• HaberciGazete

Sermet Çağan, Üstün Asutay, Osman Numan Baranus, Işıtan Gündüz



Bugün 5 Ağustos. Sermet Çağan ve Osman Numan Baranus'un ölüm yıldönümleri.

Tiyatro-sinema sanatçısı Üstun Asutay'ı 4 Ağustos 2020'de, Yazar Işıtan Gündüz'ü de 4 Ağustos 2019'da yitirdik.

BRT Yayın Grubu olarak bu değerlerimizi saygıyla anıyoruz.

Sermet Çağan kimdir?



1929 yılında Amasya’da doğar Sermet Çağan. İlkokuldan sonra Robert Kolej orta bölümü ve ardından kolejin lise mühendislik bölümüne girer. 1950 yılında okulu bitirmeden bırakır. Ankara’ya gider ve “Ankara Players'' adlı İngilizce oyunlar oynayan bir tiyatro topluluğunda 1 yıl kadar çalışır. 1952 yılında Muhsin Ertuğrul’un genel müdürlüğünü yaptığı Devlet Tiyatrosuna tasarımcı olarak girer. Burada 6 yıl çalıştıktan sonra Muhsin Ertuğrul’un genel müdürlükten ayrılması ile istifa eder. Güner Sümer ile birlikte “SAHNE 7'' adlı amatör bir topluluk kurar ve Merhaba, Kel Şarkıcı oyunlarının dekorlarını hazırlar. Bu arada gazeteciliğe başlamıştır. Dünya, Öncü gibi gazetelerde ve çeşitli dergilerde yazılar yazmaya başlar. 1966 yılında Gen-Ar Tiyatrosunda Aziz Nesin’in Ah Biz Eşekler adlı öyküsünü oyunlaştırıp sahneler. 1968’ de Sacco ve Vanzetti’yi sahneler. Mrozeck’in Polisler’ini Gen-Ar Tiyatrosunda sahneye koyar ve bu çalışmasıyla Asaf Çiğiltepe ödülünü kazanır.

1969 yılında Karaağaçlar Altında’nın oyun düzeniyle “İlhan İskender'' armağanıyla ödüllendirilir. At Gözü adını verdiği yeni bir oyuna başlar ve Türkiye 70 adını verdiği bir oyunun planını yapar. Ancak bunları bitirmeye ömrü yetmez… 1970 yılında Ankara Yenişehir Tiyatrosunda Carrar Ana’nın Silahları ve Eskicinin Tazesi oyunlarını sahneler. Aynı yıl İstanbul’da Güner Sümer’in kurduğu İstanbul Sanat Tiyatrosunda Ayak Bacak Fabrikası oyununu sahnelemekteyken 5 Ağustos 1970 günü, geçirdiği dördüncü kalp krizi sonucu ölür.

Sermet Çağan Türkiye’deki oyun yazma sürecinde, Çağdaş tiyatronun dönemde denenen, açık biçim özelliklerini içeren oyunları anlamında önemli bir yere sahiptir. Savaş Oyunu ve özellikle Ayak-bacak Fabrikası 1960’lı yılların ortasında öz ve biçim özellikleri açısından ayakları yere sağlam basan denemeler olarak karşımıza çıkar. Uzun çalışmaların, sağlam bir kuram bilgisinin ve yeniyi arayışın bütünleştiği yazarlardandır Sermet Çağan.

Temelde tiyatro yazarlığına iki oyun vermiş olması bazı kesimlerce eleştirilse de, Sermet Çağan hem bu iki oyunuyla ülkedeki pratik tiyatro hareketine çok önemli katkılarda bulunmuş, hem de tiyatroyla olan ilişkisini hiç koparmamış, görünmeyen ama çok değerli etkinliklerle ve teorik çalışmalarla sanatını, bakışını, entelektüel birikimini güçlendirmiştir. “...tiyatroda kendisine iş verildiği yıllarda, günlerde, dönemlerde Sermet gene tiyatro için gece kendi sanatçılığının işine yarayabilecek şeylerle uğraşırdı. Sermet’in yapmadığı işler yüzünden yargılanması kendimize de yöneltilmiş bir yargı. Sermet Tiyatro yapmadığı zamanlar bile, tiyatro için yararlı olabilecek işlerle uğraşırdı. Ya günün birinde yazabileceği oyunların, ya da sahneleyebileceği bilgileri topluyordu. Bunları yapamaz durumlarda olduğu zamanlarda bile tiyatro yapabilen insanlarla çok canlı bağlar kurmuştur'' diye konuşur Aziz Nesin.

Daha genç yaşlarında büyük bir tiyatro tutkusu içindedir Sermet Çağan. Çağdaş yazarlarla ilgilenmektedir. Genç bir beynin çokta ilgilenmeyeceği olaylar ve oyunlarla uğraşmaktadır. Cevat Çapan kolejden tanıdığı Çağan için şöyle söyler:

“Öğrenciliğinde Çağan’ı bir tiyatro meraklısı olarak görüyoruz. Fakat herhangi bir öğrencinin tiyatro merakını aşan bir merak. Ve bu merakı birçok kişiyle paylaşmasında ayrıca bir önem var… O yaşlar için insanda hayranlık uyandırabilecek oyunların seçimi, bu oyunların sahneye konması ve tiyatro sanatına daha öğrencilik yıllarında kendini hazırlama, geleceğe yetiştirme gibi bir bilinç görüyoruz… Tiyatro sevgisini kendisinde biçimlendirmesi, bunu arkadaşlarına aşılaması ve bu işin rastgele bir karar olmadığını duyurması. O zamanlar hiç duymadığımız oyun yazarlarını duyuruyor, hiç duymadığımız tiyatro sanatçılarından söz ediyordu.''

Sermet Çağan Politik Tiyatro konusunda yoğun çalışmaları olan biridir. Daha aydınlık bir ülke için çabalarını sürdürmek, oraya varmak amacındadır. Bu amaca giden yol ise tiyatro. Dünya politikasını, tiyatrosunu yakından takip eden yazar eserlerini ülkenin yerelinden dünyanın geneline taşıyabilecek birikime sahiptir.

Bilinçli bir tiyatro yazımı ve dekoratör-rejisör olarak yaptığı çalışmalarla, sözünü sakınmayan tavrıyla, çıkarcılığı reddeden ve “sanatçının zenginliğinin insanlığın kültürel mirasında yattığı'' gerçeğini hayat felsefesi haline getiren yaşam biçimiyle Sermet Çağan, tiyatro tarihimizin saygıyla anılacak yazarları arasında yer alacaktır. Değerli oyun yazarı, tiyatro adamı Haldun Taner ölümünden sonra onun için şöyle diyecektir:

“Çağan, her işinin ehli insan gibi, etrafındaki gürültüye pabuç bırakmadan, sabırlı, şamatasız ama bilinçli ve olumlu eylemlere girişti… Gerçek bir sosyalistti. Bunu lafla değil, eylemi ve tutumu ile belgeledi. Birçoklarının yaptığı gibi elinde piyesi yahut reji defteri, kapı kapı dolaşıp kendi zihniyetinde olmayanlarla iş ilişkisi aradığı asla görülmedi. Hep para sıkıntısı içinde olduğu halde, meşru telif hakkını bile kovalamaya üşendi. Bundan ötürü sömürüldü. Yine gerçek bir sosyalist olarak hiç kıskanç değildi. Herkesin birbirinin kuyusunu kazdığı ortamda Çağan, arkadaşlarının başarısına kendi başarısı kadar sevinirdi. Haksızlığa uğramış, değeri tam anlaşılmamış yazarları tanıtmaya, rejisi ile omuzlamaya çalıştı… Ondan Türk Tiyatrosu daha çok şeyler beklemekteydi. Kısık sesi, babacan yüzü, yaşından yirmi yıl olgun görünüşü ve kişiliği ile Sermet Çağan belleklerde yaşamaya devam edecek. Eserlerini yaşatmak da Türk Tiyatrosuna düşüyor.''

1965 yılında Kenterler Tiyatrosunda sahnelenmek için çalışmalarına başlanan Sacco İle Vanzetti o yıl sahnelenemese de daha sonra 1968’de Gen-Ar’da sahnelenir. Sacco ile Vanzetti’nin hemen ardından yine Gen-Ar Tiyatrosunda Slowamir Mrozeck’in Polisler isimli oyununu yönetir. Bu oyunla “Asaf Çiğiltepe'' ödülünü kazanır.

AYAK BACAK FABRİKASI Gerçek iki olaydan yola çıkarak yazılmıştır Ayak Bacak Fabrikası. Birincisi; Anamur ilçesinin Karaçukur, Karaağaç, Uluyat ve Sarıdana köylerindeki insanların yoksulluk sebebiyle Kara tohum (fink ekmeği) yiyerek kötürüm kalmalarıdır (ki bu oyunun temel olayıdır). İkincisi ise Urfa yakınlarındaki bir gölün balıklarının kutsal kabul edilmesi ve bölge halkının burayı bir ibadethane, bir adak adama merkezi haline getirmeleri olayıdır.

1964 yılında kendi yazdığı Ayak-Bacak Fabrikası oyunu ilk kez İ.Ü. Gençlik Tiyatrosunda sahnelenmeye başlar, dekorunu hazırlar. Ancak rahatsızlandığı için sahneleme işini Cüneyt Türel’e bırakır. Oyun Erlangen Uluslararası Tiyatro Şenliğinde dördüncü olur. Ayak Bacak Fabrikası 1965

yılında Ankara Sanat Tiyatrosu’nda Güner Sümer’in oyun düzeniyle oynanır. Türkiye Tiyatrosu açısından olay olur. Aynı yıl Max Frisch tarafından Almanca’ya çevrilir ve okullarda-Alman televizyonunda gösterilir.

TİYATRO TÖS 1966 yılında Türkiye Öğretmenler Sendikası (TÖS) bir tiyatro kurma kararı alır. Bu sendikaların tiyatroya yaklaşımları adına çok önemli bir gelişimdir. Bu önemli gelişimin özel bir yanı ise 270 sendika şubesini, yani tüm Türkiye’yi dolaştırma kararı almış olmasında yatar. Bu dönem için ve hatta şu an bile inanılmaz önemli bir olaydır, girişimdir, çabadır. Tiyatronun yararını, gereğini anlamış bu sendikanın kurduğu tiyatronun başında görürüz yazar-yönetmen ve tasarımcı Sermet Çağan’ı…

SAVAŞ OYUNU Daha önce radyo oyunu olarak yazdığı Öyle Bir Oyun’un metnini Özdemir Nutku ile birlikte yeniden ele alır ve ortaya yeni bir oyun çıkar: Savaş Oyunu. Oyun Almanya Erlangen’de Reji Birinciliği ödülünü alır ve aynı zamanda en iyi üç oyundan biri olarak değerlendirilir.

Daha sonra Ankara Deneme Sahnesi bu radyofonik oyunu sahnelemek için Sermet Çağan’dan ister. Radyofonik bir eserin oyun haline getirilmesine sıcak bakmasa da ısrar üzerine kabul eder.

Böylelikle aynı yıl iki ayrı yorumla (A.Ü. D.T.C.F. Tiyatro Kürsüsü ve Ankara Deneme Sahnesi) Savaş Oyunu sahnelenir. Savaş karşıtı bu oyuna Savaş Oyunu ismini vermek çok etkileyici bir düşüncedir. Barışı savunan bir oyun ama barışı savunmak için savaşmak gerekmektedir.

Sermet Çağan kısa yaşama (41yıl) 100 yıl yaşamışçasına yapabilecek etkinlikleri sığdırmıştır. O, Türkiye tiyatro hareketine yön vermiş ve ışık olmuştur. Ölümünden sonra da oyunları oynanmıştır ve evrensel değerlere sahip bu oyunlar güncelleştirilerek ya da güncelleştirilmeden halen oynanabilecek oyunlardır.

Daha genç yaşında tiyatro çalışmalarıyla göz dolduran, yenilikçi, arayışçı Sermet Çağan; dürüstlüğü ve tok sözlülüğüyle tarih sahnesindeki yerini almıştır. Bilgisinin paylaştıkça çoğalacağına inanan Sermet Çağan Türkiye’deki tiyatro sanatına büyük katkıları olan bir tiyatro emekçisidir..

Osman Numan Baranus kimdir?



Büyük Çerkes sürgününde (1864) Kafkasya'nın Kabardey yöresinden sürülerek Anadolu'nun üzunyayla yöresine yerleşen Kaşırğa adlı bir Adıge ailesinin çocuğudur. 1930 yılında Pınarbaşı'nda doğdu. Orta öğrenimini Sivas ve Kayseri'de,

yüksek öğrenimini Ankara Ticari ve İktisadi îlimler Akademisi'nde yaptı. Makine Kimya Endüstrisi Kurumunda (M.K.E.) uzun yıllar çalıştıktan sonra bu kurumun Krediler Müdürlüğü'nden emekli oldu (1993). İlk şiir kitabı olan "Toygan"ı (1945) onbeş yaşındayken yayınladı. Başlangıçta şiirlerini "Dost", "Oluşum", "Türkiye Yazıları" vb, dergîlerde yayımlayan şair, daha sonra deneme ve eleştirilerinin de yer aldığı aylık "Özün" (1971-1973) gazetesini yirmidört sayı çıkardı. Otuz yıllık bir aradan sonra 1975-1991 yılları arasında yirmibir tane daha şiir kitabı yayınlandı. İki deneme ve iki de inceleme olmak üzere tüm eserleri yirmibeş kitapta toplanmıştır. Arı bir Türk diliyle kaleme aldığı "Özün" lerinde (şiir), sık sık ana dili Adıgece'den alınmış kelime ve kavramlar da yer alır. Şiir Kitapları: "Toygan" (1945,1985), "Sevmek Egemen" (1975), "Ağrılar Toprağı" (1982), "Tuzhurmatu," (1984), "Günberi" (1985), "Külünk" (1990), "Apansız Panayır" "Alaza Kesen Yürek", "Zor Yol", "Gebe Gece", "Dinago Triosu" (1990), "Huahualar", "Utkulu Kulvar", "Haykular ve Beyitler", "Bergamut", "Geriye Saymak", "Yıkanık Irıplar", "Kıyıda Horata", "Gunaydın Soyundan", "Tanatımı", "Sın Adlı Ulu Yaya" (1991). İnceleme deneme ve sohbetleri: "Zihni Hazinedaroğlu" (1980), "Anadamar" (1984), Okulsuzculuk... Kaynak: SEFER E.BERZEG / KAFKASYA DİASPORASI’NDA EDEBİYATÇILAR VE YAZARLAR SÖZLÜĞÜ

Işıtan Gündüz kimdir?

1946 doğumlu olan Gündüz, İÜ İktisat Fakültesi mezunu, “68 kuşağı” gençlik önderlerindendi. 1975’ten sonra Türkiye İşçi Partisi’nde yöneticilik görevlerinde bulunan Işıtan Gündüz, Türkiye Sosyal Tarih Araştırma Vakfı’nın (TÜSTAV) bağışçılarındandı. 4 Ağustos 2019'da vefat etti. IŞITAN GÜNDÜZ'ÜN ESERLERİ - 68 Mayısında Paris - Milliyetçilik Üzerine (Ulussuz Devletler Devletsiz Uluslar) ÇEVİRDİĞİ ESERLER - Erdemin Ardından Git / Konfüçyüs - Çocuklardan Tanrıya Mektuplar / Eric Marshall, Stuart Hample - Sıradışı İnsanlar (Direniş, İsyan ve Caz) / Eric J. Hobsbawm - II. Dünya Savaşı'nda Seks ve Propaganda / Herbert A. Friedman - Prens / Niccolo Machiavelli - Evlilik ve Ahlak / Bertrand Russell - Sevme Sanatı / Erich Fromm

Üstün Asutay kimdir?




1938 doğumlu olan ve henüz yedi yaşındayken tiyatro ile tanışan Üstün Asutay, ilk derslerini Bakırköy Halkevi'nde Münir Özkul ve Kenan Pars'tan aldı. Türk Ticaret Bankası Çocuk Tiyatrosu ve Ali Baba Çocuk Tiyatrosu'nda, çeşitli topluluklarda uzun yıllar çok sayıda oyunda oynadı.

1993 yılında Ergun Köknar, Tarık Akan ve Cem Karaca ile birlikte Bakırköylü Sanatçılar Derneği (BASAD)'ın kurucu üyeleri arasında yer alarak başkanı oldu.

Üstün Asutay, BASAD'ın Onursal Başkanlığını da yürütmekteydi. Kamera karşısına da geçerek sinema ve dizi filmlerde görev yapan Asutay, kendisi gibi tiyatro sanatçısı olan Mert Asutay'ın da babasıdır. 4 Ağustos 2020 tarihinde aramızdan ayrıldı.

43 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör