• HaberciGazete

Samsun'dan güncel haberler



SAMSUN ADD: "Devrim Yasaları aydınlak ve çağdaş Türkiye'nin temelidir!"



SAMSUN - Tarihe "Devrim Yasaları" olarak geçen , “Hilafetin Kaldırılması, Şer’iye ve Evkaf Vekâletinin Kaldırılması, Eğitim ve Öğretim Birliği Yasaları”nın TBMM'de kabulünün yıldönümü nedeniyle bugün saat 12.30'da Samsun'da, geçtiğimiz günlerde "gerici kişilerin" saldırısına uğrayan Onur Anıtı önünde Atatürkçü Düşünce Derneği Samsun Şubesi üyeleri bir basın açıklaması yaptı. Şube Başkanı Dr. Işık Özkefeli'nin okuduğu basın bildirisinde Devrim Yasaları'nın kabulünün Cumhuriyet tarihimizin en önemli dönüm noktalarından biri olduğu dile getirilerek şöyle denildi: "Bu tarihte yasalaşan üç önemli kanun çağdaş, demokratik, laik ve hukukun üstünlüğüne dayalı devlet yapısının temelini oluşturmuştur."

3 Mart 1924’ te çıkarılan Devrim Yasaları'nın çağdaşlaşma yolunda büyük bir adım olduğu ve siyasetle din arasındaki ilişkinin tamamen ortadan kaldırıldığı ifade edilen bildiride "Toplumun ümmet olmaktan millet olmaya dönüşümü' için harekete geçilmiş, Ulus Devlet olmanın temeli oluşturulmuştur". denildi.

ADD Samsun Şubesi'nin bildirisinde daha sonra şu görüşler dile getirildi:

"Devrim Yasaları Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin, Laik, Demokratik düzenin temelidir.


“Hilafetin Kaldırılması, Şer’iye ve Evkaf Vekâletinin Kaldırılması, Eğitim ve Öğretim Birliği Yasaları” çağdaş toplumun, bilimsel ve laik eğitimin şartıdır. Bu yasaların kabulü çağdışı kalmış bir devlet sisteminin yıkılışıdır. Böylece, toplumu ve devleti din kuralları yerine, gelişen ve sürekli değişen ihtiyaçlar doğrultusunda, insan aklının bulduğu kurallara göre yönetmek esası benimsenmiştir.


Cumhuriyet, dinsel “sultan-halife egemenliği” yerine “milli egemenliği” esas alan rejimdir. “Kendini Allah'ın yeryüzündeki gölgesi” olarak gören sultanların ve halifelerin yeri bu sistemde yoktur.


Bugün; Hilafet özlemiyle yanıp tutuşanların karşısında Cumhuriyete ve Devrim Yasalarına sahip çıkmak ya da çıkmamak; geleceğimizi belirleyecektir. Yol ayrımına gelinmiştir. Görev Türk Milletinindir!


Atatürk, Cumhuriyeti ilan etmeden önce saltanatı, cumhuriyeti ilan ettikten sonra da halifeliği kaldırmıştır. Diyanet İşleri Başkanlığı’nı kurmuştur. Bugünkü siyasal İslamcı iktidarın Diyanet İşleri Başkanı, uygulamaları ve beyanlarıyla Atatürk düşmanlığını, Devrim Yasalarına karşıtlığını gizlememektedir. Milli günlerdeki hutbelerden Atatürk’ü çıkarmış, Ayasofya’nın ibadete açılışı sırasında Atatürk’e hakaret etmiş, açıklamalarına hurafelere yer vermiştir. Diyanet İşleri Başkanlığı bir Cumhuriyet Kurumu olmaktan artık çok uzaktır.

Halifeliğin kaldırılması devletin laikleştirilmesi için yapılmış bir devrimdir. Bugün din, açık açık siyasetin odağı haline getirilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti’nin Devrim Yasaları ile kazandığı “Ulus Devlet” ve “Laik Cumhuriyet” nitelikleri yok edilmek istenmektedir. Yapılanlar son derece tehlikelidir.

Ulusal kimliklerini yitirmiş toplumlar sömürge olmaya mahkûmdur! Laiklik, demokrasinin güvencesidir!




Öğrenim Birliği (Tevhid-i Tedrisat) yasasıyla Türk Milleti’nin ortak bir eğitim potasından geçirilerek, aynı ulusal değerleri sahiplenmesi, yurttaşlık bilincinin yerleştirilmesi süreci başlatılmıştır. 98 yıl sonra eğitimimizin geldiği nokta ne ulusal ne de laiktir! Dinselleştirilmiş bir eğitim, toplumu ayrıştırmanın en önemli unsurudur.


Devlet kurumlarının cemaatlerce doldurulduğu, tarikatların baş tacı edildiği, aklın, bilimin dışlandığı bir dönemi yaşamaktayız. Devrim Yasaları Anayasamızın 174. Maddesi ile korunuyor olmasına rağmen Öğrenim Birliği Yasası bugün fiilen uygulanmamaktadır. Devrim Yasalarına açıkça aykırı olan “Dindar ve kindar nesil yetiştireceğiz” söylemi, ülkemizde laik rejimin ve dolayısıyla laik eğitim ve çağdaş kamusal düzenin yıkımıdır.


Bilimin, aklın sahibi ve koruyucusu olması gereken üniversiteler medreseleştirilmiştir. Sadece ezberleyen, düşünemeyen, bilim üretemeyen, eleştiremeyen, hakkını aramayı bilmeyen, her söylenene inanan, sorgulamayan, tüketen bir nesil yaratılmıştır. Bugün demokratik ve Özerk bir Üniversite istemi ile haklı olarak direnen, atamayla değil, seçimle gelecek bir rektör isteyen öğrencilerimize ve akademisyenlerimize maalesef terörist yaftası yapıştırılmıştır.


Devrim Kanunları, Cumhuriyet’in saygın, yetkin, üretken yurttaşlarını yetiştirmeyi hedeflemektedir. Amaç; aydınlanma, kadın-erkek eşitliği, aklın ve bilimin egemenliği, bağımsızlık, özgürlük ve onurlu yaşam ve bireylerdir. Bugün, yaşadığımız siyasal, sosyal, kültürel pek çok sorunun kaynağında 3 Mart Devrim yasalarının yeteri kadar anlatılamaması ve unutulmasının rolü büyüktür.


Bugünün Türkiye’sin de; aklın öncülüğünü ve bilimi öteleyen politikalarla, yalnız, Devrim Yasaları değil; Devrimin her aşaması örselendi. Türk Devrimi’ne yönelik saldırılar, 20 yıllık siyasal İslamcı iktidar döneminde zirve yapmıştır. Rejim ve yönetim sistemi hukuksuz bir şekilde değiştirilmiştir.


Sicili Laiklik, demokrasi, Cumhuriyet ve Atatürk adına hiç parlak olmayan iktidar partisi tarafından yıllardır dillendirilen ‘’Türksüz ve Atatürksüz Anayasa’’, “Yeni Anayasa”, “Kurucu Anayasa” söylemlerini sıradan bir gündem değiştirme olarak yorumlamak son derece yanlıştır.Aslında Anayasa değişikliği söylemlerinin esas nedeni 3 Mart Devrim yasalarıdır. Değiştirilemez teklif bile edilemez anayasa maddelerine yapılmak istenen yıkımdır.


Tüm bu olumsuzluklara rağmen umutsuz değiliz. Çünkü tarih boyunca toplumları baskıyla, zorbalıkla, kişisel, siyasal, dinsel amaçlar doğrultusunda yönetmek isteyenler, başarılı olamamıştır. Bundan böyle de olamayacaklardır. Sorunların çözümü için herkes akıl ve hukuk dışı olana direnmeli ve mücadele etmelidir. Görev ve sorumluluk hepimizindir. Hep birlikte demokratik düzeni yasal zemin içinde savunacağız. Cumhuriyet ve Atatürk asla sahipsiz değildir. Bizler görev başındayız ve görevimizin bilincindeyiz.

Covit19 Pandemisi ile ağırlaşan ekonomik çöküntüyü, Pandeminin gerektiği gibi yönetilememesini; işçinin, emekçinin, emeklinin, esnafın, sağlıkçının, eğitimcinin çığlıklarını; artık hiçbir gündem saptırması kapatamamaktadır.

Bu Cumhuriyet kimsesizlerin kimsesizidir ve atalarımızın kanı ile yazılıp, kurulmuştur. Cumhuriyetin kuruluş değerlerine ve felsefesine herkesi tekrar tekrar saygıya davet ediyoruz. Cumhuriyet o kadar sağlam temeller üzerine kurulmuştur ki O’nu yıkmaya kimsenin gücü yetmeyecektir. Dün Montrö Boğazlar Sözleşmesini tartışmaya açanlar, Montrö’yü savundu diye vatansever Amirallere terörist yaftasını yapıştıranlar, bugün işlerine geldiği için Montrö’ye sarıldılar.

3 Mart 1924’ün yani Devrim yasalarının kabul edilişinin 98. yılında; Türk Devrimi’nin kaynağı Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarını saygıyla anıyoruz. Cumhuriyetimizin şeyhler, dervişler, müritler memleketi olmasına izin vermeyecek en hakiki gerçek olan çağdaşlaşma ve aydınlanma yolunda mücadelemiz yorulmaksızın sürecektir!"

Devrim Yasaları'nın 98 yıl önce TBMM'de kabulünün yıldönümünde ADD Samsun Şubesi tarafından yapılan basın açıklamasının sonunda şöyle denildi: "Sorunlarımız vardır. Çözümümüz de vardır. Çözüm Atatürkçü Düşünce’dir. Atatürkçü Düşünce ile Türkiye Cumhuriyeti yeniden inşa edilecek ve Devrim Yasaları ödünsüz uygulanacaktır.

Umudumuz tam, İnanıyoruz ve Kararlıyız… Atatürk Devrimcileri, Devrimleri yaşatma ve uygulama konusundaki kararlılığını her ne pahasına olursa olsun sürdürecektir."




Gençlik Meclisleri Atakum’da: “Gençliği harekete geçirmek istiyoruz”


Türkiye Kent Konseyleri Gençlik Meclisleri Buluşması, Atakum Kent Konseyi Gençlik Meclisi ev sahipliğinde Atakum’da gerçekleştirildi. Gençlik Meclisleri yaptığı ortak basın açıklamasında, “Geleceğimizi ortak akılla yeniden şekillendirmek için irademizi koyuyoruz ve yurdun dört bir yanında gençliği harekete geçirmek istiyoruz” dedi.



Türkiye Kent Konseyleri Gençlik Meclisleri Buluşması, Atakum Kent Konseyi Gençlik Meclisi ev sahipliğinde 26-27 Şubat tarihlerinde Atakum’da gerçekleştirildi. Buluşmaya Ankara, İzmir, Eskişehir, Gaziantep, Kocaeli, Sivas, Sinop, Karşıyaka, Bayraklı, Karaburun, Kuşadası, Bandırma, Fındıklı, Milas, Mezitli Kent Konseyi Gençlik Meclislerinden gelen gençler katıldı. Buluşmada Atakum Belediye Başkanı Av. Cemil Deveci, Av. Gülay Deveci ile Atakum Kent Konseyi Başkanı Prof. Dr. Şevket Özkaya da gençlerle bir araya geldi. Türkiye’nin dört bir yanından gelen gençler Onur Anıtı’nı ziyaret ederken iki gün süren toplantıların ardından Gençlik Meclisleri adına Atakum Kent Konseyi Gençlik Meclisi Başkanı Emircan Kuyumcu basın açıklaması gerçekleştirdi.


“SAVAŞIN KARŞISINDAYIZ”

Başkan Kuyumcu, açıklamasının başında Ukrayna-Rusya arasında yaşanan savaşı kınadıklarını söyleyerek, “Savaş emrini verenler savaş cephesinde olmadıkları müddetçe savaşı oyun zannederler. Bu bir oyun değildir. Biz Kent Konseyleri Gençlik Meclisleri olarak savaşın taraflarının değil savaşın bizzat karşısında yer alıyoruz. Savaşlar haklıyı değil güçlüyü temsil etmekte olup, hiçbir zaman adalet sağlayıcı değildir. Bu sebeple 21. yüzyılda savaş gibi ilkel dürtülerin tamamının son bulmasını istiyoruz” dedi.


GENÇLER KARAR ALMA

MEKANİZMALARINDA



Gençlik Meclisleri’nin, yerel ve ulusal demokratikleşme sürecinde, gençlerin düşüncelerini açıkça söyleyebilmelerini, çözüm üretebilmelerini, karar alma mekanizmalarına aktif katılımlarını sağlayan ve kendi sorunlarına sahip çıkmalarını özendiren gönüllülük temelinde, demokratik bir oluşum olduğunu vurgulayan Başkan Kuyumcu, “Gençlik Meclisleri, kentte yaşayan 15-30 yaşı arası gençlerin kent yönetimine dahil olma, gençlerin kendini ve kentini var etme sürecidir. Bu hususta katılımcılık mekanizmaları devreye girmektedir. Siyaset üstü bir konumda yer alan Gençlik Meclisi, gençlerin geleceğin mirasçıları olmalarının yanında bugünün de aktif ve etkili aktörü olduğunu katılımcı bir yapıyı ortaya oluşturmaktadır. Kent Konseyleri bünyesinde kurulan Gençlik Meclisi, Kent Konseyleri’nin oluşma amacını sağlayan katılımcılık, şeffaflık, ortak akla vurgu ve kente değer katma ilkelerin gerçekleştirilmesinde öncü rol oynamaktadır” ifadelerini kullandı.


“EKOLOJİK FARKINDALIKLA

HAREKET EDECEĞİZ”






Türkiye Kent Konseyi Gençlik Meclisleri Buluşması’nın amaç ve hedeflerini anlatan Başkan Kuyumcu, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Bizler ülkemizin dört bir yanından katılan, fiziki olarak burada bulunan Atakum, Ankara, İzmir, Eskişehir, Gaziantep, Kocaeli, Sivas, Sinop, Karşıyaka, Bayraklı, Karaburun, Kuşadası, Bandırma, Fındıklı, Milas, Mezitli ve çeşitli sebeplerle şu an aramızda bulunamayan Bilecik, Esenyurt, Lüleburgaz, Tatvan Kent Konseyleri Gençlik Meclisleri olarak; tanışmak ve yeni Gençlik Meclisleri’nin kurulmasına teşvik olmak, Gençlik Meclisleri arasındaki koordinasyonu sağlamak, bölgelerimizde oluşabilecek deprem, yangın gibi her türlü doğal afette aktif yardımlaşmayı sağlamak, bölgelerimizdeki olumlu veya olumsuz durumlarda ulusal ve uluslararası kamuoyu oluşturmak amacı ile bir araya geldik. Bizler, geleceğimizi ortak akılla yeniden şekillendirmek için irademizi koyuyoruz ve yurdun dört bir yanında gençliği ve gençleri, yaşamın her alanında aktif katılım sağlayacak mekanizmalar ile harekete geçirmek istiyoruz. Sürdürülebilir gelecek için küresel iklim krizinden etkilenen ilk nesil, müdahale edebilecek son nesil olmamız sebebiyle her adımımızda ekolojik farkındalıkla hareket edeceğiz.”


Başkan Deveci: ‘’Çok çalışın ve Atatürk’ün yolundan gidin’’





Atakum Belediyesi tarafından ‘’Atatürk’ü Anlamak’’ konulu konferanslar serisinin ilki Vedat Türkali Eğitim, Sanat ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Konferansta Atatürk’ün barıştan yana politika izlediğini belirten Başkan Deveci gençlere ‘Çok çalışın ve Atatürk’ün yolundan gidin.’’ çağrısında bulundu.


Atakum Belediyesi tarafından 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’na kadar devam edecek ‘’Atatürk’ü Anlamak’’ konulu konferanslar serisinin ilki gerçekleştirildi. Vedat Türkali Eğitim, Sanat ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen ‘’İslam’da Hilafet ve Atatürk’’ başlıklı konferansa Atakum Belediye Başkanı Av. Cemil Deveci, Av. Gülay Deveci, CHP Samsun İl Kadın Kolları Başkanı Nazan Güneysu, Atakum Kent Konseyi Başkanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, Atakum Kent Konseyi Genel Sekreteri Şenol Katkat, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Öğretim Üyeleri ve çok sayıda davetli katıldı.


‘’ATATÜRK’Ü ANLATMAMIZ GEREKİYOR’’



Sunumunu duayen gazeteci Osman Kara’nın yaptığı konferansa yoğun katılım gerçekleşti. Programın açılış konuşmasını yapan Atakum Belediye Başkanı Av. Cemil Deveci şu ifadelere yer verdi: ‘’Dün Atatürk’ün öncülüğünde barış anlaşması imzaladığımız, kardeşçe birlikte yaşadığımız sınır ülkelerimiz bugün çatışma halindeler. Her tarafımız ateş çemberi. Niye Mustafa Kemal Atatürk diye sorarsanız, öncelikle o büyük bir asker. Ömrü savaş meydanlarında geçmiş. Ülkesini elinden kurtardığı, ülkesine kast etmiş askerlerin analarına ‘Sizin çocuklarınız bizim çocuklarımızla koyun koyuna yatıyorlar, onlar artık bizim çocuklarımız’ diyor. Bundan daha derin ve samimi barış çağrısı ne olabilir? 1923’ten bu yana Yunanistan’dan başlamış; İran’a, Libya’ya kadar sınırdaki tüm ülkelerle barış antlaşması imzalamış. Atatürk’ü kadınlara, gençlere; sadece Türkiye’ye değil, Türkiye’nin dışındaki bizim coğrafyamız içinde bulunan uluslara da anlatmamız gerekiyor. Onların da geleceği ve kaderi Atatürk’ün bu coğrafyada çizdiği yolu takip etmekten geçiyor. O nedenle sevgili gençler çok çalışın ve Atatürk’ün yolundan gidin.’’


‘’İLK KEZ CUMHURİYET’TE KALDIRILMADI’’



Onur Anıtı’na yapılan saldırı sonrası gerçekleştirilen konferans için Başkan Deveci’ye teşekkür eden Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsrafil Balcı,’’ İslam’da Hilafet ve Atatürk’’ başlıklı sunumunda şöyle konuştu: ‘’İlk önce şunun altını çizelim. Kuran hiçbir zaman size bir devlet modeli çizmez. Kuran sadece ilkelerini verir. Nedir bu? Adalet, ehliyet, liyakat, istişare. Halifelik, Araplara özgü bir yönetim biçimidir asla dini statüsü yoktur. Atatürk'ün dediği gibi tarihi bir hatırası vardır. Bu Abbasi halifeliği ile bitmiştir. İlk kez Cumhuriyet’te kaldırılmadı. Endülüs’te 929’ta halifelik kuruldu ama Endülüs’ü bir araya getiremeyince bu sefer 1031’de yaklaşık 100 yıl sonra ulema toplandı. ‘Halifelik bu işi yerine getiremiyor’ diyerek kaldırdılar. Onlar halifeliği kaldırdı ve bir daha kurma gereği duymadı. Ama bizdeki bu hilafet romantizmini ben anlamış değilim.’’






2 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör