top of page
  • Yazarın fotoğrafıHaberciGazete

Turhan Eyüboğlu yazdı: 30 Ağustos tarihte bir yaprak değildir!



30 Ağustos takvimde bir yaprak değildir!


(soldan: Mim. Bekir Gerçek, İsmail Fandaklı, Turhan Eyüboğlu, Alâettin Bahçekapılı (Trabzon 21.02.2020)

Kimimiz tarihi hatırlamada güçlük çekebilir. Kimimiz ne olacak canım diye bilir. Sadece bir kez olsun aklı başında düşünmesini, kimsenin etkisinde kalmadan bu yazıyı okumasını isterim.

Ülke tarihini bilmeyenlerin kendilerine göre tarih yapma çabaları gerçek karşısında utanç verici olacaktır. Ülke topraklarının geri alınmasının ne olduğunu idrak edemeyenlerin bilhassa düşünmesini isteyeceğim.

Büyük Taarruz, Kurtuluş Savaşı sırasında Türk ordusunun işgalci güçlere son ve kesin darbeyi vurmasını sağlamak ve Anadolu'dan atmak için düşünülüp planlanan gizli bir harekât idi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin 20 Temmuz 1922'deki oturumunda kendisine dördüncü kez olmak üzere Başkomutanlık yetkisi verilen Mustafa Kemal Paşa taarruz kararını haziran ayında almış ve hazırlıkları gizli olarak yürütmüştü.

Atatürk'ün başkomutanlığında yapıldığı için Başkomutanlık Meydan Muharebesi adıyla da bilinen Büyük Taarruz'un başarıyla sonuçlanmasından sonra Yunan orduları İzmir'e kadar takip edilmiş; 9 Eylül 1922'de İzmir'in kurtarılmasıyla Türk toprakları Yunan işgalinden kurtulmuştur.

İşgal birliklerinin ülke sınırlarını terk etmesi daha sonra gerçekleşse de, 30 Ağustos sembolik olarak ülke topraklarının geri alındığı günü temsil eder.

İlk kez 1924 yılında Afyon'da Başkumandan Zaferi adıyla kutlanan 30 Ağustos günü, Türkiye'de 1926'dan itibaren Zafer Bayramı olarak kutlanmaktadır.

Büyük Taarruz Ağustos'un 26'sını 27'sine bağlayan gece Afyon'da başlamış, Aslıhan civarında kuşatılan düşman birliklerinin Mustafa Kemal Paşa'nın bizzat idare ettiği Dumlupınar Meydan Muharebesi'nde imha edilmesi ile Türk ordusunun zaferiyle sonuçlanmıştı.

30 Ağustos günü, ilk kez 1924'te Dumlupınar'da Çal Köyü yakınlarında Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal'in katıldığı bir törenle Başkumandan Zaferi adıyla kutlanmıştır.

Zaferi kutlamak için iki yıl beklemenin en önemli nedeni 1923 yılının yeni Türkiye açısından hem ulusal hem de uluslararası alanda yoğunluğun had safhada olmasıydı.

Çal köyünde gerçekleşen ilk törende Mustafa Kemal, millî ruhun canlı tutulmasının önemini vurgulamış ve Meçhul Asker Abidesi'nin temelini eşi Latife Hanım ile beraber atmıştır.

Yani, 30 Ağustos takvimde bir tarih değildir. Ülke topraklarının geri alındığı günü, temsil eder. Esaretten kurtuluşa giden yoldur.

“Ne mutlu Türk’üm diyene.” M. Kemal Atatürk.

63 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comentários


bottom of page