• HaberciGazete

Yenişehir Mahallesi'nde yaşayanlar imar planına tepkili: Fikirtepe gibi olmak istemiyoruz!



Yenişehir Mahallesi’nde yaşayan yurttaşlar Ümraniye Belediyesinin çıkardığı imar planıyla evlerine göz dikildiğini söylediler. ŞPO Yönetim Kurulu Üyesi Ülgen Deniz "Bunları Fikirtepe'de gördük" dedi.

İSTANBUL - Eski adı 1 Mayıs Mahallesi olan Yenişehir Mahallesi’nde yaşayan yurttaşlar Ümraniye Belediyesinin, çıkardığı son imar planıyla mağdur edildiklerini söylediler. “Evlerimize göz diktiler” diyen mahalleli, “Oyuna getirip yerlerimizi elimizden almak istiyorlar” diyor. 1 Mayıs Mahallesi, 1970’lerde Anadolu’dan İstanbul’a göçün uğrak yeri olmuş. Mahalle, sonraki yıllarda, Aşık Veysel, Mustafa Kemal, Yenişehir olmak üzere 3’e bölündü. Çevresinde gökdelenler, finans merkezleri yükselmeye başlayan mahallenin çehresi değişti. Bugünlerde ise mahallelinin başı kentsel dönüşümle dertte... Arsalarının, imar planlarında yol, yeşil alan, okul, karakol, ibadet yeri, sağlık tesisi gibi donatı alanları içinde kaldığını belirten mahalleli, “Biz donatı alana karşı değiliz ama burada büyük bir haksızlık var. Yaklaşık bin parsel var, bunlardan 200 tanesi donatı alanında kalıyor. Diyelim konut alanında kalan parsel 2.30, donatı alanında kalan arsa için 1.30 emsal. Yani ben bir daire alıyorsam konut alanında kalan komşum iki daire alıyor. Bu haksızlık değil mi” diye soruyor. Nereye transfer edileceklerini de bilmediklerini söyleyen mahalleli, “Belirsizlik içinde yerlerimizden edilmek isteniyoruz. Bu yerleri almak için dişimizden, tırnağımızdan kıstık. 45 senedir burada oturuyoruz. Komşu değil, akraba gibiyiz. Gece 1-2’ye kadar oturup çayımızı içer, muhabbetimizi yaparız. Biz komşularımızdan ayırdıktan sonra ne yapacağız gökdelenleri, plazaları… Oralar bizim için hapishane” diyor.

“FİKİRTEPE’DE SONUÇLARINI GÖRDÜK” Ümraniye Belediyesinin önerdiği planın daha önce Fikirtepe’de örneğini gördüklerini söyleyen Şehir Plancıları Odası Yönetim Kurulu Üyesi (ŞPO) Ülgen Deniz, “Plan İstanbul Büyükşehir Belediyesinden (İBB) geçti. Bu planın sonuçlarını Fikirtepe’de gördük” dedi. İmar hakkı transferinin net şekilde tanımlanmadığını belirten Deniz, “Palanda ‘İmar hakkı korunarak öbür tarafa yönlendirilecektir’ ifadesi var. Bunun nasıl gerçekleşeceği ve kimin hakkının nereye, nasıl transfer edileceğine dair net bir düzenleme bulunmuyor. Bunlar açık olsaydı belki yine uygun olabilirdi. Şu anki koşullarda çok muğlak belirsizlik ortamı var” diye konuştu. Deniz, “Diğer bir problem toplulaştırma dediğimiz kavram. Diyor ki yan yana parseller eğer birleşirlerse mesela; ‘Bin metrekareden büyüklere şu kadar emsal, 2 bin metrekareden büyüklere şu kadar emsal, 5 bin metrekareden büyükler eğer birleşirseniz 2.30 emsal veriyorum’ diyor. Emsallerde biliyorsunuz imar hakkını tanımlayan göstergeler. Yani göstergeyi iki katına, üç katına çıkardığı durumlar var. Bunu da parsel sahiplerine kendi aranızda birleşirseniz diye bir yol tanımlıyor. Ancak burada da ŞPO olarak biz eleştirel yaklaşıyoruz. Bizim değerlendirmemize göre normal şartlarda böyle bir durum varsa bunun da idare tarafından net bir biçimde ortaya konması gerekir. Kimin ne yapacağına dair daha net olması gerekiyor. İmar planları resmi bir belge. Bu resmi belgelerinde gayet açık ve net olması gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu. Fikirtepe’yi örnek veren Deniz, “Fikirtepe’de idare ortaya bir plan koydu. Sonra kendisi geri çekti. Böyle olunca halkla serbest piyasa aktörleri baş başa kaldı. Bu noktada idare hakemlik sorumluluğunu yerine getirmemiş oldu. Böyle olunca da Fikirtepe’de bazı işlerin yapılmadığını bazı işlerin yapıldığını birçok insanın yerinden edildiğini biliyoruz. Ve bazılarının büyük hayaller kurduğunu o hayallerin yıkıldığını, bazılarının ellerinden olandan olduklarını gördük. Planın teknik olarak iki ayrı karakteristiği bizim hayır dememizi sağlıyor” dedi.


“BURALAR DEĞERLENDİĞİ İÇİN GİDİN DİYORLAR BURADA YAŞAYAMAZSINIZ DENİYOR” Yıllardır orada yaşayanlar neredeyse artık aile gibi. Binbir mücadele sonucunda kurdukları bu mahalleye kendi çabalarıyla otobüs duraklarını getirmişler, çamurlu yolları yaptırmışlar. Kazım Tepe o günleri şöyle anlatıyor: “Evlerde sular yoktu, su bidonlarını omzumuza atar getirirdik. Mahallede yol yoktu, saatlerce yol yürürdük. Çamur içinde kalırdık. Ne zorluklar çektik. Benim annem sabahın 5’inde çamurun içinde çeşmeden su getirirken beyin kanamasından hayatını kaybetti. Şimdi buralar değerlendi ya burada yaşayamazsınız diyorlar. Bizim bu yerlerden başka bir dayanağımız yok, ya bize hakkımızı verirler ya da hiçbir yere gitmeyiz.”

“BU YERLERİ ALMAK İÇİN DİŞİMİZDEN TIRNAĞIMIZDAN KISTIK” “Biz istiyoruz ki yerinde imar versinler, bizi yerimizden yurdumuzdan etmesinler” diyen Tepe sözlerini şöyle sürdürüyor: “Hadi bizi gönderiyorsunuz bari gittiğimiz yer belli olsun. Nereye transfer edeceklerini bile bilmiyoruz. Bu yerleri almak için dişimizden, tırnağımızdan kıstık. 45 senedir burada oturuyoruz. Komşu değil, akraba gibiyiz. Gece 1-2’ye kadar oturup çayımızı içer, muhabbetimizi yaparız. Biz onlardan ayırdıktan sonra ne yapacağız gökdelenleri, plazaları… Oralar bizim için hapishane. Kabul etmeyeceğiz. Mücadele edeceğiz mağduriyet çok büyük.” Bu belirsizlikler karşısında tepkisini dile getiren Tepe, “Bizim burada büyük bir rant. Sulukule, Fikirtepe gibi mağduriyet yaşamak istemiyoruz” dedi. “NEREYE GİDECEĞİMİZE MECLİS ÜYELERİ KARAR VERECEKMİŞ” 2011 yılında hazırlanan imar planıyla arsaları yol, yeşil alan, okul, karakol, cami vb. yerlere ayrılan yurttaşlar bugünlerde oldukça tedirgin. İmar planına itiraz ettiklerini söyleyen Bülent Karaca, “Biz yeşil alana karşı değiliz. Bizim karşı olduğumuz şey belirsizlik. Çünkü ilk başta bize 0.65 transfer emsal verdiler. Davalar açtık. Dava ettiğimizi öğrenince 1.25 emsale çıkardılar. Yine kabul etmedik. Şimdi İBB'de 1.50 emsal ile onaylanmış. Tabi askıya çıkacak. Biz dava edeceğiz” dedi. Karaca, “Şu an 1.50 ile bizi en yakın adaya göndermek istiyorlar. En yakın ada diyorlar ama hangi adaya gideceğimizi bize göstermiyorlar. Nereye gideceğimizi belediye meclis üyeleri karar verecekmiş. Bizim 40 yıllık tapulu yerimiz. Biz 40 yıldır burada oturuyoruz. Yaklaşık 150 konut mahkemeye verdik. Çoğunda yürütmeyi durdurma kararı verildi. Ve devam ediyor mahkemeler” diye konuştu.

“BOĞAZIMIZA BİNDİLER, YERİMİZİ ELİMİZDEN ALIYORLAR” 60 YAŞINDA olduğunu söyleyen bir kadın söze giriyor; “Eşim çalıştı, ben çalıştım. 3 çocuğumu da okuttum. Yemedik içmedik. Aile büyüklerimizden de yardım alarak burayı yaptık. Şimdi resmen boğazımıza bindiler yerimizi elimizden alıyorlar. Uykularımız kaçtı bunların yüzünden. Biz en azından komşumuza ne veriliyorsa bize de onu verin diyoruz. Hakkımızı olanı istiyoruz.” Eşi söze giriyor, “Bizim barınma hakkımız elimizden alıyorlar. Emek verdik biz buraya, tapularımızı aldık. Ben 28 yıl kamuda çalıştım. Memur emeklisiyim. Bizim binbir zahmetle yaptığımız yeri bize tanışmadan, sormadan almak istiyorlar. Biz birçok insanla görüştük, bu planın uygun olmadığını söylüyorlar. Burayı tamamen paramparça edecekler. Bizi oyuna getirip bizim yerlerimizi elimizden almak istiyorlar. Bizim bu yaşta oturup dinlememiz gerekirken, bunlarla uğraşıyoruz. Adalet mi bu?”

“FİNANS MERKEZİ'NİN SOSYAL ALANLARI YENİŞEHİR MAHALLESİ’NDEN KARŞILANACAK” Av. Deniz Özen, Yenişehir Mahallesi’nin hemen yanında Ataşehir (Uluslararası) Finans Merkezi yapıldığına ve buranın imarını artırabilmek için ayrılması zorunlu olan sosyal donatı alanlarının büyükçe bir kısmının bu mahalleden karşılandığına dikkat çekti. Yaklaşık 200 üzeri parseli etkileyen bir imar planı olduğunu söyleyen Özen, “Burada 1/5000 üst ölçekli konut alanında kalmasına rağmen bazı parseller alt ölçekli planda, sosyal donatı, park, yol, okul alanı olarak ayrılmış birinci problem bu. İkinci problem ise üst ölçekli plana uygun olsa bile sosyal donatı olarak ayrılan yerlerin imar transferiyle başka adalara taşınacağı söyleniyor. Bu imar transferi hukuki temeli olan bir şey değil. Plan notlarıyla geçirdikleri bir şey. İmar transferinde alacakları emsale dair ciddi belirsizlikler var. Birbirine komşu iki parselin ikisinin de diyelim 100 metrekare bir alanı var. Farklı emsallere tabi birinin 150 metre diğerinin 200 metre inşaat alanı çıkıyor. Bu eşitsizlik yaratıyor” dedi. Özen, “Hangi yapı adasına gideceği belli değil. İmar transferi açısından ciddi bir belirsizlik yaratıyor. Ayrıca da burası daha önceden imar uygulaması görmüş bir alan. Dolaysıyla herhangi bir düzenleme, ortaklık payı yapılmamasına rağmen çeşitli kesintiler yapılacağına plan notu hükümleri var. Ve mahalleli de bu imar planının iptali için dava açtı. Açılan davalarda parsel bazlı olduğu için her bir dava ayrı ayrı görülüyor. Açılanların bir kısmında da bu imar planın hukuka aykırı olduğuna dair, iptalinin gerektiğine dair bilirkişi raporları gelmeye başladı. Hatta yürütmeyi durdurma kararı verilen dosyalarda var” diye konuştu.

MAHALLELİNİN TALEPLERİ

  • Mevcut İmar planlarının iptal edilmesi

  • Mevcut imar planlarında bulunan “Transfer Emsali 1,25” gibi emsal tayin edici ifadenin hukuken ve pratik olarak mümkün olmadığı ortadayken, konut ve donatı alanlarında kalan hak sahipleri arasında yaratacağı eşitsizlik göz önünde bulundurularak ilgili hükmün iptali.

  • Mevcut planda “imar hakkı transfer konusu” problemleri çözecek neredeyse tek araç olarak kullanılmış. Ancak bu konunun ülke imar hukuku sisteminde yol, yöntem ve kuralları oluşmamış. Özetle bir hukuka dayanmıyor oluşundan ötürü mahalle sakinleri üzerinde oluşan huzursuzluğun ve belirsizliğin giderilmesi.

  • Fiziki ve kentsel çevrenin iyileştirilmesi

  • Mevcut konut stoklarının eşit ve adilane bir şekilde iyileştirilmesi

  • Yerleşim birimlerinde sosyal ve kültürel olanakların yaratılması

  • Toplumsal kalkınma ve halk katılımının özellikle birlikte yürütülmesi.

Haber ve görseller: Eylem Nazlıer/Evrensel


63 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör