top of page
  • HaberciGazete

Vüsat O. Bener, Ali Sipahi, Sedat Karaoğlu ve Metin Lokumcu


Bugth 1 Haziran. Vüsat O. Bener, Ali Sipahi, Sedat Karaoğlu'nun ölüm yıldönümü. Öğretmen Metin Lokumcu'yu da 31 Mayıs'ta yitirdik.

BRT Yayın Grubu olarak bu değerlerimizi saygıyla anıyoruz.


Metin Lokumcu kimdir?



(d. 24 Haziran 1956, Kozlu - ö. 31 Mayıs 2011, Hopa) 2011 Türkiye genel seçimlerine yönelik Recep Tayyip Erdoğan'ın Artvin’in Hopa ilçesi mitingi öncesinde yaşanan eylemlerde polisin sıktığı tazyikli su ve biber gazı ile fenalaşarak kaldırıldığı hastanede yaşamını yitiren emekli öğretmen.


Eylem günü ve ölümü

Eylem günü Lokumcu'nun polisin önüne geçip ellerini arkasından bağlayarak, "Hadi al götür, kurtar memleketi" demesi son görüntülerinden biridir. Mezarı Hopa ilçesi Kemalpaşa beldesi Dereiçi köyündedir.

Oğlu Ulaş Lokumcu babasız geçirdiği ilk babalar gününde babası için gazetelere söyle demişti:

« ...insanları koşulsuz seven biriydi, beni de bu felsefeyle yetiştirdi. Cenazesinde her siyasi görüşten insan vardı. Onun ölümünü hala kabullenemiyorum, çıkıp gelecekmiş gibi hissediyorum.»

Trabzon Adli Tıp Kurumu hazırladığı ön otopsi raporunda Lokumcu'nun ölümünü "biber gazı ve heyecanın tetiklemesi sonucu gerçekleşen kalp krizine bağlı ölüm" olarak tanımladı. Daha sonra Kurum tarafında hazırlanan kesin ölüm raporunda ise "Lokumcu’nun vücudunda öldürücü düzeyde kimyasal madde saptanmadığını, ölümün kendisinde mevcut kalp ve akciğer hastalığı sonucu meydana geldiğini" söyledi.

Türk Tabipleri Birliği de olayın ardından bir rapor hazırladı. Dönemin TTB 2. Başkanı ve Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Özdemir Aktan Trabzon Adli Tıp Grup Başkanlığı Morg İhtisas Dairesi'nin hazırladığı raporun aksine Lokumcu'nun ölüme neden olacak düzeyde bir kalp ya da akciğer hastalığı bulunmadığını ve kendisinde olan bir hastalıktan ötürü ölmediğini söyledi. Yapılan incelemelere göre Lokumcu'nun gerçek ölüm nedeninin biber gazına maruz kalma olduğunu açıkladı.[6]

Ölümü sonrası

Ölümünün 2. yılında oğlu Ulaş Lokumcu Türkiye'den Şiddet Hikayeleri'nden Doğu Eroğlu'na verdiği röportajda şunları söylemiştir:

« Babam Metin Lokumcu, 31 Mayıs 2011'de Hopa'da polisin attığı biber gazı yüzünden yaşamanı yitirdi. Metin Lokumcu'yu öldüren devlet, verdiği adli tıp raporuyla gerçeği karartmaya çalışıyor. Biber gazının kimyasal etkisi yeterli bulunmamış olacak ki, polis bu silahı artık hedef alarak, yaralamak için de kullanıyor. Vakit geç olmadan biber gazına karşı çıkın çünkü bir gün polis sizi de öldürebilir.

Dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan Lokumcu'nun ölümünün ardından İstanbul'daki Haliç Kongre Merkezi'nde 'Türkiye Hazır Hedef 2023' proje tanıtım toplantısında tepki çeken şu sözleri söyledi:

« Tabi bu arada bir tanesi de kalp krizi geçirerek, kimliğini bilmiyorum, üzerinde durmaya da gereğini duymuyorum kalp krizi sonucu ölmüş.»

(Recep Tayyip Erdoğan)

2021'de gerçekleştirilen eylemlerde taşınan "Metin Lokumcu İçin Adalet" yazılı pankart

Recep Tayyip Erdoğan 10 Haziran 2011 akşamı NTV televizyonunda katıldığı bir programda gazeteci Ruşen Çakır ile şu konuşmayı yapmıştır:

  • RÇ: "Ben... Üzerimde bir şey var... Onu söylemeden, sormadan, soru değil aslında. Ben Hopalıyım biliyorsunuzdur. Hayatını kaybeden Allah rahmet eylesin Metin Lokumcu da benim akrabam. Ben Diyarbakır’dayken, Kılıçdaroğlu’nu izlerken bu olay oldu ve çok üzüldük. Her anlamda bütün akrabalarım da tanıdıklarım da. Sizin orada tabi olayların da etkisiyle neler yaşandığını da arkadaşlarınızdan öğrendim Diyarbakır'da. Sonuçta gerçekten iyi bir insan talihsiz bir şekilde öldü. Sizin memleketinizde yıllarca öğretmenlik yapmış birisidir. Talihsiz bir şekilde öldü ve sizin ilk günkü şeyinizi tepkinizi şeyinizi gerçekten yadırgadık. Ben ve ailem, akrabalarım yadırgadı. Aradan geçen zaman içinde bu konuyu herhalde düşünmüşsünüzdür. Diyeceğiniz bir şey var mı?"

  • RTE: "Ben öncelikle tabi, sizin akrabanız olması sebebiyle başınız sağ olsun diyeyim. Ama size bazı resimleri inşallah arkadaşlarım ulaştırsınlar bir de ses kasetlerini ulaştırsınlar. O ses kasetlerini dinlediğiniz zaman bir de o resimleri gördüğünüz zaman acaba emekli bir öğretmene bunlar yakışır mı diye herhalde siz de akrabanız da olsa, hakkı teslim etmeniz gerekir diye düşüyorum."

  • RÇ: "Ama öldü efendim" dedi.

  • RTE: “Ben bilmem. Ben sadece bunu söylüyorum. Çünkü bu noktada ben böyle bir emekli öğretmene o ifadeleri yakıştırmam ve elinde taşla bir emekli öğretmeni görmem. Çünkü o taşların karşısında ben varım, o taşlar bana atılıyor ve ben Türkiye Cumhuriyeti’nin başbakanıyım.”

Dava süreci

Metin Lokumcu ölüm yıl dönümünde ve öğretmenler gününde İstanbul ve Ankara başta olmak üzere Türkiye'de çeşitli gösteriler ve eylemler ile anılmaktadır. Ankara'da bu protesto eylemelerine katılan 28 kişi 17 yıldan 52 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılandı ve tepkiler üzerine serbest bırakıldı. Daha sonra Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı 48 kişiyi 12 yıla kadar hapis cezası ile yargılandı.


Güncel

METİN LOKUMCU, ÖLÜMÜNÜN 11. YILINDA HOPA'DA ANILDI


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başbakan olduğu dönemde Artvin’in Hopa ilçesine 31 Mayıs 2011 tarihinde yaptığı ziyaret sırasında yaşanan olaylarda polisin biber gazı kullanması nedeniyle kalp krizi geçirerek yaşamını yitiren öğretmen Metin Lokumcu, vefatının 11. yıl dönümünde Hopa’da anıldı.




Hayati Akbaş


HOPA-Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başbakan olduğu dönemde Artvin'in Hopa ilçesine 31 Mayıs 2011 tarihinde yaptığı ziyaret sırasında yaşanan olaylarda polisin biber gazı kullanması nedeniyle kalp krizi geçirerek yaşamını yitiren öğretmen Metin Lokumcu, vefatının 11. yıl dönümünde Hopa'da anıldı.







Artvin'de, CHP Hopa ve Artvin il başkanlıkları; ölümünün 11. yıl dönümünde öğretmen Metin Lokumcu için anma programı düzenledi. Lokumcu anmasına, Hopa Belediye Başkanı Taner Ekmekçi, CHP Hopa İlçe Başkanı Şükrü Aydemir, Kemalpaşa Belediye Başkanı Ergül Çicek, CHP Kemalpaşa İlçe Bakanı Taner Çakır ve CHP'liler katıldı.



Lokumcu'nun mezarı başında yapılan anmanın ardından Hopa Parkı'nda bir araya gelen Hopalılar; "Dereler özgürdür, özgür akacak" sloganları eşliğinde Hopa Meydanı'na doğru yürüdü.

Hopa Parkı'nda konuşan Metin Lokumcu'nun avukatlarından Eray Güven, şunları söyledi: "Daha sonraki ilk duruşmamızda biz sanıkların hepsini hazır bulunmasını aynı şekilde talep etmiştik. Mahkeme maalesef bu talebimizi yine kabul etmemişti ancak SEGBİS'te yapılan savunmada sorgu esnasında bu işin sağlıklı yürümediğini mahkemede ikna oldu ve sanıklar bir sonraki duruşmada mahkemeye getirilmiş oldu. Sonuçta huzura getirildikten sonra tabi olayın üzerinden çok zaman geçmesi açıkçası kendi savunma pozisyonlarını hazırlayabilmeleri açısından kendi aralarında iletişim olduğunu anlaşılmaktaydı.

Arada meslektaşımın koymuş olduğu tavırlarla sanıklar ufak tefe birbirlerine topu kaymakama ve birbirlerine atmaya ve olayın pozisyonu açıkçası ortaya çıkmış oldu. Şu an dosyamız halen daha sanık dinlenmeye Metin Lokumcu'nun bir rahatsızlığının olup olmadığının hususunda inceleme aşamasında devam ediyor. Bu dosyaya hepiniz destek veriyorsunuz, biz her ne kadar avukatlar olarak savunuyorsak da hukuki olarak mücadele versek de yürütmeye çalışıyorsak da sizlerin de desteği bu noktada önemli. Bir sonraki duruşmamız 1 Temmuz’da saat 09.30'da. Hepinizi Trabzon'da bulunmaya davet ediyoruz."

"POLİSİN GAZI, COPU VE SUYUYLA KARŞI KARŞIYA KALDIK"

Eski CHP Artvin Milletvekili Yüksel Çorbacıoğlu ise şunları söyledi: "Bu taciz uçuşu devam ederken hiçbir uyarı olmadan polisin gazı, copu, suyuyla karşı karşıya kaldık. Bütün bu alanlarda duran insanlar otelde işyerinde olan ve hatta arkada okuldaki öğrenciler bile okullarını terk etmek zorunda kaldılar. Evet, Metin Lokumcu'nun katilini bulmaya çalışıyoruz ama ondan da önemli olan bir şey var, Metin Lokumcu neden öldü? Trabzon'da yapılan yargılamada bunun nedenini Dönemin Artvin İl Emniyet Müdürü açıkladı. Söylüyorum devletin işleyişini bir bilen bir insan olarak söylüyorum. Böylesine boyutlu toplantılarda, mitingler, olaylar öncesi kamu görevlileri, güvenlik birimleri güvenlik toplantısı yapar. Burada açıklıyorum mahkemede söylendiği için Hopa'da yapılacak olan AKP mitinginin öncesindeki güvenlik toplantısında ne karar alındı biliyor musunuz arkadaşlar? Hopa'da miting yapmak güvenlik açısından sakıncalıdır. Devletin resmi kayıtlarında bu yazıyor ama buna rağmen bu miting yapıldı neden? Birileri Hopa'yı teslim almak, Hopa'yı sindirmek ve belki de geçmişte oluşan acısının hesabını sormak ne demek istediğimi biliyorsunuz."


Vüs'at O. Bener kimdir?



(d. 01 Ocak 1922, Samsun - ö. 01 Haziran 2005, Ankara)

Vüs'at O. Bener 1922'de Samsun'da doğdu. İlkokulu Erzincan'da, ortaokulu Sivas'ta okudu; Bursa Işıklar Askeri Lisesi ve Harp Okulu'ndan sonra 1953'e kadar orduda görev yaptı.

1957'de Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdi. Kamu kuruluşlarında çalıştı; 1992'de emekli oldu.

1950'de New York Herald Tribune gazetesi ile Yeni İstanbul gazetesinin ortaklaşa düzenledikleri öykü yarışmasına katıldı; "Dost" adlı öyküsüyle dikkat çekti.

Seçilmiş Hikâyeler, Varlık, Yeditepe dergilerinde yayımladığı öykülerle tanındı.


Öykülerinden "Dost" Fransızcaya, "Batak" Almancaya, "İlki" İngilizceye çevrildi.

Hakkında, Vüs'at O. Bener: "Bir Tuhaf Yalvaç" (Norgunk, 2004) adlı bir kitap yayımlandı.

1 Haziran 2005 tarihinde hayata veda etti.

Vüsat O. Bener'in Eserleri

Öykü:

  • Dost (1952)

  • Yaşamasız (1957)

  • Siyah-Beyaz (1993)

  • Mızıkalı Yürüyüş (1997)

  • Kara Tren (1998)

  • Kapan (2001)

Oyun:

  • Ihlamur Ağacı (1962)

  • İpin Ucu (1980)

Roman:

  • Buzul Çağının Virüsü (1984)

  • Bay Muannit Sahtegi'nin Notları (1991)

Hakkında Yazılmış Kitap ve Metinler:

  • Vüs'at O. Bener Kara Anlatı Yazarı (2000)- Semih Gümüş, Adam Yayıncılık

  • Vüs'at O. Bener Bir Tuhaf Yalvaç (2004)- Ortaklaşa , Norgunk Yayıncılık

  • Havva'ya Mektuplar Vüs'at O. Bener Anısına (2005)- Derleme, Norgunk Yayıncılık

  • Bir Usta Bir Dünya: Vüs'at O. Bener (2006)- Ortaklaşa, Yapı Kredi Yayınları

  • "Vüs'at O. Bener'de Kurmaca ve Otobiyografi Yazı Kurarır mı?", Virgül (1999, sayı 16) - Orhan Koçak

  • "Vüs'at O. Bener'in Öykülerinde ve Anlatılarında Ölüm", Üçüncü Öyküler (2001, sayı 12) - Ahmet Tüzün

  • "Bir Öykü Olarak Hayat: Vüs'at O. Bener Öykücülüğü", Eşik Cini (2007, sayı 9) - Necip Tosun

Ödülleri:

  • Ihlamur Ağacı ile 1963 Türk Dil Kurumu Tiyatro Armağanı

  • İpin Ucu oyunuyla 1980 Abdi İpekçi Armağanı (paylaştı)

  • 2005 İstanbul Kitap Fuarı Onur Yazarı (Vefatı nedeniyle eşi Ayşe Bener tarafından kabul edildi.)


Ali Sipahi kimdir?



1932 yılında Ankara'da dünyaya gelen Sipahi, otomobil sporuna uzun süre yaşadığı İsveç'te başladı. Türkiye'ye bu spor dalını getiren kişi oldu. Yurt dışındaki yarışlarda yer aldı ve dereceler kazandı. Dünya şampiyonasına dahil bir mücadele olan Akropol Rallisi'ne katıldı. Genel klasmanda altıncılık, grubunda birincilik elde etti (1965). Otomobil sporunun Türkiye'de örgütlenmesi konusunda çok büyük çabalar verdi. 1 Haziran 1980 tarihinde Günaydın Rallisi'nin Çanakkale-Çan bölümünde direksiyon başında vefat etti. Adına ralli düzenlendi.


Sedat Karaoğlu kimdir?



(8 Şubat 1960, İzmir- 1 Haziran 2014, Bornova), Türk eski millî futbolcudur.


Futbolculuk kariyeri

Kulüp takımları kariyer

Aydınspor'da parladı ve 1980 transfer sezonunda Fenerbahçe'ye transfer oldu.

Fenerbahçe'de 1982-83, 1984-85, 1988-89 sezonlarında Süper Lig, 1982-83 sezonunda Türkiye Kupası, 1984, 1985 ve 1990 yıllarında Cumhurbaşkanlığı Kupası, 1989 yılında Başbakanlık Kupası, 1980, 1981, 1982, 1985 ve 1986 Türkiye Spor Yazarları Derneği Kupası, 1982, 1983, 1984 ve 1985 yıllarında Donanma Kupası ve 1982 yılında Çalenç Kupası şampiyonlukları yaşadı.

1985-86 sezonunda bir yıllığına Malatyaspor'a kiralanan Karaoğlu, 1989-90 sezonunda ara transferde Samsunspor'a transfer oldu. Daha sonra Sökespor (1991-92), Düzcespor(1992-93) ve tekrar Sökespor (1993-95) formalarını giydi ve futbolu bu takımda bıraktı.

Millî takım kariyeri

Solbek mevkiinde parlayan Karaoğlu, 2 Aralık 1980'de Çekoslovakya karşısında 1982 Avrupa Şampiyonası Grup Eleme maçında ilk kez ümit millî formayı giydi.[2] Aynı sezon Galler'e karşı ilk kez A millî oldu.

Karaoğlu toplamda bir kez A millî ve 4 kez de ümit millî olmak üzere 5 kez millî takım formasını giydi.[2]

1 Haziran 2014 tarihinde Bornova'da yaşadığı evde geçirdiği kalp krizi sonucunda ölmüştür.[3]





9 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör
bottom of page