top of page

SES, ASM'lerdeki emekçilerin özlük haklarının verilmesini istiyor!



Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), Aile Sağlığı Merkezleri'nin (ASM) kamu sağlık kurumları olduğunu, kamusal olarak sunulan sağlık hizmetlerinin yarı şirket yarı kamu mantığı sistemiyle verilemeyeceğini, ASM'lerde görev yapan emekçilerin özlük haklarının iyileştirilmesi gerektiğini vurgulayan bir basın bildirisi yayımladı.


TRABZON- Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), Aile Sağlığı Merkezleri'nin (ASM) kamu sağlık kurumları olduğunu, kamusal olarak sunulan sağlık hizmetlerinin yarı şirket yarı kamu mantığı sistemiyle verilemeyeceğini, ASM'lerde görev yapan emekçilerin özlük haklarının iyileştirilmesi gerektiğini vurgulayan bir basın bildirisi yayımladı.



SES'in Trabzon Şube Başkanı Metin Serdar'ın açıkladığı basın bildirisinde, Aile Hekimliği Sistemi ile “dönüştürülen” birinci basamak sağlık hizmetlerinin toplum sağlığı açısından sürekli olarak sorunların birikmesine neden olduğu, ASM'lerinde çalışan emekçiler açısından güvenli olmayan işyerlerinde zorunlu çalışmayı dayattığı, esnek, güvencesiz, performansa dayalı ücretlendirme sistemi ile de sömürüyü derinleştirdiği ifade edildi.

Aile Hekimliğine geçiş süreci ile bu alanda farklı istihdam biçimlerinin ortaya çıktığı, aynı birimde çalışan hemşire, ebe, sağlık memuru (toplum sağlığı) ve acil tıp teknisyeni unvanlı sağlık emekçilerininse "aile sağlığı elemanı" diye isimlendirildiği, bu emekçilerin de kamu ve kamu dışı çalışan şeklinde ayrıldığı vurgulanan basın bildirisinde daha sonra şöyle denildi:

"Bunlar dışında Aile Sağlığı Merkezleri (ASM) adeta birer işletmeye dönüştürülmüştür. Apartmanların, camilerin altlarında yerler kiralanmış sağlıksız ve güvenliksiz ortamlar aile sağlığı merkezlerine dönüştürülmüştür. Bu sağlıksız binaların ve sağlık sisteminin pandemide cilası döküldü. Deprem döneminde de nasıl enkaz altında kaldığını hep birlikte gördük.

Hekimler bu binaların kira, elektrik, su, doğal gaz faturalarını ödemekte, temizlik malzemeleri, tamirat-tadilat işleri ile uğraşmakta, temizlik, kırtasiye, sekreterlik vb işlerin yürütülmesi içinde adeta işveren gibi personel çalıştırmak zorunda kalmaktadır. Çalışanın maaşını, sigortasını düşünmek zorundadırlar. Tüm bunlar yetmezmiş gibi artan hayat pahalılığı yapılan zamlar nedeniyle bu masraflar için verilen cari harcama ücretleri giderleri karşılamaya yetmemektedir. Üstelik cari gider hesaplamaları özellikle ÜFE yerine enflasyonu daha düşük göstermek için gerçek rakamları ile oynanan TÜFE üzerinden ödenmektedir."

SES Trabzon Şube Başkanı Metin Serdar'ın açıkladığı basın bildirisinde kamusal sağlık hizmetlerinin işletme mantığı içerisinde verilmesinin kabul edilemeyeceği, sendika olarak bu sisteme eleştirilerinin bulunduğu, koruyucu sağlık hizmetlerinin öncelediği bütüncül bir yaklaşıma dair mücadele ve taleplerinin olduğu, mücadelesini yürüttükleri sistem inşa edilinceye kadar ASM’lerde mevcut sistem içerisinde çalışan emekçilerin sorunlarının çözülmesini bekledikleri vurgulandı. Bildiride daha sonra şöyle denildi:



"12 yıldır kamu dışı aile sağlığı çalışanları sözleşmeli personel olarak diğer meslektaşlarıyla aynı hizmeti vermelerine rağmen ötekinin ötekisi yapılmışlardır. Aynı kurumda, hatta aynı ASM’de görev yapan çalışanlar ile aynı işi yapmalarına rağmen özlük ve mali haklardaki farklılıkların kabul edilmesi mümkün değildir. İş güvencesi ve yer değiştirme hakları olmadığı için her fırsatta kutsal ilan edilen aile birlikleri paramparça edilmiştir. Kamu görevlisi olmayan aile sağlığı merkezi personellerinin kadro beklentisi tüm hakları korunarak bir an önce karşılanmalıdır.

Sağlıkta dönüşüm sürecinin en başından beri sendika olarak; iş güvencesi, yoksulluk sınırı üzerinde emekliliğe yansıyan temel ücret, tek tip istihdam biçimleri konusunda mücadelemiz devam etmektedir.

Daha önce de dile getirdiğimiz gibi mevcut sorunları çözmekten uzak olan, emekçiler arasında gelir adaletsizliğini artıran, birinci basamağın ekip ruhunu görmezden gelen uygulamaları kabul etmemiz mümkün değildir."

Bildiride, talepleri gerçekleşinceye kadar ara bir geçiş dönemi olarak cari ödemelerin ÜFE oranları üzerinden hesaplanarak yüzde yüz artırımla ödenmesi, istenerek şu talepler sıralandı:

Temmuz maaş zamları için diğer emekçilere verilecek olan seyyanen 8 bin TL ve diğer yüzdelik zamlar ASM’lerde çalışan herkesi kapsamalıdır. Bu artışlar kamu kaynaklarından karşılanmalıdır.

ASM’lerde çalışan tüm emekçilere tek kalemde emekliliğe yansıyan yoksulluk sınırı üzerinde temel ücret ödenmelidir. Temel ücret üzerine; yapılan işin riski ve niteliği, hizmet yılı, eğitim durumu, kıdem yılı gibi kriterler ile giydirilmiş ücret belirlenmelidir. Temel ücret tüm çalışanların hakkıdır.

Aile sağlığı merkezlerinde çalışan tüm emekçiler hekim, hemşire, ebe, sağlık memuru (toplum sağlığı), acil tıp teknisyeni ve temizlik personeli hiçbir fark gözetmeden hakları korunarak derhal kadroya alınmalıdır. Süt izni, doğum izni, sendika izni, yıllık izin başta olmak üzere ekonomik ve özlük hakları kadrolu diğer emsalleri gibi düzenlenmelidir.

ASM’lerinde çalışan arkadaşlarımız ''Aile Sağlığı Çalışanı'' değil sağlık emekçisidir. Mesleki unvanları korunmalı, iş tanımları yapılmalıdır.

“Hekimler İşveren Değildir” o yüzden tümüyle kamu eliyle yürütülen (binasından sarf malzemelerine, elektriğinden suyuna, çalışanlarının toplu sözleşmeli grevli sendika hakkına sahip kamu personeli olduğu) bir birinci basamak olmalıdır. Hekimler yer kiralama, fatura ödeme, çalışanların maaşını ve sigorta primini ödeme gibi her türlü yükten kurtulmalı sadece hekimlik yapmalıdır.

Turizm bölgelerinde ve mevsimlik işçilerin yoğun olduğu bölgelerde yaz mevsiminde artan iş yükü gözetilerek yeterli personel istihdamı yapılmalı, artan sarf malzemesi ihtiyacı müdürlükçe karşılanmalıdır.

Birinci basamak sağlık hizmetleri fiziki koşulları uygun kamu binalarında, hiçbir şekilde katkı katılım payı alınmaksızın, tümüyle devlet tarafından koruyucu sağlık hizmetleri öncelik haline getirilerek ekip anlayışı içinde verilmelidir."

Bildirinin sonunda ASM’lerin kamu kurumları olduğu, kamusal olarak sunulan sağlık hizmetlerinin de yarı şirket yarı kamu mantığı ile yürütülemeyeceği vurgulanarak, "Halkın ve emekçilerin yararına bir sağlık sistemi ile kadrolu ve güvenceli çalışma mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz." denildi.


54 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comments


bottom of page