Bir Çocuk - 1990

  • Doktorlar - 1989

  • Bir Aşk Bin Günah - 1989

  • Hisseli Harikalar Kumpanyası - 1988

  • Rumuz Goncagül - 1987

  • Damga - 1987

  • Sevgi Dünyası - 1987

  • Tele Kızlar - 1985

  • Kayıp Kızlar - 1984

  • Yosma - 1984

  • Üç İstanbul - 1983

  • Çarıklı Milyoner - 1983

  • Davetsiz Misafir - 1983

  • Yürek Yarası - 1982

  • Mine - 1982

  • Şıngırdak Şadiye - 1982

  • Yedi Bela Hüsnü - 1982

  • Biz Böyle Severiz - 1979

  • Korkusuz Korkak - 1979

  • Cafer'in Çilesi - 1978

  • Minik Cadı - 1975

  • Anneler Günü - 1973

  • Özleyiş - 1973

  • Severek Ayrılalım - 1971

  • Beyaz Cehennem Cingöz Recai - 1954

  • Mahallenin Namusu - 1953

  • Yüzbaşı Tahsin - 1950

  • Oğlum İçin - 1950


Vasıf Öngören kimdir?

(d. 15 Şubat 1938 / ö. 14 Mayıs 1984)

Tiyatro Yazarı, Tiyatro Yönetmeni


Kütahya-Tavşanlı’da doğdu. Şair, öykücü ve karikatürist Ferit Öngören ile şair Veysel Öngören’in kardeşidir. İlköğrenimini Tavşanlı’da, ortaöğrenimini Afyon’da tamamladı. Yükseköğrenimini İstanbul Üniversitesi Jeofizik Bölümü’nde sürdürürken yarıda bıraktı ve 1961’de Almanya’ya gitti. İstanbul Üniversitesi Gençlik Tiyatrosu’nda oyunculuk ve yönetmenlik yaparak başladığı tiyatro çalışmalarını Almanya’da devam ettirdi. Epik tiyatro üzerine öğrenimini Berlin’de Felsefe Fakültesi’nin Tiyatro Bilimleri bölümünün yanı sıra Berliner Ensemble adlı topluluğa dahil olup, Manfred Wekwerth’in reji çalışmalarına katılarak sürdürdü. Türkiye’ye 1960 yılında döndükten sonra Ankara’da Halk Oyuncuları’nda çalışan Öngören, Birlik Sahnesi’ni kurdu. Epik tiyatro anlayışını uygulamaya başladı. 1965’te yazdığı Göç isimli oyunu 1966’da Türkiye Milli Talebe Federasyonu Gençlik Tiyatrosu’nca sahnelendi. Bu oyun, Uluslararası Gençlik Tiyatro Şenliği’nde ikincilik ödülünü kazandı. Asiye Nasıl Kurtlur? isimli ikinci oyunu 1970’te Dostlar Tiyatrosu’nda sahnelendi ve 1972’de Ankara Sanat Sevenler Derneği Ödülü’nü kazandı. Öngören, 1971’de B. Brecht’in Adam Adamdır adlı oyununun yönetmenliğini üstlendi. 12 Mart 1971 askeri muhtırasının ardından kurmuş olduğu tiyatro topluluğunun gizli örgüt olarak görülmesi sonucunda askeri mahkeme tarafından altı yıl sekiz ceza aldı. Fakat iki yıl cezaevinde kaldıktan sonra aftan yararlanarak serbest bırakıldı. 1976’da İstanbul Birliği Sahnesi’ni kuran sanatçı, Brecht’in oyunlarını yönetmeye devam etti. Bir diğer oyunu Zengin Mutfağı ile 1977 İsmet Küntay Ödülü’nü, Ankara Sanat Sevenler Derneği Ödülü’nü, Tiyatro ’78 Dergisi Yılın Oyunu Ödülü’nü kazandı. Oyunlarından başka bir Masalın Aslı adlı bir eseri olan Öngören, daha sonra Almancaya da çevrilen bu eseriyle 1979 Alman Gençlik Kitap Ödülü’ne layık görüldü. Öngören, 1980’de de askeri darbesi sonrasında Barış Derneği Davası’nda yargılandı ve suçsuz bulundu. Ardından Berlin’e ve Hollanda’ya gitti. 1982’den başlayarak Hollanda’da tiyatro dersleri vermeye başladı, vefatından sonra Vasıf Öngören Tiyatrosu adını alacak olan "El Kapısı" isimli tiyatro topluluğunu kurdu. Bir çocuk babası olan Vasıf Öngören, geçirdiği kalp krizi nedeniyle 14 Mayıs 1984’te Amsterdam’da vefat etti. Oyun yazarlığı, yönetmenliği ve bunun yanında kurduğu tiyatro topluluklarıyla tiyatroya katkıları için 1984’te Ulvi Uraz Tiyatro Onur Ödülü, Öngören’e verildi. Vasıf Öngören, Türk tiyatrosunda B. Brecht’in epik tiyatrosunun tanıtma ve uygulama aşamalarında önemli bir isimdir. Çalışlar’a göre (1993: 204) “Brecht tiyatrosu bağlamında, epik-tartışmalı oyunlar üretti; oyunlarında toplumsal-siyasal sorunları çözümlemeye, izleyiciyi de bu çözümleme sürecine katmaya çalıştı, başlıcalıkla kendi oyunlarını sahneledi.” Öngören, Brecht’in Adam Adamdır, Faşizmin Korku ve Sefaleti gibi eserlerinin yanı sıra Nazım Hikmet’tin Memleketimden İnsan Manzaraları’ndan hareketle yazdığı 1941-42’den İnsan Manzaraları’nı sahneledi. Sanatçı epik yöntemi sadece Asiye Nasıl Kurtulur?’da değil, Zengin Mutfağı’nda da Oyun Nasıl Oynanmalı?’da da uyguladı. Yabancılaşma temasının ağır bastığı oyunlarında ekonomik, toplumsal ve siyasi sorunları işledi. Öngören, “Bir yazarın işi gerçeği anlatmaktır. Tabi gerçek üzerine farklı bakışlar var. Gerçeği anlatmak, yazmak sorunu, özellikle batıda bireyin gerçeğini yazma şeklinde gelişmiştir. Oysa birey gerçeğin bir ucu. Gerçek değişken bir yapıya bizlerden bağımsız kendi kanunlarıyla gelişen temel bir yapıya sahiptir ve ancak toplumsal var oluş biçimi ile belirlenir” (Göktaş 1995: 12) cümleleriyle kendi eserlerinin temelinde yatan fikirleri dile getirdi. Asiye Nasıl Kurtulur? adlı oyunu Türkiye'deki ilk epik tiyatro denemelerinden biri olarak tiyatro tarihinde yer alırken, önce Göç daha sonra Almanya Defteri adıyla sahnelenen ve yayımlanan oyunu da 1960 sonrasında oluşan göçmen yazını örnekleri içinde ilkler arasındadır.


Turan Yavuz kimdir?


Turan Yavuz, 1956’da Paris’te doğdu. ODTÜ’de başladığı uluslararası ilişkiler eğitimini Washington Amerikan Üniversitesi Uluslararası ilişkiler Bölümünde tamamlayan Yavuz, gazetecilik mesleğine 1974 yılında Reuters Haber Ajansının Ankara bürosunda atıldı. Yavuz, 1982-1985 yılları arasında Tercüman Gazetesi’nin Washington Muhabiri, 1985-1995 yılları arasında da Milliyet Gazetesinin Washington Temsilcisi olarak görevine devam etti. Gazetecilikle beraber televizyon programcılığını da yürüten Yavuz, "32. Gün" haber programında yer aldı.


1994’de "İşte Çiller’in ABD’deki Serveti" haberi ile 1995 Türkiye Gazeteciler Cemiyeti "Yılın Gazetecisi Ödülü"nü ve 1995 Sedat Simavi Gazetecilik ödülünü kazandı.


Yavuz, Kanal 6’da 1995-1996 yılları arasında Haber Koordinatörü olarak görev yaptı ve "Haberaktif" programıyla gece haberlerine öncülük etti.


Turan Yavuz’un "ABD’nin Kürt Kartı", 1962 Küba Füze Krizi’nde Türkiye’nin rolünü irdeleyen "Satılık Müttefik" ve DYP Genel Başkanı Tansu Çiller’in konu edildiği "İkinci Vatan" adlı kitapları yayımlandı.


Gazeteci- yazar Turan Yavuz’un yönetmenliğini yaptığı 35 milimetrelik "Exile In Büyükada" adlı sinema filmi Milano Uluslararası Film Festivalinde belgesel dalında birincilik ödülü aldı.


1997-2003 yılları arasında Anadolu Ajansı Yönetim Kurulu üyesi olarak da görev yapan Turan Yavuz, 1999- 2004 yılları arasında da TV8 Genel Yayın Yönetmenliği görevini yürüttü.


Yavuz, evli ve bir çocuk babasıydı. 14 Mayıs 2007'de aramızdan ayrıldı.


Cihat Arman kimdir?


Cihat Arman, 16 Temmuz 1915'de doğmuştur. 14 Mayıs 1994, İstanbul'da ölmüştür. Fenerbahçe'nin ve Türkiye Millî Futbol Takımı'nın kalecilerindendir. Türk futbolunun ve Fenerbahçe'nin gelmiş geçmiş en iyi kalecilerinden biri olarak görülmektedir.

İstanbul'da doğan Cihat Arman, okul hayatına Galatasaray Lisesi'nde başladı. Futbola bu dönemlerde ilgi duyan Arman, babasının Ankara'ya taşınması nedeniyle öğretim hayatına bu şehirde devam etti. Profesyonel futbola 1933 yılında 15 yaşında Gençlerbirliği'nin genç takımında başladı. Kısa zamanda A takıma yükseldi. 1936 yılında İstanbul'a Güneş Spor Kulübü'ne transfer oldu. Ancak bu kulübün kapanması ile Fenerbahçe'ye geçti. Mükemmel kurtarışlarıyla Uçan Kaleci unvanını aldı. Sarı-Lacivertli forma altında 308 kez sahaya çıktı. Giydiği sarı forma sebebiyle Fenerbahçe'nin kanarya sembolünü almasını sağladı. Fenerbahçe Marşı'nda yer aldı. ("Cihat'lar, Lefter'ler, Can'lar, Fikret'ler[not 1] / Hala sevilen birer abidedirler") Fenerbahçe ile 6 şampiyonluk, 3 Başbakanlık Kupası, 3 İstanbul Ligi şampiyonluğu, 1 İstanbul Kupası, 1 İstanbul Şildi kazanmıştır. 1953 yılında futbolu bıraktı.


Millİ Takım kariyeri

II. Dünya Savaşı sırasında, etkin futbol yaşantısı döneminde millî maçların olmaması yüzünden millî formayı 13 yılda ancak 13 kez giyebildi. İlk kez 1936'da 17 yaşındayken Gençlerbirliği forması giyerken Yugoslavya karşısında millî formayı giydi. 1936 Yaz Olimpiyatları'nda Türkiye kadrosunda yer aldı ve Türkiye'nin Norveç'e yenilip elendiği tek maçta kaleyi korudu.

1948'de 2. Dünya Savaşı sonrası uluslararası futbola geri dönüldü. 23 Nisan 1948'de 11 yıl aradan sonra oynanan ilk Türkiye maçında sahaya çıktı. İlk kez Fenerbahçe bünyesinde millî takıma katılan Arman, maça ilk kez kaptan olarak da çıktı.

1948 Yaz Olimpiyatları'nda yine kadroda olan Cahit Arman, bu sefer kafilenin kaptanıydı. Türkiye'nin oynadığı iki maçta da kaleyi koruyan Arman, çeyrek final gördü. 1949'da ise Akdeniz Kupası'na katılan kadroda kaptan olarak sahaya çıktı. Burada oynanan 3 maçta da forma giydi.

Teknik direktörler kariyeri

Milli Takım kariyeri

Futbolu bıraktıktan sonra spor yazarlığının yanı sıra teknik direktörlük de yaptı. Futbol hayatını sonlandırmadan 1949'da bir maçlığına Türkiye Millî Futbol Takımı'nı yönetti. 20 Kasım 1949'da Suriye ile oynanan 1950 FIFA Dünya Kupası eleme maçını yönetti. Türkiye maçı 7-0 kazandı ve Dünya Kupası'na gitme hakkını kazandı. Ancak maddi yetersizlikler nedeniyle Türkiye turnuvaya katılamadı.

Cihat Arman, birkaç kez daha Türk millî takımını yönetti. Kasım 1956'da iki hazırlık maçı için millî takımı yöneten Arman'ın ekibi iki maçta da 1-1 berabere kaldı. 1964'te bir kez daha millî takımın başına geçti. Dünya Kupası elemeleri öncesi oynanan 3 hazırlık maçında 1 galibiyet 1 beraberlik 1 mağlubiyet aldı.


Son olarak 1972 Avrupa Futbol Şampiyonası elemelerinde takımın başına geçti. 5 maçta takımın başına sahaya çıkan Arman, elemelere Arnavutluk galibiyeti ve Federal Almanya beraberlikleri ile iyi bir başlangıç yapsa da daha sonraki 3 eleme maçında ve 1 özel maçta yenildi ve görevden ayrıldı.

Bunun dışında 1952'de Genç Millî takım antrenörlüğüne getirildi. Bir sene boyunca bu göreve devam edip, farklı turnuvalara katıldı. Dönem dönem bu görevi devam ettirdi.

Kulüp kariyeri

Teknik direktörlük kariyerine yıllarca futbol oynadığı Fenerbahçe'de başladı. Ağustos 1948'de başladığı görevi Şubat 1949'da bıraktı. Millî Lig'in düzenlenmediği sezonda İstanbul üçüncüsü olabildi.

1954 yılında Beyoğluspor takımının başına geçti. Birkaç ay bu takımı yönetti; ancak takım başarılı sonuçlar alamayıp İstanbul Ligi'nde son sırada yer alırken, yönetim ile anlaşamayan Arman görevinden ayrıldı. 1954 yılının sonlarında Beşiktaş 'ın başına geçti. İlk sezonunda İstanbul'da ikinci oldular. 1955-56 sezonunda ise İstanbul'da üçüncü oldular. Sezon sonunda Beşiktaş'tan istifa eden Arman, antrenör kursalarına katıldı. 1956 yılında İstanbulspor'un teknik direktörlüğünü yaptı. Bir sezon görev yapıp İstanbul üçüncüsü oldular.

1957'de ise Kasımpaşa Spor Kulübü'nün başına geçti. Takımla Irak'ta özel maçlar oynamaya gitti. İstanbul Ligi'nde başarılı sonuçlar alamasalar da sözleşmesi uzatıldı. İkinci sezonunda da başarı gelmedi ve Millî Lig'e katılamadı. Federasyon Kupası'nda ise ilk 4 takım arasına giren Kasımpaşa, 1959-60 Millî Lig'e katılma hakkını kazandı. 1959-60 sezonuna da Kasımpaşa'da başladı ancak alınan kötü sonuçlar nedeniyle kasım ayında istifa etti. Sezon sonuna kadar millî takımda görev yaptı.


1960-61 sezonuna yeniden İstanbulspor'da girdi. Ligde 14. olabilen İstanbulspor, sezon sonunda Arman ile yollarını ayırdı. 1961-62 sezonunun ikinci yarısı Arman'ın yeni durağı Yeşildirek Spor Kulübü oldu. Sezon ortasında aldığı takımı ligde tuttu. 1962-63 sezonunun ilk yarısı kötü sonuçlar alınca Arman istifa etti. Yeşildirek de sezon sonunda küme düştü.

Bir süre kulüp futboluna ara veren Arman, 1966'da Eskişehirspor'un başına gelerek liglere geri döndü. Ligi sekizinci olarak bitirdiler. 1967-68 sezonunda Mersin İdman Yurdu'nu yönetti. Ligi onuncu bitirdiler. 1968-69'da ise Vefa Spor Kulübü teknik direktörlüğüne getirildi.

14 Mayıs 1994'te aramızdan ayrıldı.


Prof. Dr. Aysel Ekşi kimdir?



(26 Ocak 1934; Ankara - 14 Mayıs 2015, Ankara), Türk doktor ve psikiyatr.

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'ni 1960 yılında bitirdikten sonra Psikiyatri ihtisası yapmak üzere İngiltere'ye gitti. Middlesex Üniversitesi ve Goodmayes Hastanesinde (Londra) önce "Senior House Officer" sonra "Registrar" olarak çalıştı. Tavistoc Klinik'te grup terapi kurslarına devam etti. Daha sonra Türkiye'ye döndü ve Ankara Üniversitesinden Psikiyatri dalında uzman oldu. 1966-1967 yılları arasında Ankara Ruh Sağlığı Dispanseri'nde, 1967- 1974 yılları arasında Ankara Üniversitesi Mediko-Sosyal Merkezinde uzman, 1972-1982 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Mediko Sosyal Merkezinde Müdür sıfatıyla görev yaptı. 1976'da Doçent, 1982'de Profesör oldu. 1983-2001 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Çocuk Sağlığı Enstitüsünde ve İstanbul Tıp Fakültesinde öğretim üyeliği yaptı.Psikiyatri konusunda 5 kitabın yazarıdır. Ayrıca hasta psikolojisini inceleyen "Ben Hasta Değilim" isimli bir mesleki kitapla "Ermeni Soykırımı" iddialarını irdeleyen bir kitabın editörüdür. Uluslararası Bilim dergilerinde yayınlanmış çeşitli makaleleri vardır. Bunlardan sonuncusu 17 Ağustos 1999 Marmara depreminde yakınlarını kaybeden çocukların ruh halini inceleyen bilimsel makaledir.

Nöropsikiyatri, Çocuk Psikiyatri, Adolesan ve Pediatri Dernekleri ile Çocuk Böbrek Vakfı üyesidir.

Aysel Ekşi'nin diğer ilgi alanı "laik Cumhuriyetin temel değerleri"dir. Onları koruma amaçlı faaliyetlere 1980'li yılların sonlarında başlayan Aysel Ekşi, kendisiyle aynı görüşü paylaşan arkadaşlarıyla birlikte önce çeşitli paneller, sempozyumlar, konferanslar düzenleyerek "şeriatçı hareketlerin doğurduğu tehdit" konusunda toplumu bilinçlendirmeye çalıştı. Bu faaliyetlerden biri olarak Ocak 1989'da, İstanbul'un 1000 kadar seçkin kadınının Çağlayan'da yaptığı "laik Cumhuriyetin tehlikede" olduğu bilincini yaymayı amaçlayan yürüyüşü düzenledi.

Türk kadınının laik Cumhuriyeti korumaya kararlı olduğu mesajını ülke yöneticilerine duyurmayı amaçlayan imza kampanyası başlattı. Yurdun her tarafından toplanan binlerce imzayı, arkadaşlarıyla birlikte o sıradaki Cumhurbaşkanı Kenan Evren'e sundu.

İstanbul Üniversitesi öğretim üyelerinin "Cumhuriyetin Temel Değerlerini" koruma kararlılığını dile getiren birçok deklarasyonun hazırlanmasını, imzalanmasını ve yayınlanmasını sağlayan başlıca aktör oldu.

Tüm bu faaliyetleri devamlı kılmak ve daha iyi organize olmak amacıyla arkadaşlarını bir "dernek" etrafında toplanmaya ikna etti. Onlarla birlikte 21 Şubat 1989'da Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneğini kurdu. Kurucu Başkanlığa seçildi. Haziran 1990'a kadar bu görevi yürüttü. O tarihte arkadaşlarından bazılarının "biz bu işi daha iyi yaparız" iddiasıyla işbirliği yaptıklarını görünce, derneğe zarar vermemek için seçime katılmadan yerini yeni ekibe bıraktı. Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneğini vefatına kadar Türkân Saylan başkanlığındaki bu kadro yönetti.

Aysel Ekşi Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneğindeki etkin konumunu arkadaşlarına bıraktıktan sonra da sosyal etkinlikleri organize etmekten geri durmadı. ÇEKÜL Vakfının Yönetim Kuruluna seçildi. Bu sırada "her bireyin yılda tükettiği 7 ağacı telafi etmek için herkesin her yıl 7 ağaç dikmesini" amaçlayan bir kampanyanın fikir babası ve uygulayıcısı oldu. Hem bu proje hem de "92 Ormanları" adıyla başlattığı kampanya sayesinde İstanbul ve çevresine 3.3 milyondan fazla ağaç dikildi.

Aysel Ekşi "Bizim Ülke" isimli derneğin Başkanlığına seçildi. Bu dernek aracılığıyla İstanbul'un yoksul semtlerindeki ilkokul öğrencilerinin yaz aylarında spor, tiyatro, yabancı dil, tabiat sevgisi gibi kavramlarla tanışmalarını, uygar bir toplum bireyi olmalarını amaçlayan etkinliklerde rol almalarını amaçlayan pek çok etkinliği gerçekleştirdi. Bu ve 17 Ağustos 1999 Marmara depremi ardından başlattığı "İlk Yardım Nasıl Yapılır?" konulu kurslarla on binlerce çocuğa yeni değerler kazandırdı.

Laik Cumhuriyeti koruma konusundaki duyarlılığı, Aysel Ekşi'nin seçimlerde de "sivil gönüllü"lerle organize olmasına yol açtı. Çeşitli meslek mensuplarından ekipler kurdu. Bu ekiplerin 2007; 2009; 2011 seçimlerinde, hiçbir partiyle organik bir bağ içinde olmadan "seçmeni bilinçlendirme" amaçlı faaliyetlerini organize etti.

Cumhuriyet Mitingini düzenleme komitesi üyeliği yapan Aysel Ekşi, "Ermeni Soykırımı" iddialarıyla da ilgilendi. Çeşitli ülkelerden karşıt görüşlü bilim adamlarının katıldığı sempozyumlar düzenledi. Bu konudaki bilimsel görüşleri içeren bir kitabın editörlüğünü yaptı ve yayınlanmasını sağladı.

Aysel Ekşi'nin son olarak, 8 yıldır üzerinde çalıştığı "Türk Gençliği ve Beş Kıt'ada Gençler" isimli kitabı Nobel Tıp Kitapları Yayınevi tarafından yayınlandı.

Aysel Ekşi The Times gazetesinden Janice Turner'in İslam ve Türkiye'deki Büyük Türban Savaşı adlı incelemesinde verdiği mülakatta Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün eşi Hayrünnisa Gül için "O kadından nefret ediyorum!" [1][2] dediği için hayli yoğun eleştiri aldı. Ekşi bu cümleyi kullandığını kabul etti ancak mülakat bittikten sonra Ms. Turner'in "Bayan Gül ile çay içmeye gidiyorum. Onun hakkında ne düşünüyorsunuz?" demesi üzerine bu tepkiyi gösterdiğini söyledi. Ekşi gerekçe olarak Bayan Gül'ün Cumhurbaşkanı eşi sıfatı taşırken kendi devleti aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde dava açmasını gösterdi. .

Aysel Ekşi Gazeteci Oktay Ekşi'nin eşidir. İki oğlu, iki torunu vardır.

14 Mayıs 2015'te Ankara'da tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.[3] Cenazesi eşinin memleketi Ordu'ya götürülerek defnedildi.

Seçilmiş Örnek Yayınları

Kitapları:

1) “İstanbul Üniversitesi Öğrencileri Anketleri" 1974-1982;

2)“Gençlerimiz ve Sorunları; 1982 (UNESCO tarafından dünya kütüphanelerinde bulundurulması tavsiye edilmiştir.)

3) "Üniversiteli Gençler";

4) "Çocuk, Genç, Ana, Babalar";

5) "Türkiye'de ve Beş Kıt'ada Gençler" 2015

6) "Din Devletleri"

7) "Ben Hasta Değilim" (Editör)

8) "Belgeler ve Tanıklarla Türk-Ermeni İlişkilerinde Tarihi Gerçekler. (Editör)


Makalelerinden örnekler:

  • İstanbul Tıp ve Cerrahpaşa Tıp Fakültelerince yayınlanan Pediatri kitaplarında bölüm yazarıdır.

  • Çocuğun ruhsal gelişiminde annenin önemi, anneden ayrılığa tepkiler, Ben Hasta Değilim. Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarının Psikososyal Yönü kitabı. Ed: Ekşi A. Nobel Tıp Kitabevleri,1999; 50-69

  • Travma Sonrası stres bozukluğu, Ben Hasta Değilim. Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarının Psikososyal Yönü Kitabı. Ed: Ekşi A. Nobel Tıp Kitabevleri,1999; 542- 555

  • Çocuk ve gençte cinsel kimlik bozuklukları, Ben Hasta Değilim. Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarının Psikososyal Yönü Kitabı. Ed: Ekşi A. Nobel Tıp Kitabevleri,1999;196- 212

  • Üniversite öğrencilerinin sorunları, Ekşi A.Yüksek Öğretimde Sorunlar ve Çözümleri kitabında. Üniversite Öğretim Üyeleri Derneği Yayını. Cem Yayınevi.1990; sayfa:185- 208

  • Psychological adjustment of children with mild and moderately severe asthma, Ekşi A, Molzan J, Savaşır I, Güler N. European Child and Adolescent Psychiatry.1995;4(2):77- 84

  • Kadına yönelik cinsel suçlar. İnsan Hakları Hukuku ve Kadın kitabı, Ekşi A. İstanbul Ticaret Üniversitesi Yayını.2003

  • Sığınmacı ve göçmenlerde psikopatoloji: Gözden geçirme yazısı, Ekşi A. Türk Psikiyatri Dergisi. 2002;13 (3): 215- 222

  • Psychological adjustment of children with mild and moderately severe asthma, Ekşi A, Molzan J, Savaşır I, Güler N. Adolescent Psychiatry.1995;4(2):77- 84

  • Depremden sonraki 2-6 aylık sürede Travma Sonrası Stres Bozukluğunun ergenlerde araştırılması, Alyanak B, Ekşi A, Toparlak D, Pekdeğerli G, Saydam R. Çocuk ve Gençlik Ruh sağlığı Dergisi. 2000; 7(2):71- 81


25 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör